
İncirli: Şeffaflığı ve hesap verebilirliği devlet yönetiminin merkezine koyacağız
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, CTP’nin uzun süredir kapsamlı bir hükümet programı üzerinde çalıştığını ifade ederek “Şeffaflığı ve hesap verebilirliği devlet yönetiminin merkezine koyacağız” dedi.
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Nazar Erişkin ile Güne Dair programına konuk oldu. Nazar Erişkin’in sorularını yanıtlayan İncirli, CTP’nin uzun süredir kapsamlı bir hükümet programı üzerinde çalıştığını ifade ederek “Şeffaflığı ve hesap verebilirliği devlet yönetiminin merkezine koyacağız” dedi.
“Şov değil, sonuca ulaşacak çalışmalar önemlidir”
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Meclis’te hayat pahalılığı ödeneğiyle ilgili yaşanan tartışmalar hakkında hükümetin ortaya koyduğu yaklaşımın samimi olmadığını ifade etti. Daha önce bu konuda komite kurulduğunu ve CTP’nin görüşlerini açık şekilde ortaya koyduğunu hatırlatan İncirli, hükümetin süreci ilerletmediğini söyledi. “Biz yüksek maaş alanlara hayat pahalılığı ödeneğinin daha az yansıtılması yönündeki görüşümüzü çok önceden söyledik” diyen İncirli, Meclis çalışmalarının kuralları ve yöntemi olduğunu vurguladı. “Önemli olan Başbakan’ın dün yaptığı değil, bunun sonuca ulaşıp ulaşmayacağıdır. Şov değil, hedefe yönelik çalışmalar önemlidir” ifadelerini kullandı.
“Ülkenin tüm kesimlerinin katkısıyla bir yol haritası hazırladık”
CTP’nin yürüttüğü çalıştay sürecine ilişkin de kapsamlı bilgiler veren İncirli, 629 kişinin katılımıyla çok geniş kapsamlı bir çalışma yürütüldüğünü söyledi. Akademisyenlerden uzmanlara, sektör temsilcilerinden sendikalara kadar toplumun farklı kesimlerinin aynı masalarda bir araya geldiğini belirten İncirli, “Bu çalıştaylar yalnızca sorunları tespit etmek için yapılmadı. Nasıl çözeceğimizi, hangi kaynağı kullanacağımızı ve hangi yasal değişikliklerin gerektiğini de çalıştık. Ülkenin tüm kesimlerinin katkısıyla bir yol haritası hazırladık” dedi. Hazırlanan raporların kısa süre içerisinde kamuoyuyla paylaşılacağını ifade eden İncirli, “CTP geldiğinde ne yapacak sorusunu cevapsız bırakmayacağız” diye konuştu.
“Etkili denetleme mekanizmaları kuracağız”
İncirli, mevcut devlet yapısında ciddi bir koordinasyonsuzluk bulunduğunu belirterek kamudaki verimsizliğin temel nedenlerinden birinin kurumlar arasındaki kopukluk olduğunu söyledi. CTP’nin iktidarında veriye dayalı karar alma süreçlerinin esas olacağını ve kurumların güçlendirileceğini kaydeden İncirli, “Şeffaflığı ve hesap verebilirliği devlet yönetiminin merkezine koyacağız” dedi. Yapılan işlerin sonuçlarının düzenli şekilde denetleneceğini ve kamuda performans mekanizmalarının güçlendirileceğini de ifade eden İncirli, “Kamu kurumlarını güçlendireceğiz ve etkili denetleme mekanizmaları kuracağız. Devlet kurumlarını keyfi şekilde yönetilmesine izin vermeyecek bir sistem kuracağız” şeklinde konuştu.
“Basın ve ifade özgürlüğünün her zaman yanındayız”
Programda basın özgürlüğüne ilişkin tartışmaları da değerlendiren İncirli, CTP’nin ifade özgürlüğü konusunda tavrının net olduğunu söyledi. Meclis grubunun ilgili yasa değişikliğine bu nedenle ret oyu verdiğini belirtti. Basın örgütleri ile Barolar Birliği’nin karşı karşıya gelmesinden üzüntü duyduğunu ifade eden İncirli, bu süreçten herkesin ders çıkarması gerektiğini söyledi. İncirli, CTP’nin her zaman basın ve ifade özgürlüğünün yanında durduğunu ve taviz vermediğini vurguladı.
“Türkiye ile karşılıklı güvene dayanan ve sürdürülebilir ilişkileri çok önemsiyoruz”
İncirli, son olarak Türkiye ile ilişkiler ve Kıbrıs sorununa dair de değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ile ilişkilere çok önem verdiklerini dile getiren İncirli, “Türkiye ile karşılıklı güvene dayanan, kurumsallaşmış ve sürdürülebilir ilişkileri çok önemsiyoruz” dedi. Türkiye’ye giriş yasağı uygulamalarının haksız ve doğru olmayan uygulamalar olduğunu en başından beri ifade ettiklerini belirten İncirli, bu konunun diplomasi yoluyla çözülmeye başlanmasının önemli olduğunu kaydetti. Ankara’daki temaslarına da değinen İncirli, gazetecilerle olan buluşmasında Kıbrıs sorununun çözümünün Doğu Akdeniz’de güvenlik ve enerji açısında stratejik önem taşıdığını anlattıklarını ifade ederek çözümsüzlük devam ettiği sürece, Kıbrıslı Türklerin yanı sıra Türkiye’nin de siyasi, ekonomik ve sosyal bedellere maruz kaldığını söyledi.






















