1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. “Statüko Kıbrıslı Türkleri korumuyor, tüketiyor”
“Statüko Kıbrıslı Türkleri korumuyor, tüketiyor”

“Statüko Kıbrıslı Türkleri korumuyor, tüketiyor”

Guterres'in ziyareti öncesinde açıklama yapan KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, mevcut statükonun Kıbrıslı Türkleri korumadığını, aksine tükettiğini ifade etti.

A+A-

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres'in Kıbrıs'a gerçekleştireceği ziyaretin, Kıbrıs sorununda uzun süredir ihtiyaç duyulan yeni bir diplomatik hareketlilik yarattığını belirterek, sürecin ne aşırı beklentilerle ne de umutsuzlukla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yazılı açıklama yapan Maviş, geçmişte çözüm umutlarının birçok kez sonuçsuz kaldığını hatırlatarak, ortaya çıkan her fırsatın ihtiyatlı ancak kararlı bir umutla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

KTÖS açısından Kıbrıs sorununun yalnızca liderler arasında yürütülen bir müzakere süreci olmadığını vurgulayan Maviş, meselenin Kıbrıs Türk toplumunun varlığını, siyasal iradesini, kimliğini, demokratik kurumlarını, ekonomik geleceğini ve dünyayla kuracağı ilişkiyi doğrudan belirlediğini kaydetti.

 

"İki kabul edilemez seçenek"

Kıbrıslı Türklerin bugün iki kabul edilemez seçenek arasında bırakıldığını belirten Maviş, bir yanda Kıbrıs Cumhuriyeti'ni yalnızca Kıbrıslı Rumların devleti olarak gören anlayışın Kıbrıslı Türkleri eşit kurucu ortak değil azınlık olarak değerlendirdiğini söyledi.

Geçiş kapılarına "Kıbrıs Yunandır" pankartı asan zihniyeti eleştiren Maviş, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin hiçbir toplumun etnik mülkü olmadığını, Kıbrıslı Türklerin de bu devletin eşit kurucu ortaklarından biri olduğunu ifade etti.

Diğer tarafta ise kuzeydeki mevcut yapının Kıbrıs sorununun çözümüne katkı sunan bir yapı olmaktan çıkarılarak kalıcı ayrılığı besleyen bir araca dönüştürüldüğünü savunan Maviş, bunun Kıbrıs Türk toplumunu uluslararası toplumdan kopuk, ekonomik ve siyasi açıdan bağımlı hale getirdiğini öne sürdü.

 

"Kuruluş Bildirgesi federal çözümü dışlamıyor"

Maviş, 15 Kasım 1983 tarihli Kuruluş ve Bağımsızlık Bildirgesi'nin dahi KKTC'nin ilanının iki eşit halk arasında federasyon temelinde yeniden ortaklık kurulmasını engellemediğini, aksine kolaylaştırabileceğini belirttiğini ifade etti.

Mevcut yapının ayrılıkçılığın, ilhakın veya süresiz çözümsüzlüğün aracı haline getirilmesinin hem yıllardır sürdürülen federal çözüm zemininden hem de bildirgede ortaya konulan siyasal çerçeveden uzaklaşmak anlamına geldiğini kaydeden Maviş, Kıbrıslı Türklerin ne azınlık konumunu ne de dünyadan kopuk bir yönetim anlayışını kabul etmek zorunda olmadığını söyledi.

 

"Aynı yöntemlerle farklı sonuç beklenemez"

Kıbrıs'ın geleceğinin milliyetçi hedeflerin yeniden üretilmesiyle kurulamayacağını belirten Maviş, Kıbrıs'ın Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumların eşit haklarla paylaşacağı ortak vatan olduğunu ifade etti.

1968'den bu yana sürdürülen toplumlararası müzakerelerde kapsamlı çözüme ulaşılamadığını hatırlatan Maviş, bundan sonra aynı yöntemlerin tekrarlanmasıyla farklı bir sonuç beklemenin mümkün olmadığını dile getirdi.

 

Bu haber toplam 634 defa okunmuştur