
“Güvenlik” bunun neresinde?
UBP-YDPDP Hükümetinin cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi dağıttığı yüzlerce silah ruhsatı, Gönyeli’de yaşanan kan dondurucu olay sonrası Başbakan Ünal Üstel’in “güvenlik gerekçesiyle veriyoruz” savunmasını akıllara getirdi.
YENİDÜZEN
UBP-YDPDP Hükümetinin cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi dağıttığı yüzlerce silah ruhsatı, Gönyeli’de yaşanan kan dondurucu olay sonrası Başbakan Ünal Üstel’in “güvenlik gerekçesiyle veriyoruz” savunmasını akıllara getirdi.
Ruhsatlı tabanca izinlerinin ortaya çıkmasının ardından Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) "toplumsal huzuru bozacak bir seçim yatırımı" olarak nitelendirdiği silah izinleri, cumartesi akşamı 27 yaşındaki ruhsatlı bir şahsın komşusuna 7 el ateş açmasıyla acı bir gerçeğe dönüştü.
Üstel ne demişti? "Güvenlik gereği, çoğu polis"
2025 yılı Ağustos ayında, 600 kişiye bir gecede tabanca taşıma izni verilmesindeki tepkilerin ardından Başbakan Ünal Üstel, yaptığı açıklamalarda bu izinlerin arkasında durmuştu.
Üstel, halkın endişelerini gidermek adına şu savunmaları yapmıştı:
"İzinlerin çoğu polislere": Başbakan, bu ruhsatların büyük bir bölümünün görev dışındaki güvenlik ihtiyacı nedeniyle polis mensuplarına verildiğini iddia etmişti.
"Kapsamlı inceleme yapıldı": Sivil izinlerin ise ancak çok sıkı güvenlik soruşturmalarından geçen "ihtiyaç sahibi" kişilere verildiğini savunmuştu.
Kıbrıs Cumhuriyeti örneği: Üstel, Kıbrıs’ın güneyindeki yüksek silahlanma oranlarını işaret ederek, kuzeydeki bu adımların bir nevi "güvenlik dengesi" olduğunu ima etmişti.
Gönyeli’de 7 el ateş
Cumartesi akşamı Gönyeli’de yaşanan dehşet, hükümetin "güvenlik" tezini yerle bir etti. 27 yaşındaki ruhsatlı silah sahibi gencin, komşusunu 7 kurşunla yaralaması; "Bu silahlar hangi 'kapsamlı inceleme' ile kimlere verildi?" sorusunu bir kez daha gündeme getirdi.
CTP uyarmıştı: "Sokakları silahla doldurmayın"
O dönem meclis kürsüsünde konuşan CTP milletvekilleri Ürün Solyalı ve Devrim Barçın, bu kontrolsüz silahlanmanın sokaktaki şiddeti tetikleyeceğini defalarca vurgulamıştı. CTP kanadı, polisin zaten görev gereği silah taşıma yetkisi olduğunu hatırlatarak, sivillere dağıtılan bu "siyasi" ruhsatların denetimsizliğine dikkat çekmişti. Yaşanan son saldırı, CTP’nin "Bu silahlar kime, hangi kriterle veriliyor?" sorusunun cevapsız kalmasının bedelini halkın ödediğini gösterdi.



















