“Pandemi satışları düşürmedi, talep değişmedi”  Ejder meyvesine yerli talep

“Pandemi satışları düşürmedi, talep değişmedi” Ejder meyvesine yerli talep

Ada’da sınırlı sayıda üretimi yapılan ve son derece popüler olan bir bitkinin; ejder meyvesi, dragon fruit ve bir diğer adıyla pitayanın yetiştiricisi Hasan Cenapoğlu, YENİDÜZEN’e konuştu, “Pandemi satışları düşürmedi, talep değişmedi” dedi.

A+A-

Dünyada olduğu gibi adada da son derece popüler olan ejder meyvesi, piyasada oldukça talep görüyor ve üretimi giderek yaygınlaşıyor. Meyvenin üreticilerinden Hasan Cenapoğlu, “Geçtiğimiz Aralık ayından bu yana, bu meyveyi üretenler arasında 4-5 kişi daha katıldı. Bilmediğimiz üreticiler de var ama bildiğimiz kadarı ile 15-20 kişi olduk” şeklinde konuştu.

“Kapıların kapalı olmasından dolayı meyvenin daha az satılacağını düşünmüştük ama beklentimizden iyi geçti satışlar. Sadece yabancı değil, ürüne yerli talep de var. Halkımız baya ilgi gösteriyor bu meyveye”

 

Aygün Bahar ÖKMEN


Ada’da sınırlı sayıda üretimi yapılan ve son derece popüler olan bir bitkinin; ejder meyvesi, dragon fruit ve bir diğer adıyla pitayanın yetiştiricisi Hasan Cenapoğlu, YENİDÜZEN’e konuştu. “Pandemi satışları düşürmedi, talep değişmedi” dedi. Dünyada olduğu gibi adada da son derece popüler olan ejder meyvesi, piyasada oldukça talep görüyor ve üretimi giderek yaygınlaşıyor. Meyvenin üreticilerinden Hasan Cenapoğlu, “Adada üretimi olmadığı ve değişik bir iş yapmak istediğim için bu işe yöneldim. O dönem 10-12 kişi kadardık. Birkaç kişi daha eklendi. 4-5 kişi daha katıldı bu meyveyi üretenlerin arasına. Tabii bilmediklerimiz de var. Tahminimiz 15-20 kişi arasında olduğumuz” ifadelerini kullandı.

Bu yılın üçüncü hasadını yaptıklarını ifade eden Cenapoğlu, “Şu an kurulan bahçeye göre üç sene sonra çıkacak meyve miktarı yaklaşık 150 bin adet olacak diye tahmin ediyoruz. Bu sene ilk iki hasadımızı yaptık. Şimdi üçüncü hasattayız. Bu sene aslında sıcakların gelmesiyle birinci hasadımız beklenenin baya altında oldu. Diğer iki hasat gayet iyi geçti” şeklinde konuştu.

Yerli halkın da ürüne talep gösterdiğini vurgulayan Cenapoğlu, “Kapıların kapalı olmasından dolayı meyvenin daha az satılacağını düşünmüştük ama beklentimizden iyi geçti satışlar. Sadece yabancı değil, ürüne yerli talep de var. Halkımız baya ilgi gösteriyor bu meyveye” dedi.

10 dönümlük yeni bir alana ekim yapacağız

Aralık ayında YENİDÜZEN’e vermiş olduğu röportajı anımsatarak, “Geçtiğimiz sene yurtdışına satış düşünüyorduk ancak pandemi bunu sekteye uğrattı. Bu düşüncemizi şimdilik askıya aldık ama birbirimiz arasında bu konuda diyaloglar, alt yapı çalışmaları sürüyor. Birlik kurmayı da düşünüyorduk bu meyvenin üreticileri olarak ancak o da pandemi nedeni ile askıya alındı çünkü devlet dairelerinde halledilmesi gereken işlemler vardı ve bunlar salgın nedeni ile sekteye uğradı” şeklinde konuştu.

Serayı genişletmek yerine yeni bir alanda ekim yapılacağını anlatan Cenapoğlu, “Seramız, bu arazinin dışında farklı bir yerde yaklaşık 10 dönümlük ekim yapacağımız için, olduğu şekli ile duruyor. Burada bir ilerletme ya da geliştirme yapmadık. Elbette var olanı koruyoruz. Ağaçlarımız çok güzel büyüyor. Ama burada artık ekimi durdurduk ve başka bir arazide büyütmeyi planlıyoruz işlerimizi” ifadelerini kullandı.

Son haftalarda adada yaşanan su sıkıntısına değinen Cenapoğlu, “Son zamanlarda su sıkıntıları oldu ancak bu meyvenin bitkisi kaktüs familyasından olduğu için biz pek etkilenmedik. Herhangi bir sorun yaşamadık. Az su istediği için herhangi bir sıkıntıya yol açmadı” dedi.

oo-025.jpg

Tropikal meyveler yetiştiriyoruz

Pandemiden kaynaklı olarak satışlarda yaşanan değişimleri değerlendiren üretici, “Geçen seneye göre konuşacak olursak, ağaçlarımız bayağı büyüdü ve meyve verme bolluğu arttı. Örneğin deneme amacı ile ilk ektiğimiz 200 m2 lik yerde ağaçlarımız şu anda dört yaşına ulaştı ve orada yaklaşık 1500-2000 adet meyve topladık. 1 dönümlük ekim yerimizde ise diğer ağaçlarımız ikinci yıllarını doldurdu ve %60 meyve verme durumuna geldiler. Onlar da seneye maksimum verime ulaşacaklar. Piyasaya baktığımızda, pazara baktığımızda, bu meyvenin satışı gayet iyi. Pandemiden dolayı düşeceği düşünülse de beklenilen olmadı. Satışlar iyi geçti. Bu dönemde otellere satış yapamadık. Malum otellerimiz kapalıydı. Marketlere ve özel müşterilerimize satış yaptık” ifadelerini kullandı.

Bahçede hobi olarak başka meyveler de yetiştirdiklerini aktaran Cenapoğlu, “Zaten genelde marketlere veriyorduk ürünü. Otellere de daha büyük meyveleri ulaştırıyorduk ama bu sene oteller kapalı olunca büyük meyvelerimizi özel müşterilerimize satmaya başladık. Ejder meyvesi dışında bahçemizde hobi olarak papaya, muz, mango, avokado, aronya meyvesi, jak meyvesi dediğimiz jackfruit yetiştiriyoruz. Daha çok tropikal meyveler yetiştiriyoruz. Hem iklim uygun olduğu için hem de değişik meyveleri sevdiğim için bunları yetiştiriyorum” dedi.

En sevilen çeşidi: American Beauty

Ejder meyvesi üreticisi olmaya karar verdiği ve bu meyvenin birçok farklı çeşidi olduğunu keşfettiği zamanları paylaşan üretici, “Başta çok basit bir iş olarak gördüm, öyle başladım ama mesela ağaçlarımı aldığımda ejder meyvesini bir kırmızı bir beyaz olarak biliyordum. Daha sonra bahçemde sekiz çeşit ejder meyvesi çıktı ve ben ne yaptığımı bilmiyormuş hissine kapıldım. O zaman ben bu işi bırakayım derken bu kadar uğraştım neden bırakayım sonucuna vardım. Çünkü bir sene araştırmıştım bunları. Ve o kadar da zor olmadığını gördüm. Şimdi sekiz çeşit ejder meyvesi olmasının çok iyi olduğunu düşünüyorum. Çünkü piyasaya sunduğumda çok ilgi gördü. Bir de anket yaptım. Hangi çeşidi daha çok seviliyor diye ve onları daha çok üretmeye başladım. En çok kırmızı olan seviliyor. Adı American Beauty. Ardından Malezya Beyazı geliyor. Ona da bayağı ilgi gösteriliyor” şeklinde konuştu.

“Aslında bu kırmızı dediğimiz üç farklı renge ayrılıyor. Kırmızı, mor ve pembe. Beyazda ise dört çeşit var. Ama onların hepsinin içi beyaz. Bir de bizde olmayan, dışı sarı içi beyaz bir türü var. Şimdi onu da edinmeye çalışıyoruz” bilgisini paylaştı.

Meyve yetiştiriciliği ile ilgili en sevdiği kısmın hasat zamanı olduğunu ifade eden Cenapoğlu, “Bunların bir kısmını Kıbrıs’tan aldım. Bir kısım fidan ise Amerika, Avustralya, Malezya gibi ülkelerden getirttik. Ot temizleme gibi işler dışında tek başıma çalışıyorum. Sürekli bir çalışanım yok. Hasadı da kendim yapıyorum. En severek yaptığım iş” dedi.

Bu haber toplam 3928 defa okunmuştur
Etiketler :