1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. 20’lik Dişler Neden Var, Neden çekilmesi öneriliyor?
20’lik Dişler Neden Var, Neden çekilmesi öneriliyor?

20’lik Dişler Neden Var, Neden çekilmesi öneriliyor?

Dt. Simge Alıcı yazdı: 20’lik Dişler Neden Var, Neden çekilmesi öneriliyor?

A+A-

“Hocam, madem çoğu zaman çekiliyor, bu dişler neden ağızda var?”

“20’lik dişin gerçekten bir görevi var mı?”

“Hiç ağrımayan diş neden çekilsin?”

“Çektirmezsem ne olur?”

Hastalarımdan en sık duyduğum sorulardan bazıları bunlar. Gelin, 20’lik dişleri biraz daha yakından tanıyalım.

20’lik diş nedir ve neden çıkar?

20’lik diş olarak adlandırdığımız dişler, aslında üçüncü büyük azı dişlerimizdir. Kalıcı dişlenmenin son üyeleridir ve genellikle 18–24 yaş civarında sürmeye başlarlar. Ancak herkesin 20’lik dişi aynı şekilde gelişmez; bazı kişilerde hiç oluşmayabilir, bazı kişilerde ise kemik içerisinde gömülü kalabilir. (Nice)

Peki neden var?

Bunun cevabı biraz insanın evrimine uzanıyor. Geçmişte insanların beslenme şekli daha sert ve öğütülmesi zor gıdalara dayanıyordu. Daha geniş çeneler ve daha fazla çiğneme yüzeyi avantaj sağlayabiliyordu. Günümüzde ise beslenme alışkanlıklarının değişmesi ve çene yapısının daha küçük olması nedeniyle üçüncü molarlar için yeterli alan bulunmayabiliyor.

Peki 20’lik dişin diğer dişlerden histolojik olarak farkı var mı?

Aslında temel yapısı bakımından diğer dişlerden farklı bir “diş türü” değildir. Gelişimi sırasında mine organı, dental papilla ve dental folikül adı verilen yapılardan oluşur. Mine organı mineyi; dental papilla dentin ve pulpayı; dental folikül ise sement, periodontal ligament ve alveol kemiği gibi destek dokularının gelişimine katkı sağlar. (PMC)

Yani 20’lik diş de canlı bir organdır. İçinde damar ve sinirlerin bulunduğu pulpa dokusu vardır. Diğer dişlerimiz gibi çiğnemeye katılabilir ve eğer doğru pozisyonda sürmüş, karşıt dişle fonksiyonel teması varsa ağızda tutulması gayet mümkündür.

“Ama benim dişim ağrımıyor. Neden çekilecek?”

İşte en önemli nokta burada.

Bir 20’lik dişin çekilmesi yalnızca “20’lik diş olduğu için” gerekli değildir. Dişin ağızdaki konumu, sürme şekli, komşu dişlerle ilişkisi, temizlenebilirliği, çürük veya periodontal hastalık varlığı ve radyografik görüntüsü birlikte değerlendirilmelidir. (AAOMS)

Örneğin yarı gömülü bir dişin çevresinde bakteri ve gıda birikimi kolaylaşabilir. Bunun sonucunda perikoronit, çürük, diş eti hastalığı veya komşu ikinci büyük azı dişinde hasar gelişebilir. Gömülü dişlerin çevresindeki dental folikül dokusunda kistik değişiklikler gibi patolojiler de görülebilir. (AAOMS)

“Hiçbir sorun yoksa mutlaka çekilmeli mi?”

Hayır. Hastalıksız, tamamen gömülü ve herhangi bir klinik veya radyografik sorun oluşturmayan bir 20’lik diş için otomatik olarak “mutlaka çekilmeli” demek doğru değildir. Bazı durumlarda düzenli klinik ve radyografik takip tercih edilebilir. (AAOMS)

Ancak ağrı, tekrarlayan enfeksiyon, tedavi edilemeyen çürük, komşu dişte rezorpsiyon veya periodontal hasar, kist/tümör şüphesi, patolojik değişiklikler ya da cerrahi ve ortodontik tedavileri etkileyen bir konum söz konusuysa çekim gündeme gelebilir. (AAOMS)

“O zaman 20’lik dişim varsa ne yapmalıyım?”

En doğru yaklaşım, yalnızca yaşınıza veya ağrı olup olmamasına bakmak değildir. Diş hekimi muayenesi ve gerekli durumlarda panoramik radyografi gibi görüntülemelerle dişin konumu ve çevre dokularla ilişkisi değerlendirilmelidir. Özellikle alt 20’lik dişlerde sinirle olan anatomik ilişki, üst 20’lik dişlerde ise komşu anatomik yapılar ayrıca önem taşır. (AAOMS)

Unutmayalım: Her 20’lik diş çekilmek zorunda değildir; fakat her 20’lik diş de “nasıl olsa ağrımıyor” diye kontrolsüz bırakılmamalıdır.

Bazen en doğru tedavi çekimdir, bazen ise yalnızca takip.

Kararı belirleyen şey “20’lik diş” olması değil; o dişin ağızdaki konumu, fonksiyonu, çevre dokulara etkisi ve gelecekte oluşturabileceği risklerdir.

Sağlıklı bir ağız için önemli olan, dişlerimizi yalnızca ağrıdığında değil, sorun oluşmadan önce değerlendirmektir.

Bu haber toplam 525 defa okunmuştur
Etiketler : ,