1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. Sahte Adapass soruşturması derinleşti: 3 tutuklu
“Piyasa ucuzlatılmalı, alım gücü artırılmalı”

“Piyasa ucuzlatılmalı, alım gücü artırılmalı”

Alım gücünün artması için tek başına asgari ücretin yükseltilmesinin yeterli olmayacağını ifade eden emek ve iş çevreleri, bunun yanında piyasanın da ucuzlatılması gerektiği görüşünü belirtti: “İstihdam desteği, gümrük ve vergi indirimleri yapılmalı”

A+A-

Fehime ALASYA

Gözler yeni asgari ücrete çevrildi, emek ve iş dünyası piyasanın ucuzlatılarak, alım gücünün artırılması gereğine dikkat çekti. Devletin “ücret desteği” tüm çevrelerde tartışılmaya başlandı.

Alım gücünün artması için asgari ücretin yükseltilmesinin tek başına yeterli olmayacağını ifade eden emek ve iş çevreleri, piyasanın da ucuzlatılması gerektiği görüşünde hemfikir…

Gümrük ve fon gelirlerinin sıfırlanması gerektiğini söyleyen iş çevreleri, devletin özellikle işverene olan istihdam desteğinin de sürmesini istedi.

Uzun vadede bazı değişimler olması gerektiğini kaydeden Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı ise, gümrük ve fon vergilerinin sıfırlanması ile üretimin önemine değindi. Arıklı, “Ülkedeki gümrük ve fon gelirlerinin sıfırlanması lazım ama devlet olarak buna hazır değiliz” dedi.

Eski Maliye Bakanlarından Birikim Özgür, devletin işverene destek vermemesi durumunda asgari ücretin artırılmasıyla işsizlik sorununun büyüyeceğini ifade etti.  Özgür, ekonomik büyümenin yatırım ve üretime dayalı bir anlayışla yönetilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Bir diğer eski Maliye Bakanı Zeren Mungan ise asgari ücreti belirleme kriterlerinin yeniden değiştirilmesi gerektiğine işaret etti.

Mungan, bu tespit yapılırken dikkate alınan hayat pahalılığı endekslerinin tek başına yeterli olmadığını kaydetti.


Başbakan Yardımcısı, Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı:

“Gümrük ve fon gelirlerinin sıfırlanması lazım ama devlet olarak buna hazır değiliz”

Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı, gümrük ve fon vergilerinin sıfırlanması görüşüne destek verdi ancak devletin buna hazır olmadığını ifade etti.

Devletin vergilerin sıfırlanmasına hazır olmadığını ifade eden Arıklı, ülkedeki üretimin ise yeterli olmadığını savundu.

Arıklı, “Üretimin artması halinde vatandaşın cebi para görecektir” dedi. 

Türkiye ile yapılan protokollerin gümrük birliği anlaşmasına dönüştürülmesi gerektiğine vurgu yapan Arıklı, gümrük alanında çeşitli çalışmalar yapılması gerektiğini belirtti. Arıklı “Bu alanda çalışmalar var. Uygun zamanda hayata geçirilmeli aksi halde bu konuda istediğimiz verimi alamayız” dedi.

 

“Asgari ücret yüksek ama piyasa pahalı, ucuzlamalı”

Ülkedeki asgari ücret ile Türkiye’deki asgari ücretin arasında çok az fark bulunduğunu dile getiren Arıklı, buna karşın alım gücünün Türkiye’de daha iyi olduğuna işaret etti. Ülkede fiyatların  %10 navlun, gümrük, rıhtım, Fiyat İstikrar Fonu, kar marjı gibi etkenlerle ortalama %30 arttığını anlatan Arıklı, tüm bu vergilerin asgariye indirilmesi gerektiğini anlattı.

Arıklı, “Navlun dışında bu vergiler sıfırlanmalıdır. Gümrük birliği anlaşması gereği bu sıfırlanmalı. Türkiye’den gelen mallar bu kategoriye girmeli” yorumunda bulundu. 

 

“Üretip satan bir devlet olmalıyız”

Arıklı, ülkedeki gümrük ve fon gelirlerinin sıfırlanması gerektiğini, buna karşın devlet olarak buna hazır olunmadığını kaydetti. Arıklı, “Üretip satan bir devlet olmalıyız. Böylece ülkeye para girmeli, bununla ilgili planlı üretime geçilmeli. İnsanların cebi bu sayede para görmeli ve alım gücü de artmalı” şeklinde konuştu.


Eski Maliye Bakanlarından Birikim Özgür:

“Ekonomik büyüme yatırım ve üretime dayalı bir anlayışla yönetilebilmeli”

Ekonomik büyümenin yatırım ve üretime dayalı bir anlayışla yönetilebilmesi gerektiğine değinen Eski Maliye Bakanlarından Birikim Özgür, devletin sosyal kalkınma konusunda ciddi projeler geliştirmesine ihtiyaç olduğunu belirtti.

Özgür, şöyle devam etti:

“Asgari ücret hayat pahalılığı oranında yılda iki kez düzenleniyor. Yine öyle olacak diye tahmin ediyorum. Pandemi krizinde bazı işletmelerin gelir sağlamada ve doğal olarak personel giderlerini karşılamada büyük güçlükler yaşadığı biliniyor. Bu durumdaki işletmeler öncelikli olmak kaydıyla KGF uygulaması ve özel sektör çalışanlarına destek niteliğindeki diğer uygulamalara devam edilmesi büyük önem taşıyor. Aksi takdirde asgari ücretin artırılmasıyla birlikte işsizlik sorunu büyüyebilir. Ayrıca bu dönemde devletin sosyal kalkınma konusunda ciddi projeler geliştirmesine ihtiyaç var. Gelir dağılımda adaletin sağlanması ve toplumsal refah düzeyinin yükseltilmesi için sosyal yardım ve hizmetlerin artırılması, kırsal bölgelerin kalkınmasına yönelik planlar hazırlanması, mikro kredi tarzı uygulamaların hayata geçirilmesi gerekiyor. Daha makro düzeyde pandemi döneminde küçülen ekonominin daha güçlü bir şekilde ayağa kalkabilmesi adına devletin ciddi bir yol haritasına ihtiyacı var. Reformları takvimleyip hayata geçirecek, yatırımların önünü açacak, kamu ve kamu-özel yatırımlarını hızlandıracak tarzda ciddi bir program uygulanması gerekiyor ki pandemi sonrasında ekonomik büyüme tüketime dayalı değil yatırım ve üretime dayalı bir anlayışla yönetilebilsin. Bu kapsamda mali disipline özel önem verilmesi ve kamu giderlerini karşılayabilmek için yapılacak zamlardan mümkün olduğunca kaçınılması, lüks tüketimin daha fazla vergilendirilmesiyle birlikte temel tüketim ürünlerindeki FİF uygulamalarının tedricen kaldırılması gibi yaklaşımlarla piyasanın bir nebze ucuzlatılması mümkün olabilir. Hepsinden önemlisi KKTC ekonomisinin lokomotifi olan dış talebin yeniden canlanması ve ülkeye para girişinin hızlanmasıdır. Geleceğe dönük ekonomi politikalarının odağına dış talebi canlandırma ve ekonominin kırılganlığını azaltma gibi temel konular yerleştirilirse halkın pahalılıkla başa çıkabilmesi çok daha kolay olacaktır”


Eski Maliye Bakanlarından Zeren Mungan:

“Asgari ücret belirlerken hayat pahalılığı endeksleri artışı dikkate alınıyor ama bu tek başına yeterli değil”

Asgari ücreti belirlerken tek başına hayat pahalılığını baz almanın doğru olmadığını vurgulayan Eski Maliye Bakanlarından Zeren Mungan, konuyla ilgili şu görüşü paylaştı:

“Asgari ücret bizim ülkemizdeki yasal uygulamaya göre çalıştıracağınız kişiye vereceğiniz en düşük ücret olarak belirleniyor. Aslında asgari ücreti belirleme kriterlerinin de yeniden değiştirilmesi gerek. Bu tespit yapılırken hayat pahalılığı endeksleri artışı dikkate alınıyor ama bu tek başına yeterli değil. Bu kıyasta farklılıklar var. Ekonominin de bütününü düşündüğümüz zaman özellikle pandemi dönemindeki sıkışıklıkları da göz önünde bulundurursak, bunu devletin işverenleri desteklemesiyle yapabiliriz. İş insanları üzerindeki bu baskının çözümü de yine devlet desteği ile giderilebilir.

Bu bağlamda bazı ürünlere yapılan zamların tüm sektördeki fiyatlara yansıması önlenmeli. Devlet vatandaşının refah içinde yaşaması için elinden geleni yapmalı. Kamudaki kaynakları doğru yönetirsek hem kamunun zorunlu olmayan giderlerinde tasarrufa giderek, hem de gelirlerinin de kayda alınmasıyla bunu sağlayabiliriz. Yani aslında bu ülke saraydan çok farklı ihtiyacımız olan alanlara yoğunlaşmalı ve Türkiye’ye de bunu anlatmalıyız. Etkin faaliyetler gösterebilmeliyiz.”


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eski Bakanlarından Zeki Çeler:

“Devlet insanların alım gücünü arttırmalı, asgari ücreti belirlemenin yöntemi ve kıstasları değişmeli”

Eski Çalışma Bakanlarından Zeki Çeler yerel istihdam, yerel işgücü, devletin maddi yükümlülük altına girmesi gibi konulara dikkat çekti, atılması gereken adımları sıraladı. Çeler, “Vergiler ve stopajlar kaldırılmalı, devlet maddi yükümlülüğü kendi üstüne almalı, kontrol ve denetimini de bir tamam sağlamalı” diye konuştu.

Çeler, şunları belirtti:

“Ülkede gerek maaşlar gerekse temel gıda tüketim fiyatlarında bir dengesizlik var.

Devlet insanların alım gücünü arttırmalı. Bunu ya fiyat indirimine gidilerek ya da maaşları enflasyona ve fiyatlara göre arttırarak yapmalı. Gıda veya tüketim maddelerini ucuzlatmadan maaş arttırılmazsa bu insanlar nasıl geçinecek. Piyasa çok vahşileşti. Kimisi hemen zengin olabilmenin yolunu ararken düşük maaşa geçinenler ise ciddi sıkıntı çekiyor.

Asgari ücreti belirlemenin yöntemi ve kıstaslarının değişmesi gerek. Sektörel bazda taban maaş belirlenmeli. Ama sadece bu da yeterli değil. Yerel işgücü de çok önemli. Bu ülkede her sektörde yerel iş gücü en yüksek noktaya çekilmeli ki kazanılan para bu ülkede kalmalı. İstatistiki verilerle her platformda tüm bunları tartışmaya açığım. Yılda yaklaşık 3 Milyar TL’ye yakın bir para yurt dışına gidiyor. Bunun önüne geçilmeli. Asgari ücrette ‘böyle geldi böyle gider’ düşüncelerini artık bir kenara bırakmalıyız.

Vergiler ve stopajlar kaldırılmalı, devlet maddi yükümlülüğü kendi üstüne almalı, kontrol ve denetimini de bir tamam sağlamalı. Ancak bu yolla piyasa ucuzlayabilir. Başka alanlarda devlete gelir sağlayacak imkanlar arttırılmalı ki bu dengeyi de sağlamalı. Yabancı iş gücü ve ithalatı azaltıp, ihracata, yerel üretime daha çok asılmalıyız.”


Ticaret Odası Başkanı  Turgay Deniz:

“Devletin istihdama desteği sürmeli, gümrük ve vergiler düşürülmeli, alım gücü yükseltilmeli”

Devletin istihdam desteğinin sürmesi gerektiğine değinen Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz, gümrük ve vergilerin düşürülmesi, alım gücünün yükseltilmesi gibi etkenlerden söz etti. Aksi halde asgari ücrete yapılacak olan zammın hayat pahalılığını da beraberinde getireceğini, işsizliğe neden olacağını vurguladı.

Deniz, açıklamasında şu ayrıntılara yer verdi:

“Günlerdir bu konularla toplantılar yapıyoruz. Kamu maaşlarında verilen %8,50 artışa paralele asgari ücretliye de % 10 artış verilse bile alım gücü yine de artmaz. Bu artış maliyetlere de yansıyacak. Ekonomi zaten daha da kötüye gidebilir, vaka artışı düşmüyor. İşletmelerin de yükü artıyor ve bunun içinden çıkamayacaklar. Sigorta prim desteği de duracak ve artık işveren bununla karşı karşıya gelecek. Yatırılmayacak sigortalar ve primler ortaya çıkacak.

Devlet, 25 Milyon TL’lik Sigorta prim desteği ödemeyecek ama 65 Milyon TL’lik kaybına neden olacak çünkü işsizlik ve sigorta prim ödemleri yapılmayacaktır.

İstihdamı korumak için yapılan tek hareket işveren sigorta prim desteği idi. Bunu başardık ama bunu sonlandırmak ve asgari ücreti arttırmakla iş dünyasında işsizlik patlayacak.

Yani aslında asgari ücreti değil de devletin istihdama desteğini, diğer çeşitli desteklerini konuşmalıyız. Piyasanın ucuzlatılması için de özellikle pandemi ve döviz krizi ile karşı karşıyayız. Bu kuru sabitlemeyi öngörmüştük. Kira giderleri gibi çeşitli stopaj ve vergilerin değiştirilmesi gerek ama yapılması çok kolay olan bir iş bile yapılmadı. Ülkede TL kullanımı teşvik edilmeli, devletin de elinde bu imkanlar vardır. Gümrük ve vergi gibi kalemlerde devlet çok daha fazla kolaylıklar sağlayabilir.”


İş İnsanları Derneği (İŞAD) Başkanı Yönetim Kurulu Başkanı Enver Mamülcü:

“Asgari ücreti değil de hayatı ucuzlatmayı konuşmalıyız”

“Asgari ücretin arttırılması işçilere yarar sağlamayacaktır” diyen İş İnsanları Derneği (İŞAD) Başkanı Yönetim Kurulu Başkanı Enver Mamülcü, bunun piyasada pahalılığa neden olacağını savundu.

Mamülcü, şöyle devam etti:

“Asgari ücretli çalışanlara maaş yetmiyor biliyoruz ama asgari ücreti değil de hayatı ucuzlatmayı konuşmalıyız. Gümrük ve ver4gilerin düşürülmesi, üretimin desteklenmesi ve arttırılması gibi kalemleri ele almalıyız. Üretime teşvik vermeliyiz. Piyasayı ucuzlatmalılar, pahalılık ortadan kaldırılmalı. Bunlar yerine asgari ücretin arttırılmasını konuşmak çok anlamı. Pahalılığı önleyici politikalar geliştirilmeli. Asgari ücrete zam yapılırsa piyasa da pahalı olacak. Piyasaya hiçbir şekilde olumlu etki olmayacaktır. Devlet kendi ayıbını iş insanlarının üzerine yüklemeye çalışır, asgari ücreti arttırmayla gelirlerinde kazanç elde etmek ister.”


Genç İşadamları Derneği Asbaşkanı Yusuf Tekinay:

“Piyasa ucuzlatılmalı, o zaman vatandaşın da alım gücü yükselecektir”

Piyasanın ucuzlatılması gerektiğini kaydeden Genç İşadamları Derneği Asbaşkanı Yusuf Tekinay, bunun için de vergiler ve sabit giderlerin düşürülmesi gerektiğine değindi. Tekinay, “Devlet arttırılan asgari üret üzerinden vergilerini de yükseltiyor, hal böyle iken piyasa da pahalılaşıyor. Yani aslında asgari ücret artışının bir anlamı kalmıyor. Bu bağlamda piyasanın ucuzlatılması daha mantıklı. O zaman vatandaşın da alım gücü yükselecektir.” şeklinde konuştu.


Devrimci Genel-İş Başkanı Ömer Naşit:

“Asgari ücretten öte ülkedeki alım gücünü yükseltmek gerek”

2018’den bu yana TL’nin çok büyük bir değer kaybı olduğunu anlatan Devrimci Genel-İş Başkanı Ömer Naşit, bu durumun alım gücünü olumsuz yönde etkilediğini dile getirdi. Naşit, “Hayat Pahalılığı ise bu oranın yarısı kadar artı. Elbette asgari ücretten öte ülkedeki alım gücünü yükseltmek gerek” dedi. Devletin vergiler ve gümrükle ilgili iyileştirme yapması, çeşitli desteklerle katkı koyması gerektiğini kaydeden Naşit, “Tüm bunları masaya koyup akabinde asgari ücreti konuşuyor olmalıydık”  yorumun yaptı.

yd-destek-gorseli-190.jpg

Bu haber toplam 1111 defa okunmuştur
Etiketler :
İlgili Haberler