1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. "Gençler apolitik mi yoksa farklı mı politize oluyorlar?"
"Gençler apolitik mi yoksa farklı mı politize oluyorlar?"

"Gençler apolitik mi yoksa farklı mı politize oluyorlar?"

Gençlerin en önemli sorunu nedir sorusuna ise %32 ile hayat pahalılığı cevabı verilirken Kıbrıs sorunu %1,9 olarak karşımıza çıkıyor

A+A-

Ali Furkan Çetiner
[email protected]

Geçtiğimiz günlerde, Dördüncü Kıbrıs Türk Gençlik Kongresi’nin rapor lansmanı etkinliğine katılan sayın Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ‘gençler apolitiktir’ söylemine atıfta bulunarak  ‘İyi ki bizim gibi değil, sizler gibi politiksiniz.’ (1) dedi. Bu söylemin direkt Cumhurbaşkanı tarafından ifade edilmesi, gençlik çalışmaları bakımından yeni bir eşiği ifade ediyor. Çünkü bugüne kadar gençlerin diğer nesiller gibi politikleşmesi beklendiğinden onların yeterince gailelerinin olmadığı, ülke meseleleri ile yeterince ilgilenmediği iddia ediliyordu. Peki, şimdiki gençler nasıl politize oluyorlar? Bunu daha iyi anlamak için gelin geçtiğimiz ay Sivil Alan’ın açıkladığı gençlik anketine bakalım. Mart 2024’te 15-24 yaş arası 752 genç ile yüz yüze yapılan ankette gençlere iyi olma hali, finansal durum, eğitim, sağlık, çevresel koşullar, politikaya katılım gibi farklı konular soruldu.

Anket sonuçlarına göre, en yaygın siyasi davranış %26 ile oy kullanmaktır. Gençlerin %60’ı Birleşmiş Milletlere ve Meclise güvenmiyor, NATO’ya yönelik güvensizlik oranı ise %73 olup, siyasi partilere güvensizlik oranı ise %80 ile zirvede yer alıyor. Gençlerin en önemli sorunu nedir sorusuna ise %32 ile hayat pahalılığı cevabı verilirken Kıbrıs sorunu %1,9 olarak karşımıza çıkıyor (2).

Özellikle pandemi dönemi sonrasında daha bireysel ve daha içe kapanık bir dönem yaşanıyor. Bu durum, sivil toplum ve siyasete katılımı elbette etkiliyor. Ancak siyasi partilere yönelik %80 güvensizlik oranı elbette sadece buna bağlı değil. Partilere bağlı gençlik örgütlerinin siyaset üretmekten uzak yapıları, gailesi olan nitelikli gençlerin bu yapılara güven duymasını ve aidiyet hissetmesini engelliyor. Dolayısıyla, bir partiye katılım gösteren insanların amaç ve motivasyonlarına halk şüpheyle bakıyor. Öte yandan Kıbrıs sorunu, artık eskisi gibi önemsenmiyor. Bu konunun, gençlerin öncelik sıralamalarında çok geride olmasına rağmen, siyasi partilerin gündeminde önemli bir yer tutmaya devam etmesi de gençlerin geleneksel anlamda politize olmasının önünde önemli bir bariyerdir.

Ancak, bugünün gençleri kendi tarzlarında politize olarak bağımsız gençlik örgütlenmelerini oluşturuyorlar. Geçtiğimiz yaz dönemi moderatör olarak katıldığım gençlik kongresi bu anlamda benim için önemli bir deneyimdi. Ülkenin dört bir yanından gelen gençlerin kaygılarını, fikirlerini ve önerilerini dinlemek inanılmaz ufuk açıcı bir deneyim oldu. Komitede konuşulan konuların ana konusu işsizlik ve enflasyon oldu. Bu durum, Sivil Alan’ın anketi ile paralellik gösteriyor. Bunlara ek olarak İstatistik Kurumu Hanehalkı anketinde de çarpıcı sonuçlar var.

İstatistik Kurumu Hanehalkı anketine göre 2025 yılının ilk çeyreğinde istihdam edilen üniversitelilerin oranı %26 olurken, eğitimine devam ettiği için iş gücüne dahil olmadığını belirtilen katılımcılar %31,4 olmuştur (3). Bu sonuçlara göre aslında yüksek öğrenimin mevcut hali önemli ölçüde işlevini yitirmiştir diyebiliriz.

Sivil Alan anketinde yer alan bir başka gösterge, gençlerin ne derece kaygılı olduğunu gösteren başka bir veri olarak karşımıza çıkıyor. Sivil toplum ve yardım faaliyetlerine katılım oranı sorulduğunda Evet katıldım diyenlerin oranı %6,5’tir. “Peki neden katılmıyorsunuz?” diye sorulduğunda ise, %69 ile ‘gönüllülük için zamanım yok’ cevabı verilirken, katılımcıların %29’unun ailem ve arkadaşlarım izin vermez cevabını tercih etmesi çok dikkat çekici. Maalesef, günümüzde herkes çok yoğun ve çok yorgun. Okul, ders, hobi, doğum günleri, işler, sınavlar derken sürekli bir koşuşturmaca içerisindeyiz. Bu koşuşturmaca hali de elbette, yaratıcı fikir üretiminin ve toplumsal meseleler içerisinde yer almanın önünde önemli bir engel olarak karşımıza çıkıyor. Katılımcıların %29’unun ailem izin vermez demesini de genel toplumsal güvensizliğin bir yansıması olarak değerlendirmek lazım.

Tüm bunların yanında, sosyal medya aracılığıyla tüm dünyadaki gündemi anında takip edebiliyor oluşumuzun da gençlerde bir yılgınlık yarattığını gözlemliyorum. Maalesef, sosyal medya ben hiçbir şey yapamam, önemsizim düşüncesini besleyen bir etkiye sahip.

 

Sonsöz

Güney Kıbrıs’ta Fidias ve son zamanlarda güçlenen Alma Partisi ile, Amerika’da Zohran Mamdani gibi örnekler aslında geleneksel siyasi yapılara karşı her ülkede güvensizlik olduğunun güçlü kanıtlarıdır. Her ikisi de olmaz, seçilemez denilip sosyal medyada güçlü kampanyalar yürüten ve sürpriz yaratan isimlerdir. Peki, benzeri bir değişim Kuzey Kıbrıs’ta da yaşanabilir mi? Sistem dışı bir aktör, güçlenip siyasette belirleyici olabilir mi?

2015 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde %21 oy alan ve daha sonra Halkın Partisi’ni kuran Kudret Özersay, tam da bahsettiğimiz örneklerde olduğu gibi sistem dışı bir aktör olarak ilgi gördü. Ancak, önce dörtlü hükümet deneyimi arkasından da UBP ile koalisyon kurulmasından sonra Halkın Partisine yönelik ilgi sönükleşti ve 2022 seçimlerinde geleneksel siyasi yelpazenin iki köklü partisi olan CTP ve UBP’nin yeniden güçlenmesiyle bu süreç sonlandı.  

Kıbrıslı Türklerin iyi olma halinden uzaklaştığı, başbakanların atandığı bir dönemden sonra 19 Ekim 2025’te Tufan Erhürman’ın %63 ile cumhurbaşkanlığına seçilmesi ile birlikte yeniden umutlu hissediyoruz. Ancak, bu umut genel seçimlerde de korunabilecek mi, yeniden sistem dışı bir aktör öne çıkabilecek mi, sistemin geleneksel partileri kendini yenileyerek güven tazeleyebilecek mi gibi sorular halen güncelliğini koruyor.

Cumhurbaşkanı Erhürman'ın “İyi ki bizim gibi değil, sizler gibi politiksiniz” sözü belki de tam da bu değişimin başlangıcını işaret ediyor. Artık gençler, geleneksel siyasetin kurallarına uymak zorunda değil - kendi tarzlarında politika yapabilecekleri, kendi önceliklerini gündemde tutabilecekleri bir alan yaratmaya başladılar.

Soru şu: Nesiller arası bu karşılıklı tanıma ve saygı, yapısal değişimlere dönüşebilecek mi?

 

Yazıdaki atıflar

  1. https://kktcb.org/tr/cumhurbaskani-tufan-erhurman-iyi-ki-varsiniz-iyi-ki-bizim-neslin-14370
  2. Kıbrıs’ın Kuzeyi Gençlik Araştırması, Sivil Alan – AB Sivil Toplum Teknik Destek Birimi (2024)
  3. https://istatistik.gov.ct.tr/hanehalk%C4%B1-%C4%B0%C5%9Fg252c252-anketi-2025-y%C4%B1l%C4%B1-i-199eyrek-sonu231lar%C4%B1
Bu haber toplam 224 defa okunmuştur
Gaile 524. Sayısı

Gaile 524. Sayısı