1. HABERLER

  2. KÜLTÜR & SANAT

  3. Konser piyanisti, opera şarkıcısı ve caz vokalisti olmak istiyorlar
Konser piyanisti, opera şarkıcısı ve caz vokalisti  olmak istiyorlar

Konser piyanisti, opera şarkıcısı ve caz vokalisti olmak istiyorlar

Gelecek planlarını anlatırken gözleri ışıl ışıl olan 3 genç müzisyen: Burcu Akbatu, İrem Bilen ve İsmet Gürmen

A+A-

Murat OBENLER

Müzikal yaşamlarının başında olan ama konser piyanisti, opera şarkıcısı ve caz vokalisti olmak için ailelerinin de tam desteği ile azami gayret gösteren, uzun yıllardır usta piyanist Rauf Kasimov’un eğitmenliğinde çok çalışan İrem Bilen(piyano ve vokal), Burcu Akbatu (vokal ve çello)(Bu yaşta New York Carnegie Hall’da ABD’deki bir yarışmada finale kalarak sahne aldılar) ve İsmet Gürmen (piyano) ile birlikte sahne aldıkları 21. Bellapais Uluslararası İlkbahar Müzik Festivali sonrasında sohbet ettik. Yaşları 17-18 arasında olan ve gelecekle ilgili planlarını anlatırken gözleri ışıl ışıl olan üç genç müziğe olan aşklarını, sevdalarını ve hedeflerini YENİDÜZEN’e anlattılar.

Gürmen: "Müziği gönülden sevmezseniz, içinizde bu his olmazsa uzun süre yapamazsınız."

Akbatu: "Müzik hayatımın olmazsa olmazıdır."

Cesaretinizden dolayı öncelikle sizleri tebrik etmek isterim. Müziğin hayat yolculuğunda çok da tercih edilmeyen bir meslek olduğu gerçeğinden yola çıkacak olursak bu yolu yürümeyi neden seçtiğinizi, başlarken motivasyonunuzu ve ailenizde müzisyen var mıdır gibi soruları sorarak başlamayı arzu ediyorum.

İsmet Gürmen: 18 yaşındayım. Ailemizde annem Düriye Dağsever Gürmen müzik yapıyordu. Ben doğmadan önce keman çalıyordu. Beni de kemana başlatmak istediğinde ben piyanoyu daha çok sevdiğimi ve piyanoya başlamak istediğimi söyledim.

Sen anne karnından müziğe aşinasın yani.

İsmet Gürmen: Evet. Müziğe yatkınlığım vardı. 6 yaşında ders almaya başladım. İlk hocam Yılmaz Taner idi. 11 yaşında da Rauf Kasimov’dan ders almaya başladım. Müziği gönülden sevmezseniz, içinizde bu his olmazsa uzun süre yapamazsınız. Parçayı söylemekten öte o parçaları söylerken/çalarken hissetmek gerekir. 

Burcu Akbatu: 17 yaşındayım. Küçük yaştan itibaren sözler yazarmışım ve şarkılar söylermişim. Küçükken müziğe olan bu ilgim yavaş yavaş “Büyüdüğümde müzik öğretmeni olacağım” noktasına evrildi. Yeğenlerim müzik okudu ama çekirdek ailemde yoktur. Annem hamileyken hep Şebnem Ferah dinliyordu. Müziğin içimde olmasının, müziği sevmemin annemden bana geçen kalıtsal bir özellik olduğunu da söyleyebiliriz. Ben müzikte ilerlemek istiyorum. Müzik hayatımın olmazsa olmazıdır. İlk olarak gitarla başladım. İlkokul 3.sınıfta piyanoya geçtim ve 6. sınıfta Rauf hocadan piyano dersleri almaya başladım.

İrem Bilen: Ben de 17 yaşındayım. Küçükken bol bol şarkılar söylerdim. Birşeyler çalmayı da severdim. Ankara Bilkent’in müzik sınavına girdim, başarılı oldum ve 6 yaşında kabul aldım. Ben oradayken yeteneğimi keşfettiler ve müziğe başladım.  Tayfun İlhan hocamın motivasyonu ile destekleri ile ilerledim. Tüm emekleri için çok teşekkür ederim. Daha sonra ailemin görevi gereği Kıbrıs’a gelmesiyle ben de müzikal eğitimimi Rauf hocamız ile sürdürdüm. Altyapımı geliştirdim, İstanbul’da yarışmaya katıldım. Kıbrısta ilk Nejat British Koleji’ne başladım. Orada İngilizcemi geliştirme imkanı buldum. Sonrasında Lefkoşa Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’ne geçtim.

img-2992.jpg

Ülkemizde yaşayan piyanonun en iyilerinden Rauf Kasimov’dan ders aldığınız için şanslısınız. Onunla nasıl başladınız ve nasıl gidiyor çalışmalar?

Akbatu: Rauf hocamız derslerde çok disiplinlidir. Yeri geldiğinde de arkadaş canlısıdır. Haftada bir defa 1,5 saat dersimiz olur. Rauf hocamız ile Grade’lerin hepsine girdik ve başarılı olduk. Teoriye de bizi Rauf hocamız hazırladı.
Gürmen: Lefkoşa TMK’da okudum, müzik öğretmenlerimin (Emine Sakarya Koreli’nin adını anmak isterim) çok desteğini gördüm ve koroda da çaldım. 7 yıl sonrasında YDÜ Müzik Öğretmenliği bölümünde okumayı seçtim. Ben piyano yanında gitar ve bateri çalarım. Okulda 2.enstrüman olarak bateriyi seçtim.

Bilen: LAGSL’nde eğitimimi sürdürüyorum. Gülsin Onay ve Prof.Dr Tamara Poddubnaya (Long İsland Conservatory of Music-ABD) ile masterclass çalışmaları yaptım.

Akbatu: Tüm süreci Rauf Kasimov hocamızla yürüttük.

foto-3-185.jpg

Amerikadaki Florida Keys Uluslararası Müzik Yarışmasına katılımınız nasıl oldu? Bunda da Rauf hocanızın önemli bir yol göstericiliği ve desteği var sanırım.

Akbatu: Kesinlikle. Rauf hocamız sayesinde bu yarışmadan haberdar olduk ve o bizi yönlendirdi.  Video çekerek Rauf hocamız ile yarışmaya gönderdik. Bu süreçte yine birlikte hazırlandık. Yaş kategorileri olan bu yarışmanın 19 üst yaş sınırı vardı. Naci Talat Vakfı’nda çektiğimiz videoda Rauf hocamız yine eşliğini yaptı. İki hafta sonrasına bize New York Carnegie Hall’da finale kalanlar olarak sahne almamız için davet geldi. Burada piyano, dört el çalma, orkestra ile piyano çalma gibi kategoriler vardı. Ben piyanoda yarışmaya katıldım.

Akbatu: Carnigie Hall tek kelime ile muhteşemdi. Sahneye çıkınca kendimi müziğe ait hissettim. Kendimi müziğe bıraktım.

Bilen: Carnigie Hall ve yarışma rüya gibiydi.

Yaşlar 17-18 ve yarışmada finale seçilerek New York Carnegie Hall’da sahne alıyorsunuz. Bu eşsiz bir deneyim olsa gerek. Ülkemiz adına da gurur verici bir temsiliyet. Bunu sizlerden dinlemek isterim.

Akbatu: Dünyadaki sayısız sanatçı arasından o sahnede olmak gerçekten bizim için büyük bir şanstı. Ben babamla gittim. Orada iken müzikallere de gittim. Carnigie Hall’da sahnede olmak tek kelime ile muhteşemdi. Jüriler önünde olmak, diğer yarışmacıların önünde sahnede performans yapmak benim için çok anlamlıydı. Anlatılmaz yaşanır türünden bir duygu idi. Öncesinde mekânın yanında bir yer kiralayarak çalışma yaptık. İrem ile ayrı ayrı performansımızı sergiledik ve ikimiz de 1.’lik aldık. Ben yarışma günü çok heyecanlıydım. Sahneye çıkınca kendimi müziğe ait hissettim. Kendimi müziğe bıraktım. M.Buble’den Sway parçasını söyledim ve caz kategorisinde vokalde 1.’lik aldım. Tabi tüm bu süreçte Rauf hocamızın piyanodaki eşliği yine bizim için en büyük şans oldu. Kendimizi daha güvende hissettik.

Bilen: Ben de iki dalda Azerbaycan-Amerikan Kültür Derneği’nin düzenlemiş olduğu 9. Florida Keys International Music Competition’a başvurdum. Hem piyano hem de vokal dalında finale seçildim. ABD’ye annemle gittim. Orası ve yarışma bir rüya gibiydi. Final günü büyük heyecan yaşadım. Azeri besteci Cevdet Hacıyev’in Ballad parçasını çaldım. Toplamda 4 ödül kazandım.

Bizim ülkemizdeki Vodafone Freezone Liselerarası Müzik Yarışması’na da katıldınız mı?

Akbatu: Ben önceki yıl ve geçen yıl katıldım. Anadolu GSL adına orkestra olarak ödül de aldık. Bu yıl katılmadık.

Bilen: Ben de okulumla piyano ve vokalde yarışmaya 2022,2024,2025 ve 2026 yıllarında katıldım.

Gürmen: Bellapais’te çalmak özel bir deneyim. Üçümüzün olması da çok iyi oldu.

toplu-odul-bellapais.jpg

21. Bellapais Uluslararası İlkbahar Müzik Festivali kapsamında yine Rauf Kasimov’un piyano eşliğinde “Klasikten Caza” programlarıyla Bellapais Manastırı’nda sahne aldınız. Üçünüzün sahne alışı nasıl oldu?

Akbatu: Kasım 2025’teki New York başarısı sonrasında Halil Kalgay abimiz bizi ve Rauf hocamızı arayarak bu programı burada da yapmak istediğini söyleyince memnuniyetle kabul ettik.

Gürmen: Ben de belli bir seviyeye geldiğim için Rauf hocamız beni de programa dahil etti. Ben de 4 parça hazırladım. Üçümüzün olması çok iyi oldu. Demek ki bizlerde ortak bir şey gördü de bu şekilde oldu. Zaten neredeyse 7 yıldır (Hatta İrem’in 10 yıla ulaştı) hepimiz de Rauf hocanın öğrencileriyiz. Aile gibiyiz. Bellapais’te de çalmak özel bir deneyim. Biz çok keyif aldık. Buradan bir kez daha Rauf hocamıza ve Halil Kalgay abimize çok teşekkür ederiz.

Akbatu: Bu ünlü isimleri izleyerek büyüdüm. Şimdi bizler de o sahneleri paylaşıyoruz. Bundan gururla bahsediyoruz.

Gerek Halil Kalgay’ın olsun gerekse yapılan diğer uluslararası festivallerin sizin için çok önemli etkinlikler olduğunu düşüncesindeyim. Bir Fazıl Say, Aleksey Volodin, Gülsin Onay vb. ile aynı kitapçıkta, posterde ve sahnede olmak bu yaşta müzisyenler için eşsiz bir deneyim olsa gerek.

Akbatu: Çok uzun zamandan beri ailemle bu festivallere giderim. Ben bu isimleri izleyerek büyüdüm. Önemli sanatçılar bu sahneden geçer ve ben onları izleyerek, örnek alarak ilerliyorum. Bu gibi festivallerin biz öğrencilere çok değerli katkıları olur. Şimdi bizler de o sahneleri paylaşıyoruz. Bundan gururla bahsediyoruz.

Gürmen: Rauf Hoca sayesinde bu festivale daha önce de öğrenciler olarak çıkmıştık. Karmi’de kilisede de çıktık. Son olarak 3’lü çıkmamız çok anlamlıydı.
Bilen: Ben de çok keyifle ve gururla sahne aldım. Ayrıca bugüne kadar İzmir Mozart Akademi 4. Uluslararası Piyano Yarışması’nda üçüncülük ödülü, 14. İstanbul Uluslararası Pera Piyano Festivali kapsamında düzenlenen yarışmada üçüncülük ödülü, DAÜ’nün düzenlemiş olduğu Gülsin Onay 2. Piyano Festivali Yarışması’nda Mansiyon Ödülü kazandım.

foto-2-200.jpg

Konser piyanisti, opera şarkıcısı ve caz vokalisti olmak istiyorlar

Müzikal kariyeriniz aktif olarak devam ediyor. Kısa ve orta vadeli planlarınız nedir?

Gürmen: Ben öncelikle yurtiçini düşünürüm. Yurtdışı da olabilir. Konser piyanisti olmak istiyorum. Müzik öğretmenliğini de meslek olarak yapmayı düşünüyorum. Festivalde çaldım ve çok eğlendim. Bu hissi hep yaşamak isterim. Okuldaki İmge Dinçer, Cengiz Hakkı Eren ve İlayda Melikova hocalarıma da çok teşekkür ederim.

Akbatu: Ben şu an 11. Sınıfım. Opera üzerine ilerlemek isterim ama piyano ve çelloyu da bırakmak istemem. Operada devam etmek istediğim için Sermin Dikmen Töre hocam ile çalışıyorum. Yurtdışındaki okullara başvuracağım, Türkiye’de Hacettepe’yi, MGÜ, 9 Eylül’ü de deneyeceğim. Halk arasında Kıbrıs müziği dediğinizde ilk Dillirga akla gelir. Opera çok az var. Operanın daha fazla gelişmesi için ben de bu eğitimi alıp ülkemde hizmet etmek isterim.

Bilen: Piyanoyu tamamen bırakmayı düşünmüyorum. Son 2-3 yıldır caz vokal üstüne ilerlemeyi düşünüyorum. Hem çalmak hem de söylemek isterim. Bunun için Hacettepe ve MGÜ’yü deneyeceğim. Oralara videolar gönderdim.

“Bir genç müzik okumak isterim dediğinde çoğu anne-baba bir geleceği olmayacağını söyleyerek onu vazgeçirmeye çalışır ama bizim ailemizin tam tersine destek oluyor”

Ailelerinizin sizin müzik yolculuğunuza desteği hangi noktadadır?

Akbatu: Ailemizin desteği olmazsa olmazdır. Onlarsız hiçbir adım atamayız. Bir genç müzik okumak isterim dediğinde çoğu anne-baba onu bir geleceği olmayacağını söyleyerek vazgeçirmeye çalışır ama bizim ailemizin tam tersine tam desteği bizim için çok önemlidir. Çok şanslıyız.

Müzik olarak sizleri en çok etkileyen sanatçı(lar) hangisidir?

Gürmen: Bu bölümde hocamız Rauf Kasimov’un adını anmam gerek. O benim idolümdü.

Akbatu: Ben iyi bir Şebnem Ferah hayranıyım. Amy Winehouse’yi çok severim. Operada da sesiyle, tekniğiyle Cecilia Bartoli’yi çok severim. 

Bilen: Ben Bossa Nova dinlemeye başladım. En çok Astrud Gilberto’yu dinliyorum.

Son olarak önümüzdeki aylarda nerelerde sahneye çıkacaksınız? Sırada hangi etkinlikler var?

Akbatu: Haziran-Temmuz’da Polonya’da bir yarışmaya katılacağım. Sırbistan’da da folklor ekibim ile katılıp dans edeceğim ve orada ülkemi temsil edeceğim. Polonya’ya Ersin Kaşif hocamızın Genç Yetenekler Orkestrası’nda yer alacam ve orada yarışmaya katılarak Kıbrıs kültürünü yansıtacağız. Güney Kıbrıs’ta operayla ilgili bir yarışmaya başvurmayı denedim ama Güney Kıbrıs’ta bir okulda okumadığım için ret aldım. Biz müzisyenler arasındaki tatlı rekabet bizleri daha da ileriye götürür, yükseğe çıkarır.

Bilen: 20 Mayıs Çarşamba akşamı Mağusa Namık Kemal Meydanı'nda 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde Şef Oskay Hoca yönetiminde Mağusa Kent Orkestrası ile konserde solist olarak yer alacağım. Yine Amerika’daki Berklee College of Music tarafından İtalyada düzenlenen ve bu yıl 41.si düzenlenen Umbria Jazz Clinics programına kabul edildim. 30 Haziran-12 Temmuz tarihleri arasında bu programda yer alacağım.

Gürmen: 2027’de tekrardan sahne alacam.

Bu haber toplam 787 defa okunmuştur