
“Karar alma süreçlerindeki istişare zinciri koptu”
Dağlı Sigorta Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Ersan Dağlı, ekonomiye dair görüş ve önerilerde bulunarak, Ortadoğu’daki savaşın sigorta sektörü ve ekonomi üzerinde ciddi maliyet ve enflasyon baskısı yarattığını belirterek, hükümete istişare çağrısı yaptı.
Berivan BABAHAN
YENİDÜZEN’e konuşan Dağlı Sigorta Limited Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Ersan Dağlı, Ortadoğu’daki gelişmelerin sigorta sektörü başta olmak üzere tüm ekonomiyi doğrudan etkilediğini belirterek, artan enflasyon, döviz bazlı maliyetler ve enerji fiyatlarındaki yükselişin sektörde ciddi bir baskı yarattığını vurguladı.
Savaşın sürmesi halinde enflasyonun yüzde 50 seviyelerine çıkabileceğine dikkat çeken Dağlı, maliyet artışlarının hasar yönetimi, işçilik ve hizmet alanlarına yansıdığını ifade etti. Hükümete ortak akıl ve istişare çağrısı yapan Dağlı, paydaşların sürece dahil edilmesi gerektiğini belirtirken, turizmde doğru adımlarla fırsat yaratılabileceğini, ancak ekonomideki kırılganlığın arttığını söyledi. Sigortacılık sektörünün siyasetten arındırılarak özerk bir yapıya kavuşturulması gerektiğini dile getiren Dağlı, mevcut ekonomik tablonun tek başına yönetilemeyeceğini ve tüm kesimlerin birlikte hareket etmesi gerektiğini kaydetti.
“Savaşın yarattığı maliyet baskısı sektörü zorluyor”
Dağlı Sigorta Limited Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Ersan Dağlı, Ortadoğu’daki gelişmelerin sigorta sektörünü de etkilediğini belirterek, süreci yakından takip ettiklerini ifade etti. Bu durumun yalnızca sektörle sınırlı olmadığını, tüm ekonomiyi ilgilendirdiğini vurgulayan Dağlı, “Yüksek enflasyon, ücret artışı, döviz bazlı maliyet yükselişi ve savaş kaynaklı tedarik ile enerji oynaklığı sigorta sektöründe ciddi bir teknik baskı yaratmaktadır.” dedi.
Savaşın sürmesi halinde Kıbrıs’ın kuzeyinde enflasyonun yüzde 40’ın üzerine çıkabileceğine dikkat çeken Dağlı, “Asgari ücret artışıyla birlikte servis, ekspertiz, işçilik ve hasar yönetim maliyetlerinde ciddi bir yükseliş baskısı oluşacaktır.” ifadelerini kullandı.
Küresel gelişmelerin sektör açısından olumsuz olduğunu belirten Dağlı, artan jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki yükselişin ekonomiyi doğrudan etkilediğini söyledi. Petrol fiyatlarının 150-200 dolar seviyelerine çıkabileceğine yönelik beklentilerin enflasyon açısından ciddi risk taşıdığını dile getiren Dağlı, ithalata bağımlı ekonomilerde özellikle akaryakıt, lojistik ve araç sigortalarının bu durumdan etkileneceğini vurguladı.
Dağlı, sektör üzerindeki baskının artık somut şekilde hissedildiğini belirterek, maliyet artışlarının fiyatlara yansıdığını ve şirketlerin belirsizlik nedeniyle stok ürünlerde dahi fiyat güncellemesine gittiğini ifade etti. Ortadoğu’daki gerilimin bir an önce sona ermesi gerektiğini söyleyen Dağlı, aksi halde tüm sektörler için ağır ekonomik sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
“Şirketler erken uyarı sistemlerini kurmalı”
Ersan Dağlı, dövizde yaşanabilecek yeni bir yükselişin sigorta bedellerini artırabileceğini belirterek, bunun hasar maliyetlerine de yansıyacağını ifade etti. Artan belirsizliklerin sigorta şirketlerinin yükümlülük karşılama yeterlilikleri üzerinde baskı oluşturacağını dile getiren Dağlı, bu durumda denetim makamlarının ek sermaye talep edebileceğini söyledi.
Şirket yönetiminin önemine dikkat çeken Dağlı, “Sermaye talep edildiğinde ne yapacaksınız? Şirketinizi bugünden kârlı yönetmeniz ve erken uyarı sistemini kurmanız gerekiyor.” dedi.
Dağlı, mevcut ekonomik tabloya işaret ederek, “Ülkemizi bulutlu bir hava sardı ve bu durumdan kurtulmak için gerekli müdahaleleri yapmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
“Enflasyon yıl sonunda yüzde 50’leri görebilir”
Dağlı, Ocak ve Şubat aylarında açıklanan enflasyon verilerine dikkat çekerek, artan akaryakıt ve maliyet fiyatlarının düşüş eğilimindeki enflasyonu yeniden yükseltebileceğini belirtti. Açıklanan rakamlar konusunda tereddütleri olduğunu ifade eden Dağlı, “Ocak ayı enflasyonu yüzde 1.97, sepet yüzde 2.76 açıklandı ama doğruluğundan emin değilim. Bir düşüş eğilimi vardı ancak bu ortadan kalktı. Büyük ihtimalle 2026 yılı sonunda enflasyonu yüzde 50’lerde göreceğiz.” dedi.
Savaşın bu süreçte belirleyici olduğunu vurgulayan Dağlı, asgari ücretin yaşanabilir seviyeye ulaşması gerektiğini belirterek bunun işverene ciddi maliyet yükü getirdiğini söyledi.
Hayat pahalılığı ödeneği ve asgari ücret artışlarının maliyetlere yansıdığını ifade eden Dağlı, dövizdeki belirsizlik, akaryakıt fiyatlarındaki artış ve elektriğe yapılması konuşulan zamların da ekonomide ciddi risk oluşturduğunu dile getirdi.
“Hükümet ‘ben yaparım olur’ anlayışını terk etmeli”
İş insanı Ersan Dağlı, UBP-DP-YDP Hükümeti’ne çağrıda bulunarak, sivil toplum örgütlerinin ve paydaşların görüşlerine kulak verilmesi gerektiğini söyledi. Dağlı, “Sivil toplum örgütlerinin sesine kulak vermeleri gerekiyor. Özellikle Ticaret Odası, Sanayi Odası ve sendikalara… Hükümetin ‘ben yaparım oldu’ anlayışından kurtulması gerekiyor.” dedi.
Karar süreçlerinde ana muhalefetle istişare edilmesi gerektiğini vurgulayan Dağlı, “Geçmişte olduğu gibi mecliste ve komitelerde ana muhalefet ile istişare ederek hareket edilmelidir. Bu ülkeyi sadece muhalefet değil, iktidar da sevmeli ve birlik beraberlik gözetilmelidir. Bu zincirin koptuğunu düşünüyorum ve yeniden birleşmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Dağlı, ana muhalefet ve bürokraside ekonomiye katkı koyabilecek güçlü isimler bulunduğunu belirterek, hükümetin daha samimi ve kapsayıcı bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın yaklaşımına da değinen Dağlı, “Tufan Erhürman’ın iyi niyetini ve fikirlerini hükümetin dikkatle dinlemesi gerekiyor. Ülkesini ve kurumlarını çok seven bir Cumhurbaşkanımız var ve bu büyük bir fırsattır.” dedi.
İş dünyasının beklentisinin ortak akılla yönetim olduğunu vurgulayan Dağlı, “Cumhurbaşkanı, hükümet ve ana muhalefet bu ülkeyi birlikte yönetmeli. ‘Siz ne söylerseniz söyleyin biz bildiğimizi yaparız’ anlayışı terk edilmelidir.” diye konuştu.
Meclisteki tartışma ortamını da eleştiren Dağlı, ülkenin ekonomik ve siyasi riskler karşısında birlikte hareket edilmesi gerektiğini belirtti. Mevcut ekonomik tablonun hükümetin tek başına çözebileceği bir durum olmadığını ifade eden Dağlı, iş dünyasının da sürece dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.
Dağlı, enflasyonun yükselmesi halinde faiz artışlarının gündeme gelebileceğini belirterek, bunun yerli işletmeler ve sektörler üzerinde maliyet baskısı yaratacağını söyledi. Ekonomik olumsuzlukların önüne geçilmesi için hükümetin adım atması gerektiğini dile getiren Dağlı, “Hükümetin yapması gereken, ana muhalefet ile birlikte bu ülkeyi yönetme yeteneğini geliştirmesidir.” dedi.
“Turizmde doğru adımlarla fırsat yaratabiliriz”
Dağlı, Ortadoğu’daki gelişmelerin turizmi etkileyebileceğini belirterek, sektörün ülke için kritik önemde olduğunu vurguladı. Gelişmelerin turizm üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çeken Dağlı, “Bu bir fırsata dönüştürülebilir mi? Evet, doğru adımlar ile özellikle Airbnb turizmi alanında fırsata dönüştürülebilir.” dedi.
Karpaz bölgesine işaret eden Dağlı, “Karpaz sahillerinin ve oradaki turistik tesislerin değerlendirilebileceğini düşünüyorum. Ayrıca kiralık araç işletmeleri ve taksiler de bundan yararlanabilir.” ifadelerini kullandı.
Otel işletmelerine de çağrıda bulunan Dağlı, Kıbrıs mutfağının ve yerel ürünlerin ön plana çıkarılmasıyla turizmde fırsatlar yaratılabileceğini söyledi. Akdeniz tatili planlayan turistler için Kıbrıs’ın kuzeyinin alternatif olabileceğini belirten Dağlı, gençlerin de bu alanda girişimlerde bulunması gerektiğini ifade etti.
Turizmin yalnızca otellerle sınırlı olmadığını vurgulayan Dağlı, tüm sektörlerin bu alandan faydalanabileceğini belirtti. Eski eserler ve turistik alanların da hızla hazırlanması gerektiğini dile getiren Dağlı, bu bölgelerde düzenleme ve temizlik çalışmalarının yapılmasının önemine dikkat çekti.
Dağlı, Türkiye’nin bölgedeki duruşunun önemli olduğunu belirterek, bu sayede Kıbrıs’ın kuzeyinde herhangi bir tehdit oluşmadığına inandığını söyledi.
“Sigortacılık sektörü siyasetten arındırılmalı”
YENİDÜZEN’e ekonomiye dair açıklamalarda bulunan Dağlı Sigorta Limited Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Ersan Dağlı, tüm siyasi partilere çağrıda bulunarak, sigortacılık sektörünün mevcut yapısının değişmesi gerektiğini söyledi.
Dağlı, “Önümüzdeki seçimler öncesinde tüm siyasi partilere çağrıda bulunmak istiyorum; sigortacılık sektörü uzun süredir siyasetin düzenleme ve denetimindedir. Bu yapının değişmesi gerekiyor.” dedi.
Sektörün bağımsız bir yapıya kavuşması gerektiğini vurgulayan Dağlı, “Bankalarda olduğu gibi bağımsız denetim mekanizmalarına benzer şekilde sigortacılık sektörü de özerk bir yapıyla yönetilmelidir.” ifadelerini kullandı.
Dağlı, siyasi partilerin programlarında bu yönde düzenlemelere yer verilmesi gerektiğini belirterek, “Sigortacılık sektörü siyasetten arındırılmalıdır ve özerk bir yönetim anlayışıyla yönetilmelidir.” dedi.




















