
Pazartesi için paket hazırlığı
Kıbrıslı liderler arasındaki görüşmelerin iyi sonuç verdiğini ve artık bunu metne dökmek istediklerini söyleyen Holguin, Pazartesi günkü üçlü görüşme için bir paket hazırlığında olduklarını açıkladı.
Ödül AŞIK ÜLKER
BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar, iki lider arasında yapılan görüşmelerin iyi sonuç doğurduğunu söyleyerek, bunun metne dökülmesi gerektiğini belirtti.
Pazartesi yapılacak üçlü görüşmenin güven yaratıcı önlemlerle ilgili olduğunun altını çizen Holguin, üçlü görüşmeden bir sonuç çıkmaması durumunda 5+1’in olmayacağını söyledi.
Holguin, müzakerelere gitmek için gerekli koşulları yaratmaya çalıştıklarını ve bunun ilk adımının güven yaratıcı önlemler olduğunu vurgulayarak, üçlü görüşme öncesinde güven yaratıcı önlemleri bir paket olarak ele aldıklarını, paketin henüz hazır olmadığı, bunun liderlere bağlı olduğunu belirtti.
Görev süresinin sonuna yaklaşırken Kıbrıs Türk basınından sadece YENİDÜZEN’e röportaj veren Holguin, güven yaratıcı önlemler konusunda iyimser olduğunu, bu olmadan 5+1’e gidilemeyeceğini kaydetti.
Holguin, “Başarısız bir 5+1 toplantısına gitmek istemiyoruz. Genel Sekreter, geçen yıl olduğu gibi, pek de iyi bir sonuç getirmeyen bir toplantı istemiyor. Başarılı bir toplantı için bazı adımlar atmamız lazım...” diye konuştu.
“Liderin görüşmeleri iyi sonuç doğurdu”
Soru: Kıbrıs konusunda hareketli bir dönem yaşanıyor. İki liderle görüştünüz, Ankara’dan mesaj aldınız. Pazartesi gün yapılacak üçlü görüşmeden Kıbrıslılar ne beklemeli? Beklentiler güven yaratıcı önlemler ve yeni geçiş noktalarının açılmasıyla mı sınırlı kalmalı?
Holguin: Geçen senenin ortasından beri ve bu yıl, güven yaratıcı önlemler üzerinde çalışıyoruz. Müzakerelere doğru gitmek için gerekli koşulları yaratmaya çalışıyoruz. İlk adım güven yaratıcı önlemlerdir. Pazartesine bir paket çıkarabilir miyiz diye bakıyoruz. Paket henüz hazır değil, bu liderlere bağlı... İki lider arasındaki görüşmelerin iyi sonuç doğurduğunu düşünüyorum, bunu metne dökmemiz gerekiyor.
Soru: Yani, Pazartesi için iki taraf arasındaki siyasi anlaşmazlıklara dair herhangi bir beklenti olmamalı…
Holguin: Hayır.
“Güven yaratıcı önlemler olmadan, 5+1 olmayacak”
Soru: Yıl sonundan önce bir 5+1 toplantı olabileceği konusunda iyimser olduğunuzu söylüyorsunuz…
Holguin: Aslında, oraya gidecek ilk adım olan güven yaratıcı önlemler konusunda iyimserim. Çünkü bu olmadan, 5+1 olmayacak. Oldukça iyimser olduğum şey; nihayet, bazı güven artırıcı önlemler konusunda adım atılabilecek olmasıdır.
“Başarılı bir 5+1 için bazı adımlar atmamız lazım”
Soru: Kıbrıslı Rum Lider Hristodulides, 5+1 toplantısına hazır olduğunu ifade etti. Kıbrıslı Türk Lider Tufan Erhürman da, sırf toplantı yapmış olmak için böyle bir toplantı istemediğini, öncesinde Lefkoşa'da anlamlı bir ilerleme kaydedilmesini istediğini ortaya koydu. Sizce yıl sonuna kadar 5+1 toplantısı yapılması ihtimali gerçekçi mi?
Holguin: Başarısız bir 5+1 toplantısına gitmek istemiyoruz. Genel Sekreter, geçen yıl olduğu gibi, pek de iyi bir sonuç getirmeyen bir toplantı istemiyor. Başarılı bir toplantı için bazı adımlar atmamız lazım...
Soru: İki liderin 5+1 toplantısından beklentileri aynı mı sizce?
Holguin: Bilmiyorum, pek emin değilim. Anladığım kadarıyla Kıbrıslı Türk lider, daha hazırlıklı olmak ve sonuç verecek verimli bir görüşme olacağından emin olmak istiyor. Kıbrıslı Rum lider ise, bence, o görüşme sırasında yapılacak konuşmaların sonuç verebileceğine inanıyor. Küçük fark belki de budur, toplantıya daha fazla hazırlık yapmanız gerektiği ya da elinizdekilerle toplantıya gidildiğinde bir sonuç alıp alamayacağınızı düşünmek...
Soru: Pazartesi günkü üçlü görüşmede anlamlı bir ilerleme sağlanamazsa, yine de yıl sonundan önce 5+1 toplantı yapılmasını önerecek misiniz?
Holguin: Hayır. Eğer sonuç çıkmazsa, 5+1 olmayacak. Çünkü Genel Sekreter için başarılı bir 5+1 yapmak çok önemli. Kötü geçen bir toplantı, iki lider arasındaki durumu daha da karmaşık hale getirebilir.
“Pazartesi bir şey çıkmazsa, büyük bir fırsatı kaçıracaklar”
Soru: Pazartesi başarısız bir üçlü görüşme olması, Genel Sekreter’in döneminin başarısızlığı mı olur?
Holguin: Pazartesi bir şey çıkmazsa, Genel Sekreter’e raporumu yazacağım çünkü benim dönemim Aralık ayında bitiyor. Genel Sekreter de, bir sonraki Genel Sekreter’e Kıbrıs meselesinin durumunu anlatacak. Ancak ben güven yaratıcı önlemler konusunda iyimserim. Eğer pazartesi bir şey çıkmazsa, ilerlemek için, insanlar için büyük bir fırsatı kaçıracaklar.
Soru: Ankara’dan bir mesaj aldığınızı açıkladınız. Bu mesaj güven yaratıcı önlemlerle mi, 5+1 toplantısıyla mı alakalıydı? Bilgi verir misiniz?
Holguin: Hayır.
Fidan’ın ziyareti...
Soru: Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan adaya geldi. Bu ziyaretin zamanlamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Holguin: Gerçekten, nasıl okuyacağımı bilmiyorum. Seçim de var, nasıl okumam gerektiğini bilmiyorum.
Soru: Türkiye’nin temsilcisi, Büyükelçi Ali Murat Başçeri ile Türkiye Büyükelçiliği’nde görüştünüz. Bu durum tartışmalara da neden oldu. Bu, sadece pratik bir tercih miydi, yoksa arkasında daha derin bir siyasi mesaj mı vardı?
Holguin: Hayır. Ben adadaki pek çok insandan daha pragmatik biriyim. Bir mesajım olduğu bildirildi, gittim ve aldım. Biliyorsunuz, Türkiye de bu işin bir parçası.
Soru: Genel Sekreter tarafından ortaya konan 7 madde hala sürecin çerçevesi mi, yoksa BM farklı önerilerin bunu şekillendirmesini kabul eder mi?
Holguin: Onlar, liderlerin önerileriydi. 2025’te Cenevre’de, Tatar ve Hristodulides bazı güven yaratıcı önlemler ortaya koydu. Çünkü Genel Sekreter, güven yaratıcı önlemler konusunda ilerleme istemişti. Güven yaratıcı önlemler önemlidir. İki lider, 4 geçiş kapısı, ara bölgede güneş enerjisi paneli, gençlik komitesi kurulması gibi konuları ortaya koymuştu. Genel Sekreter de bu 7 maddeyi onlara hatırlattı.
Soru: Peki, Hristodulides’in ortaya koyduğu 19 maddelik paket?
Holguin: O liste bizde yok.
Soru: Müzakereler yerine güven yaratıcı önlemlere odaklanıyoruz, sizce uluslararası toplum Kıbrıs meselesiyle ilgili beklentilerini düşürdü mü?
Holguin: Bence öyle.
“Gelişme olması, liderlerin harekete geçmeye hazır olduğuna dair bir umuttur”
Soru: Bunun nedeni nedir?
Holguin: Zaman geçiyor ve hiç bir şey olmuyor. Güven yaratıcı önlemler konusunda gelişme olması iyidir. Çünkü bir şeyler olması, liderlerin harekete geçmeye hazır olduğuna dair bir umuttur.
Soru: 4 veya 5 geçiş kapısının açılması ihtimali konuşuluyor. Hepsinin açılması konusunda anlaşılacağını düşünüyor musunuz?
Holguin: Umarım, paket olarak konuştuk. Dört dediler, hangileri olduğuna karar verdiler ve bir buçuk senedir bunları konuşuyorlar.

“Rebeca Grynspan’ın görevi alacağına inanıyorum”
Soru: Türkiye’nin BM Genel Sekreterliği için önerdiği aday Feridun Sinirlioğlu, 5 Kasım’da yapılan sekizinci gayri resmi ön oylamada üç lehte oy aldı. Bunu göz önünde bulundurarak, Ankara’nın Genel Sekreter seçim sürecine yönelik yaklaşımını yeniden değerlendirebileceğini düşünüyor musunuz?
Holguin: Türkiye’nin neden bir aday gösterdiğini bilmiyorum. Şimdi Latin Amerika’nın sırası ve Genel Sekreterlik görevini bir kadının üstlenmesinin zamanı. Bence birçok ülke hala bu çizgide ilerliyor ve bu yüzden Rebeca Grynspan 12 oy aldı. Her seferinde, bir oy daha fazla alıyor ve ben başaracağını düşünüyorum. Türkiye’nin kararının arkasındaki sebebi bilmiyorum. Rebecca’nın önde olmasından mutluyum ve görevi alacağına inanıyorum.
Soru: Bir sonraki BM Genel Sekreteri olmakla ilgilenmediğinizi daha önce açıklamıştınız ancak seçim süreci bazı zorluklarla karşı karşıya... Üye devletler sizin adınız üzerinde bir uzlaşma sağlamaya çalışırsa, böyle bir olasılığı kesin olarak reddeder misiniz?
Holguin: Bence Rebeca çok iyi gidiyor. 15 oyun 12’sini almak kolay değil. Latin Amerika’nın yapması gereken şey, diğer tüm adayları geri çekip, Rebeca’yı desteklemek. Ben başaracağına inanıyorum.
Soru: BM Genel Sekreteri Guterres, Kıbrıs’ta bir çözüme nispeten yakın olunan bir dönemde görevine başlamıştı. Görev süresini, müzakerelerin yeniden başlamamış olmasıyla tamamlayabilir. Hem Guterres’in, hem de sizin görev sürelerinizin sona ermesinden önce, tek bir önemli başarıya imza atma imkanınız olsaydı, bu ne olurdu? Bu dönemin farkı neydi?
Holguin: BM ve İyi Niyet Misyonu yıllardır çok çalışıyor. Ama bence, son birkaç yıldır, sivil toplumun önemini vurguladık. Konuya daha fazla insanı, gençleri dahil ettik ve teknik komitelerin yaptıkları işleri çok daha görünür hale getirdik.
“Ülkenizi değiştirmek için siyasi erkinizi kullanmalısınız”
Soru: Liderlere nasıl bir mesaj vermek istersiniz?
Holguin: Ülkenizi değiştirmek için siyasi erkinizi, iradenizi kullanmalısınız. Bir sonraki seçimlerini düşünmekten ziyade, halk için durumu değiştirebileceklerine inanan liderler lazım.
Soru: Son olarak, size daha kişisel bir soru sormak istiyorum. Kıbrıs deneyiminizi nasıl tanımlarsınız?
Holguin: Çok ilginç. Çok şey öğreniyorum, insanlar hakkında çok şey öğreniyorum; çünkü ben dünyanın diğer tarafındaki insanları anlıyordum. Burası çok özel bir yer, bence ilginç bir deneyimdi ve çok güzel bir dönemdi.
“Karşılaştığım en büyük zorluk, tarafları harekete geçirmek”
Soru: Uzlaşmazlık konusuna ilişkin bakışınızda değişiklik oldu mu?
Holguin: Çok farklı. Benim ülkemde çok şiddetli bir çatışma yaşandı. Yedi milyon kurban… İnsanlar öldürüldü, kaçırıldı; pek çok korkunç şey yaşandı. Belirli dönemlerde, şehirlerin dışındaki hiçbir yola, hiçbir yere gidemiyorduk. Ne yazık ki, gerillayı destekleyen uyuşturucu trafiği toplumu kökünden değiştirdi. Gerçekten çok yazık oldu.
Burada durum tamamen farklı. Günün sonunda burada şiddet, çatışma yok. Müzakere masasına oturduğunuzda, geçmişin ağır yükünü taşıyorsunuz; ancak bu yük, her gün şiddet yaşandığında ve büyük acılar doğurduğunda bambaşka bir boyuta evrilir.
Soru: Kıbrıs’ta karşılaştığınız en büyük zorluk neydi?
Holguin: Tarafları harekete geçirmek…
Soru: Güven yaratıcı önlemler konusunda iyimser olduğunuzu söylediniz, peki Kıbrıs’ın geleceği konusunda?
Holguin: İyimserim. Ancak zaman geçiyor, gençlerin başka nesillerin yaşadıklarını yaşamak zorunda kalmaları gerçekten üzücü...
Fotoğraflar: Burçin AYBARS





























