1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. 'KKTC yurttaşlığı' dalga konusu oldu
Müteahhitler isyanı: “Bardak taştı”

Müteahhitler isyanı: “Bardak taştı”

‘Köy yollarının’ yapımının ihalesiz Türkiye’den iki firmaya verilmesiyle ayaklanan Müteahhitler Birliği, tepkisini ortaya koymaya hazırlanıyor.

A+A-

Fehime ALASYA - Hüseyin ÖZBARIŞCI

‘Köy yollarının’ yapımının ihalesiz Türkiye’den iki firmaya verilmesiyle ayaklanan Müteahhitler Birliği, tepkisini ortaya koymaya hazırlanıyor. Birlik Başkanı Gürcafer: “Bizde bardak taştı, bizi sistemli bir şekilde batırmaya çalışıyorlar” derken, ülkede emek veren bazı yerli müteahhitler, açtı ağzını yumdu gözünü…

Yerli şirketlerin de birinci sınıf firmalar olduğu ve çok büyük işler yürüttüğü ifade edildi. Ülkedeki firmalar, pandeminin ve dövizin gölgesinde hayatta kalma mücadelesi verirken, neden ihalelerde bu yolun izlendiğini sorguladı.

Yönetim kurulu toplantısı ardından eylem şekline karar vereceklerini anlatan Gürcafer, yetkililerin duyarsızlığından yakınarak , “TC Elçiliği talimatlarını alıp halka duyuran, Konsolos gibi davranan hükümetimiz var” yorumunu yaptı.

Yerli müteahhitler ise ülkede pandemi, döviz, işçilik alanında çeşitli sıkıntıların kol gezdiği dönemde yerli firmalara öncelik verilmemesini sert bir dille eleştirdi.  

Devlet ihalesine katılan da pişman katılmayan da…

Türkiye kaynaklı ihalelerin parasının da yerli müteahhitlere ödenmediğini belirterek tepkisini dile getiren Gürcafer, hükümeti çözüm odaklı çalışmamakla suçladı.

Daha önce devlet ihalesine katılan bazı firmalar da ödemelerden ve dövize bağlı ortaya çıkan zararlarından dert yanarak, ‘ihalelere katılmama kararı’ almayı düşündüğünü anlattı.

 

Neler yaşanmıştı?

Ülkede toplam 322 Kilometrelik yol çalışması yapılacağını, bunun içinde Güzelyurt-Lefke ve Mağusa-Karpaz yolunun tamamlanması, 27 köy bağlantı yolunun yapımıyla ilgili birçok işin bulunduğunu anlatan Müteahhitler Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, çok ciddi bir moral çöküntüsü içinde olduklarını anlatmış, “Bu işin peşini bırakmayacağız” demişti.  

Özellikle pandemi döneminde burada ihaleye çıkılacağı ve yerli firmalarla çalışılacağı öngörüsü taşıdıklarını anlatan Gürcafer, birçok firmanın buna umut bağladığını ve gelinen noktada tüm umutların yerle bir olduğunu anlatmıştı.

Gürcafer, Şubat'ta ekonomik örgütler olarak Türkiye'ye temaslarında, ihalelerin yerli müteahhitlerce yapılmasını da görüşüldüğü ve olumlu yanıt aldıklarını anımsatarak, “Birlikte ortaklık içinde iş yapma isteklerimizin nedenini Türkiye’de izah ettiğimizde, bize buradaki yetkililerin konuyu orada hiç detaylı izah etmediği söylenmişti" şeklinde konuşmuştu


Kıbrıs Türk Müteahhitler Birliği Başkanı Cafer Gürcafer:

“Konsolos gibi davranan hükümetimiz var”

Hükümeti sistemli bir biçimde Kıbrıslı Türk müteahhitleri batırmakla suçlayan Gürcafer, YENİDÜZEN’e yaptığı açıklamada hem ihale hem de ödemelerle ilgili konuların peşini bırakmayacaklarını açıkladı. Gürcafer, özetle şöyle devam etti:

“Konsolos gibi davranan hükümetimiz var. TC Elçiliği talimatlarını alıp halka duyuran bire hükümet yapısı, kabine var. Vatandaşını, kurum kuruluşlarının sorunlarını dinleyen ve çözüm sunan irade yoktur. Barikatların açılışını bir başarı hikayesi gibi sunuyorlar, bu zaten barışçıl yaklaşımın kazancıydı, yeni bir irade yok ki. Bu yeni bir başarı hikayesi değil. Bunu bile böyle yansıttılar…” dedi.

 

“Kabak tadı verdiniz”

Gürcafer tarafından yapılan yazılı açıklamada ise şu ayrıntılara yer verildi:

“Gerek geçen yıldan gerekse bu yıl çıkan Türkiye kaynaklı ihalelerin parası müteahhide ödenmiyor. Bu iş tam bir rezalete dönüştü.  KKTC, Türkiye’nin, Türkiye, KKTC’nin üzerine atıyor ama neticede para ödenmiyor.

Karşı karşıya kaldığımız sistem, içerisinde bulunduğumuz durum şu ki, yükselen döviz karşısında değer kaybeden Türk Lirası, zararımızı karşılamıyor. Türkiye’den gelmiş yolları veya diğer işleri yapan müteahhide fiyat farkı ödeniyor ama bize hiçbir şekilde bu fiyat farkı ödenmediği gibi ana para da ödenmiyor. Sanki birileri bizi sistemli bir şekilde batırmaya çalışıyor. Bunun böyle olmadığını iddia eden varsa lütfen bu başımıza gelenlerin neden başımıza geldiğini açıklasın. Artık yeter! Kabak tadı verdiniz.”


MÜTEAHHİTLER DERT KÜPÜ:

“Çekelim makineleri yakalım, Türkiye’den gelip yapsınlar”

 

Aksim İnşaat - Bayram Erköse:

“Biz burada işsiziz. Ülkede ihale yok, olanı niye yurt dışına versinler?”

“Burada müteahhitler varken neden yurt dışından müteahhitlere iş veriliyor. Biz burada işsiziz. Ülkede ihale yok, olanı niye yurt dışına versinler? Yapanlar da zaten ödeme alamadı. Dövizin etkisiyle türlü zararlar doğdu. Bizi batırdılar. Hem pandemi hem döviz, hem de yönetimdeki sıkıntılar bizi batırdı. Devlet ihalelerini alamadığımız için de çok sevinçliyim, çünkü alanlar da ödenemedi, zarar etti. İyi ki almamışız dedim”


Canilkan İnşaat Adil Görüş:

“ ‘Parayı ben veririm kime istersem yaptırırım’  mantığı bizi bitirme- bezdirme noktasına getiriyor”

“Burada bize iş bırakmamak için adeta bir yol izleniyor. ‘Parayı ben veririm kime istersem yaptırırım’ mantığı güdülüyor ama bu bizi bitirme- bezdirme noktasına getiriyor. Artık sesimizi çıkaracağız hükümet ve yetkililer buna önem vermiyor veya ses çıkarmıyorlar. Duyarsızlık hakim… Pandemiyle birlikte dövizin artışı, işsizlik derken iflasın eşiğine sürükleniyoruz. Dayanma gücümüz kalmadı. Açılan ihalelerde ise ödemeler sıkıntılı oldu, bu nedenle devlet ihalelerine de katılmaktan geri durduk, bu konular TC’deki müteahhitlerde böyle değil, tam tersi.


Ceyda Const. - Savaş Ceyda:

“Çekelim makineleri yakalım, Türkiye’den gelip yapsınlar”

“Biz 40 yıldır bu adada müteahhitlik yapıyoruz, dünya kadar yatırımımız var, birçok çalışanımız var. Biz burada yıllık vergilerimizi veriyoruz, para ödüyoruz, ülkemizde yatırım yapıyoruz, ihalesiz bu kıyak neden yapılıyor? Biz ülkede 13,14 müteahhitlerde ile yarışıyoruz. Şu anda çok büyük bir iş yapıyorum, biz de birinci sınıfız, dünya kadar iş yapıyoruz. İhaleler yurt dışına verilirse ülkedekiler ne yiyecek? Çekelim makineleri yakalım, Türkiye’den gelip yapsınlar. Zaten müteahhitler olarak işçi bulamıyoruz, tır şoförlüğü dahi yapıyoruz, işimiz yürüsün diye büyük bir özveriyle çalışıyoruz. Bu haksızlık neden?”


Cysings Cont.- Emrah Çakır:

“Aynı şeyi gidip Türkiye’de yapabilirler mi? Biz gidip Türkiye’de herhangi bir ihaleye teklif veremiyoruz”

“Düzen bu şekilde ilerlemeye devam ederse şirket olarak kamu ihalelerine girmeme kararı alacağız. Ekonomi bu şekilde ilerlerse faaliyetlerimizi dahi ileride durdurma kararı alabiliriz. Bu sistem, bu ekonomik seyir ve pandeminin olumsuz etkileri bizi bu aşamaya getirebilir. Tonu 580 Dolardan demir alırken bugün 900 Dolar’dan aşağıya malzeme bulamıyoruz. Mal ve hizmet alımlarında %70’e varan yükseliş var. Böylesi bir kriz daha önce hiç görmedik. Hükümet, bu durumu ortadan kaldırmak için hiçbir çaba sarf etmiyor. Ülkede bu noktada iş yapan şirketler ‘sinek avlarken’ kaynak TC’den geliyor diye ihalelerin orada açılması doğru bir yaklaşım değildir. İhaleler ortaklıkla açılmalı, çeşitli düzenlemeler yapılmalı. Aynı şeyi gidip Türkiye’de yapabilirler mi? Biz gidip Türkiye’de herhangi bir ihaleye teklif veremiyoruz. Merkezi hükümet bu konuların yönetiminde çok zayıf.”


Yusuf Elgün İnşaat – Yusuf Elgün:

“Verilen ihaleler, ivedilikle geri çekilip buradaki firmaların ihaleyi alması için adım atılmalı”

“Köy yollarının yapımının ihalesiz bir şekilde Türkiye firmalarına verilmesi sıkıntılı bir durum. Birçok yerel firma var ve iş bulmakta zorlanıyor. Hükümet bu konuda bizlere destek çıkmalı. Verilen ihaleler, ivedilikle geri çekilip buradaki firmaların ihaleyi alması için adım atılmalı. Son dönemde gerek pandemi, gerek fiyatların düşük olması, gerekse de dövizin yükselmesiyle birlikte zor bir dönem yaşıyoruz.”


Uçanok İnşaat - Ahmet Uçanok:

“Hükümet yerli firmaları desteklemeli”

“Yol işlerinde yerli şirketler olarak bize sadece köy yolları kalıyordu. 10 kilometre üzerinde yolların yapımını zaten Türkiye’deki şirketler alıyordu. Şimdi bunu da elimize aldılar. Ama ne yazık ki biz bunu hak ettik. 1 yılda seyrüseferden 160 milyon TL para topluyoruz, bu alınan paranın yüzde 20’sini bile kullansak 4-5 yılda tüm yollarımızı yaparız. Hükümet yerli firmaları desteklemeli diye düşünüyorum. Zaman zaman alınan ihalelerin ödemeleri konusunda da sıkıntı yaşanıyordu. Biz bir süredir devlet ihalelerine katılmıyoruz.


Perçinkardeşler İnşaat - Mehmet Perçinkardeşler:

“Yerli firmalar desteklendiği zaman, yerli halk da desteklenir”

“Ben her zaman yerli firmaların iş yapması ve yerli firmaların da desteklenmesinden yanayım. Yerli firmalar desteklendiği zaman, yerli halk da desteklenir. Ama son dönemde bir öz eleştiri yapmak istiyorum. Bizim de yanlış yaptığımız noktalar var. Malzeme kullanımı ve işçilik konusunda bazı firmalarımız ödün veriyor. Hükümet bu konuda bir denetim mekanizması oluşturmalı. Eğer biz işimizi daha iyi yaparsak, yerli firmalar daha çok desteklenir.”


Tosun İnşaat - Ali Tosun:

“Patronluktan vazgeçtik, işçi olacağız”

“Benim çocuğum bu meslekle ilgili bölüm okumak istedi ve ben bırakmadım. Çünkü bu meslekte iş yok. Olan işleri de başka ülkelerin firmaları alıyor, yerli firmalar desteklenmiyor. Hükümetimizin bize desteği yok bari iş makinelerimizi ve araçlarımızı satmamıza yardımcı olsunlar. Patronluktan vazgeçtik, işçi olacağız. Ama makinelerimiz ve araçlarımızı satmamız lazım.”


Sercem Ltd. - Cemal Bulutoğulları:

“Bu yanlıştan bir an önce geri dönülmeli”

“Yerli firmalar olarak bizim işimiz yok, olan işimizi de Türkiye’den firmalar gelip alıyor. Bence bu konuda büyük bir yanlış yapıldı ve bu yanlış bir an önce düzeltilmeli. Bir baktığınızda Türkiye firmalarının burada daha aldığı ihaleler var. Onları bitirmeden yeni iş almak doğru değil. Bizim müteahhitlerimiz köy yollarını yapabilecek kapasitededir. Gerekli iş makineleri ve işçileri de vardır. Bu yanlıştan bir an önce geri dönülmeli”

yd-destek-gorseli-155.jpg

Bu haber toplam 1073 defa okunmuştur
İlgili Haberler