1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. “Doğup büyüdüğüm yerde yeni anılar biriktiriyorum”
“Doğup büyüdüğüm yerde yeni anılar biriktiriyorum”

“Doğup büyüdüğüm yerde yeni anılar biriktiriyorum”

Taşınmaz Mal Komisyonu’nun kararıyla  Kozanköy’deki 349 metrekarelik arazisi iade edilen 79 yaşındaki Nikolas Skurides, evini tamamladı

A+A-

“2003’den sonra Kıbrıslı Türklerle, Türkiye’den gelen Türklerle yedim, içtim, eğlendim. Ben kişileri insan olarak değerlendiririm, dinine, diline, milliyetine bakmam. Bu süreçte Güney’de mallarını bırakmak durumunda kalan Kıbrıslı Türklerin de benimle aynı durumda olduklarını, mağdur olduklarını gördüm. Evlerini, mallarını bırakmak zorunda kalan, göç etmek durumunda kalanların duygularını çok iyi anlıyorum”

 

“Arazinin birine verilmediğini öğrenince başvurmaya karar verdim. Arazi birine verilmediği için kimsenin düzenini bozmayacaktım. Köyüme ev yapıp ömrümün ilk kısmını geçirdiğim, güzel anılarım olan yerde, ömrümün son kısmını da geçirip, büyüdüğüm yerde ölmeyi düşündüm”

 

“Önceleri niyetim kendime bir oda yapmaktı ama çocuklarım kendileri de haftasonları gelip kalmak istediklerini söyleyince ev yapmaya karar verdim. Kozanköy’deki bu yerin benim için anlamı çok farklı. 79 yaşındayım ve ne kadar ömrüm kaldığını bilmiyorum. Hayatımın kalan kısmında doğup büyüdüğüm yerde çocuklarımla birlikte vakit geçirmek istiyorum”

 

“Köyüme ev yapma kararını kendim aldım. Kimseden bir beklentim olmadı ve hala da yok, tepkilere kulak asmadım, asmıyorum. Kendi inandığım şekilde davrandım. Kurallara uygun şekilde evimi yaptım. Özlemim ailemin evi gibi bir ev kurmaktı. Mücadele verdim ve sonunda yaptım”

 

“Mutluluğumu ifade edecek kelime bulamıyorum. Hayatımın kalan kısmında doğup büyüdüğüm yerde çocuklarımla birlikte vakit geçirmek istiyorum. Ben dostlarımla, arkadaşlarımla köyümde vakit geçirmekten, çocuklarımla yeni anılar biriktirmekten çok mutluyum”

 

“Komşumuzla aramıza tel çekmedik, çünkü insanların tellerle ayrılmasına karşıyım. Olayları insani açıdan değerlendirirsek çözümü kolay buluruz. Önemli olan insani açıdan bakmaktır, çıkarlar açısından değil. Çözüm olmasını istiyorum ancak çözümü çok yakın görmüyorum. Kıbrıs’ta hepimiz hatalar yaptık, bunlardan ders çıkarmak gerekir”

 

Ödül Aşık ÜLKER

Kıbrıslı Rum Nikolas Skurides, Taşınmaz Mal Komisyonu’nun kararıyla kendisine iade edilen Kozanköy’deki 349 metrekarelik arazisine evini yaptı.

Kozanköy’de doğup büyüyen ve 15 Ağustos 1974’te 34 yaşındayken köyünü terk etmek zorunda kalan Skurides, geçişlerin başlamasının ardından köye gidip geldikçe ailesine ait olan yerin kimseye verilmediğini öğrendiğini ve bunun üzerine TMK’ya başvurduğunu anlattı.

79 yaşındaki Skurides, “Çözümün yakın olmadığını, çözüm umudunun azaldığını görünce malımı geri almak için TMK’ya başvurmayı düşündüm. Arazinin birine verilmediğini öğrenince başvurmaya karar verdim. Arazi birine verilmediği için kimsenin düzenini bozmayacaktım. Köyüme ev yapıp ömrümün ilk kısmını geçirdiğim, güzel anılarım olan yerde, ömrümün son kısmını da geçirip, büyüdüğüm yerde ölmeyi düşündüm” diye konuştu.

“Ben kişileri insan olarak değerlendiririm, dinine, diline, milliyetine bakmam” diyen  Skurides, “Bu süreçte Güney’de mallarını bırakmak durumunda kalan Kıbrıslı Türklerin de benimle aynı durumda olduklarını, mağdur olduklarını gördüm. Evlerini, mallarını bırakmak zorunda kalan, göç etmek durumunda kalanların duygularını çok iyi anlıyorum” şeklinde konuştu.

Mümkün olduğunca sık Kozanköy’e geldiğini söyleyen Skurides, hayatının kalan kısmında doğup büyüdüğü yerde çocuklarıyla ve dostlarıyla vakit geçirmek, anılar biriktirmekten çok mutlu olduğunu kaydetti.

Skurides, yan komşunun eviyle kendi evi arasına tel veya duvar örmediklerini de belirterek,

“Komşumuzla aramıza tel çekmedik, çünkü insanların tellerle ayrılmasına karşıyım. Olayları insani açıdan değerlendirirsek çözümü kolay buluruz. Önemli olan insani açıdan bakmaktır, çıkarlar açısından değil” dedi.

 

“Güney’de mallarını bırakmak durumunda kalan Kıbrıslı Türklerin benimle aynı durumda olduklarını gördüm”

Soru: Kendinizi kısaca tanıtır mısınız? Geçişler başladıktan sonra köyünüze geldiğinizde ne hissettiniz? Neler yaşadınız?

Skurides: 1940’da Larnakatis-Lapitos’da (Kozanköy) doğdum ve 1974’e kadar da burada yaşadım. 3 erkek, 2 kız olmak üzere 5 çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuyum. Şimdi ev yaptığım yerdeki evde doğdum, büyüdüm. 15 Ağustos 1974’de köyü son terk edenlerdenim.

Köyden ayrılmak zorunda kaldığımda 34 yaşındaydım ve bekardım. 29 sene sonra 2003 yılında kapılar açılınca tekrar köyüme gelebildiğimde 3 çocuklu ve torun sahibi bir dedeydim. Köye geldiğimde evimiz yıkılmıştı, bizim evle bitişik nizam olan, ailemize ait 4 ev de yıkılmıştı. Evimizin yıkılmış olduğunu görünce hastalandım. Moral bozukluğuma rağmen gelmemezlik etmedim, köyüme gelmeye, günlük kahvemi köyde  Kıbrıslı Türklerle içmeyi tercih ettim. Arkadaşlıklar, dostluklar kurdum.

2003’den sonra Kıbrıslı Türklerle, Türkiye’den gelen Türklerle yedim, içtim, eğlendim. Ben kişileri insan olarak değerlendiririm, dinine, diline, milliyetine bakmam. Bu süreçte Güney’de mallarını bırakmak durumunda kalan Kıbrıslı Türklerin de benimle aynı durumda olduklarını, mağdur olduklarını gördüm. Evlerini, mallarını bırakmak zorunda kalan, göç etmek durumunda kalanların duygularını çok iyi anlıyorum.

Eskiden köyde Kıbrıslı Türkler olduğunu hatırlamıyorum ama büyüklerimizden duyduğum kadarıyla birkaç aile vardı. Çocukluğumda babam önceleri at veya eşeklerle, daha sonra araba ile  köyleri gezip altın- mücevher satardı. Ben de babamla giderdim. Gittiğimiz köylerde babamın müşterilerinin çoğu Kıbrıslı Türk’tü. Temasımız 1974’e kadar kopmadı. 74’den önce de iki toplum arasındaki çatışmalara rağmen Kıbrıslı Türk arkadaşlarım vardı. Ben de tütün fabrikasında elektrik mühendisi olarak çalışırdım.

 

“Arazi birine verilmediği için kimsenin düzenini bozmayacaktım”

Soru: Evinizin yıkılmış olduğunu gördünüz. Köydeki malınızı almak için başvuru yapmaya nasıl karar verdiniz?

Skurides: Köye gidip geldikçe ailemize ait olan yerin kimseye verilmediğini öğrendim. Çözümün yakın olmadığını, çözüm umudunun azaldığını görünce malımı geri almak için TMK’ya başvurmayı düşündüm. Arazinin birine verilmediğini öğrenince başvurmaya karar verdim. Arazi birine verilmediği için kimsenin düzenini bozmayacaktım. Köyüme ev yapıp ömrümün ilk kısmını geçirdiğim, güzel anılarım olan yerde, ömrümün son kısmını da geçirip, büyüdüğüm yerde ölmeyi düşündüm.

Başvuru yapmaya karar verince, bir Kıbrıslı Türk arkadaşımın aracılığıyla avukat tuttum, sonuca ulaşmak yıllar sürdü ama bu süreçte komisyona olan inancımı hiç kaybetmedim. Başvuru kararını kendim verdim, ailemin veya arkadaşlarımın fikrini sormadım. İade kararı sonrasında inşaat yapmaya karar verdiğimde ailemin de görüşünü sordum. Önceleri niyetim kendime bir oda yapmaktı ama çocuklarım kendileri de haftasonları gelip kalmak istediklerini söyleyince ev yapmaya karar verdim. Kozanköy’deki bu yerin benim için anlamı çok farklı. 79 yaşındayım ve ne kadar ömrüm kaldığını bilmiyorum. Hayatımın kalan kısmında doğup büyüdüğüm yerde çocuklarımla birlikte vakit geçirmek istiyorum.

 

“Kurallara uygun şekilde evimi yaptım”

Soru: TMK’nın aldığı başka iade kararları da var ama Kuzey Kıbrıs’a yerleşen ilk Rum siz oldunuz. İki taraftan bazı tepkiler de oldu, inşaat izni konusunda da bazı zorluklarla karşılaştınız. Hiç pes etmeyi düşündünüz mü?

Skurides: Pes etmeyi hiç düşünmedim. Köyüme ev yapma kararını kendim aldım. Kimseden bir beklentim olmadı ve hala da yok, tepkilere kulak asmadım, asmıyorum. Kendi inandığım şekilde davrandım. Kurallara uygun şekilde evimi yaptım. Özlemim ailemin evi gibi bir ev kurmaktı. Mücadele verdim ve sonunda yaptım.

O dönemde köyden tepki verenler olduğunu gazetelerde görmüştüm. Fotoğraftaki insanların bazılarının bu tür tepkiler vermelerini beklerdim ancak bazılarının olumsuz tepki vermesine çok şaşırdım, fotoğrafta hiç beklemediğim insanları da gördüm. Şaşırdım, hayal kırıklığı yaşadım. Bazı kesimlerin dolduruşuna gelip eylem yapanlar şimdi benden tekrar tekrar özür diliyor, arkadaşlık ilişkilerini tekrar kurmaya başladık.

 

“Mutluluğumu ifade edecek kelime bulamıyorum”

Soru: Şimdi artık köyünüzdesiniz. Neler hissediyorsunuz?

Skurides: Mutluluğumu ifade edecek kelime bulamıyorum. Hayatımın kalan kısmında doğup büyüdüğüm yerde çocuklarımla birlikte vakit geçirmek istiyorum. Ben dostlarımla, arkadaşlarımla köyümde vakit geçirmekten, çocuklarımla yeni anılar biriktirmekten çok mutluyum. Buraya geldiğimde güvendiğim arkadaşlarımla sohbet ederim, eğlenirim. Korkum, endişem yok, burada mutluyum.

 

“Sıradan insanların arasında bir sorun yok”

Soru: Kıbrıs’ın geleceğiyle ilgili ne hayal ediyorsunuz?

Skurides: Siyasetle ilgilenmiyorum. Ben kendi inandığım yolda ilerliyorum. Savaş dış güçlerin bir oyunuydu. Politikacılar karıştırmadığı sürece sıradan insanların arasında bir sorun yok. Komşumuzla aramıza tel çekmedik, çünkü insanların tellerle ayrılmasına karşıyım. Olayları insani açıdan değerlendirirsek çözümü kolay buluruz. Önemli olan insani açıdan bakmaktır, çıkarlar açısından değil. Çözüm olmasını istiyorum ancak çözümü çok yakın görmüyorum. Kıbrıs’ta hepimiz hatalar yaptık, bunlardan ders çıkarmak gerekir.


“onceleri-niyetim-kendime-bir-oda-yapmakti-ama-cocuklarim-kendileri-de-haftasonlari-gelip-kalmak-istediklerini-soyleyince-ev-yapmaya-karar-verdim.”.jpg
“Önceleri niyetim kendime bir oda yapmaktı ama çocuklarım kendileri de haftasonları gelip kalmak istediklerini söyleyince ev yapmaya karar verdim.”

skurides-ailesi--kozankoye-donmenin-mutlulugunu-yasiyor....jpg
Skurides ailesi  Kozanköy'e dönmenin mutluluğunu yaşıyor...

jj-034.jpgKozanköy’deki buluşmaya Skurides’in ailesi, Kıbrıslı Türk dostları ve bazı Kozanköylüler katıldı…

kkk-003.jpg

Fotoğraflar: Birol BEBEK

Bu haber toplam 5370 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler
İlgili Haberler