
Lefkoşa’da İran için dayanışma eylemi
İran’da ekonomik krizle başlayıp rejim karşıtı eylemlere dönüşen protestolar sürerken, Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan İranlılar Lefkoşa Otobüs Terminali’nde düzenledikleri eylemle ülkelerindeki toplumsal direnişe destek verdi.
Recep DAL
İran’da ekonomik krizi protesto amacıyla 28 Aralık 2025 tarihinde başlayan ve kısa sürede rejim karşıtı bir nitelik kazanan protestolar devam ediyor. Ülkede 18 gündür süren eylemlerde binlerce kişinin yaşamını yitirdiği belirtiliyor.
Kıbrıs’ın kuzeyinde ikamet eden İranlılar da ülkelerinde devam eden protestolara destek vermek amacıyla Lefkoşa Otobüs Terminali’nde bir dayanışma eylemi düzenledi. Çoğunluğunu Kıbrıs’ta eğitim gören İranlı öğrencilerin oluşturduğu eyleme, CTP Gençlik Örgütü üyeleri, bazı siyasetçiler ve Kıbrıslı Türk yurttaşlar da katıldı.
Yüzlerce kişinin katıldığı eylemde özgürlük vurgusu yapılırken, İran’daki protestolarda hayatını kaybeden direnişçiler anıldı. Müzikler eşliğinde sloganlar da atıldı, İran hükümeti protesto edildi.
Eylemde Farsça okunan basın açıklamasının ardından, Kıbrıslı Türk sosyal medya fenomeni Cenk Hoca da dayanışma amacıyla şiir minvalinde bir konuşma yaptı.
Cenk Hoca’nın açıklaması şu şekilde:
“İran’a selam,
acının ne demek olduğunu bilen,
evlatlarını toprağa vermiş,
bedel ödemiş halklara selam…
Kıbrıs halkına selam.
Ben bir Kıbrıslıyım;
onurlu, vatansever bir insanım.
Ama bugün burada
sadece bir Kıbrıslı olarak değil,
acıyla yoğrulmuş halkların
ortak sesi olarak duruyorum.
Sizler de bilirsiniz bir evladını kaybetmenin ne demek olduğunu,
bir annenin sessiz çığlığını,
bir babanın dimdik dururken
içten içe nasıl yıkıldığını…
Biz de bugün aynı acının içindeyiz.
Günlerdir birbirimizden koparıldık.
Anneler çocuklarına ulaşamıyor,
babalar evlatlarının akıbetini bilmiyor.
Sessizlik zorla dayatıldı,
çünkü zulüm ışığa ve birliğe dayanamaz.
Masum insanlar öldürülüyor;
kadınlar ve çocuklar da öldürülüyor.
Gençler, çocuklar,
sadece özgürlük isteyen insanlar…
Ama biz buradayız.
Çünkü acı bizi susturmadı.
Kayıplar bizi diz çöktürmedi.
Buradayız;
yas tutmak için değil,
ayağa kalkmak için.
Buradayız;
annelerin, babaların,
eli boş ama yüreği dolu
insanların sesi olmak için.
Bu insanlar suçlu değil.
Bu insanlar düşman değil.
Bu insanlar,
kendi vatanında onurla yaşamak isteyen
halklardır.
Biz Kıbrıs halkı
bunun ne demek olduğunu biliriz.
Direnmenin, sabrın
ve bedel ödemenin ne demek olduğunu biliriz.
İşte bu yüzden
sesleri sesimize emanettir.
Acıları acımıza yakındır.
Kalbimiz birdir.
Ve bugün
öfkeyle değil,
insanca bir umutla sesleniyoruz:
Yaşasın özgürlük,
yaşasın onurlu direniş,
yaşasın halkların kardeşliği.”


















