1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. Flört şiddetine maruz kalan bir arkadaşımı nasıl destekleyebilirim?
Flört şiddetine maruz kalan bir arkadaşımı nasıl destekleyebilirim?

Flört şiddetine maruz kalan bir arkadaşımı nasıl destekleyebilirim?

Aile Danışmanı ve Cinsel Danışman Uzm. Nilsu Atıcı yazdı: Flört şiddetine maruz kalan bir arkadaşımı nasıl destekleyebilirim?

A+A-

Flört şiddeti, dışarıdan bakıldığında her zaman görünmeyebilir. Bu yüzden sevdiğimiz bir arkadaşımızın flört şiddetine maruz bırakıldığını fark etmek de her zaman kolay olmaz.

Sevdiğimiz bir arkadaşımızın ilişkisinde zarar gördüğünü ya da flört şiddetine maruz kaldığını bilmek de kolay bir deneyim değildir. Bir yandan ‘bir şey söylemeliyim’ diye düşünürüz, diğer yandan ‘ya yanlış anladıysam?’, ‘ya bana kızarsa?’, ‘ya arkadaşlığımız bozulursa?’ korkusu yaşarız. Çoğu insan bu durumda ne yapacağını bilmediği için sessiz kalmayı seçer. Oysa bazen yargılamadan sorulan tek bir ‘iyi misin?’ sorusu dahi bir insanın yalnız olmadığını hissetmesini sağlayabilir. Flört şiddetine maruz kalan bir arkadaşımıza destek olmak; onun adına karar vermek ya da onu ‘kurtarmak’ anlamına gelmez. Destek olmak; yanında olduğumuzu hissettirmek, güvenli bir alan sunmak ve yargılamadan dinleyebilmektir. Ancak toplumumuz bu konuda yanlış düşüncelere sahiptir. Bu düşüncelerden bazıları;

  • ‘Eğer gerçekten kötü olsaydı ayrılırdı’. Şiddet içeren ilişkiler dışarıdan göründüğü kadar kolay bitmeyebilir. Çünkü bu ilişkiler yalnızca korkuyla değil sevgi, umut, suçluluk, bağımlılık, özsaygı kaybı ve manipülasyonla da örülüdür. Şiddet uygulayan kişiler bazen çok ilgili, çok romantik ya da çok pişman görülebilir. Özürler, vaatler ve ‘bir daha olmayacak’ cümleleri döngünün bir parçası olabilir. Bu nedenle insanlar bazen defalarca ayrılıp geri dönebilir.
  • ‘Karışmak doğru değildir’. Elbette herkesin ilişkisi özeldir. Ancak bir arkadaşımızın zarar gördüğünü düşünüyorsak sessiz kalmak destek olmak değildir.  Burada önemli nokta, müdahale etmekle destek olmak arasındaki farkı bilmektir. Çünkü kimsenin hayatını kontrol edemeyiz ancak yanında olabiliriz.

Peki o halde bir arkadaşımızın flört şiddeti yaşadığını düşündüğümüzde ne yapabiliriz? Öncelikle ilişkisini yargılayan değil anlamaya çalışan bir yerden yaklaşmak gerekir. ‘Sen nasıl böyle bir ilişkiye katlanıyorsun’ ya da ‘ben olsam çoktan ayrılırdım’ gibi cümleler çoğu zaman arkadaşımızı daha fazla içine kapatır. Çünkü flört şiddetine maruz bırakılan kişiler zaten sıklıkla kendilerini suçlarlar, utanç hisseder, yeteriz olduklarını düşünebilirler. Bir de çevrelerinden yargılanınca konuşmak daha da zorlaşır. Bazen destek olmak büyük cümleler kurmak değil bazen sessizce yan yana oturmak bazen de güvenli bir sohbet alanı açmaktır. ‘Son zamanlarda seni biraz mutsuz görüyorum’, ‘buradayım senin dinleyebilirim’, ‘ben de benzer bir durum yaşamıştım. Eğer paylaşmam sana iyi gelecekse anlatabilirim ama şu an seni dinlemek için buradayım’, ‘yalnız değilsin’. Bu gibi cümleler, arkadaşımızı savunmaya itmeden iletişim kurmayı kolaylaştırabilir. Burada önemli olan bir başka nokta da davranışlara odaklanmaktır. ‘Partnerin çok kötü biri’ dediğimizde arkadaşımız partnerini savunabilir. Çünkü insanlar sevdikleri kişiler hakkında olumsuz cümleleri kabul etmekte zorlanır. Ama ‘telefonunu sürekli kontrol etmesi beni endişelendiriyor’ gibi somut davranışlar üzerinden konuşmak daha yapıcı olabilir.

Flört şiddeti çoğu zaman aşk gibi gösterilir; ‘çok kıskanıyor çünkü çok seviyor’, ‘sürekli mesaj atıyor çünkü merak ediyor’, ‘ne giydiğine karışıyor çünkü seni koruyor’ Hayır! Kontrol sevgi değildir. Kıskançlık şiddeti romantikleştiremez. Bir insanın sosyal çevresinin kısıtlanması sevginin göstergesi değil kontrol davranışıdır. Birçok kişi şiddeti yalnızca vurmak olarak düşündüğü için yaşadığı şeyi fark edemeyebilir. Oysa sürekli aşağılanmak, küçümsenmek, tehdit edilmek, suçluluk hissettirilmek, cinsel baskıya maruz bırakılmak, sosyal çevreden uzaklaştırılmak ya da ekonomik olarak kontrol edilmek de şiddettir. Bu nedenle arkadaşımız yaşadığı şeyin adını koyamıyor olabilir. Belki ‘abartıyor muyum bilmiyorum’, belki ‘aslında iyi biri ama bazen çok sinirleniyor’ diyordur, belki de ‘ben onu kızdırdım’ diye kendini suçluyordur. Tam da bu noktada arkadaşımıza şunu hissettirmek önemlidir; şiddetin sorumluluğu şiddete maruz bırakılana değil şiddet uygulayana aittir. Destek sürecinde bir diğer önemli nokta ise dinleyebilmektir. Bazen insanlar sadece anlaşılmak ister. Bu kapsamda şunu da kabul etmemiz gerekiyor; arkadaşımız bizim istediğimiz karar vermeyebilir. İlişkiye devam edebilir, ayrılıp geri dönebilir, hiçbir şey anlatmak istemeyebilir. Bu durumda birçok kişi hayal kırıklığı yaşar. ‘Madem geri dönecekti neden anlattı?’ diye düşünebilir. Oysa destek olmak yalnızca bizim onayladığımız kararlar verildiğinde yanında olmak değildir. Gerçek destek, kişi karar vermekte zorlanırken de onun insanlık değerini koruyabilmektedir. Güvenlik ise önemli noktalardan bir diğeridir. Eğer arkadaşımız ciddi bir tehlike altında olduğunu söylüyorsa bunu küçümsememek gerekir. Takip edilme, tehdit edilme, zorla iletişim kurma, zarar görme korkusu gibi durumlarda profesyonel destek mekanizmaları önemlidir. Böyle durumlarda kişinin yalnız kalmaması, güvenli alanlar oluşturulması ve gerektiğinde uzman desteğine yönlendirilmesi hayat kurtarıcı olabilir.

Flört şiddeti yalnızca romantik ilişkilerin değil toplumun da meselesidir. Çünkü şiddeti mümkün kılan şey çoğu zaman sessizliktir. ‘Onlar arasında’, ‘beni ilgilendirmez’, ‘aşk böyle bir şey’ diyerek normalleştirdiğimiz davranışlar, insanların yalnız hissetmesine neden olabilir. Oysa sağlıklı bir ilişkide korku değil güven vardır. Kontrol değil saygı vardır. Baskı değil özgürlük vardır. Ve hiçbir sevgi biçimi, bir insanın kendisini değersiz hissetmesine neden olmamalıdır.

Bu haber toplam 457 defa okunmuştur
Etiketler : ,