
Çavuşoğlu: “Yüzlerce öğretmen adayı, açılan dava sonucunda hak kaybına uğratılmıştır”
Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası’nın (KTÖS) Anayasa Mahkemesi’nde açtığı davaya ilişkin yaptığı açıklamada, sendikanın tutumunun yüzlerce öğretmen adayının hak kaybına uğramasına neden olduğunu belirtti.
Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası’nın (KTÖS) Anayasa Mahkemesi’nde açtığı davaya ilişkin yaptığı açıklamada, sendikanın tutumunun yüzlerce öğretmen adayının hak kaybına uğramasına neden olduğunu belirtti.
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Çavuşoğlu, söz konusu yasal düzenlemenin Meclis Komitesi’nde görüşülmesi sırasında, UBP, ana muhalefet partisi ve öğretmen sendikalarının katkısıyla mutabakata varıldığını, buna rağmen KTÖS’ün 2023 yılında Anayasa Mahkemesi’nde 11/2023 sayılı davayı açtığını kaydetti.
Çavuşoğlu, dava sonucunda Anayasa Mahkemesi’nin, Öğretmenler Yasası’nın 16’ncı maddesinin (1)’inci fıkrasının (Ç) bendini ve Geçici (2)’nci maddeyi Anayasa’nın 72’nci maddesine aykırı bularak iptal ettiğini belirtti.
“Geçici öğretmenlik uygulaması 1985’ten beri kesintisiz uygulanıyor”
KTÖS’ün Anayasa Mahkemesi kararına ilişkin yaptığı açıklamanın “gerçeği çarpıtan, öğretmen adaylarının hak mücadelesini yok sayan ve yıllardır süregelen bir uygulamayı bilinçli şekilde görmezden gelen bir yaklaşım” olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, 36 ay geçici öğretmenlik uygulamasıyla kadrolanmanın 1985 yılından bu yana ülkede fiilen ve kesintisiz şekilde uygulandığını vurguladı.
Bu uygulamanın yeni ya da keyfi olmadığını belirten Çavuşoğlu, devletin ihtiyaçları doğrultusunda öğretmen açığını kapatmak için yıllardır kullanılan bir yöntem olduğunu, 2023 yılında yapılan yasa değişikliğinin ise bu uygulamayı sınırlandırmak ve 2028 yılına kadar kademeli olarak sona erdirmek amacıyla yapıldığını kaydetti.
Yasa değişikliğinin mevcut bir uygulamayı genişletmediğini, aksine zamanla ortadan kaldırmayı hedeflediğini dile getiren Çavuşoğlu, “Ancak KTÖS, bu gerçeği kamuoyundan bilinçli şekilde saklayarak, 36 ayını doldurmuş ve sınava girme hakkını kazanmış öğretmen adaylarının tüm haklarını ellerinden almak için mahkemenin yolunu tutmuştur.” dedi.
Çavuşoğlu, bugün gelinen noktada yıllarca devletin yükünü omuzlayan yüzlerce öğretmen adayının KTÖS’ün açtığı dava sonucunda hak kaybına uğratıldığını belirterek, “Sendikanın yaptığı bir hak savunusu değil, elde edilen hakkın kaybıdır.” ifadelerini kullandı.
“Mahkemeye taşınan bu süreç, yıllardır bu yükü çeken öğretmenlerin umutlarının yıkılmasına neden olmuştur”
Eğitimde adaletin, sadece belirli bir kesimi değil, emeğiyle, sabrıyla ve alın teriyle bu süreci tamamlamış tüm öğretmen adaylarını kapsadığını kaydeden Çavuşoğlu, “Mahkemeye taşınan bu süreç, liyakat değil, yıllardır bu yükü çeken öğretmenlerin umutlarının yıkılmasına neden olmuştur.” ifadelerin kullandı.
KTÖS’ün bu tutumunun tarihe, öğretmen adaylarının değil, öğretmen adaylarını dışlayan bir sendikal anlayışın örneği olarak geçeceğini belirten Çavuşoğlu şöyle devam etti:
“Bu davayı açan KTÖS, yıllarını okullarda fiilen ders vererek geçiren, aile kurmayı, başka bir meslek edinmeyi erteleyen, geleceğini bu sisteme göre planlayan öğretmen adaylarının vebalini nasıl taşıyacağını kamuoyuna açıklamak zorundadır.”
Bu kişilerin Bakanlığın bilgisi ve onayıyla, okulların ihtiyacı doğrultusunda görevlendirildiğini ve hiçbir şekilde usulsüz bir sürecin parçası olmadığını vurgulayan Çavuşoğlu, Bakanlığın mevcut uygulamayı yasayla sınırlandırarak 2028’e kadar kademeli olarak sona erdirme yönünde sorumluluk aldığını, sistemi düzenlemeye, ihtiyaç olan kadroları zamanla doldurmaya ve mağduriyet yaratmamaya çalıştığını kaydetti.
“Sendikanın açtığı dava, kadro sınavına girme hayalinde olan meslektaşlarımızın hayallerini çökertmiştir”
“1985’ten beri devam eden bir uygulamaya yönelik sendikanın açtığı dava maalesef kadro sınavına girme hayalinde olan meslektaşlarımızın hayallerini çökertmiştir” ifadelerini kullanan Çavuşoğlu, “Yıllarını bu ülkenin çocuklarına adayan ve bu yöntemle ilkokullarda kadrolanmış yüzlerce öğretmenimiz varken gelecek yıl neredeyse sonlanacak olan bu uygulamaya Sendika tarafından yapılan saldırı adaletli olmamıştır.” dedi.
“Bu öğretmen adaylarının kaybolan yıllarının, bozulan hayat planlarının ve ellerinden alınan umutlarının hesabını kim verecektir?” sorusunu yönelterek, “Bu vebal ne Bakanlığın ne de öğretmen adaylarının omuzlarındadır; bu vebal, süreci mahkemeye taşıyarak yüzlerce insanın geleceğini belirsizliğe sürükleyenlerin üzerindedir.” diyen Çavuşoğlu, Bakanlığın, kamu yararı ve eğitimde istikrar adına çözüm üretme iradesini ortaya koyduğunu, sendikanın ise çözüm yerine yıkımı, düzenleme yerine mağduriyeti tercih ettiğini söyledi.
Mahkemenin gerekçeli kararının taraflarına teslim edilmesinin ardından hukuki değerlendirme yapılacağını belirten Çavuşoğlu, hükümetin öğretmen adaylarının mağduriyetinin önlenmesi için hukuka uygun her türlü adımı atacağını vurguladı.

















