
Basın örgütlerinden komiteye sert tepki: “Bu iş daha bitmedi”
Basın Emekçileri Sendikası, Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği ve Medya Etik Kurulu ortak açıkllama yaptı.
Basın Emekçileri Sendikası, Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği ve Medya Etik Kurulu tarafından yapılan ortak açıklamada, Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi’nde yaşananların “basın özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına ve demokratik toplum ilkelerine yaklaşımın açık göstergesi” olduğu belirtildi.
Açıklamada, basın örgütleri ile demokratik kitle örgütlerinin saatler boyunca komitede görüş sunduğu, düzenlemenin yaratacağı sonuçlara ilişkin ayrıntılı uyarılar yaptığı ifade edildi. Buna rağmen, UBP’li komite üyeleri Yasemi Öztürk, Alişan Şan ve Sadık Gardiyanoğlu’nun düzenlemeyi değişiklik yapmadan Meclis’e sevk ettiği kaydedildi.
Açıklama şöyle:
Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi’nde bugün yaşananlar, bu ülkede basın özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına ve demokratik toplum ilkelerine nasıl yaklaşıldığının açık bir göstergesi haline gelmiştir.
Basın örgütleri saatler boyunca komitede görüş bildirmiş, toplumun her kesiminden demokratik kitle örgütleri düzenlemenin yaratacağı ağır sonuçları ayrıntılı biçimde ortaya koymuştur. Haftalardır kamuoyunda süren tartışmalara, yükselen toplumsal tepkiye ve onlarca örgütün ortak açıklamalarına rağmen, hiçbir toplumsal meşruiyeti kalmayan Ünal Üstel yönetimindeki UBP-DP-YDP Hükümeti ile UBP’li komite üyeleri Yasemi Öztürk, Alişan Şan ve Sadık Gardiyanoğlu, gazetecilere hapis tehdidi öngören düzenlemeyi tek bir değişiklik yapmadan komiteden geçirerek Meclis’e sevk etmiştir.
Bu tavır siyasi kibirdir. Bu tavır toplumsal iradeyi yok saymaktır. Bu tavır demokratik denetim mekanizmalarını baskı altına alma girişimidir. Üstel’in talimatlarını uygulayan komite üyeleri bugün yalnızca bir yasa maddesine onay vermemiştir. Halkın haber alma hakkını daraltan, gazeteciliği cezai baskı altına almaya çalışan ve demokratik toplum ilkelerini açık biçimde hedef alan bir anlayışın sorumluluğunu üstlenmişlerdir.
Bu süreç boyunca yalnızca basın örgütlerinin değil, toplumun farklı kesimlerinin ortaya koyduğu açık uyarılar da bilinçli şekilde görmezden gelinmiştir. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, geçtiğimiz günlerde yasayı geri gönderirken düzenlemenin basın ve ifade özgürlüğüne ölçüsüz müdahale riski taşıdığını, hukuki belirsizlik yarattığını ve temel haklara ağır müdahale anlamına gelebileceğini açık biçimde ortaya koymuştur. Buna rağmen komite ne toplumsal tepkiyi ne hukuki eleştirileri ne de demokratik kaygıları dikkate almıştır.
Ortaya çıkan tablo nettir. Gazetecilik faaliyetini cezai tehditle baskı altına almak isteyen bir siyasi anlayış, bugün tüm toplumsal itirazlara rağmen geri adım atmamıştır. Bu yaklaşım gazetecileri susturmayı, kamusal görünürlüğü azaltmayı ve toplumun bilgiye erişimini sınırlandırmayı hedeflemektedir. Bunun sonucu daha az şeffaflık, daha az hesap verebilirlik ve daha fazla korku ortamıdır.
Bugün komitede yaşananlar unutulmayacaktır. Bugün atılan imzalar sıradan imzalar değildir. Bu imzalar, bu ülkede gazeteciliği cezai baskı altına alma iradesinin altına atılmıştır. Halkın haber alma hakkını baskı altına alan, basın özgürlüğünü cezai tehditle sınırlandırmaya çalışan bu anlayış unutulmayacaktır.
Bu iş daha bitmedi.
Tarih sizi yazacak.
Basın Emekçileri Sendikası
Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği
Medya Etik Kurulu























