1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Veteriner hekimliği dünyası Kıbrıs’ta buluştu
Veteriner hekimliği dünyası Kıbrıs’ta buluştu

Veteriner hekimliği dünyası Kıbrıs’ta buluştu

YDÜ öncülüğünde düzenlenen “9. Uluslararası Çiftlik Hayvanlarında Fertilite ve Meme Sağlığı Kongresi”, uluslararası bir platform sundu.

A+A-

Yakın Doğu Üniversitesi’nin (YDÜ) öncülüğünde düzenlenen “9. Uluslararası Çiftlik Hayvanlarında Fertilite ve Meme Sağlığı Kongresi”, Girne’de gerçekleştirildi. Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi tarafından düzenlenen ve veteriner hekimliği alanında uluslararası düzeyde saygın bir bilimsel platform olan kongre, her yıl olduğu gibi dünyanın farklı ülkelerinden alanında önde gelen akademisyenleri, araştırmacıları ve uzmanları bir araya getirdi.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan kongrenin açılış konuşmaları Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Kongre Düzenleme Komitesi Başkanı Prof. Dr. Selim Aslan ve Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsfendiyar Darbaz tarafından yapıldı. Kongreye Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Ercan Akerzurumlu, Veteriner Dairesi Müdürü Tunç Beyit, Türk Veteriner Jinekoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Fındık, Eski Milletvekili Kazım Üstüner ile kurum, kuruluş ve sektör temsilcileri de katıldı. 

Üç gün süren kongre, çiftlik hayvanlarında üreme sağlığı, fertilite, meme sağlığı ve veteriner hekimliğinde güncel bilimsel gelişmelerin ele alındığı kapsamlı oturumlara sahne oldu. Düzenlenen panellerde, veteriner hekimliğinde küresel ölçekte karşılaşılan güncel sorunlar, bilimsel yaklaşımlar ve çözüm önerileri tartışıldı. Katılımcılar, akademi ile saha uygulamaları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

 

Süt sığırcılığı, üreme sağlığı ve sürü yönetiminde güncel bilimsel yaklaşımlar ele alındı

Kongre kapsamında gerçekleştirilen sunumlarda süt sığırcılığı, üreme biyolojisi ve hayvan sağlığına yönelik güncel bilimsel gelişmeler detaylı şekilde ele alındı. Prof. Dr. Carlos Risco “Süt sığırlarında fertiliteyi artırmada biyoteknolojideki gelişmelerin etkisi”, “Süt sığırlarında fertilitenin süt üretimine etkisi” ve “Subfertil (düşük verimli) bir sürü nasıl teşhis edilir” başlıklı sunumlarında, modern biyoteknolojik yaklaşımların sürü verimliliği ve üretim performansı üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

Dollvet Uydu Sempozyumu’nun oturum başkanlığını Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nden Prof. Dr. Örsan Güngör üstlenirken, Balıkesir Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ersoy Baydar “Buzağı sağlığının süt sığırcılığındaki stratejik rolü: İlk 60 günün 60 aya etkisi” başlıklı sunumuyla erken dönem sağlığın uzun vadeli üretim performansına etkisini değerlendirdi. Prof. Dr. Thomas Wittek “Ruminant sürülerde Q fever ve fertilite” ile “Buzağılarda solunum yolu hastalıklarında teşhis yöntemleri ve sağaltım” konularını ele alarak sürü sağlığı ve enfeksiyon hastalıklarının yönetimine ilişkin güncel yaklaşımları paylaştı.

Prof. Dr. Alexander Starke “Büyük süt sürülerinde hayvan sağlığı yönetimi” ile “Sığırlarda meme başı yaralanmaları: teşhis ve sağaltım” konularında sürü yönetimi ve klinik uygulamalara yönelik önemli değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Volker Krömker “Mastitisin antibiyotikle sağaltımına yönelik yeni bulgular” ile “Mastitis patojenleri ve mastitisten korunma” başlıklı sunumlarında meme sağlığı ve enfeksiyon kontrolüne ilişkin güncel bilimsel verileri aktardı.

Rasyolife Uydu Sempozyumu’nda “Koruyucu Hekimliğe Yeni Nesil Yaklaşım: Besleme, Metabolizma ve Üreme Performansı” başlığı altında önemli bilimsel tartışmalar gerçekleştirildi. Sempozyumda RasyoLife Kurucusu Hekim Talat Aydın, RasyoLife Besleme Danışmanı Prof. Dr. Armağan Hayırlı ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Cengiz yer aldı. Prof. Dr. Mark Crowe “Sığır reprodüksiyonunda önümüzdeki 20 yıla ilişkin perspektifler” ile “Sığırda östrus senkronizasyonu konusunda güncel iki öneri” başlıklı sunumlarında sığır üreme yönetiminin geleceğine yönelik bilimsel öngörülerini paylaştı.

 

Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ:

“Hayvancılık, gıda güvenliğinin teminatı ve kırsalın lokomotifidir”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, kongrede yaptığı konuşmada hayvancılık sektörünün stratejik önemine dikkat çekerek, “Hayvancılık yalnızca ekonomik bir faaliyet değil; gıda güvenliğinin teminatı ve kırsal kalkınmanın lokomotifidir” dedi. Bilim insanları, akademisyenler ve sektör temsilcileriyle kurulan iş birliklerinin üretime doğrudan katkı sağladığını belirten Çavuş, “Sizlerden aldığımız bilgi ve tecrübeyi sahaya yansıtarak üretimi güçlendiriyor, küresel olumsuzluklara rağmen sektörümüzü ayakta tutuyoruz” ifadelerini kullandı.

Son yıllarda elde edilen kazanımlara değinen Çavuş, süt verimliliği ve kalite artışına dikkat çekerek, “Hayvan refahını artırmaya yönelik çalışmalarımız sayesinde süt verimini 21 kilodan 27 kilonun üzerine çıkardık. Bu artışı sizlerle daha da ileriye taşıyacağımıza inanıyoruz” diye konuştu. Kuraklık ve artan maliyetlere rağmen sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturduklarını belirten Çavuş, bilimsel yaklaşımın bu süreçte belirleyici olduğunu vurguladı. Sektörde yapılan yatırımlara da değinen Çavuş, “Suni tohumlama, gübre yönetimi ve iklimlendirme gibi alanlarda önemli adımlar attık. Genetik iyileştirme çalışmaları ve kaliteli kaba yem üretimiyle hayvancılığı daha ileri bir noktaya taşıyoruz” dedi. Üretimde verimliliği artırmayı ve maliyetleri düşürmeyi hedeflediklerini ifade eden Çavuş, bilimsel bilginin sahaya aktarılmasının önemine dikkat çekti. Bölgedeki hayvan hastalıklarına karşı yürütülen mücadeleye de değinen Çavuş, “Kıbrıs’ın güneyinde yayılan şap hastalığına erken müdahale ederek ülkemizde yayılmasını önledik. Türkiye’nin desteğiyle bu süreci başarıyla yönettik” ifadelerini kullandı. Kongrenin uluslararası iş birlikleri açısından önemli bir platform sunduğunu belirten Çavuş, “Bu tür bilimsel etkinlikler sektörümüzün geleceğine yön vermeye devam edecek” diyerek katkı koyan tüm paydaşlara teşekkür etti.

 

YDÜ Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ:

“Burada kurulan her akademik bağın, gelecekte daha güçlü bilimsel üretimlere dönüşeceğine inanıyorum”

Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, kongrede yaptığı konuşmada veteriner hekimliğin yalnızca hayvan sağlığıyla sınırlı bir alan olmadığını, aynı zamanda gıda güvenliği, halk sağlığı ve sürdürülebilir üretim açısından da stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Özellikle fertilite ve meme sağlığı gibi alanların verimlilik ve kaliteyi doğrudan etkilediğini ifade eden Prof. Dr. Şanlıdağ, bu kapsamda yürütülen bilimsel çalışmaların sadece akademik bilgi üretimine değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal faydaya da katkı sunduğunu söyledi. Farklı ülkelerden akademisyenleri bir araya getiren bu kongrenin bilgi paylaşımı ve yeni iş birlikleri açısından değerli bir platform oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Şanlıdağ “Kökleri 2014 yılına uzanan ve ‘Veteriner Hekimlikte Bahar Günleri’ kapsamında başlayan bu bilimsel geleneğin, bugün uluslararası bir kimliğe ulaşması, akademik birikimin geldiği noktayı açıkça gösteriyor” dedi.

Yakın Doğu Üniversitesi’nin bilim odaklı yaklaşımına da değinen Prof. Dr. Şanlıdağ, üniversitenin kuruluşundan bu yana araştırma, üretim ve toplumsal katkıyı birlikte ele alan bir vizyonla hareket ettiğini ifade etti. “Bizim hedefimiz, bilgiyi yalnızca üreten değil, aynı zamanda toplum yararına dönüştüren güçlü bir bilim ekosistemi oluşturmaktır” diyerek üniversitenin misyonunu özetledi. Fertilite ve meme sağlığı alanındaki güncel bilimsel gelişmelerin paylaşılmasının ve disiplinler arası iş birliklerinin güçlenmesinin büyük bir kazanım olduğunu belirten Prof. Dr. Şanlıdağ “Burada kurulan her akademik bağın, gelecekte daha güçlü bilimsel üretimlere dönüşeceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

 

YDÜ Veteriner Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsfendiyar Darbaz:

“Bu kongre, ortak geleceğimize yönelik bir sorumluluk platformudur”

Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsfendiyar Darbaz ise kongrenin açılışında yaptığı konuşmada organizasyonun yalnızca bilimsel bir etkinlik olmadığını vurgulayarak, “Bugün burada sadece bir kongrenin değil; bilimin, iş birliğinin ve ortak sorumluluk bilincinin kapılarını aralıyoruz” dedi. Hayvancılığın sürdürülebilirliği, gıda güvenliği ve hayvan refahı gibi alanların uluslararası iş birliği gerektirdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Darbaz, kongrenin bu açıdan önemli bir platform sunduğunu ifade etti.

Fakültenin vizyonuna da değinen Prof. Dr. Darbaz, “Biz yalnızca diploma veren değil; bilim üreten, çözüm geliştiren ve topluma rehberlik eden bir akademik yapıyız” diyerek, güçlü altyapı ve uluslararası iş birlikleriyle öncü bir konumda olduklarını belirtti. Fertilite, meme sağlığı ve sürü yönetimi gibi başlıkların sektör için kritik olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Darbaz, “Günümüzde başarılı hayvancılık; veriye dayalı yönetim, erken tanı sistemleri ve koruyucu hekimlikle mümkündür” ifadelerini kullandı.

Biyogüvenliğin önemine de dikkat çeken Prof. Dr. Darbaz, “Şap hastalığı gibi riskler, bu alanın ihmal edilemeyecek kadar stratejik olduğunu gösteriyor” dedi. Tek Sağlık yaklaşımına vurgu yapan Prof. Dr. Darbaz, “İnsan, hayvan ve çevre sağlığı birbirinden ayrı düşünülemez” diyerek konuşmasını tamamladı.

 

Kongre Düzenleme Komitesi Başkanı Prof. Dr. Selim Aslan:

“Genetik değerlendirme yöntemlerindeki ilerlemeler damızlık seçiminde daha güvenilir sonuçlar sağlıyor”

Kongre Düzenleme Komitesi Başkanı Prof. Dr. Selim Aslan, konuşmasında bilimin yalnızca bilgi üretmekle sınırlı olmadığını, aynı zamanda insanlık ve meslekler arasında gelişimi sürekli besleyen bir köprü görevi gördüğünü ifade etti. Bilimin durağan değil, sürekli kendini yenileyen dinamik bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, bilimsel çalışmalar ile saha uygulamalarının birbirini tamamladığını söyledi. Veteriner üreme biyoteknolojisinin gelişim sürecine de değinen Prof. Dr. Aslan, bu alanın zaman içinde önemli aşamalardan geçtiğini ifade etti. El hijyeninin öneminin anlaşılmasıyla başlayan bilimsel sürecin, embriyo transferi ve suni tohumlama gibi yöntemlerle ilerlediğini hatırlatan Prof. Dr. Aslan, “Her yeni adım, bir öncekinin üzerine inşa edilmiştir” dedi.

1940’lı yıllarda sperm dondurma teknolojisinin ortaya çıkmasının önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, sonraki yıllarda üreme süreçlerinin yönetiminde kullanılan yöntemlerin bu alanı daha da geliştirdiğini söyledi. Günümüzde veteriner hekimliğin teknolojiyle birlikte önemli bir dönüşüm yaşadığını belirten Prof. Dr. Aslan, görüntüleme yöntemlerindeki ilerlemelerin hastalıkların daha erken ve doğru şekilde tespit edilmesini sağladığını ifade etti.

Bu haber toplam 168 defa okunmuştur