1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. "Bu yasa hukuki bir zorunluluk değil, tercih"
"Bu yasa hukuki bir zorunluluk değil, tercih"

"Bu yasa hukuki bir zorunluluk değil, tercih"

Ceza Muhakemeleri (Değişiklik) Yasası’na ilişkin Meclis önünde okunan ortak açıklamada, “Bu yasa hukuki bir zorunluluk değil, siyasi bir tercih” ifadelerine yer verildi.

A+A-

Gazetecilere hapis cezası öngören yasa değişikliğinin Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın iadesine rağmen komiteden aynen geçerek Genel Kurul gündemine taşınması, basın örgütleri ve sivil toplum tarafından protesto edildi. Meclis önünde okunan ortak açıklamada, "Cezai tehdidin gölgesinde korku iklimi büyür, boyun eğmeyeceğiz" denildi.

​Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman tarafından hukuki gerekçelerle Meclise iade edilen ancak komitede hiçbir değişikliğe uğramadan oy çokluğuyla yeniden genel kurul gündemine getirilen Ceza Muhakemeleri (Değişiklik) Yasası, geniş katılımlı bir eylemle protesto edildi.

​Gazeteciler, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütlerinin katılımıyla gerçekleştirilen eylemde ortak basın açıklamasını Gazeteciler Birliği Örgütlenme Sekreteri Serap Karaman okudu.

 

​"Amaç gazeteciliği ve ifade özgürlüğünü cezalandırmak"

​Yasa tasarısında yer alan 23B düzenlemesine yönelik toplumsal itirazların, insan hakları çevrelerinin uyarılarının ve Cumhurbaşkanı’nın geri gönderme gerekçelerinin hükümet tarafından tamamen yok sayıldığını belirten Serap Karaman, şunları kaydetti:

​"Bize 'masumiyet karinesi korunacak' deniliyor. Oysa dayatılan bu yasa maddesi, peşin hükmü değil görünürlüğü cezalandırmak istemektedir. Doğrudan gazeteciliğin, fikir ve ifade özgürlüğünün kendisi cezalandırılmak istenmektedir!"

 

​"Korku iklimi ve otosansür üretir"

​Açıklamada, gazetecilere ve bireylere yönelik hapis tehdidinin demokratik bir tercih olamayacağı vurgulanırken, bu tür düzenlemelerin mesleki etik değil, otosansür ve korku iklimi yaratacağı ifade edildi. Düzenlemenin sadece basına değil, halkın bilgiye erişim hakkına da doğrudan bir müdahale olduğu şu sözlerle aktarıldı:

"Kamusal görünürlüğün azaldığı yerde denetim azalır; denetimin azaldığı yerde ise keyfilik, ayrıcalık ve hesap vermezlik büyür.

Komite süreci demokratik bir tartışma zemini olmaktan çıkarılmış, önceden verilmiş siyasi kararların onaylandığı bir mekanizmaya dönüştürülmüştür.

Bu düzenleme bir zorunluluk değil, siyasal bir tercihtir. Bugün bu tercih için el kaldıranlar, bunun toplumsal sorumluluğunu taşıyacaktır."

 

Meclis Genel Kurulu takip edilecek

​Basın örgütleri ve demokratik kitle örgütleri, halkın haber alma hakkını savunmaktan vazgeçmeyeceklerini ve toplumun sessizliğe zorlanmasına boyun eğmeyeceklerini ilan etti.

​Açıklama, eylemcilerin Meclis Genel Kurulu'ndaki oturumu takip etmek üzere içeri girmesinden hemen önce şu kararlı ifadelerle son buldu:

​"Birazdan Meclis’e gireceğiz ve bu oturumu takip edeceğiz. Alınan kararları, kullanılan oyları ve bu iradenin sahiplerini toplum adına kayda geçireceğiz. Bugün burada yaşananlar unutulmayacaktır. Bu mesele bugün bitmeyecek. Özgürlükleri daraltanlar da, özgürlüklere sahip çıkanlar da toplumun hafızasında yerini alacaktır."

Bu haber toplam 539 defa okunmuştur