
Tüm okullar yarın grevde olacak
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) ve Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) yarın tüm okullarda tam gün grevde olacaklarını açıkladı.
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) ve Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) yarın tüm okullarda tam gün grevde olacaklarını açıkladı.
KTÖS'ten yapılan açıklamada, "Bugün omuz omuza durma günüdür. Bugün dayanışmayı büyütme günüdür. Bugün hakkımıza, ekmeğimize, geleceğimize sahip çıkma günüdür. Hayat pahalılığı hakkımızdır, dondurulamaz!" denildi.
KTOEÖS'ten yapılan açıklamada ise "30 Mart Pazartesi tüm okullarımızda grevde olacağız, sınavlar yapılmayacak, meclis önünde eylemde olacağız. Şimdi direnme, baş kaldırma zamanıdır! Ya bugün hep birlikte direnip kazanacağız, ya da hep birlikte kaybedeceğiz!" ifadeleri kullanıldı.
Selma Eylem: "Sınavlar yapılmayacak, Meclis önünde direneceğiz"
KTOEÖS Başkanı Selma Eylem, yaptığı açıklamada sınavların yapılmayacağına dikkat çekti, "Meclis önünde direneceğiz dedi.
Eylem'in açıklaması şöyle:
"UBP-DP-YDP hükümetinin bunca hırsızlık, yolsuzluk, sahtekarlığı görmezden gelip, yok sayıp emekçilerin alım gücünü gerileterek tüm halkı fakirleştirme talimatına boyun eğmesi kabul edilemezdir. Savaş nedeniyle yaşanan ve daha da büyüyecek olan ekonomik kriz karşısında halkın alım gücünü korumak yerine halkın cebine el atarak bedel ödetmeye çalışılmasını kabul etmiyoruz. Geleceğimiz için, kendi ülkemizde insanca yaşayabilmek için, adalet için, tüm dayatmalara karşı direnmek, tepkimizi ortaya koymak için hep birlikte grevdeyiz, tüm sendikalarla dayanışma içerisinde sokakta, eylemdeyiz. 30 Mart Pazartesi tüm okullarımızda grevde olacağız, sınavlar yapılmayacak, meclis önünde eylemde olacağız.
Toplumumuzun tüm kesimine çağrımızdır; her alanda sürekli olarak haklarımızı gasp eden, adaletsizlik yaratan, yolsuzluğa, yağmaya, hırsızlığa bulaşmış, halkının menfaatleri, özgürlükleri, hakları aleyhine yasalar yapan bu hükümet gidene kadar, tasarı geri çekilene kadar mücadeleyi kararlılıkla sürdürmemiz gerekmektedir. Şimdi direnme, baş kaldırma zamanıdır! Ya bugün hep birlikte direnip kazanacağız, ya da hep birlikte kaybedeceğiz!"
Maviş: "Emekçinin hakkını savunmak için genel grevdeyiz"
KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş ise, UBP-DP-YDP Hükümeti'nin emekçiyi cezalandırmak istediğine vurgu yaparak, KTÖS olarak buna sessiz kalmayacaklarını söyledi.
Maviş'in açıklaması şöyle:
"Hükümetin yıllardır fırsat kolladığı hayat pahalılığı ödeneğini dondurma girişimi, bugün savaşın ve bölgesel gerilimin yarattığı belirsizliğin arkasına gizlenerek yeniden toplumun önüne getirilmektedir. Oysa gerçek açıktır: Ülkede yaşanan sorun ekonomik kriz değil, açık bir yönetim krizidir.
Üretimi güçlendirmeyen, kamu maliyesini şeffaf yönetmeyen, kayıt dışılığı ve rant düzenini önlemeyen, ihalede, istihdamda ve kaynak kullanımında adaleti sağlayamayan hükümet; kendi yarattığı krizin bedelini şimdi maaşlı çalışanlara, emekçilere ve emeklilere ödetmek istemektedir.
Hayat pahalılığı ödeneğini dondurmak; ne enflasyonu düşürür ne piyasayı rahatlatır. Tam tersine, önümüzdeki günlerde dövizde yaşanacak artışlar, yeni zam dalgaları ve yükselen enflasyon karşısında maaşlar hızla eriyecek, alım gücü korunamayacaktır. Bugün atılacak bu yanlış adım, yarın sofradaki ekmeğin küçülmesi, çocukların eğitim ve temel ihtiyaçlarının daha zor karşılanması anlamına gelecektir.
Üstelik bu tercih yalnızca çalışanları değil, emeklileri de doğrudan vuracaktır. Yükselen maaş katsayıları ve ikramiye hesaplamaları karşısında hayat pahalılığının baskılanması, emeklilik ikramiyelerinin reel olarak erimesine yol açacak; yıllarca emeğiyle bu ülkeye hizmet eden insanlar yoksulluğa itilecektir.
Bu kararın sonucu nettir:
Daha fazla zam, daha yüksek enflasyon, daha hızlı döviz baskısı, daha düşük alım gücü, daha derin yoksulluk.
Ancak görüyoruz ki hükümet, emekçinin maaşına göz dikerken sermayeyi korumaya devam etmektedir. Vergi adaleti sağlanmamakta, büyük kazanç sahiplerine dokunulmamakta, ayrıcalıklı çevrelere teşvikler sürdürülmekte, bedel ise yine halkın omzuna yüklenmektedir.
Peki bizim önerimiz nedir?
Biz krizin faturasının emekçiye kesilmesini değil, adil paylaşımı savunuyoruz.
Talebimiz nettir:
• Hayat pahalılığı ödeneği tüm maaş ve ücretlilere iki ayda bir eksiksiz yansıtılmalıdır.
• Vergi dilimleri enflasyona göre otomatik güncellenmelidir.
• Sabit gelirliyi ezen dolaylı vergiler düşürülmelidir.
• Akaryakıt, enerji ve temel tüketim ürünlerindeki kamu yükleri azaltılmalıdır.
• Kamu kaynakları yandaşlığa değil üretime, eğitime, sağlığa ve toplumsal refaha aktarılmalıdır.
• Kayıt dışılık, usulsüz teşvikler ve kamu zararları denetlenmelidir.
• Büyük sermaye için değil halk için sosyal koruma programları güçlendirilmelidir.



















