1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. “Meclis mücadele zeminidir, terk etmeyiz”
“Meclis mücadele zeminidir, terk etmeyiz”

“Meclis mücadele zeminidir, terk etmeyiz”

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Grup Başkanvekili Asım Akansoy, Meclis’e ilişkin tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde partilerinin tutumunun net olduğunu vurgulayarak, Meclis’in bir “konfor alanı” değil, doğrudan bir “mücadele zemini” olduğunu belirtti.

A+A-

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Grup Başkanvekili Asım Akansoy, Meclis’e ilişkin tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde partilerinin tutumunun net olduğunu vurgulayarak, Meclis’in bir “konfor alanı” değil, doğrudan bir “mücadele zemini” olduğunu belirtti.

Akansoy, siyasi hareketler arasındaki görüş ayrılıklarının doğal olduğunu ifade ederken, ötekileştirici ve yıpratıcı dilin kimseye fayda sağlamadığını, aksine bu dili kullananlara zarar verdiğini söyledi. Siyasetin doğasında eleştiri ve değerlendirme olduğunu kaydeden Akansoy, bu sürecin yapıcı bir çerçevede yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti.

Açıklama şöyle:

Her siyasi hareketin kendi görüşü, stratejisi ve bu doğrultuda şekillenen bir duruşu vardır. Bunun sorumluluğu da doğal olarak o hareketin kendisine aittir. Elbette eleştiri yapılır, değerlendirme yapılır; bu siyasetin genel olarak doğasında vardır. Ancak ötekileştiren, yıpratmayı hedefleyen ve dili sertleştiren bir yaklaşımın kimseye faydası yoktur— aksine bu tavır, başta o dili kullananlara zarar verir. Bu gerçeği göz ardı etmemek gerekir.

Meclis meselesinde bizim tutumumuz nettir. Meclis, en çok bizim yaşadığımız ciddi sorunlarına rağmen, bir “konfor alanı” değil, doğrudan bir “mücadele zeminidir”. Bunun bilincindeyiz. Bu alanı terk etmek gibi bir düşüncenin içinde olmadık, olmayacağız. Siyaseten bunun doğru olduğuna inanmıyoruz. Evet, arzu ettiğimiz verimlilik yoktur; ancak “gemileri yakmak”, elde edilmiş mevzileri terk etmek anlamına gelir ki bunun ne siyasi ne de toplumsal bir karşılığı vardır.

Bu yaklaşımı, meseleyi “hükümete gelmek ya da gelmemek” düzeyine indirgemeden ifade ediyorum. Mücadele alanlarını boşaltmak yerine, oralarda (hep birlikte) daha da çoğalmak esas olmalıdır.

Bizim siyasetimizin öznesi; dar hesaplar üzerine kurulu kesimler değil, varoluş kavgasının ana ekseni olan halktır.

Halkın çıkarı neyi gerektiriyorsa, o doğrultuda hareket etmeye devam edeceğiz. Atacağımız her adım, ayakları yere basan, sorumluluk sahibi ve sonuç odaklı bir siyasal anlayışın ürünü olacaktır.

Mücadelenin büyümesi; yurtsever ve demokrat tüm toplumsal kesimlerin ortaklaşması ile gelişecektir.

Üretenin, emek verenin, çalışanların sözü bizim için esastır. Bu sesi büyütmek ve siyasetin merkezine taşımak ise temel sorumluluğumuzdur.

Biz, halk adına kazanılmış siyasal alanları büyütmeyi ve çoğaltmayı hedefliyoruz.

Farklı düşünenler elbette olabilir; buna kişisel bir itirazım yok. Ancak mesele, örgütsel düzeyde birbirinin önünü kesmek değil; her hareketin ve her bireyin mücadelesini güçlendirecek bir dayanışma zemini yaratmak olmalıdır.

Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey daha fazla ayrışma değil; saygı, sağduyu, diyalog, emek, daha güçlü dayanışma ile sarsılmaz bir ortak iradedir. Farklılıklarımıza rağmen hep birlikte başaracağız. Buna inancım tamdır.

Bu haber toplam 608 defa okunmuştur
Etiketler :