
“Kadına yönelik şiddetle mücadele devletin ertelenemez sorumluluğudur”
CTP Milletvekili ve Meclis Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, Lefkoşa'da bir kadına yönelik gerçekleştirilen saldırının ardından yaptığı açıklamada, olayın yalnızca failin kimliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
CTP Milletvekili ve Meclis Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, Lefkoşa'da gün ortasında bir kadına yönelik gerçekleştirilen saldırıya ilişkin açıklama yaptı. Saldırının herkesi sarstığını ifade eden Özdenefe, yaşam mücadelesi veren genç kadına acil şifalar diledi.
Toplumun çok boyutlu bir güvenlik sorunuyla karşı karşıya olduğunu belirten Özdenefe, hızla değişen nüfus yapısı, muhaceret politikaları, denetimsizlik ve hükümetin toplumsal güvenlik kaygılarını dikkate almayan uygulamalarının tartışılması ve çözüm üretilmesi gereken başlıca konular arasında yer aldığını söyledi.
Ancak yaşanan saldırının yalnızca failin kimliği ya da geldiği yer üzerinden değerlendirilmesinin yanlış olacağını vurgulayan Özdenefe, bunun kadına yönelik şiddetin köklü ve yapısal nedenlerini görünmez kılacağını ifade etti.
Kadına yönelik şiddetin belirli bir toplumsal kesime ya da bugüne özgü olmadığını kaydeden Özdenefe, "Failin milliyeti, etnik kökeni veya sınıfsal konumu ne olursa olsun, kadın üzerinde güç ve tahakküm kurmayı kendinde hak gören erkek egemen anlayış sınır tanımıyor" dedi.
Geçmişte de kadınların erkek şiddetinin hedefi olduğunu anımsatan Özdenefe, buna karşın günümüzde yaşanan toplumsal ve demografik dönüşümün de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Gerekli sosyal ve kamusal politikaların zamanında geliştirilememesi ile denetim ve koruma mekanizmalarındaki yetersizliklerin, şiddet olaylarının daha görünür hale gelmesine neden olduğunu savundu.
Şiddetin toplumda giderek kanıksanmasının tehlikelerine işaret eden Özdenefe, bunun toplumsal tepki eşiğini düşürdüğünü ve şiddetin yeniden üretilmesine elverişli bir ortam yarattığını söyledi.
Özdenefe, devletin sorumluluğunun yalnızca şiddet gerçekleştikten sonra faili cezalandırmak olmadığını vurgulayarak, şiddeti doğuran eşitsizliklerle mücadele edilmesi, koruyucu ve önleyici mekanizmaların etkin şekilde işletilmesi ve değişen toplumsal koşullara uygun politikaların zamanında hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Açıklamasını, "Kadına yönelik şiddetle mücadele bir tercih değil, tüm kurumlarıyla devletin ertelenemez sorumluluğudur" sözleriyle tamamladı.
























