
Kıbrıs Sineması, 4 filmle 24. Kıbrıs Film Günleri’nde yarıştı
Kıbrıs Cumhuriyeti Kültür Bakan Yardımcılığı tarafından Rialto Tiyatrosu ile ortaklaşa düzenlenen ve bu yıl 24. kez yapılan Kıbrıs Film Günleri Uluslararası Festivali’nde yer alan Kıbrıs filmlerine daha yakından bakmak istedim.
Murat OBENLER
Kıbrıs Cumhuriyeti Kültür Bakan Yardımcılığı tarafından Rialto Tiyatrosu ile ortaklaşa düzenlenen ve bu yıl 24. kez yapılan Kıbrıs Film Günleri Uluslararası Festivali’nde yer alan Kıbrıs filmlerine daha yakından bakmak istedim.
Glocal Images Uluslararası Yarışması’nda da yer alan "Hold Onto Me","Motherwitch", “Maricel” ve “Diversion” filmleri dünya prömiyerlerini yurtdışındaki farklı festivallerinde yaparken Kıbrıs prömiyerlerini ise 24. CDF’s yaptılar. Hem Lefkoşada hem de Limasol’da yoğun ilgi gören Kıbrıs filmlerinin gösterimleri sonrasında film ekiplerinin katılımı ile seyirciler hem görüşlerini aktardı hem de kafasındaki soruları ekiplere yöneltti.
İlk olarak benim de favorim olan en iyi film ödülü için en güçlü aday olan Myrsinie Aristidou’nun yönettiği “Hold Onto Me” ile başlamak isterim. Kıbrıs, Danimarka, Yunanistan, ABD ortak yapımı film bu yıl Sundance Film Festivali’nde kazandığı izleyici ödülü ile de dikkatleri üzerine çekmiş ve İstanbul FF de dahil birçok festivalde sinemaseverlerle buluşma yolculuğunu sürdürüyor.
Dağılmış bir ailede annesi ve kardeşi ile yaşayan 11 yaşındaki İris’in bir akraba cenaze vesilesiyle babasıyla karşılaşması sonucunda çok az yaşama imkanı bulduğu babası Aris’in peşine düşmesinin hikayesine şahit olduğumuz filmde bir yandan dağılmış ailelerde sevgi eksikliği ve çeşitli sorunlar ile büyüyen çocukların nasıl hayatta savrulabildiğini görürken bir yandan da tüm bu zorluklara rağmen annesini de kaybetmek pahasına babasından vazgeçmeyen İris’in büyük kalbinin etkisine kapılıyoruz.
Maria Petrova’nın İris ve Christos Passalis’in Aris rollerinde etkileyici birer oyunculuk sergilediği film hem babanın tekinsiz işlerinden dolayı bir aksiyon filmine dönüşüyor hem de yıllar sonraki yakınlaşmadan dolayı zaman zaman duygusal bir zeminde ilerliyor. Filmin İstanbul FF’nde yer alan gösteriminde birçok seyircinin gözyaşlarına hakim olamadığını gözlemlerken yönetmenin bu duygusal hisleri bir ajitasyona gitmeden aktarması da seyirciyi filmde tutuyor. Kıbrıs’ın sosyo-ekonomik ve politik durumunun da yıllar içinde artış gösteren yasadışı işlerinin üzerinden geri planda verildiği filmde özellikle Aris’in mafyaların elinden kurtulmak için verdiği mücadeleyi izlerken Kıbrıs adası üzerindeki birçok polisiye olay da gözlerimin önünden geçti. Bir çatışma ve reddetme ile başlayan film zamanla bir arkadaşlığa ve hayatını ortaya koyacak kadar bir baba-çocuk ilişkisine evriliyor. Asi bir karakter olarak kendinden büyük arkadaşı Danae ile okuldan geri kalan zamanını sokaklarda geçiren İris’in bir yandan çocuk olma duygularını yaşarken bir yandan da büyük bir risk alarak eline geçen bu babasına kavuşma fırsatını değerlendirme süreci seyirciyi sürekli olarak filmde tutuyor.

Yönetmen Minos Papas’ın "Motherwitch" filmi seyirciyi İngiliz İdaresi’nin Kıbrısta başladığı bir dönem atmosferine ve tam olarak da 1882 yılına götürüyor. Şubattaki 55. Roterdam Uluslararası FF’nde açılışını yapan gotik ve folkorik öğelerin bol bol yer aldığı korku fantezi türlerini birleştiren film din ve geleneklerin etkisi altında bir Kıbrıs köyünde Fransa’da dönen ressam Eleni’nin çocuklarını köydeki bir kazada kaybetmesi sonrasında depresyona girmesi ve ölen çocuklarını bir şekilde diriltmesi hikayesi anlatılıyor. Kıbrıs folklorunun Kalikantzari (goncoloz) yaratıklarını uyandıran Eleni bir yandan bunlardan kurtulmaya çalışırken arka arkaya meydana gelen ölümlerle bağlantısı olduğu düşünülerek bir yandan da köyde uğursuz/lanetli/cadı ilan edilir. Bu lanetle mücadele eden Eleni’nin yine resme merak salan küçük Michalakis ile yakınlaşması zamanla bu kötü ruhlara karşı birlikte mücadeleye dönecektir. Çok başarılı kullanılan hikaye anlatımı ve müziklerle de seyirci film boyunca kendini bu gerilimli ortamın içinde bulur. Eleni’nin hem köylülerle mücadelesi hem de şeytani güçlerle kovalamacası filmin ana hikayesi olarak öne çıkarken Kıbrıs’ın İngiliz sömürgeciliği ile tanışmasının da sahnelerini görüyoruz.

Yönetmen Marinos Kartikkis’in “Diversion” filmi Selanik FF’nde de seyirciyle buluşma başarısı gösterdikten sonra Kıbrıs’ta da festivalde prömiyerini yaptı. Filmde maddi sıkıntılar çeken polis Kostas’ı takip ediyoruz. Kostas zorlaşan ekonomik koşullar karşısında polis olmasına rağmen yasadışı/kanunsuz işlere girerken kız arkadaşı ve ayrı yaşadığı çocuğu arasındaki dengeyi bulmakta da zorlanmaktadır. Kız arkadaşının bir gün morgdan çaldığı eşyaları bulmasıyla artan gerilim bir polisin kendini hem resmi bir soruşturma hem de kız arkadaşı ve oğluyla ilişkisinin ciddi çatışmalara evrildiği bir dömende bulmasıyla karmaşık hale gelir.

Elias Demetriou’nun yönettiği Kıbrıs, Yunanistan yapımı “Maricel” hem Glocal Images yarışmasında hem de Kıbrıs filmleri yarışmasında yer alıyor. Açılışını Selanik FF’nde yapan film 3 ana karakter arasındaki ilişkiye odaklanır. Filipinli ev işçisi Maricel, Kıbrıs'taki bir dağ köyünde yaşayan yaşlı çiftin bakımı için işe alınır. Bu bakım işi her karakterin kendi geçmişleriyle yüzleşmesine de neden olurken bazı yanlış anlamalardan ve dedikodulardan dolayı özellikle yaşlı çiftin arasının da açılmasına neden olur. Ülkesindeki annesi ve çocuğunun ekonomik bakımını da üslenen Maricel’in bu işe olan ihtiyacı onu bazı şeylere katlanmasına(köydeki söylentiler, aşağılama ve yabancı düşmanlığı) da neden olurken evdeki büyükbaba karakteri Pantelis (ingilizce bilmesi sonucunda Maricel ile iletişimi sağlar) Maricel ile daha insani boyutta arkadaşlık kurar ancak büyükanne hem Maricel’i evde istemez (yardımı reddeder) hem de onun kültürünü küçük görerek adanın kültürünü dayatmaya çalışır. Evin şehirde yaşayan çocuğu olaya tamamen ticari olarak yaklaşırken özellikle Pantelis’te Maricel’e karşı gelişen sosyal yakınlaşma ve hayatlarında onun varlığını kabul ederek birlikte yaşama düşüncesi filmde bazı kırılmaları öne çıkarırken film de heyecanlı bir sona doğru ilerler. Kıbrıs’ta yabancı işçiliği, yabancı düşmanlığı, kültürel ve sosyal entegrasyon, kuşaklararası çatışma ve sevgiden uzak aile bireylerinin duygusuz insanlar olarak yaşamaları, cinsel istismar gibi konuları senaryoda bizlere aktaran film samimi hikayesi ve karakterleri ile beğeni kazanıyor.























