1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. “İŞ TAKİBİ, KOMİSYON RÜŞVET”
“İŞ TAKİBİ,  KOMİSYON  RÜŞVET”

“İŞ TAKİBİ, KOMİSYON RÜŞVET”

YENİDÜZEN Haber Merkezi ile bir araya gelen Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay, “700 bin dolar ne olabilir” sorusuna yanıt verdi

A+A-

Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı, Milletvekili adayı Kudret Özersay, basına da yansıyan Başbakan Hüseyin Özgürgün’ün 700 bin dolarlık banka hesaplarıyla ilgili önemli açıklamalar yaptı,  “Büyük yatırım yapılacağında işleri hızlandırıldığında komisyon olarak kazanılabilir, bunun gerçek adı rüşvettir. Veya bir bet ofisi izni verilirken ona aracılık edildiğinde kazanılabilir… Başkaları, başka bir para aklarken ona göz yumma karşılığında kazanılabilir… Bu kara bir dehlizdir…” dedi.

YENİDÜZEN Haber Merkezi ile bir araya gelen Özersay, 7 Ocak’taki seçimlerde HP’nin birinci parti çıkacağını, hatta tek başına iktidara gelebileceğine işaret etti.

Özersay, seçim süreci boyunca HP’ye yapılan eleştirilere de değinerek, “Seçim yaklaştıkça, karalamaların daha da artacağını düşünüyorum. Bu dönemde bunların ısıtılarak ortaya atılması bence tesadüf değildir. Bence bize az bile yapıyorlar” şeklinde konuştu.

İşte Kudret Özarsay’ın açıklamaları…

Seçim çalışmaları, halkın nabzı…

HP’nin oyu, daha ziyade ‘gizli oydur’…

 

  • YENİDÜZEN: 7 Ocak’ta yeni bir sistemi ile seçimler yaşanacak. Çalışmalar nasıl gidiyor, HP için halkın nabzı ne durumda?
  • Kudret ÖZERSAY: Seçim çalışmaları çok yoğun ve tatminkar gidiyor. Özellikle arazide insanlara birebir dokunarak, onlarla konuşarak yürümeye çalışan siyasi bir partiyiz. Bu açıdan insanlardan aldığımız geri dönüşlerden daha da fazla moral buluyoruz. HP’nin oyu, daha ziyade ‘gizli oydur’. İnsanlar çekiniyor. Her ne kadar da memlekette daha fazla özgürlük, demokrasi olduğu söylense de üstü kapalı bir baskı var. Rejimin ve eski siyaset anlayışının, özellikle UBP ve DP’nin yarattığı mobbing olduğunu düşünüyorum. İnsanlar çok açık şekilde düşündüklerini söylemezler. Bütün anketler kurgu değil. Ancak doğru yapıldıklarında bile insanlar kime oy vereceklerini söylemekte çekindiklerine dair hissim var. Özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimiyle mukayese etmeye çalışıyorum. Çünkü tek siyasi tecrübem, seçim tecrübem budur. Hayatım boyunca politik anlamda tek seçime girdim. En az onun kadar, ondan daha fazla toplumdan geri dönüşler olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. İlk kez parlamento seçimine böyle bir yasayla giriyoruz. Yeni seçim sistemiyle ilgili de gözlemlediğimiz şey; bir taraftan karma oy kullanmak isteyenlerin ciddi tereddütleri var. Çünkü karma oy, karmaşık oya dönmüş durumda. Birkaç oy öncesini mukayese ettiğimde çok daha fazla kişinin sandığa gideceğini gözlemledim.

 

  • YENİDÜZEN:2012 yılında, Temiz Toplum Derneği kurulduğunda karma oy çağrısı yapmıştınız.  Bugün yine bu çağrıyı yapıyor musunuz?
  • Kudret ÖZERSAY: Aynı çağrıyı yapmıyorum. O dönemdeki konjektörde, o dönemdeki siyasi partilerin alternatif olmadığını düşünüyorduk. Alternatifin de Seçim Yasası’na göre seçenek olan karma oy olduğu için böyle bir çağrı yapmıştık. Bu dönemde de karma oy kullanmak isteyenlerin kendilerine göre makul bir seçim yapacaklarını düşünüyoruz. Karma oy karşı olan siyasi bir parti değiliz. Ancak bu dönemle mukayese ederek bakmak gerekiyor. Bize göre Halkın Partisi bir alternatiftir, vizyonu ile adayları ile… Yüzlerce, binlerce insanla konuşuyoruz. Kimseye ‘ille bize oy verin’, ‘oyunuzu öyle kullanın’ demem. Vatandaşın iradesine güveniyorum.

 

"Bizim değerlendirmemiz, HP’nin tek başına iktidara gelebileceği yönündedir. Daha kesin olarak da HP’nin birinci parti olduğunu söyleyebilirim"

 

Seçim sonucu, oy oranı…

HP birinci parti, tek başına iktidara da gelebiliriz

 

  • YENİDÜZEN: HP, 7 Ocak’taki seçimden kaçıncı sırada çıkacak? Elinizdeki veriler nedir? Oy oranı ve milletvekili sayısı tahmininiz nedir?
  • Kudret ÖZERSAY:  Hiç kimsenin elinde sağlıklı veriler yoktur. Bazı anketler kurgudur, kaynağı da zaten belli değil. Anketler, bazı gazetelerde çıkıyor. Bu algı yönetmeye dönüktür. Bazı anket firmaları samimiyet ve kurallar çerçevesinde anket yapmasına rağmen buldukları veriler sağlıklı değildir. Vatandaş, kolay kolay kime oy vereceğini söylemiyor. Anketler içerisinde sosyolojik bazı konuları ölçen sorular genellikle daha gerçekçi sonuçlar bulabiliyor. Ama siyasi eğilimi genelde ölçemiyorlar. Bizim değerlendirmemiz, HP’nin tek başına iktidara gelebileceği yönündedir. Daha kesin olarak da HP’nin birinci parti olduğunu söyleyebilirim.
     
  • YENİDÜZEN: Peki nasıl bir seçim sonucu sizin için ‘başarısızlık’ olarak addedilebilir?
  • Kudret ÖZERSAY: Başarısızlık üzerinden gitmeyi tercih etmiyorum. HP’nin tek başına iktidara gelmesi bize göre mümkündür. Kararsız olan seçmenin, son eşikte nereye yöneleceği, sandığa gidip gitmeyeceği ile bağlantılıdır. Ama her durumda birinci parti çıkacağız.
     
  • YENİDÜZEN: Bir kamuoyu anketi seçimlerde sizi bayağı yukarılarda gösteriyordu, sonra bu çok değişti… İnsanlar mı değişti, o günkü ilk bulgular mı yanıltıcıydı? Size de ‘gelin sizi birinci parti çıkaralım’ diye teklifler geldi mi?
  • Kudret ÖZERSAY: Böyle bir teklif almadım. Kimseyle de böyle bir ilişki kurmam, böyle bir şeyi doğru da bulmam. Bazı şirketler, belli bir para karşılığı kendi yaptıkları anketin detaylarını paylaşmak istediler. Ama öyle bir ilişkiye girmedik. Hem anketlere olan güvensizliğimizden dolayı girmedik hem de öyle parası olan bir parti değiliz… Anket sonuçlarında birinci parti çıktığımızda da sonuçları elime alıp, ‘bakın bizi birinci parti gösterdiler’ diye gezmedim. Bize sorulduğunda da ‘anket sonuçlarında çıktığında daha güçlü olduğumuzu görüyoruz’ dedik. Cumhurbaşkanlığı seçimlerde anketlerin bizi gösterdiği rakamlarının 2-3 katı sonuç aldık. Hiç kimse bize %10-12’den fazla ihtimal vermedi ama iki katını aldık. Anketlerde birinci gösterildiğimizde de ona yaslanıp, hareket etmedim. Sonrasın da farklı sonuçlar çıktı, dünyanın neresinde böyle bir değişiklik olur diye insanlar düşünmelidir.

 

“Ne FBI, ne İsrail bıraktılar. Yazmadıkları şey kalmadı. Daha önce de söyledim, anamın babamın evladıyım. Halk iradesine vurgu yapıyoruz, başkasından güç veya destek alan bir parti değiliz. Toplum nezdindeki itibarları ne ise sözlerinin ağırlığı da o kadardır.”

 

Serdar Denktaş’ın ‘Kudret Özersay, Ahmet Davutoğlu’nun projesidir’ açıklaması…

‘Toplum nezdindeki itibarları ne ise sözlerinin ağırlığı da o kadar’

 

  • YENİDÜZEN: Partileşme süreci öncesinde daha bireysel olarak Cumhurbaşkanlığına aday olmuştunuz. Genel ezberimiz, partileşmek örgüt işidir, örgütsüz seçime gitmek zordur. Yeni parti olmanın sıkıntıları var mı?
  • Kudret ÖZERSAY: Partinin bir örgütü vardır ama klasik bir örgüt yapısı yoktur. Gençlik, kadın kolları yoktur ama hem gençler hem de kadınlar parti içerisinde etkilidirler… Partinin köy örgüt başkanları yoktur ama tüm köylerde ‘temas kişileri’ vardır. Bunlar bir kişi de değildir. Kuzey Kıbrıs’taki siyaset kendine hastır.
     
  • YENİDÜZEN: Türkiye siyasetinin burada çok etkin olduğunu görüyoruz. Serdar Denktaş ilk kez açık açık verdiği röportajda, ‘Kudret Özersay, Ahmet Davutoğlu’nun projesidir’ dedi. Bunu Mehmet Çakıcı da dillendirdi. Nereden çıktı? Türkiye ile ilişkiniz ne boyuttadır?
  • Kudret ÖZERSAY: Bunun nereden çıktığının muhatabı, söz konusu durumu ifade edenlerdir… Onlara sormak gerekiyor. Bu sözler halkın iradesine saygısızlıktır. Sadece 2015 seçiminde o programa, Kudret Özersay’a oy verenlere değil, bu partiye gönül verenlere de saygısızlıktır. Aylarca, parti kurulduktan sonra 20 küsur çalışma grubu çalıştı. Onların ürettikleriyle sabahlara kadar oturup birleştirerek oluşturduğumuz parti programı ile ilgili ‘Orada yazıldı, burada yazıldı’ demek onlara hakarettir… Algı yaratma çabasından başka bir şey değil. Toplumda bazı kesimlerde özgüven eksikliği vardır. Bir siyasal hareketin siyasi parti olmadan, örgüt olmadan, parası olmadan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 20’lerin üzerinde oy alması vatandaşın başarıdır. Kıbrıs Türkü’nün kendine güvenmeye ihtiyacı var. bu Türkiye ile ilişkileri dengelemesi açısından da çok önemlidir. Bu bir şeyleri başarabileceğine inanıp, başarması açısından da önemlidir. Ona zarar veren laflardır, buna üzülürüm. Özellikle seçim dönemlerinde bu durumun çıkarılıyor olmasını tesadüf olarak görmem. Cumhurbaşkanlığı seçimine 2 hafta kala benzer şeyler yapıldı. Sürekli olarak birisi bir şeyler başardığında, ille birisinin adamı olması gerekiyor. Ne FBI, ne İsrail bıraktılar. Yazmadıkları şey kalmadı. Daha önce de söyledim, anamın babamın evladıyım. Bugüne kadar kimsenin adamı olmadım, olmam da. Bu siyasi parti meşruiyetini bu topraklardan almanın dışında hiçbir yerde aramaz. Kıbrıs’ın dışından herhangi bir yerde ne destek istiyorum, ne de meşruiyet ararım. Halk iradesine vurgu yapıyoruz, başkasından güç veya destek alan bir parti değiliz. Toplum nezdindeki itibarları ne ise sözlerinin ağırlığı da o kadardır.

 

İmam Hatip Okulu, İlahiyat Koleji…

‘Yeni bir İmam Hatip’e gerek yok’

 

  • YENİDÜZEN: Meşruiyetten bahsettiniz. Yeni bir İlahiyat Koleji veya İmam Hatip açılması gündemde… Sizin mevcut İlahiyat Koleji, yeni bir İlahiyat Koleji veya İmam Hatip ile ilgili görüşünüz nedir?
  • Kudret ÖZARSAY: Bizim için önemli olan şey laiklik ilkesidir. Yeni bir İmam Hatip açılmasına gerekli olduğunu düşünmüyoruz. Ülkede devlet okulu anlamında okul eksikliğinden bahsediliyor, devlet buna öncülük edip Vakıflar İdaresi ile birlikte yeni bir okul yapmıyor? Neden,  ülkenin dışından bir vakfa arazi verilerek okul yapılması için izin veriyor. Bunlar soru işareti bırakıyor. Doğru bir şey de değildir. İlahiyat Koleji’nde de verilen eğitimin diğer devlet okullarındaki eğitim ile bire bir uyumlu olmak zorundadır. Bunu denetlemesi gereken de Eğitim Bakanlığı’dır. Herkes kendi kafasına göre eğitim veremez. İlahiyat Koleji’nde laiklik temeline aykırı eğitim varsa, göreve geldiğimizde Eğitim Bakanlığı kanalı ile sona erdiririz.

 

Milletvekilliği adaylarını belirleme süreci ve sonrasındaki tartışmalar…

‘Bize az bile yapıyorlar!’

 

  • YENİDÜZEN: HP, hem aday belirleme süreci hem de sonrasında en çok konuşulan, tartışılan parti oldu. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?
  • Kudret ÖZERSAY: Seçim yaklaştıkça, karalamaların daha da artacağını düşünüyorum. Bu dönemde bunların ısıtılarak ortaya atılması bence tesadüf değildir. Medyada bazı gazeteler ve bazı gazeteciler, seçim döneminde ilginç pozisyonlar alırlar. Kendilerini finansal olarak destekleyen insanlara göre bazı siyasi partileri ve siyasileri karalamayı görev edinirler… Bunlar normal değil. Bir siyasi parti ile ilgili bir iddiayı ön sayfadan tek haber olarak çıkar mısınız? Bence bize az bile yapıyorlar. Biz HP olarak, yapıyı rahatsız edecek şeyler söylüyoruz. Göreve gelmemiz durumunda yapmayı vaat ettiğimiz şeyler, statükodan beslenen bir kemsin düzenini, huzurunu bozacak şeylerdir. Yolsuzlukların üzerine gidip, Sayıştay raporlarını gündeme taşıyıp, Savcılık ve polis üzerinden bunları mahkemeye taşıyacağımızı söylediğimizde rahatsızlık duyanlar var. Bunların bir kısmı finansal olarak güçlü kesimlerdir, yıpratmaya çalışırlar.
     
  • YENİDÜZEN: HP’ye karşı bu yayınları yapılmasının arkasında kimler vardır?
  • Kudret ÖZERSAY: Muhtemelen öncelikli olarak siyasiler vardır. Bu ilişkileri herkes tahmin ediyor, gözlemliyor. Bir ay öncesinde yazılan köşe yazıları ile bir ay sonra yazılan köşe yazısında tüm absürtlüklere rağmen birilerine saldırmak için takla atan ‘gazetecileri’ siz görmüyor musunuz? Bizim üzerimize gelip, yıpratmaya çalışıyorlar. Ama hakikaten önemli değil.  Çünkü bunlar bizi zayıflatmaz…

“Türkiye’nin Kıbrıs’ta seçimlere ilişkin doğrudan veya dolaylı müdahalede bulunmasını tasvip etmem, doğru bulmam ve buna karşıyım."

 

Yeniden Cumhurbaşkanlığına aday olur mu?

‘5 yıllığına görev isteyip, sonrasında da Cumhurbaşkanı adayı olmam’

 

  • YENİDÜZEN: Seçim süreçlerinde, hükümet kurma çalışmalarında ve hükümet bozulurken Türkiye etkin rol alıyor. Şu anda Türkiye’yi nerede görüyorsunuz? Önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin pozisyonunu nasıl yorumluyorsunuz?
  • Kudret ÖZERSAY: Türkiye’nin Kıbrıs’ta seçimlere ilişkin doğrudan veya dolaylı müdahalede bulunmasını tasvip etmem, doğru bulmam ve buna karşıyım. Geçmişte vardı. İrsen Küçük döneminde seçim öncesinde siyaseti yönlendirecek, etkileyecek hareketler olduğunu bilmelerine rağmen yapılan bazı açıklamalar dolaylı bir müdahaledir. Koalisyon kurma örneklerinde de bazı siyasiler bunu kendilerini söylemiştir. Böyle bir olgu bugüne kadar oldu. Ama şu an için spesifik destek olduğunu gözlemlemiyorum. Ama kamu otoritesi olabilecek kuruluşlardan gelen bazı açıklamaların aslında dolaylı olarak seçimlere etki etmeye yönelik olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda Türkiye ile KKTC arasındaki ilişki sağlıklı değildir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde en düşük oyu İskele-Karpaz bölgesinden almıştım. Türkiye’nin beni desteklediği söyleniyor ama Türkiye’nin etkili olabileceği düşünülen bölgelerden en az oyu nasıl alıyorum? Bunlar kendi içinde çelişen şeylerdir.
     
  • YENİDÜZEN: Bir sonraki Cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olacak mısınız?
  • Kudret ÖZERSAY: Bu seçimlerle birlikte, hükümete geldiğim, Başbakan olduğum takdirde kesinlikle 2020 geldiğinde Başbakanlığı bırakıp, Cumhurbaşkanlığına aday olmam. 5 yıllığına görev isteyip, bu görev halk tarafından bana verildikten sonra, bunu bırakıp da aday olmam.
     
  • YENİDÜZEN: Buradan, ‘Muhalefette olursam Cumhurbaşkanı adayı olurum’ sonucu mu çıkıyor?
  • Kudret ÖZERSAY: Bu aşamada değerlendirme yapmak istemem. Ama açık yüreklilikle Akıncı’nın göreve geldikten sonra sistem içerisindeki durumu, ağırlığını bakıp gördükten sonra bir daha değerlendirme yapmak gerekiyor. Çünkü ben kendi kendime bir şeyleri değiştirmek için ne yapabilirim sorusunu sorarım. O bağlamda yürürüm. Cumhurbaşkanlığı seçimine de bu maksatla girdim. Muhalefette kalıp da ondan Cumhurbaşkanlığına gitme gibi düşüncem yok…

 

Toparlanıyoruz Hareketi…

‘HP’nin ‘arka bahçesi’ değil’

 

  • YENİDÜZEN: Siyasetin ‘kirli’ olduğunu söylediniz. Neredeyse sizin dışınızdakilerin ‘kirli’ olduğunu ifade ettiniz. Bu toplum ne kadar temizdir? Topluma ne kadar güvenirsiniz? KKTC’ye ne kadar inanırsınız, ortada devlet olduğuna inanır mısınız?
  • Kudret ÖZERSAY: Programımızda da var. Ülkedeki yozlaşma ve çürümenin sadece siyasetle alakalı olmadığı, sivil toplum örgütleri ve sendikaların, hepimizin payı olduğundan bahsettik. Bu ülkede de siyasetle rant ilişkisi kuran menfaat çevresi vardır. Aksi halde siyasi partiler nasıl ayakta duruyorlar? Siyasi yapıların, partilerin içerisinde gerçekten ülke için bir şey yapmaya çalışanlar var. 2013’teki seçimde karma oy çağrısı yaptık, bununla seçilen isimler vardır. Partilerin içerisinde öne çıkmasına müsaade edilmedi. Toplumda yozlaşmaya karşı gelen tepkilere, siyaset daha önceden reaksiyon vermiş olsaydı belki de yeni bir siyasi partiye de ihtiyaç kalmazdı.
     
  • YENİDÜZEN: ‘Hiçbir siyasi partinin arka bahçesinin olmayacağız’ şeklinde açıklama yapmıştınız. Toparlanıyoruz Hareketi’nin ilk başkanı sizdiniz, ikinci başkanı da şu an milletvekili adayı olan Serkan Mesutoğlu… Bu noktada Toparlanıyoruz Hareketi veya Temiz Toplum Derneği’nin HP’nin ‘arka bahçesi’ olduğunu mu söylemeliyiz?
  • Kudret ÖZERSAY: Hayır söylememeliyiz. Son bir iki ayın içerisinde Halkın Partisi’ne gelen en ağır eleştiriler Toparlanıyoruz Hareketi’nden geldi. Geçen süre zarfında HP’nin açıklamalarından hareketle Toparlanıyoruz’un imaları, tüm siyasi partilere soruları oldu. Bu soruların bazılarını yanıtlamak için oturup birkaç gün ayırdık. Toparlanıyoruz Hareketi’nin şu anki faaliyetlerine bakarak, bu sorunun cevabını bulmak mümkündür.

 

“Büyük bir yatırıma yönelik işleri hızlandırıldığında komisyon olarak kazanılabilir, bunun gerçek adı rüşvettir. Veya bir bet ofisi izni verilirken ona aracılık edildiğinde kazanılabilir… Başkaları, başka bir para aklarken ona göz yumma karşılığında kazanılabilir… Bu kara bir dehlizdir…”

 

700 bin dolar tartışmaları…

‘Rüşvet’, bet ofisi izni veya para aklama…

 

  • YENİDÜZEN:700 bin dolarınız olsaydı ne yapardınız? Mal varlığınızı bizimle paylaşır mısınız? 700 bin dolar nasıl biriktirilir?
  • Kudret ÖZERSAY: Böyle bir param yok. Siyasete girdiğimden bugüne mal beyanımı yaptım, hatta nasıl kazandığımı da yazdım. Herkes bunu görüyor, değerlendirecektir… Kişinin yaptığı meslek, aldığı görevler, çıplak gözle bakıldığında böyle bir patayı elde edemeyeceğini gösteriyor. Aileden yüklü bir para veya mal kalsa bile bunun beyan edilmesi gerekiyor. Beyan etti mi? Zarfı açıp da bakmıyorlar… adeta oyun gibi. Açık, şeffaf değiller. Servetlerinin kaynağını açıklayacak konumda değiller. Çünkü o servetin kaynağı ile ilgili çok ciddi soru işaretleri vardır. Servetlerini de bilmiyoruz, onu da açıklamadılar. Daha önceden gündeme gelen ‘ev satın alma’ olaylarından bir miktar para ortaya çıkmıştı. Ben samimi bir şekilde mal varlığımı açıklayabilirim. Benim 2007 model Honda marka, eşimin de Opel marka bir aracı var. Lefkoşa’da eşimin adına bir dairem var. Bankaya 10 yıllık borcumuz var. 2 yılını ödedik, 8 yılı var. Bu borçla birlikte Bellapais’te bir evde kalıyoruz. Lefkoşa’da Metehan’da şehit arsam var. Bir de puanla anılan Mağusa Maraş bölgesinde bir arsa büyüklüğünde arazim var. şehit ailelerine verilen bir ev vardı Yenişehir’de. Annem ve kardeşlerimle orada büyüdüm. Annem ve kardeşlerimle birlikte o evde hissem var. Bankada param yok, DAÜ’de Profesör olarak çalışıyorum. oradan aldığım maaş var… 
     
  • YENİDÜZEN:700 bin dolar bu ülkede nasıl kazanılır?
  • Kudret Özersay: Büyük yatırım yapılacağında işleri hızlandırıldığında komisyon olarak kazanılabilir, bunun gerçek adı rüşvettir. Veya bir bet ofisi izni verilirken ona aracılık edildiğinde kazanılabilir… Başkaları, başka bir para aklarken ona göz yumma karşılığında kazanılabilir… Bu kara bir dehlizdir…

 

Eğitim, sağlık, yurttaşlık, özelleştirmeler…

‘Devlet otoritesinin varlığı tartışma kaldırıyor’

 

  • YENİDÜZEN: HP’nin sağlık eğitimdeki düşüncesi, yurttaşlık konusu, özelleştirmelerle ilgili atacağı adımlar nedir?
  • Kudret ÖZERSAY: Ücretsiz eğitimi hayata geçireceğiz. Eğitimin kalitesini artırmak ve kademeli olarak tam gün eğime geçme sözü veriyoruz. Bazı alt yapı eksiklikleri var, müfredatın da yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor. Sağlıkta Kıbrıs’ın kendi şartlarına Genel Sağlık Sigorta sistemini hayata geçireceğiz. Otomasyona geçip, veri toplayacağız. Vatandaşlar, devlet ve özel hastanelerden sağlık sigorta primini yatırması nedeniyle karşılığını alabileceği bir sağlık sisteminden bahsediyoruz. Doktorların maaşları yeterli değil ancak kamuda hizmet veren insanlar maaşlarından memnuniyet duymadıklarında ‘ben aldığım maaşa göre çalışırım’ diyememeli. Bu haliyle devlet otoritesinin varlığı tartışma kaldırıyor. Dolayısıyla Kıbrıs’ta kapsamlı bir çözümün kalıcı ve yaşayabilir olması için kendi içinde çalışır hukuk düzenine, kamu düzenine ihtiyaç vardır. Devletin elindeki kurumların birilerine satılıp, elden çıkarılmasına yönelik yaklaşımına sıcak bakmıyoruz. Özelleştirmeden kastedilen kasıt buysa, bizim yapacağımız bu değildir. Devletin elindeki kurumların kendi içlerindeki reformlarla verimli çalışması mümkün olup olmadığına bakacağız. Mümkün değilse, kamu özel ortaklığı modellerinin kullanılması gerektiğini düşünüyoruz. Kıb-Tek’in yüzde 50’si özel bir şirketten hizmet alınarak, elektrik üretiliyor. O ilişkinin yanlış kurulduğu ortadadır. Olumsuz sonuçlarını görüyoruz. Kıb-Tek’de finansal ayrıştırma yapılmalıdır. Ercan’da doğru olmayan şekilde bir sözleşme yapıldı. Toplum menfaatinin gerisinde sözleşme yapıldı. Temel prensibimiz kamu yararıdır. Değişik yöntemler var, her bir konuyla ilgili özel kendine has modeller geliştirmek zorundayız. Telefon Dairesi’nin mevcut kapasitesini kullanıp, kamu özel ortaklığıyla olmayan rekabeti yaratmak düşüncesindeyiz.

 

“UBP ve DP, 7 Ocak’tan sonra hükümette olamayacak. Net bir şekilde gördüğümüz budur.”

 

Koalisyon modelleri…

‘UBP ve DP 7 Ocak’tan sonra hükümette olamayacak’

  • YENİDÜZEN: Koalisyon modelleri de konuşuluyor. ‘Asla hiçbir partiyle koalisyon kurmam’ der misiniz?
  • Kudret ÖZERSAY: Vatandaşa verdiğimiz sözleri tutamayacağımız bir koalisyonda yer almayız. Hesap soramayacağımız bir koalisyon ilişkisine girmeyiz. Parti Meclisi’nde de o gün geldiğinde de bu çerçevede değerlendirme yapma konusu konuşuldu. HP’nin iradesi bu yöndedir. Konunun özü önemli. UBP ve DP 7 Ocak’tan sonra hükümette olamayacak. Net bir şekilde gördüğümüz budur. HP’nin birinci parti gelerek, hükümeti kuracağı iddiasındayız.

hp2.jpg

  • YENİDÜZEN: Peki, içinizden hangi partiyle koalisyon kurmak geçiyor?
  • Kudret ÖZERSAY: İçimizden biriyle koalisyon kurmak geçmiyor. Çünkü koalisyonlar, özellikle son dönemde pazarlık mantığına dayandığı için genelde zarar vermiştir. Siyasi istikrarsızlığı beslemiştir, hepsinden önemlisi de TC ile olan ilişkilerde daha da güçlü bir pozisyona sokan durum yaratmışlardır. Bence TC ile ilişkileri sağlıklı zemine oturtabilmek için, tek başına iktidar çok önemli olacaktır.
     
  • YENİDÜZEN: Peki bu olmazsa?
  • Kudret ÖZERSAY: Olacak…
     
  • YENİDÜZEN: Halkın iradesi ‘koalisyona’ işaret ederse, kiminle kurmayı tercih edeceksiniz?
  • Kudret ÖZERSAY: Seçim sonucu ortaya çıktığında, tek başına iktidar yoksa ve bunun içinde farklı koalisyon ihtimalleri varsa halkın tercihi hangisidir?  Bunu söyleyebilir misiniz? Söylemezsiniz, çünkü farklı farklı olasılıklar vardır. Bugünkü noktada ideal varacağı sonuç, dirayetli duruşa sahip olacak tek başına güçlü siyasi iktidardır. Bu mümkündür… 10-12 günlük sürede yaşayıp göreceğiz. HP birinci parti çıkacak, tek başına iktidar iddiamız da var…
     
  • YENİDÜZEN: Şeffaflığa çok fazla vurgu yaptınız, PM kurulması döneminde adayların kim olduğunu bilmiyordum. Milletvekili aday adaylarını da basına sızdı, bu konuda açıklama yapmadınız. Bu sizin vurgu yaptığınız şeffaflık ilkesine bağdaşıyor mu?
  • Kudret ÖZERSAY: Bence bağdaşıyor. Ülkenin durumu malum… İnsanlar aday olamayacaklarsa, aday adayı olduklarının bilinmesini istemeyenler de var… PM seçimi kapalı yapılmadı, parti içerisinde duyurusu yapıldı. Parti üyesi değil, gönüllüsü olanlar da biliyordu. Kamuoyuna açıklamaktan imtina etmek çabasına girmedik…

 

Fotoğraflar: Levent ÖZDAĞ

 

ozel-haber-gorsel-128.jpg

 

 

Bu haber toplam 2390 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler
İlgili Haberler