1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. KTAMS: “Asgari ücret açlık sınırının altında”
KTAMS: “Asgari ücret açlık sınırının altında”

KTAMS: “Asgari ücret açlık sınırının altında”

KTAMS, 30 Eylül 2021 itibariyle dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 4,470 TL olduğunu hesapladı.

A+A-

Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) açlık sınırıyla ilgili basın açıklamasında bulundu, mevcut asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını söyledi. Tablolar aracılığıyla, cinsiyetlerine ve yaşlarına göre farklı kesimlerin zorunlu harcamalarına yer verilen açıklamada, 30 Eylül 2021 itibariyle dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 4,470 TL olduğu hesaplandı. Yapılan zamlarla alım gücünün her geçen gün daha da düştüğünü vurgulayan KTAMS yetkilileri hükümete çağrı yaptı, “asgari ücretlilerin de hayat pahalılığı ödeneğinden otomatik yararlanması için gerekli yasal düzenlemenin yapılması hayati önem taşımaktadır” dedi.

Basın açıklamasının tam metni şöyle:

“30 EYLÜL 2021 İTİBARİ İLE 4 KİŞİLİK BİR AİLENİN AÇLIK SINIRI

KKTC Sağlık Bakanlığına bağlı Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi’nden almış olduğumuz 4 kişilik bir ailenin sağlıklı bir biçimde beslenmesi için gerekli olan beslenme kalıbı ve bu kalıptaki maddelerin İstatistik Kurumu’nca açıklanan fiyatlarının ortalamaları alınarak hazırladığımız rapora göre, 4 kişilik bir aile için 30 Eylül 2021 tarihi itibariyle açlık sınırı 4.470 TL olarak hesaplanmıştır.

Sendikamızın yapmış olduğu çalışmaya göre sağlıklı beslenmek için yetişkin bir kadının yapması gereken zorunlu gıda harcama tutarı günlük 38,13 TL, aylık 1143,90 TL, yetişkin bir erkek için günlük 40,04 TL,  aylık 1201,20 TL, 15-19 yaş çocuk için günlük 42,44 TL, aylık 1273,20 TL ve 4-6 yaş çocuk için günlük 28,38 TL, aylık 851,40 TL’dir.

30 EYLÜL 2021

aaa-009.jpg

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (Açlık Sınırı) 4.470 TL’dir. Ayni tarih itibari ile yürürlükte olan net asgari ücret  4.324 TL’dir. 1 Eylül  2021 itibarı ile geçerli olan ve 22/1975 sayılı Asgari Ücretler Yasası’ndaki tanımı ile ‘işçilere normal bir çalışma günü karşılığı olarak ödenen ve işçi ile eşinin ve bir veya iki çocuğunun yeterli beslenme, sağlıklı konut, giyim, aydınlatma ve ısıtma, ulaşım, çağdaş düzeyde sağlık servisi, eğitim kültür, dinlenme, eğlence ve benzeri temel gereksinmelerini geçerli fiyatlar üzerinden karşılamaya yetecek miktarda olmak üzere Asgari Ücret Saptama Komisyonu tarafından belirlenen 4.324 TL’lik net asgari ücretin de açlık sınırının altında olduğunu göstermektedir. Bunun yanında bekar bir asgari ücretli çalışandan  39.15 TL, evli bir asgari ücretli çalışandan  da 11.15 TL vergi kesileceği gerçeğini göz önüne aldığımızda asgari ücretlinin eline geçecek olan net rakam daha da düşük olacaktır.  Döviz bazında kıyaslama yapıldığında 1 Eylül tarihi itibarıyle  yapılan düzenlemeye rağmen Şubat ayında  380 Sterline denk gelen asgari ücret bugün   357 sterline gerilemiştir.

 Resmi rakamlara göre ülkemizde Eylül ayında  %2.08, son üç ayda %7.01, son 9 ayda %16.46, 1 yılda %21.01 Enflasyon meydana gelmiştir. Felaket Hükümeti dün akaryakıt ürünlerinin litre fiyatına 49 kuruş zam yapmıştır. Bu zam zincirleme zamlara yol açarak birçok mal ve hizmet fiyatının artmasına neden olacaktır. Alım gücünün hızla eridiği bir süreçte hükümetin insafsızca yaptığı zamlar özellikle dar ve sabit gelirli kesimlileri sefalete sürükleyecektir.

 Açlık sınırı hesaplamalarında sadece zorunlu gıda harcamalarının fiyatları baz alınmaktadır. İnsanın sosyal bir varlık olduğu gerçeğinden hareketle zorunlu gıda harcaması dışındaki mal ve hizmetlerin fiyatlarında meydana gelen artışlar alım gücünün sürekli olarak erimesine yol açmaktadır. Yani kısacası asgari ücrete yapılan artışı, daha çalışanın eline geçmeden enflasyon yutmaktadır.

Hayat Pahalılığı ödeneğinin maaş artışı olmadığı, enflasyon karşısında çalışanların alım gücünün korunması için uygulanan bir araç olduğu gerçeğinden hareketle asgari ücretlilerin de hayat pahalılığı ödeneğinden otomatik yararlanması için gerekli yasal düzenlemenin yapılması hayati önem taşımaktadır. Bu konuda da Çalışma Bakanlığının acilen adım atması Anayasamızın  sosyal devlet ilkesi gereğidir.     

Güven Bengihan

Başkan”

Bu haber toplam 5867 defa okunmuştur