
“Sağlıkta ve eğitimde nitelik tamamen bitirilmiştir”
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Genel Sekreteri Tahir Gökçebel, eğitim ve sağlık politikaları üzerinden yürütülen uygulamaların bilinçli bir toplumsal mühendislik sürecinin parçası olduğunu vurguladı.
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Genel Sekreteri Tahir Gökçebel, eğitim ve sağlık politikaları üzerinden yürütülen uygulamaların bilinçli bir toplumsal mühendislik sürecinin parçası olduğunu vurguladı.
Yazılı açıklama yapan Gökçebel, “Eğitimde aklı, sorgulamayı, bilimi, laikliği bitiren faşist, baskıcı anlayış, itaatkâr bir toplum için direnecek olan öğretmenleri hedef yapmıştır” dedi.
Toplumsal aklın, refleksin ve örgütlü mücadelenin kırılmak istendiğini ifade eden Gökçebel, eczacılar, doktorlar ve toplumun farklı kesimlerine yönelik saldırıların kasıtlı ve sistematik olduğunu belirtti. Bu sürecin “üst akıl” tarafından empoze edilmeye çalışıldığını kaydeden Gökçebel, “Atanmış kuklalar ve onların şakşakçılarının her suçu örtülürken, toplumsal direnç noktaları hedef yapılmıştır” ifadelerini kullandı.
Disiplin tüzüğü sürecine de değinen Gökçebel, on binlerce kişinin sokakta olduğu bu mücadelenin, toplum menfaati ve hassasiyeti dikkate alınmadan dayatıldığını vurguladı. “Suç makinesine dönen atanmışların toplum yararına bir şey yapma derdi kalmamıştır” diyen Gökçebel, büyük yalanlar ve manipülasyonlarla gündemin değiştirilmeye çalışıldığını, halk yararına çalışılıyormuş gibi bir algı yaratıldığını kaydetti.
Eğitim alanında yaşananları hatırlatan Gökçebel, laikliği ve bilimselliği yok edilen içeriklere, konteyner sınıflara, kalabalık ve riskli okullara, açlığa ve öğretmensizliğe terk edilen öğrencilere dikkat çekti. Finansman yükünün velilere yıkıldığını ifade eden Gökçebel, “Nitelikli eğitim kaygısı olmayan, her adımda kaos yaratan bir anlayışla ‘tam gün eğitime geçtim’ diyen ve üç yıldır öğretmenlere saldıran bir hükümeti yakından tanıyoruz” dedi.
Aynı anlayışın sağlık alanında da sürdüğüne dikkat çeken Gökçebel, “Bugün hastaneleri terk eden, sağlık hizmetini vereni de bu hizmeti alamayanı da bezdiren aynı hükümet, aklımızla dalga geçercesine sağlıkta ‘tam güne’ geçtik diyor” ifadelerini kullandı. Kadro, ilaç, malzeme, liyakat, sistem ve yatırım eksikliğine işaret eden Gökçebel, kamusal bir sağlık politikası olmadığını vurguladı.
Sağlığın ticari bir mala dönüştürüldüğünü ve özelleştirildiğini belirten Gökçebel, hekimlerin itibarsızlaştırıldığını, çalışma koşullarının iyileştirilmediğini ifade etti. Özel hastanelere sevk politikalarıyla kamu kaynaklarının sermayedarlara aktarıldığını savunan Gökçebel, diploma sahtekârlıkları, sahte kontenjanlar ve merkezi sınav olmadan hekim yetiştirilmesinin geleceğe dair ciddi riskler barındırdığını kaydetti.
Kamu hastanelerinde yatak, uzman hekim, hemşire, ilaç ve malzeme yetersizliğine dikkat çeken Gökçebel, acil servislerde dahi sağlık hizmeti alınamadığını söyledi. Haftalık 60 saate varan çalışma yükü altındaki hekimlere rağmen “tam gün” söyleminin büyük bir yalan ve manipülasyon olduğunu belirtti. Yapısal sorunların sorumluluğunun güvencesiz ve sözleşmeli hekimlerin sırtına yıkılmaya çalışıldığını ifade etti.
“Yolsuzluk, rüşvet ve peşkeş iddialarının hesabı verilmedi”
UBP-DP-YDP hükümetini de dikkat çeken Gökçebel, yolsuzluk, rüşvet ve peşkeş iddialarının hesabının verilmediğini söyledi. Kamusal alanlara yatırım yapılmadığını, kamusal hizmet verenlerin tükenmişliğe itildiğini belirten Gökçebel, bu zihniyetten istifa dışında bir beklenti olmayacağını söyledi.
“Tam gün” uygulamasının nitelik artışı sağlamayacağını vurgulayan Gökçebel, bunun yeni bir saldırı ve manipülasyon politikası olduğunu ifade etti. Kamusal alanları özelleştirenlerin kamusal kaygı varmış gibi davrandığını belirten Gökçebel, protokoller aracılığıyla toplumun fakirleştirilmek ve cehaletin örgütlenmek istendiğini kaydetti.
Mücadele çağrısı yapan Gökçebel, “Halkın nitelikli kamusal eğitim ve sağlık hakkını gasp edenlerin bu topluma verecek hiçbir şeyleri kalmamıştır. Bu sorumsuzluğa karşı birlikte, dayanışmayla mücadeleye devam edeceğiz. Daha iyi eğitim, sağlık mümkündür; biliyoruz ve birlikte kuracağız” ifadelerini kullandı.


















