“İç barışı sağlayın”

“İç barışı sağlayın”

Dünyaca ünlü Kıbrıslı Türk psikiyatrist Prof. Dr. Vamık Volkan, Kıbrıslı Türkler’in sürekli Kıbrıs sorunu ile meşgul olmak yerine kendi aralarında neler yapabileceklerini düşünmeleri gerektiğini söyledi

A+A-

“Kendinize bakın, iç barışı sağlayın, zevkli şeylerle uğraşın. Devamlı olarak ‘Rumlar şunu yaptı, böyle yapsalar daha iyi olur” diye laflarla kendinizi yormayın. Kendi kendinize odaklanın”

“Türkiye yetkilileri daha hürmetle konuşarak bazı şeyleri yaparlarsa tepki çok farklı olur. Bütün mesele üslup. Birçok sorunda hürmetle konuşulmasına ihtiyaç olduğunu görüyorum. Oturulup konuşulursa, halka anlatılırsa algı da başka türlü olur”

“‘Divandaki Düşmanlar’ Kıbrıslı Türkler için yaptığım en büyük yatırımdır. Tarihi ve bilimsel bir kitaptır. Başından beri hikayelerimi anlatırken Kıbrıslı Türk olduğumu söylediğim için Kıbrıslı Türkler’in varlığını ortaya koyan önemli bir kitaptır”

Ödül Aşık Ülker

   American College of Psychoanalysts’in eski Başkanı, Kıbrıslı Türk psikiyatrist Prof. Dr. Vamık Volkan, Kıbrıslı Türkler’in her gün 100 defa Rum kelimesini ağzınıza alıyorsanız bunun 75’inin psikolojik, 25’inin gerçek nedenlerden olduğunu söyledi.
   Prof. Dr. Volkan, “Kıbrıslı Türklere şunu söylemek isterim, kendinize bakın, iç barışı sağlayın, zevkli şeylerle uğraşın” dedi.
   Hürmetle konuşmanın önemine değinen Prof. Dr. Volkan, “Türkiye yetkilileri daha hürmetle konuşarak bazı şeyleri yaparlarsa tepki çok farklı olur. Bütün mesele üslup. Birçok sorunda hürmetle konuşulmasına ihtiyaç olduğunu görüyorum. Oturulup konuşulursa, halka anlatılırsa algı da başka türlü olur” diye konuştu.
   Dünyaca ünlü psikiyatrist Prof. Dr. Vamık Volkan, Kıbrıs’taki durum, akil insanlar konularını Yenidüzen’e değerlendirdi ve son kitabı “Divandaki Düşmanlar”ı anlattı.
   “Ben Lefkoşa’daYenimahalle’de pirili oynayan, burnundan sümük akan çocuk, 35 seneden beri dünya işlerine karıştım, birçok liderle tanıştım” diyen Prof. Dr. Volkan, “Bu kitap Kıbrıslı Türkler için yaptığım en büyük yatırımdır. Tarihi ve bilimsel bir kitaptır. ‘Divandaki Düşmanlar’, başından beri hikayelerimi anlatırken Kıbrıslı Türk olduğumu söylediğim için Kıbrıslı Türkler’in varlığını ortaya koyan önemli bir kitaptır” diye konuştu.
  
“DÜNYA İÇİN KIBRIS PROBLEMİ YOK”

• Soru: Kuzey Kıbrıs’ta ekonomik sıkıntılar, sorunlar yaşanırken şimdi de Güney Kıbrıs’ta bir mali kriz yaşanıyor. Bu krizin iki toplumu yakınlaştırabileceğine, çözüm için fırsat olabileceğine dair görüşler var. Siz  bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
• Prof. Dr. Volkan:
Kıbrıs problemi çözüldü. Adada iki toplum arasındaki hudut delikli peynir gibi oldu. Hudut iki toplumu ayırıp kimliklerini koruyor. Huduttaki delikler de iki toplum arasında iletişimin gelişmesini sağlıyor. Olaylara göre delikler büyüyecek ve küçülecek. Dünya için Kıbrıs problemi diye birşey yok. Sadece politikada var, BM’de, AB bürokratlarında var ve en çok Kıbrıs’ta var. Kıbrıs’ta her gün gazetelerde “Rum tarafı...”, “Türk tarafı...”, “çözüm ne olacak” diye yazılıyor. Bush zamanında, Clinton zamanında Beyaz Saray’da çalışanlar her sabah başkanın önüne 10 tane problem koyarlarmış. Bana öyle geliyor ki onlarca yıldan beri bu 10 problem arasında Kıbrıs olmamıştır. Bu günlerde de Suriye, İran, İsrail-Türkiye, Çin ve Kuzey Kore meselesi var. Dünya Kıbrıs’ta kavga olmayınca, kimse kimseyi öldürmeyince Kıbrıs problemi diye birşeye yoğun olarak yönelmiyor.
   Kıbrıs’ın nüfusu bir Amerikan, Avrupa veya Türkiye şehrinin nüfusundan daha küçük. Fakat Kıbrıs’ta olduğunuz için, burası memleketimiz olduğu için mecburen, daima adanın durumunu düşünüyoruz. Fakat dünya için, adada kötü birşey olmayınca, Kıbrıs gazetelerde yer almaz. Güney’deki ekonomik problem ortaya çıkınca Kıbrıs Amerika’daki gazetelerde ve televizyonlarda her gün haber oldu. Fakat Kuzey Kıbrıs diye bir yer olduğu hiç belirtilmedi. Ama Kıbrıs’ta yakın bir zamanda hiçbir şey olacağı yok. Birşeyler yavaş yavaş gelişecek, ama Kuzey Kıbrıs Türk, Güney Kıbrıs Rum kalacak.
   Ekonomik kriz iki toplumu niye yakınlaştırsın? Niye fırsat olsun? 30 senede 30 fırsat vardı, şimdi 31’inci fırsat. Bu da sona erecek, 32’inci fırsat ortaya çıkacak. Kıbrıslı Türkler her gün 100 defa Rum kelimesini ağzınıza alıyorsanız bunun 75’i psikolojik, 25’i gerçek nedenler dolasıyladır.

AKİL İNSANLAR...

• Soru: Türkiye’de son dönemde akil insanlar konusu gündemde. Akil insanlar formülü hakkında ne söylemek istersiniz?
• Prof. Dr. Volkan:
Son çıkan “Divandaki Düşmanlar” kitabımda İstanbul’da bir düşünce merkezi olan EKOPOLİTİK aracılığıyla bir dönem “milliyetçi Türkleri,” “dinci Türkleri”, Öcalan’ın yakınlarını biraraya getirdiğimizi ve söylenmeyen şeylerin o zaman konuşulmasını sağladığımızı da anlatıyorum. Bugünkü gelişmelere bir model oluşturduk. Zaten şu anda oluşturulan akil insanlar içinde EKOPOLİTİK’in eski başkanı ve o grupta yer alanların bazılar da var.
   Farklı kesimleri bir araya getirmek doğru şekilde yapılırsa etkili olur. Örneğin bir EKOPOLİTİK toplantısında çok etkileyici birşey olmuştu. Öcalan’ın eski oda arkadaşı Seydi Fırat, MİT’in eski ikinci başkanı Cevat Öneş ve emekli asker Mete Yarar o toplantıda yanyana oturuyorlardı. Ben kim olduklarını bilmiyordum, Seydi ve Mete kendilerinden biraz daha yaşlı olan Öneş’e  “abi” diye hitap ediyorlardı. Sonra durumun farkına vardım, Seydi Fırat Kandil’deyken onu öldürmek için plan yapan MİT adamı Cevat Öneş ve o planı yürürlüğe koyacak olan Mete Yarar’mış. Bu üç kişi bu toplantıda kardeş gibi konuşuyorlardı. Bunu farkettiğimizde Kürt işinin çözüleceğini anladık. Bütün mesele konunun çeşitli gruplardan gelenler arasında, kimseye hürmetsizlik etmeden konuşulmasını sağlamaktı.
   2 sene önce hükümetin Öcalan ile konuşacağını söylemeniz imkansızdı. Böyle yapmak büyük bir Türk grubu tarafindan kendi kimliklerine ihanet gibi algılanırdı. Şimdi zaman değişti. Bütün mesele akil insanların neyi, nasıl yapacakları? Bu sadece konuşmakla olacak bir iş değil. Bazı süreçlerin başlatılması gerekir. Planlı bir süreç lazım. Örneğin taş atan Kürt çocuklarla-polis veya yas tutan anneler arasında süreçler başlatılabilir.

KIBRIS İÇİN AKİL İNSANLAR...

• Soru: Sizce akil insanlar Kıbrıs’a da uygulanabilir mi, faydalı olabilir mi?
• Prof. Dr. Volkan:
Kıbrıs’ta hangi sorun için? Rumlarla mı? Kuzey’de yaşayanlar arasında mı? Kuzey’de yaşayan yerli ve 1974’ten sonra Kıbrıs’a yerleşen vatandaşlar  arasında yapılabilir. Zaten Kıbrıs küçük bir yer ve devamlı temas halindesiniz. Birlikte çalışıyor, birbirinizin dükkanından alışveriş yapıyorsunuz. Eğer ortada bir sorun varsa, tabi ki buna bakılması gerekir. Ben artık büyük bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum. 
Kıbrıslı Rumlarla Kıbrıslı Türklere gelince, 30 yıldır yüzlerce uluslararası sivil toplum örgütleri değişik grupları insanları bir araya getirdi. Bugün de yapılırsa yüzbirinci olur. Bazı mecburi konularda yapılabilir.

***

“Regresyona giren toplumlarda parçalanmalar olur”

• Soru: Toplum psikolojisi nasıl değişecek? Ne yapmak gerekir?
• Prof. Dr. Volkan: Sürekli Kıbrıs sorunu ile meşgul olmak boşuna. Kıbrıslı Türkler kendi aralarında neler yapabileceklerini düşünsünler. Mutlu olacakları sosyal etkinlikler yapsınlar. Regresyona giren toplumlarda içten parçalanmalar olur. Kıbrıslı Türklere şunu söylemek isterim, kendinize bakın, iç barışı sağlayın, zevkli şeylerle uğraşın. Devamlı olarak “Rumlar şunu yaptı, böyle yapsalar daha iyi olur” diye laflarla kendinizi yormayın. Kendi kendinize odaklanın.

“MESELE ÜSLUP”

• Soru: Kıbrıslı Türkler zaman zaman Türkiye yetkililerinin Kıbrıslı Türkler adına açıklamalar yapmasından, ekonomik protokolle dayatılan önlemlerden de rahatsız oluyor. Bu konuda Türkiye’nin tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
• Prof. Dr. Volkan: Türkiye yetkilileri hürmetle konuşarak bazı şeyleri yaparlarsa tepki çok farklı olur. Bütün mesele üslup. Birçok sorunda hürmetle konuşulmasına ihtiyaç olduğunu görüyorum. Oturulup konuşulursa, halka anlatılırsa algı da başka türlü olur.
  
“DİVANDAKİ DÜŞMANLAR”

• Soru: “Divandaki Düşmanlar” adlı kitabınız yayınlandı. Bu kitap diğerlerinden biraz farklı. Kitap hakkında bilgi verir misiniz?
• Prof. Dr. Volkan:
Ben Lefkoşa’daYenimahalle’de pirili oynayan, burnundan sümük akan çocuk, 35 seneden beri dünya işlerine karıştım, birçok liderle tanıştım. Bu kitap benim anılarım, bir Kıbrıslı Türk’ün, bütün Kıbrıslı Türkler’in uzantısı olarak dünyada ne yaptığını gösteriyor. Her gittiğim yerde Kıbrıslı Türk olduğumu söylüyorum. Kitap Lefkoşa’da Atilla Sokak’taki hayatımdan başlıyor. Ben bu kitabı kendim için yazdım ama baştan sona kadar Kıbrıslı Türkler’den bahsediyorum. Yanıma asistan olarak neden hep birYunanlı aldığımı anlatıyorum. Bu kitabı okuyan herkes Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türkler olduğunu öğrenecek, bu Kıbrıslı Türkler’in propaganda kitabı olacak. Kitap İngiltere’de, Amerika’da tanıtılacak. Bu kitap Kıbrıslı Türkler için yaptığım en büyük yatırımdır. Tarihi ve bilimsel bir kitaptır. “Divandaki Düşmanlar”, başından beri hikayelerimi anlatırken Kıbrıslı Türk olduğumu söylediğim için Kıbrıslı Türkler’in varlığını ortaya koyan önemli bir kitaptır.

Bu haber toplam 2317 defa okunmuştur