
HEPATİT B (HBV) VE HEPATİT C (HCV)
Aile Danışmanı ve Cinsel Danışman Uzm. Nilsu Atıcı yazdı: HEPATİT B (HBV) VE HEPATİT C (HCV)
Hepatit B (HBV) ve Hepatit C (HCV) karaciğer etkileyen, çoğu zaman yıllarca belirti vermeden ilerleyebilen ve bu nedenle toplumda yeterince konuşulmayan önemli enfeksiyonlar arasında yer alır.
‘Hepatit’ kelimesi karaciğer iltihabı anlamına gelir. HBV, Hepatit B virüsünün, HCV ise Hepatit C virüsünün neden olduğu enfeksiyonlardır. Her iki virüs de karaciğer hedef alır ve tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Özellikle kronik enfeksiyon gelişen kişilerde karaciğer sirozu, karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanseri gibi sonuçlar ortaya çıkabilir.
Toplumda sık karşılaşılan yanlışlardan biri, hepatitlerin yalnızca belirli kişilerde görülebileceğidir. Oysa HBV ve HCV yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi ya da sosyal statü fark etmeksizin herkesi etkileyebilir. Bu nedenle hastalık hakkında doğru bilgi sahibi olmak ve korunma yollarını bilmek büyük önem taşır. Virüs vücuda girdikten sonra ilk 6 aylık dönem ‘akut enfeksiyon’ olarak adlandırılır. Bu süreçte bazı kişiler hiçbir belirti yaşamazken bazı kişilerde halsizlik, iştahsızlık, bulantı, karın ağrısı, koyu renk idrar veya ciltte sararma gibi belirtiler görülebilir. Ancak belirtilerin olmaması kişinin enfeksiyon taşımadığı anlamına gelmez.
Peki HBV ve HCV Nasıl Bulaşır?
Her iki enfeksiyon da enfekte kişinin kanı ile temas sonucu bulaşabilir. Özellikle kanla temasın söz konusu olduğu durumlarda risk artmaktadır. Ortak enjektör veya iğne kullanımı, steril olmayan tıbbi işlemler, sterilizasyon kurallarına uyulmayan dövme ve piercing uygulamaları, kişisel bakım malzemelerinin paylaşılması bulaşma açısından önemlidir. Diş fırçası, tıraş bıçağı ve tırnak makası gibi üzerinde kan kalabilecek eşyaların ortak kullanımı da risk oluşturabilir. Bu nedenle kişisel bakım ürünlerinin paylaşılmaması gerekir.
Cinsel yolla bulaş açısından değerlendirildiğinde korunmasız vajinal, anal veya oral cinsel ilişki sırasında vücut sıvıları aracılığıyla Hepatit B bulaşabilir. Hepatit C’nin cinsel yolla bulaşma riski daha düşük olmakla birlikte özellikle kanla temasın olduğu cinsel davranışlarda bulaşma gerçekleşebilir. Bu nedenle cinsel sağlık konusunda doğru bilgiye sahip olmak ve korunma yöntemlerini kullanmak önemlidir.
Toplumda yaygın olan bir yanlış inanış, Hepatit B ve Hepatit C’nin tokalaşmakla, sarılmakla, aynı ortamda bulunmakla ya da aynı tabaktan yemek yemekle bulaştığı düşüncesidir. Bu doğru değildir! HPV ve HCV gündelik sosyal temaslarla bulaşmaz. Bu nedenle enfeksiyona sahip bireylerin dışlanması ya da damgalanması bilimsel açıdan yanlış olduğu gibi insan hakları açısından da kabul edilemez bir durumdur.
Nasıl Korunabiliriz?
Korunma konusunda elimizde oldukça etkili yöntemler bulunmaktadır.
- Öncelikle cinsel aktivitelerde kondom, dental dam (diş bariyeri) gibi bariyer yöntemlerin kullanılması bulaş riskini azaltır. Düzenli cinsel sağlık kontrolleri yaptırmak, partnerler arasında açık iletişim kurmak ve riskli durumlarda test yaptırmak da korunmanın önemli parçalarıdır.
- Dövme veya piercing yaptırılacaksa kullanılan ekipmanların steril olduğundan emin olunmalıdır. Sağlık hizmetlerinin güvenilir kurumlarından alınması, tek kullanımlık malzemelerin tercih edilmesi ve iğne paylaşımından kaçınılması da son derece önemlidir.
- Hepatit B açısından en güçlü korunma yöntemlerinden biri de aşıdır. Günümüzde HBV’ye karşı güvenli ve etkili bir aşı bulunmaktadır ancak HCV için henüz koruyucu bir aşı bulunmamaktadır.
Tedavi konusunda da son yıllarda önemli gelişmeler yaşanmıştır. Hepatit B enfeksiyonunda kullanılan antiviral ilaçlar virüsün çoğalmasını baskılayarak karaciğer hazarını azaltabilmektedir. Hepatit C enfeksiyonun da ise günümüzde kullanılan modern antiviral tedaviler sayesinde birçok kişi iyileşebilmektedir. Ancak tedavinin başarısı için erken tanı büyük önem taşır.
Ne yazık ki birçok kişi enfeksiyonu olduğunu yıllarca fark etmeyebilir. Bu nedenle riskli bir temas öyküsü bulunan, geçmişte kan transfüzyonu yapılan, ortak enjektör kullanım öyküsü olan veya sağlık çalışanı gibi risk grubunda yer alan bireylerin test yaptırmaları önerilmektedir.
Unutmayalım ki HBV ve HCV hakkında doğru bilgi sahibi olmak yalnızca kendimizi değil, toplum sağlığını da korumanın önemli bir parçasıdır. Bilgi eksikliği korkuya, korku ise damgalamaya yol açabilir. Oysa bilim bize açık bir mesaj veriyor; hepatit B ve Hepatit C önlenebilir, erken tanınabilir ve uygun şekilde yönetilebilen enfeksiyonlardır.
























