1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. “Geleceğiz ve yıkımı durduracağız”
“Geleceğiz ve yıkımı durduracağız”

“Geleceğiz ve yıkımı durduracağız”

CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, insanlarda büyük bir öfke, belirsizlik nedeniyle geleceğe dair derin bir endişe hali olduğunun altını çizerek, yaşanan bütün yolsuzlukların, usulsüzlüklerin, torpillerin, rüşvet iddialarının yorduğunu söyledi.

A+A-

Ödül AŞIK ÜLKER

CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, insanlarda büyük bir öfke, belirsizlik nedeniyle geleceğe dair derin bir endişe hali olduğunun altını çizerek, yaşanan bütün yolsuzlukların, usulsüzlüklerin, torpillerin, rüşvet iddialarının yorduğunu söyledi.

İncirli, hükümet iktidarını halktan almadığını, halkın yüksek sesle değişim talep ettiğini belirterek, 2026 yılı içerisinde bir erken genel seçim olacağını ve seçimin sonucunun belli olduğunu, CTP’nin tek başına iktidar olacağını ifade etti.

İncirli, “CTP şeffaf, dürüst, liyakatli, adaletten taviz vermeyen, hukukun üstünlüğüne sahip çıkan bir yönetimi hayata geçirmek üzere geliyor. Biz, bir değişim başlatacağız, ülkede adım adım bir dönüşüm olacak. İnsanların endişelerini giderecek güven ortamını oluşturacağız.  Halkın yorgunluğunu, üstlerindeki yükü alan hizmetler sürdüreceğiz” diye konuştu. 

CTP olarak sorumluluk almaya hazır olduklarını vurgulayan İncirli, “Bir değişim ihtiyacı vardır. Ortak akılla, diyaloğa açık, hayatı kolaylaştıran, riskleri azaltan, yönetebilen bir değişim. Yolumuz açık olsun” dedi. 

“Hükümet şu anda iktidarını halktan almıyor”

Soru: Meclisteki çalışma ortamını nasıl buluyorsunuz? Genel kurullarda toplantı başladıktan sonra salonda çoğu zaman hükümetten az sayıda vekil oluyor. Komite çalışmalarını da hükümet, meclis genel kurulu olan günlere alıyor. Meclisteki durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Usar İncirli: Toplum faydasına olan yasa çalışmaları, bu hükümet tarafından özellikle ilerletilmiyor, toplum faydasına olmayan, hükümetin kendi özel ajandasında olan yasalar, dayatma yoluyla, meclisten geçirilmeye çalışılıyor. Çünkü bu hükümet, aslında halka hizmet odaklı bir hükümet değildir. Halka hizmet odaklı bir hükümet olmadığının en önemli göstergelerinden biri de, meclisin çalışma durumudur.
Biz, muhalefet olarak, mecliste, çok disiplinli bir şekilde, hem denetim, hem de yasama görevimizi yerine getiriyoruz. Topluma fayda sağlayacak olan yasaların geçmesi için zorluyoruz. Topluma faydası olmayacağını düşündüğümüz yasaların, mahsurlu kısımlarını mümkün olduğunca değiştirmek için de ciddi bir çaba ve yoğun bir çalışmayı komitelerde sürdürüyoruz. Ama açık olan bir şey varsa, o da bu hükümetin artık ne iktidarı kalmıştır, ne de mecliste toplum faydasına yürütülen bir yasama faaliyeti kalmıştır.

Hükümet şu anda iktidarını halktan almıyor. Halk yüksek sesle değişim talep ediyor. Ama hükümet duymazdan geliyor. Değişimin ne kadar önemli ve gerekli olduğunu, halkın buna ne kadar çok ihtiyacı olduğunu ve halkın bunu ne kadar çok istediğini görmezden geliyor ve zorla bu süreci uzatmaya çalışıyor. 2026 yılı içerisinde, bir erken genel seçim olacak. Biz bunun mümkün olan en erken zamanda olmasını, daha önce defalarca talep ettik. Bundan kaçtılar, korktular, yüzleşemiyorlar. Ama artık kaçacak bir yerleri yok. Bu seçim, bu yılın içerisinde olacak.

“Arzumuz referandumdan olumlu sonuç alınmasıdır”

Soru: Hükümet bir referandumu gündeme getirdi. Ayrıca bir de karma oyun kaldırılması konusu var... Önce seçim mi, referandum mu?

Usar İncirli: CTP, yargının içerisinde bulunduğu zorlukların fazlasıyla farkındadır. Anayasa değişikliği için, 2014 ve 2020 yıllarında referandum yapılmıştı ve biz, her ikisinde de bunun olması için büyük bir ağırlık koyduk. Yargı, şu anda yargının kapasitesinin artırılması üzerinden bir değişiklik hazırlığı yaptı. 2014’te hazırlanan Anayasa değişikliği çok daha kapsamlıydı ve o dönemde, meclis genel kurulundan oy birliğiyle çıkmış olduğu halde, sadece biz referandumun olumlu bir şekilde sonuçlanması için ağırlığımızı koymuş ve çalışma yapmıştık. Anayasa değişikliği için olumlu oy veren diğer partiler, ki UBP bunların başında geliyordu, genel kurulda verdikleri sözü sahada tutmadı. Mecliste “evet” deyip, sahada “hayır” kampanyası sürdürdü. Dolayısıyla, 2014 ve 2020 referandumları, arzu ettiğimiz şekilde sonuçlanmadı. Bu bize bir tecrübedir. Bu tecrübeyi yargı da edinmiştir. O nedenle, Yüksek Mahkeme, yargının kapasitesinin arttırılması hedefiyle hazırlanan Anayasa değişikliğinin siyasallaşmaması yönündeki hassasiyetlerini ortaya koydu ve herhangi bir seçimin ucuna eklenmeden halkın oyuna başvurulmasını arzu ettiklerini söyledi. Biz de, kendilerine hak verdik ve bu süreçte Anayasa değişikliğinin siyasallaşmaması için çok sorumlu davrandık. Fakat maalesef, UBP ve hükümet, bu referandum konusunun, erken seçime gitmemek için, bir siyasi araca çevrilmesi konusunda gözünü bile kırpmadı. Hükümetin yarattığı gergin siyasi iklim, referandumdan olumlu sonuç alınmasını riske atmış durumdadır. Bizim arzumuz sadece referanduma gitmek değil, referandumdan olumlu sonuç alınmasını sağlamaktır. Siyasi iklim, insanların şu anda bu Anayasa değişikliği konusunu salim bir şekilde değerlendirmelerinin önünde bir engeldir. Hükümete gelir gelmez en erken ve uygun zamanda referanduma gidilmesi yönünde yoğun çaba harcayacağız.

Karma oya gelince, CTP’nin karma oyla ilgili etik ve ilkesel bir duruşu vardır. Siyasetin yozlaşmasının, kirli ilişkiler ağının kurulmasının önlenmesinde karma oyun kaldırılması önemli bir yer tutmaktadır. Seçmenlerin kişilere değil siyasal partilerin programlarına yönelmesi olması gerekendir. Buna karşın Ünal Üstel’in, karma oy konusundaki motivasyonu, CTP’ninkinden farklıdır. Onun, kendi parti içi muhalefete göz dağı verme, kendi pozisyonunu güçlendirme gibi düşünceleri vardır. Biz, etik ve  ilkesel duruşumuzu koruyoruz. Demokrasiye saygımız gereği kendilerine “Bütünlüğünüzü sağlayın, ona göre CTP’nin niyetini sorun” dedik. Hatta Seçim ve Halk Oylaması Yasası’nda değişiklik yapılacaksa, başka değişiklikler yapılabileceğini de daha önce de söylemiştik. CTP’nin karma oyla ilgili duruşu tamamen siyasi etik, siyasetin yozlaşmaması ve kirlenmemesi çerçevesinde şekillenmektedir. Bu değişiklik talebinin, yozlaşmış bir hükümet tarafından getirilmiş olması sıkıntılı bir durumdur.  

“İnsanlarda büyük bir öfke var”

Soru: Hep sokaktasınız, toplumun değişik kesimleriyle görüşüyorsunuz. Sokak size ne diyor?
Usar İncirli:
Toplumun tüm kesimlerinden insanımızla temas halindeyiz, onları dinliyoruz, diyalog kuruyoruz, görüşlerine önem veriyoruz. Hazırlamakta olduğumuz hükümet programımızda da, toplumun tüm kesimlerinden aldığımız fikirlere yer veriyoruz. Sürekli sahada olduğumuz için halkın nabzını tutuyoruz. UBP ve hükümet ortakları sokağa çıkabilecek durumda değil.
İnsanlarda büyük bir öfke var, belirsizlik nedeniyle geleceğe dair derin bir endişe hali var. Yaşanan bütün bu yolsuzluklar, usulsüzlükler, torpiller, rüşvet iddiaları halkı gerçekten yordu ve insanlar tepki koymak istiyor. Bu tepkiyi de, haliyle önlerine kurulacak olan ilk sandıkta gösterecekler. Bu yılın içinde, hem erken genel seçim, hem de ardından, olağan zamanında, yerel seçimler yapılacak. Bize göre, referandum için en doğru zaman, seçimlerden sonrasıdır.

“CTP, yapanın yanına kar kalmasını kabul etmez”

Soru: Hükümetteki partilere mensup bazı siyasilerin, onların ekiplerindeki bürokratların haklarında iddialar, mahkemeye yansıyan konular var. Bunlarla ilgili hükümetin tavrını CTP olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?
Usar İncirli:
Hükümet, bu olayların, halk nezdinde münferit olaylarmış gibi algılanmasını istiyor. Ama herkes, bu yaşanan yolsuzlukların ve sahtekarlıkların münferit olmadığını, aslında bu yozlaşmanın içinde siyasetin olduğunu çok açık bir şekilde görüyor. Mecliste sahte diplomaya sahip olan milletvekili var, sahte diploma verilmesini sağlayan eski İçişleri Bakanı, şimdi sözde Meclis Başkanı var. Yine iktidar partisine mensup kadın kolları eski başkanının yargılandığı bir süreç var. Yargılanan üst düzey bürokratlar var. Bununla ilgili, Polis Genel Müdürü’nü ziyaret ettik. Kendisi bize, dosyaları oluşturduklarını, tahkikatlarını eksiksiz yaptıklarını söyledi. Yakın zamanda Başsavcılık’la da görüşeceğiz. Halk, bu dosyaların ilerlemesini istiyor. Bunlar nüfuz sahibi insanlar, milletvekili, bakan, bürokrat, üst düzey yönetici... CTP, yapanın yanına kar kalmasını kabul etmez. Halk, suçluların cezasız kalmasını kabul etmez. Eğer suçlar cezasız kalırsa, o ülkede devlete olan güven çok sarsılır. CTP iktidarında yolsuzlukların, usulsüzlüklerin peşinde olacağız. Yapanın yanına kar kalmayacak. Hiç kimse bu yozlaşmanın, sahtekarlıkların, usulsüzlüklerin, çürümüşlüğün içinde şimdiki iktidarın olmadığına ikna olmaz. Bu hükümet görevde kaldığı sürece, devletin kurumlarını içten içe çürütmektedir. Onların aslında devletle, kurumlarla, halka hizmetle işi yoktur. Bütün dertleri, kendi siyasi menfaatleri, yandaşlarına yapılan torpiller, sağlanan haksız menfaatlerdir. Kendi siyasi ikballeri üzerine şekillenen bir anlayışları var ve bu, ülkeye çok büyük zarar veriyor. İşte CTP’nin önemi burada ortaya çıkıyor. CTP şeffaf, dürüst, liyakatli, adaletten taviz vermeyen, hukukun üstünlüğüne sahip çıkan bir yönetimi hayata geçirmek üzere geliyor. Biz, bir değişim başlatacağız, ülkede adım adım bir dönüşüm olacak. İnsanların endişelerini giderecek güven ortamını oluşturacağız.  Halkın yorgunluğunu, üstlerindeki yükü alan hizmetler sürdüreceğiz.

“Fiberoptik altyapının oluşturulması gereklidir”

Soru: Hükümetin, muhalefetin ortaya koyduğu eleştirilere, tepkilere karşı vurdum duymaz bir tavri var. Bunu en son, fiberoptikle ilgili protokolde gördük örneğin. Fiberoptikle ilgili tartışmada, bazı sıkıntılar olduğunu, endişeleriniz olduğunu dile getirdiniz ama buna rağmen geçirildi. Cumhurbaşkanı Anayasa Mahkemesi’nden görüş istedi. Erhan Arıklı, bunun Türkiye’yi rencide edebileceğini söyledi. Ne düşünüyorsunuz?
Usar İncirli:
Ülkemizde fiberoptik altyapının oluşturulması gereklidir. Ülkemizde, çok daha hızlı ve daha ucuz internete ihtiyacımız vardır. Bu konuda hiç kimsenin itirazı yoktur. Bizim fiberoptik altyapısıyla ilgili yapılan protokole itirazımız, yöntemiyle ilişkilidir. Protokol hazırlanırken, Anayasaya ve yasalara uygunluğu Ünal Üstel tarafından dikkate alınmadı. Halbuki, uluslararası bir sözleşme hazırlanırken, Anayasa ve yasalara uygunluk KKTC Devleti’nin sorumluluğudur. Meclis Komitesi’nde Başsavcılık görüşü alınmamış olması da çok vahim bir hatadır. Sayın Cumhurbaşkanı değerlendirmesini yaptı ve Anayasa Mahkemesi’nden görüş istedi.
Diğer önemli bir konu da, bir altyapı kurulurken; o ülkenin kendi kurumlarının saf dışı bırakılması ve aynı zamanda o alanda bugüne kadar yatırım yapmış yerli işletmelerin göz ardı edilmesidir, ve bu, bize göre vahim bir durumdur. Ek protokol çağrısı da şu ana kadar yanıtsız kalmıştır.

Günün sonunda, yapılması gereken, bütün hassasiyetler yani devletin kendi kurumlarının saf dışı edilmemesi, yerli işletmelerinin göz ardı edilmemesi, Anayasa ve yasalara uygun bir protokol hazırlanarak, ihale süreci yapılarak hedefe ulaşılmasıydı. Ama iktidar, maalesef bunu yapmadı ve aslında KKTC’ye yatırım yapmak isteyen TC  Devleti ile KKTC Devleti arasındaki ilişkileri zedeleyen bir yöntem uyguladı. Halbuki, bu konular istişare edilse, eminim ki en doğru yol bulunabilirdi.
Sayın Arıklı da, bu işin en başından beri oldukça tutarsız, hiç güven vermeyen, zaman zaman kendi içinde çelişen cümleler kuran bir pozisyonda durdu. Kendisine halk güvenmiyor, biz de güvenmiyoruz.

“CTP olarak sorumluluk almaya hazırız”

Soru: CTP tek başına iktidar konusunda iddialı ve sokaktan da bunun sinyalini aldığını söylüyor. Bu kadar dağınıklığın içinde, toparlamaya nereden başlayacaksınız?
Usar İncirli:
Ülke ardı ardına, çok talihsiz 7 yıl geçirdi. 2019’dan beri, ülkeyi UBPli hükümetler yönetti. Her gün bir sahtekarlık, her gün bir yolsuzluk, her gün bir torpil, her gün bir rüşvet iddiası. Bugün Maliye’de, 16 milyar borç olması, kötü yönetimin bir sonucudur. Çünkü devletin kaynakları halk için kullanılacak yerde, usulsüzlükler, yolsuzluklar ve yozlaşmayla birilerinin ceplerine doğru girdi. İnsanlar bunları duymaktan, görmekten gerçekten çok yoruldu ve kendilerini büyük bir yükün altında hissediyor. Biz, CTP olarak bu dönemde sorumluluk almaya hazırız. Tüm paydaşların merkeze alındığı bir iletişim modeli ile ilerliyoruz. Kamu politikalarını daha güçlü, sürdürülebilir ve katılımcı bir anlayışla oluşturuyoruz. Hiçbir boşluğa yer vermeyecek şekilde etkin projeleri oluşturarak çözüm önerilerimizi hazırlıyoruz. Genel, kavramsal ulaşılmaz hedefler yerine toplumun tüm kesimlerini kapsayan, somut ve berrak hedefler ortaya koyuyoruz. 

CTP halkı risklere karşı koruyan, onlara en iyi şekilde hizmet veren, halkına karşı dürüst olan, dürüst olduğu için de güven veren, adil, liyakatli ve ciddiyetle çalışan bir hükümetle gelecek.  Biz geleceğiz ve bu yıkımı durduracağız. Daha sonra da, her bir sektörün ayağa kalkacağı doğru politikaları hizmete sokacağız.

“Seçimin sonucu bellidir, CTP tek başına iktidar”

Bu seçimin sonucu bellidir, CTP tek başına iktidardır. İnsanların merak ettiği, CTP’nin sorunları nasıl çözeceğidir. Çözüm Masaları’mızı kurduk. “Yarın İçin Şimdi-Geleceği Birlikte Kuruyoruz” çalıştaylar zincirimizi başlattık. Önümüzdeki günlerde hızla, Yeni Dönem Programı’mızı akademisyenler, uzmanlar, sektör temsilcilerinin katkıları ile geniş bir katılımla tamamlayacağız ve halkımızın bilgisine getireceğiz. Bir değişim ihtiyacı vardır. Ortak akılla, diyaloğa açık, hayatı kolaylaştıran, riskleri azaltan, yönetebilen bir değişim. Yolumuz açık olsun.

Bu haber toplam 326 defa okunmuştur
Etiketler :