
“Liyakat yok, gelecek belirsiz”
Bugüne kadar gerçekleştirilen en geniş katılımlı gençlik kongresinde bir araya gelen yüzlerce genç, işsizlikten torpile, zorunlu askerlikten beyin göçüne kadar uzanan sorunların artık bireysel değil, sistemsel bir kriz hâline geldiğini vurguladı...
Tarihinin en yüksek katılımıyla gerçekleşen IV. Kıbrıs Türk Gençlik Kongresi’nin sonuç raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Gençlerin ortak vurgusu net oldu: Liyakat eksikliği, genç işsizlik, zorunlu askerlik ve beyin göçü, ülkede genç olmayı her geçen gün daha zor hale getiriyor.
Kongreye, bireysel başvurular, siyasi partiler, belediyeler ve organizasyon ekipleri dâhil olmak üzere toplam 303 genç katıldı; bunların 252’si aktif katılımcı olarak çalışmalara dâhil oldu
Kongrenin organizasyonu, Kıbrıs Türk Gençlik Kongresi Organizasyon Komitesi tarafından yürütüldü. Organizasyon Komitesi Başkanlığı’nı Mustafa Özbilgehan üstlendi
Raporun kamuoyuna sunumu ise Cumartesi gecesi Lefkoşa’da Rüstem Kitabevi’nde gerçekleştirildi.
Raporda dikkat çeken başlıklar
Genç işsizlik: Katılımcıların yüzde 100’ü için problem
Toplum Politikaları B Komitesi’nde genç işsizlik, yapısal bir kriz olarak ele alındı.
“Ülkede genç işsizlik bir problem midir?” sorusuna, katılımcıların tümü, yüzde 100 oranında “evet” dedi.
Gençler, üniversite mezunu sayısının artmasına rağmen iş olanaklarının sınırlı olmasını, kamu–özel sektör dengesizliğini ve bağlantı temelli işe alımları temel nedenler olarak gösterdi.
Yine rapora göre, ekonomik koşullar nedeniyle birçok genç 30 yaşına gelmesine rağmen ailesiyle yaşamak zorunda kalıyor.
Kamuya güven: En büyük sorun torpil sistemi
Liyakat konusu kongrede en yüksek mutabakat sağlanan başlıklardan biri oldu.
“Liyakatsizlik kamu hizmetlerinin kalitesini düşürüyor mu?” sorusuna gençlerin yüzde 100’ü “evet” yanıtını verdi.
Gençlere göre torpil, yalnızca işe alımları değil, devletin tüm işleyişini zedeliyor.
Şeffaflık eksikliği ve medya yönetimi, kamuya olan güveni daha da azaltıyor. Kadınların ise işe alım ve terfilerde ayrıca dezavantajlı olduğu vurgulanıyor.
Askerlik: Beyin göçü sebebi
Zorunlu askerlik, gençlerin hem psikolojisini hem de gelecek planlarını doğrudan etkileyen başlıklardan biri oldu.
“Zorunlu askerlik kaldırılmalı mı?” sorusuna gençlerin yüzde 55’i evet, yüzde 35’i hayır, yüzde 10’u ise çekimser oy verdi.
Ancak gençlerin tümü, askerlik süresinin kısaltılması yönünde fikir beyan etti.
“Zorunlu askerlik genç erkeklerin psikolojisini olumsuz etkiliyor mu?” sorusuna katılımcıların yüzde 89,47’si “evet” dedi.
“Zorunlu askerlik beyin göçüne sebep olmakta mıdır?” sorusunda da gençler neredeyse oybirliğine vardı.
Katılımcıların yüzde 90’ı “evet” derken, yüzde 5’i “hayır”, yüzde 5’i de “çekimser” oy kullandı.
Vicdani ret konusunun da tartışıldığı kongrede, gençlerin yüzde 85’i “vicdani ret bir hak olmalıdır” dedi.
Gençler, askerlikteki belirsizliklerin eğitim, kariyer ve özel hayat planlarını ciddi biçimde sekteye uğrattığını belirtti.
Beyin Göçü: Gitmek mi kalmak mı?
Beyin göçü tartışmalarında gençler, ülkede kalma isteği ile gerçekler arasındaki çelişkiye dikkat çekti.
“İşsizlik ve istihdam sorunları nedeniyle göç etmeyi düşünüyor musunuz?” sorusuna verilen oyların dağılımı şöyle oldu:
- Evet: %31,58
- Hayır: %52,63
- Zaten göç etmiş: %10,53
- Çekimser: %5,26
Öte yandan, zorunlu askerliğin beyin göçüne yol açtığını düşünenlerin oranı yüzde 90 oldu. Gençler, askere gitme korkusunun yurt dışına gidenlerin geri dönmesini de engellediğini ifade etti.
Ortak Talep: Şeffaflık, eşitlik ve gelecek güvencesi
Kongre raporu, gençlerin yalnızca sorun tespiti yapmadığını; aynı zamanda çözüm talep ettiğini ortaya koyuyor. Ortak beklentiler arasında şu maddeler öne çıkıyor:
- Liyakate dayalı işe alım
- Genç dostu istihdam politikaları
- Askerlik süresinin kısaltılması veya alternatif modeller
- Beyin göçünü tersine çevirecek teşvikler

















