1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. Barış Tilki’den polise “müdahale” baskısı: Sendikacıları hedef gösterdi
Barış Tilki’den polise “müdahale” baskısı: Sendikacıları hedef gösterdi

Barış Tilki’den polise “müdahale” baskısı: Sendikacıları hedef gösterdi

KIB-TEK’te iş güvenliği ve liyakat talepleriyle eylem yapan çalışanların tepkisiyle karşılaşan hükümet tarafından atanmış Yönetim Kurulu Üyesi Barış Tilki, yaşananların ardından polisi hedef alan dikkat çekici bir açıklama yaptı.

A+A-

KIB-TEK’te iş güvenliği ve liyakat talepleriyle eylem yapan çalışanların tepkisiyle karşılaşan hükümet tarafından atanmış Yönetim Kurulu Üyesi Barış Tilki, yaşananların ardından polisi hedef alan dikkat çekici bir açıklama yaptı. Tilki, polisin eylemcilere karşı yetersiz ve etkisiz kaldığını savunurken, kullandığı ifadeler sendikal eylemlere karşı daha sert polis müdahalesi talebi olarak yorumlandı.

KIB-TEK’te günlerdir tartışılan iş güvenliği, sınavsız terfi ve partizan istihdam iddiaları üzerine yükselen gerilim, yönetim ile EL-SEN arasındaki çatışmayı yeni bir noktaya taşıdı.

EL-SEN’in eylemi sırasında Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun’un makam odasına kadar giden çalışanlar ve sendikacılar, yönetimi “istifa” sloganlarıyla protesto etti. Yaşananların ardından KIB-TEK Yönetim Kurulu Üyesi Barış Tilki ise tartışmanın odağına çalışanların taleplerini değil, polisi ve sendikacıları yerleştirdi.

 

Polise “Neden müdahale etmediniz?” mesajı

Tilki, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada sendikal eylemin demokratik bir hak olduğunu belirtmesine rağmen, açıklamasının önemli bölümünü polisin eylem karşısındaki tutumuna ayırdı.

Polisin “itildiğini”, “itibarsızlaştırıldığını” ve “görevini yapamaz hale getirildiğini” ileri süren Tilki, polis teşkilatının kamuoyu önünde “zayıf ve etkisiz gösterilmesine kesinlikle müsaade edilmemesi gerektiğini” savundu.

Tilki bununla da yetinmeyerek doğrudan Polis Genel Müdürü’ne seslendi ve şu soruyu yöneltti:

“Sizin makam odanıza aynı şekilde girilse, kapınız zorlanarak açılmaya çalışılsa, makamınızda slogan atılsa ve sizi birkaç polis eşliğinde odanızdan çıkarmaya kalksalar buna seyirci kalır mıydınız?”

Tilki’nin bu sözleri, polisin sendikacılara karşı yeterince müdahale etmediği yönünde açık bir eleştiri olarak dikkat çekti. Açıklama aynı zamanda, işçiler ile polis karşı karşıya getirilmek mi isteniyor sorusunu da gündeme taşıdı.

 

İş güvenliği ve liyakat talepleri yine gölgede kaldı

KIB-TEK yönetimine yönelik tepkilerin merkezinde çalışanların iş güvenliği ile sınavsız terfi ve istihdam uygulamalarına ilişkin itirazları bulunmasına rağmen Tilki, açıklamasında bu taleplere yanıt vermedi.

Bunun yerine hükümet tarafından atandıklarını özellikle vurgulayan Tilki, kendilerinin ve Yönetim Kurulu Başkanı’nın makam odasından sloganlarla çıkarılmasını kabul etmediğini belirtti.

Böylece KIB-TEK’te yönetimin yanıtlaması beklenen “İş güvenliği konusunda ne yapıldı?”, “Sınavsız terfiler neden gündemde?” ve “Partizan istihdam iddialarına yanıt nedir?” soruları bir kez daha yanıtsız kaldı.

 

Sendikacılar hakkında şikâyetçi olacak

Tilki, eylem sırasında şahsına yönelik “saldırı, hakaret ve tehdit niteliğinde davranışlar” gerçekleştiğini öne sürerek resmi şikâyette bulunacağını da açıkladı.

Yaşananları “kamu düzeni” ve “polisin otoritesi” üzerinden değerlendiren Tilki, “Şahsıma yönelik yapılanların ve bugün yaşananların sonuna kadar takipçisi olacağım” dedi.

Tilki’nin açıklaması, hükümetin atadığı KIB-TEK yönetiminin kurum içerisindeki ağır iş güvenliği ve liyakat tartışmalarına yanıt vermek yerine, protestocu çalışanları ve sendikacıları güvenlik meselesinin odağına yerleştirmesi açısından dikkat çekti.

Bu haber toplam 843 defa okunmuştur