
“Mahkumları bile seçim yatırımı olarak kullanıyorlar”
Son altı yılda dokuzuncu kez değiştirilen Şartlı Tahliye Tüzüğü'nü seçim yatırımı olarak değerlendiren KİEF ve KTAMS Başkanı Güven Bengihan, hükümetin “hapishanedeki mahkûmları bile seçim yatırımı olarak kullandığını” söyledi.
Recep DAL
KİEF ve KTAMS Başkanı Güven Bengihan, hükümetin Şartlı Tahliye Tüzüğü'nde yaptığı son düzenlemeyi seçim yatırımı olarak nitelendirerek, “Hapishanedeki mahkûmları bile seçim yatırımı olarak kullanıyorlar” dedi.
YENİDÜZEN'e konuşan Bengihan, hükümetin son altı yılda Şartlı Tahliye Tüzüğü'nü dokuzuncu kez değiştirdiğini belirterek, bunun mahkeme kararlarına müdahale anlamı taşıdığını vurguladı. Hazırlanan yeni tüzükle şartlı tahliyedeki bağışlama oranının 1/2'den 1/3'e düşürüldüğünü hatırlatan Bengihan, hükümetin “mahkemelerin emirlerine darbe vurmaya çalıştığını” söyledi.
Hükümetin seçim sürecindeki uygulamalarını da eleştiren Bengihan, “UBP-DP-YDP Hükümeti, seçime ve seçim yasaklarına az bir süre kala istisnai yurttaşlıklar vererek, kamu arazilerini kendi partililerine peşkeş çekerek, geçici işçi ve sözleşmeli adı altında partizanca istihdamlar yaparak ve müdür-müsteşar atamalarına da devam ederek ciddi bir ekonomik yük oluşturmuştur” dedi.
Maliye Bakanı Özdemir Berova'nın tasarruf ve gelir artırıcı önlemlerle ilgili açıklamalarını da hatırlatan Bengihan, “Her ay maliye 3 buçuk milyar açık verirken, biz ortada hükümetten taraf bir tasarruf göremiyoruz” ifadelerini kullandı. Berova'nın kamuoyuna açıkladığı tasarruf tedbirleri ile gelir artırıcı düzenlemelerin sonuçlarının paylaşılması gerektiğini belirten Bengihan, “Hangi mevzuatları yürürlüğe soktu? Gelirler ne kadar arttı? Çıkıp açıklasınlar” çağrısında bulundu.
Bengihan, Maliye'nin yıl içerisinde yaklaşık 30 milyar TL borçlandığını, yalnızca faiz ödemeleri için yaklaşık 3 milyar TL harcandığını söyledi. Hükümetin bu anlayışla mali yönetim yaptığını öne süren Bengihan, “Her ay borçlanarak maliyecilik yaptıklarını zannediyorlar. Böyle maliyeciliği ATM makineleri de yapar. Sonuçta o makineler de içerisine ne kadar para yüklersen o kadar dışarıya verir” diye konuştu.
Bengihan, “40 yılda yapılmayanı 4 yılda yaptıklarını söylüyorlar. Doğrudur. Mevcut hükümet bu ülkeye 40 yılda verilmeyen zararı 4 yılda verdi” ifadelerini kullandı.
“Hükümet mahkumları dahi seçim yatırım olarak görüyor”
Kıbrıs İşçi ve Emekçi Sendikaları Federasyonu (KİEF) ve Kıbrıs Türk Amme Memurlar Sendikası (KTAMS) Başkanı Güven Bengihan, yapılan düzenlemelerin seçimlerle bağlantılı olduğunu kaydederek, hükümetin cezaevindeki hükümlüleri dahi seçim yatırımı olarak kullandığını vurguladı.
Hazırlanan yeni tüzüğün kalıcı hale getirilmeye çalışıldığını belirten Bengihan, şartlı tahliyede bağışlama oranının 1/2’den 1/3’e indirilmesinin mahkeme kararlarına darbe niteliği taşıdığını söyledi.
Bengihan, “40 yılda yapılmayanı dört yılda yaptıklarını söylüyorlar. Doğrudur; mevcut hükümet bu ülkeye 40 yılda verilmeyen zararı dört yılda verdi” dedi.

“Guterres’in ziyareti önemli ve anlamlı”
Bengihan, BM Genel Sekreteri Guterres’in görev süresinin sona ermesine yaklaşık beş ay kala Kıbrıs’a gerçekleştirdiği ziyareti değerlendirdi, bu temasların önemli ve anlamlı olduğunu söyledi.
Guterres’in, görüşmelerinde Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların kabul edebileceği bir çözüm için hassasiyet gösterdiğini ifade eden Bengihan, sendikalar olarak uluslararası hukuk ve BM parametreleri temelinde, iki toplumlu, iki bölgeli ve siyasi eşitliğe dayalı federal çözümü desteklediklerini vurguladı.
Bengihan, çözümsüzlüğün her iki topluma da zarar verdiğini ancak bunun en ağır sonuçlarını Kıbrıslı Türklerin yaşadığını belirterek, 2004 Annan Planı Referandumu’nda verilen “evet” oyu ile çözüm iradesinin açık şekilde ortaya konulduğunu kaydetti.
Kıbrıs’ın güneyinde ELAM gibi aşırı grupların ve çözümsüzlükten çıkar sağlayan çevrelerin barış istemediğini dile getiren Bengihan, kuzeyde de “ganimet düzeninden” faydalanan kesimlerin bulunduğunu ifade etti.
“Kıbrıs’ta çözümsüz geçen her gün Kıbrıslı Türklerin kimliğini, kültürünü ve tarihini erozyona uğratıyor” diyen Bengihan, mevcut statükonun sürdürülebilir olmadığına vurgu yaptı.
“BM daha aktif rol üstlenmeli”
Bengihan, Antonio Guterres’in ziyaretinde sendikalarla da görüştüğünü aktararak, görüşmede çözüm isteyen kesimlerin ortak metnini Genel Sekreter’e sunduklarını söyledi.
BM’nin çözüm sürecinde daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiğini dile getirdiklerine vurgu yapan Bengihan, Guterres’in görev süresini Kıbrıs’ta barışa katkı sağlayacak ilerlemelerle tamamlamasını umut ettiklerini ifade etti.
“Erhürman’a güveniyoruz”
Bengihan, Kıbrıslı Türk Lider Tufan Erhürman’ın geçmiş müzakere süreçlerinde önemli deneyim kazandığını belirterek, KTAMS olarak Erhürman’a tam destek verdiklerini söyledi.
Erhürman’ın diplomatik birikimi ve kurumsal hafızasının güçlü olduğunu dile getiren Bengihan, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların önceliklerini dikkate alan, hassasiyetlerine önem veren, geçmiş yıllardan ders çıkaran ve müzakere olsun diye müzakere etmeyen bir başkanımız var. Kendisine sonuna kadar güveniyoruz.”
Bengihan, Erhürman’ın karma evliliklerden doğan çocukların kimlik hakları, ülkede doğan KKTC yurttaşı çocukların adada serbest dolaşımı ve tüm Kıbrıslıların adanın haklarından eşit şekilde yararlanması gibi konuları sürekli gündemde tuttuğunu belirterek, Kıbrıslı Türkleri en iyi şekilde temsil ettiğini vurguladı.
“Garantör ülkeler daha fazla sorumluluk almalı”
Kıbrıs sorununun yalnızca tarafların çabasıyla çözülemeyeceğini belirten Bengihan, BM, uluslararası aktörler ve garantör ülkelerin daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Bengihan, Kıbrıs Rum liderliğinin iyi niyetle ve çözüm hedefiyle müzakere masasına gelmesi için uluslararası baskının artırılması gerektiğini ifade ederek, mevcut yaklaşımın çözüm umudunu zedelediğini dile getirdi.
“Hükümet seçim öncesi ekonomik yük oluşturdu”
UBP-DP-YDP Hükümeti’nin seçim öncesi uygulamalarını da eleştiren Bengihan, istisnai yurttaşlık verilmesi, kamu arazilerinin dağıtılması, partizanca istihdamlar ile müdür ve müsteşar atamalarının kamu maliyesi üzerinde ciddi yük oluşturduğuna dikkat çekti.
Bengihan, Maliye’nin bu yıl Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yoluyla yaklaşık 30 milyar TL borçlandığını belirterek, yalnızca faiz ödemeleri için yaklaşık 3 milyar TL harcandığını kaydetti.
“Ortada herhangi bir tasarruf yok”
Maliye Bakanı Özdemir Berova’nın sendikalarla yaptığı görüşmelerde tasarruf tedbirlerinden söz ettiğini hatırlatan Bengihan, her ay yaklaşık 3,5 milyar TL açık veren kamu maliyesine rağmen hükümetin herhangi bir tasarruf uygulaması ortaya koymadığını vurguladı.
Bengihan, Berova’nın kamuoyuna da kemer sıkma ve gelir artırıcı düzenlemeler yapılacağı yönünde açıklamalar yaptığını anımsatarak, hükümeti bu konuda hesap vermeye çağırdı.
“Gelir artırıcı hangi mevzuatlar yürürlüğe girdi? Gelirler ne kadar arttı? Bunları açıklamak zorundalar” diyen Bengihan, hükümetin sürekli borçlanmayı mali yönetim olarak gördüğünü belirtti.
“Böyle maliyeciliği ATM makineleri de yapar”
Bengihan, “Her ay borçlanarak maliyecilik yaptıklarını zannediyorlar. Böyle maliyeciliği ATM makineleri de yapar. Sonuçta o makineler de içerisine ne kadar para yüklersen o kadar dışarıya verir” açıklamasında bulundu.
Şartlı Tahliye Tüzüğü’nün son altı yılda dokuzuncu kez değiştirilmesini de eleştiren Bengihan, bunun mahkeme kararlarına müdahale anlamı taşıdığına dikkat çekti.
























