1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. Emete İmge: Hasta Hakları Kimin Gailesi?
Emete İmge: Hasta Hakları Kimin Gailesi?

Emete İmge: Hasta Hakları Kimin Gailesi?

Dernek hasta haklarını yoksulluk, işsizlik, ırk, cinsiyet, sosyoekonomik durum, ayrımcılık ve damgalama, cinsel yönelim gibi kesişimsel gailelerle ilişkilendirerek okumaktadır.

A+A-

Emete İmge*
[email protected]

Hasta Hakları Kimin Gailesi?

Çok önemsediğim Gaile Dergisi için hasta hakları konusunda yazı yazmam istendiğinde, bu güzel fırsat karşısında bir yandan içim gülümserken, itiraf etmeliyim, öte yanım tedirgindi. Ülkemde hasta haklarına dair yaklaşımı nasıl anlatmalıyım? Hasta hakları, ülkemizde insan hakları ve demokratikleşmenin tezahür ve gelişim süreci olarak mı ele alınmalı? Bu hakları anlamak, haklar, sorumluluklar ve biyoetik uygulamalarıyla mı sınırlı? Yoksa hasta haklarını yoksulluk, işsizlik, ırk, cinsiyet, sosyoekonomik durum, ayrımcılık ve damgalama, cinsel yönelim gibi kesişimsel gailelerle ilişkilendirerek mi okumalıyız? Hasta haklarını korumak, çözülmesi zor, sıkıntı veren bir gaile mi? Hasta haklarını korumak kimin gailesidir?

Örgütlenme ve ifade özgürlüğünün karşılık bulduğu alan olan sivil toplumda, “hak temelli yaklaşım” ı içselleştirerek, kendi gailesine odaklanan sivil toplum örgütlerinden biri de (EHHD) Evrensel Hasta Hakları Derneği’dir.  Hak Temelli Yaklaşım (HTY), Birleşmiş Milletler tarafından, uluslararası insan hakları standartlarına dayanan ve uygulamada insan haklarını destekleme ve korumaya yönelik bir kavramsal çerçeve olarak belirlenmiştir. Buna göre,

  • Herkes hak sahibidir, haklar evrenseldir ve devredilemez, haklar hiyerarşik bir düzende ele alınamaz.
  • Güçlendirme yoluyla hak sahiplerini haklarının iyileştirilmesine etkin bir şekilde katılma ve haklarını talep etme kapasite ve bilgisine sahip olmaları beklenir.
  • Herkes eşit haklara sahiptir, cinsiyet, etnik köken, vatandaşlık durumu, toplumsal cinsiyet, cinsel yönelim, yaş, engellilik, dil, din, renk, ırk, aile veya başka bir statü temelinde herhangi bir ayrımcılığa maruz kalmadan bu haklara erişebilmesi gerekir.
  • Bu yaklaşım, haklara erişim standartlarının karşılanamaması durumunda yükümlülük sahiplerinin sorumlu tutulmasını savunur. Hak sahipleri, haklarını talep etmek ve devletleri sorumlu tutmak için yasal yollara başvurma hakkına sahiptir.

Hasta hakları, sağlık hizmeti alırken tıbbi bakım sürecinde bir kişinin onurunu, özerkliğini ve bedensel bütünlüğünü koruyan temel yasal ve etik kurallardır. Sağlık hakkı, bireylerin bedensel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik hâlinde olmasını sağlamaya yönelik önleyici, tedavi edici ve rehabilite edici hukuki ve tıbbi hizmetlerin bütünüdür. Bu hak, koruyucu sağlık hizmetleri açısından, Sağlık Bakanlığı, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Kuruluş Görev ve Çalışma Esasları Yasasında ve uluslararası sözleşmelerde temel bir insan hakkı olarak güvence altına alınmıştır

EHHD’ nin hak temelli yaklaşımla sağlık hakkının korunmasına yönelik verdiği   mücadelenin hedef kitlesi geniştir.  Sağlık hakkı anayasamızda “herkes” için bir haktır. KKTC Anayasasında Sağlık Hakkı Madde 45 “Devlet, herkesin beden ve ruh sağlığı içinde yaşayabilmesini ve tıbbi bakım görmesini sağlamakla ödevlidir” demektedir. Yaşam hakkı ise, "Hayat ve Vücut Bütünlüğü Hakkı" başlığı altında ve anayasanın 10. maddesi ile koruma altına alınmıştır. Anayasa metnine göre, herkes hayat ve vücut bütünlüğü dokunulmazlığına sahiptir ve bu temel hak yasal güvence altındadır.

Bu kapsamda, ülkede bulunan “herkes” (yurttaş olmasına bakılmaksızın) yaşam ve sağlık hakkına sahiptir. Anayasamız nezdinde eşit haklara sahip “herkes” kavramını örneklemek gerekirse; KKTC yurttaşları, ülkemizde bulunan diğer ülke yurttaşları, yabancı öğrenciler ve çalışma izinli yabancılar, mahpuslar, mental tedavi gören hastalar, KUIR bireyler, gece kulüplerinde çalışan seks işçileri, bakımevlerindeki yaşlı bireyler, engelli bireyler, HİV ile yaşayan bireyler...

Devlet ise bu hakla ilgili “yükümlülük” sahibidir. Bununla beraber, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yasası, Kıbrıs Türk Meslek Ahlak Tüzüğünde bulunan hükümler, diğer sağlık çalışanlarının bağlı oldukları meslek yasaları ve kamu sağlık çalışanları yasası, sağlık çalışanlarına hasta haklarını koruma görevi vermiştir. Bu haklar, Hastanın uygun sağlık hizmeti ve tedavi alma hakkı; Kendisine ve sağlık hizmetlerine ilişkin bilgi edinme hakkı; Tıbbi müdahalede hastanın rızası olmaksızın tıbbi işleme tabi tutulmama hakkı; Mahremiyete saygı hakkı, Bilgilerin/verilerin gizli tutulması hakkı, Şikâyet ve Dava hakkıdır.

Yazımın en başında sorduğum sorular kapsamında, “hasta haklarını korumak kimin gailesidir” sorusunun yanıtı nettir. Hasta haklarını korumak için gerekli yasa ve tüzükleri hazırlamak yasamanın gailesi, hastayı/insanı merkeze alan bir sağlık sistemi kurmak, yürütmek ve denetlemek ise yürütmenin gailesi olmalıdır. Sağlık sisteminin önemli aktörleri en başta hekimler olmak üzere, tüm sağlık profesyonelleri ise, mesleklerini etik ve insan haklarını gözeterek icra etmekle yükümlüler. 

Elbette, hasta haklarını korumak EHHD’ nin de gailesidir. EHHD ülkede hasta haklarını garanti altına alan bir yasa olsun diye, 25 yıldır sayısız farkındalık artırma çalışması ve hak ihlallerini görünür kılan bildirimler yapmış, sağlığı yönetenlerle yasa yapıcılara yükümlülüklerini hatırlatmak için çok sayıda ziyaret gerçekleştirmiştir. Ayrıca karar vericiler üzerinde baskı grubu olabilmek için Dernek stratejik davalama, sistematik hak izleme ve raporlamalar yapmaktadır. Özellikle derneğin farkındalık ve savunuculuk çalışmaları halkın haklarına ilişkin farkındalığının artmasına neden olmuştur.

Değişen sadece halkın haklarına ilişkin farkındalığı değildir. 25 yılda siyasetin söylemi de değişmiştir. Siyasilerin her seçim döneminde halka söz verip de tutmadıkları kritik bir taahhüdü var ki, o da “Hasta Hakları Yasası” dır. 2003 ve 2018 yıllarında iki kez olmak üzere, sağlık bakanlığı Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin yönetiminde iken, hasta haklarına ilişkin bir taslak Meclis Komitesine gelebilmeyi başarmış, ancak yasa taslağının görüşülmesi için önceliklendirme yapılmadığından, Komite çalışmalarına gündem olamamış, haliyle sık değişen hükümetlerle de yasa taslağı kadük olmuştur. Meclisin gündemine giren diğer yasalarda yasa yapıcılarını motive eden ne idi bilinmez ama toplumun tümünü kapsayan hasta haklarının neden yasalaşmadığı tartışması halen üzeri örtülü gri bir alandır.

Kamu ve özel sağlık hizmetlerinde, sistematik olarak hasta hakları ihlalleri gerçekleşmektedir. Bunu son 10 yıldır hasta hakları izlemesi yapan, şikayetleri HiP App uygulaması (HiP App, Kıbrıs’ın kuzeyindeki hastanelerde veya diğer sağlık hizmeti sağlayıcılarında karşılaşılan sorunları bildirmek için EHHD tarafından tasarlanmış bir mobil uygulamadır) ile toplayan ve değerlendiren bir sivil toplum örgütü olarak veriye dayanarak söylüyoruz.  Ayrıca Baro’nun ve Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin açıklamaları da mahkemelerimizde hasta haklarına ilişkin davaların arttığı yönündedir.

EHHD, Covid 19 pandemisiyle birlikte, aksayan kamu sağlık hizmetleri, erişimi zorlaşan ilaç sıkıntıları karşısında, bir araya gelip örgütlenemeyen nadir hastalıklara sahip bireyler ile çok ağır maddi manevi yükler altında ezilen, tek başlarına mücadele eden ALS hastaları için özel bir mücadele alanı açtı. Dernek Nadir Hastalıklar Ağını kurarak, nadir hastalarla, bu alanda çalışan profesyonelleri bir araya getirdi, farkındalık ve savunuculuk alanında önemli bir adım atılmasına destek oldu. Ayrıca Dernek, ALS hasta yakınlarıyla yapılandırılmış bir diyalog ve işbirliği oluşturmuş, ALS hastalarının sağlık hizmetlerine adil ve eşit erişimi için, Sağlık Bakanlığı müsteşarının işbirliğiyle, yükümlülük sahipleri ile istişare toplantıları yürütmektedir.

Dernek hasta haklarını yoksulluk, işsizlik, ırk, cinsiyet, sosyoekonomik durum, ayrımcılık ve damgalama, cinsel yönelim gibi kesişimsel gailelerle ilişkilendirerek okumaktadır. Bu anlayışla, EHHD işbirliklerini sağlık hakkıyla kesişimsel gaileler ekseninde düzenlemiştir. Şöyle ki, İnsan Hakları Platformu’nun oluşturucu derneklerinden olup, mülteciler, KUIR bireyler, demokratik haklar konusunda hak izleme çalışmalarına destek olmaktadır. Ayrıca sağlık hakkı ile çevre hakkının kesişimselliği doğrultusunda dernek, Çevre Platformuna üye olmuş, elektrik santrallerinin bakımını ihmal ederek dumanı ile çevreyi ve halk sağlığını olumsuz etkileyen KIB TEK’e stratejik dava dosyalamıştır.

İstatistikler, yoksullukta, işsizlikte ve istihdamda kadınların ve gençlerin dezavantajlı olduğunu göstermektedir. KKTC’de toplam işsizlik oranı %4,7dir. Kadın işsizliği erkek işsizliğine göre daha yüksek olup, genç işsizliğinin genel işsizlik oranı içerisindeki payı (15-24 yaş genç) oranı %12,4. Bu oran içerisinde genç kadın işsizlik oranı erkeklerinkine kıyasla 3 katıdır. EHHD bu verileri değerlendirip, sağlık hakkı konusunda düzenlediği bilgilendirme toplantıları ve atölye çalışmalarını, kadın örgütleri, kırsal bölgedeki kadınlar ve gençlik örgütleriyle gerçekleştirmiştir.

COVID-19 pandemisi dünyada olduğu gibi, ülke ekonomimizi de zorlayarak yoksulluk eşitsizliklerini daha da derinleştirmiştir. Kamu sağlık hizmetleri vergilerimizle ve sigorta primlerimizle finanse edilmektedir. Hepimizin kamu sağlık hizmetlerinden eşit ve adil biçimde, kesintisiz olarak yararlanma hakkı vardır. Oysa sürekli aksayan kamu sağlık hizmetleri ve ilaç sıkıntısı yüzünden, vergileri ve primleriyle sağlığı finanse eden bizler, zamanında erişemediğimiz sağlık hizmetine ve ilaca, özel sektörde ikinci kez cebimizden para ödeyerek erişebiliyoruz.

Görünen o ki, kamu hastanelerinden sıklıkla yabancılar ve ülkenin en yoksulları yararlanmaktadır. Yoksulluk, tıbbi bakıma erişimde hem kültürel hem de finansal engellerle karşılaşan, Türkçe konuşma yeterliliği sınırlı hastalar için şüphesiz sağlık eşitsizliklerini artırmaktadır. Hatırlayalım, Gazimağusa' da yaşayan, 9 yaşındaki Nijerya uyruklu Olivia, Kasım 2025'te ani bir rahatsızlık sonucu hayatını kaybetmiş, tedavi sürecindeki ihmal iddiaları kamuoyunda yankı uyandırmıştı. Bangladeşli işçi Ojjal Miah, KKTC’de çalıştığı süreçte hastalanmış, devlet hastanesinde tedavi altına alınmış, ardından hayatını kaybetmişti. Yoksul işçinin cenazesini ülkesine ulaştırmak için masrafların nasıl ödeneceği tartışılırken, Başhekimlik kararıyla hastane masraflarının silinmesi sağlık hakkının evrenselliği bakımından önemli bir gelişmedir. Covid 19 pandemisinde temaslı kişilerin kimliklerinin paylaşılması, “Lefke’ de HIV virüsü, çok sayıda temaslı” haberiyle isim listelerinin yayılması, mahremiyet hakkı ihlalleridir. Öte yandan, Yükümlülük sahipleri tarafından korunması gereken, yasalarımız nezdinde “hassas veri” kapsamındaki dijital sağlık verilerimizin siber güvenlik saldırısı karşısında ele geçirildiği bilgisi de endişe vericidir.

Kamu sağlık hizmetlerinde kalite standartlarının olmadığının en acı ispatı, 2024 Ekim’inde, Çocuk Yoğun Bakım servisinde alkolle suyun karışıp “alkollü mama” ya dönüştüğü skandaldır.  İdarenin önemli ihmalinin olduğu bu vakada sadece hemşireler yargılanırken, Mihrimah bebek yaşamını yitirmiş, 6 bebek alkollü mamadan etkilenerek uzun süre tedavi görmüşlerdi. Skandalın ardına Bakanlık sağlıkta kalite standartlarının yasalaşması için başlattığı çalışma, bu yıl Meclis tatile girmeden, Sağlık Hizmetleri Dairesi yasası kapsamında yasalaşmıştır. Başka Mihrimah bebeklerin ölmemesi için, tüzüklerin ivedilikle hazırlanması, standartların sağlık çalışanları tarafından içselleştirilmesi ve etkin denetimi önemlidir.

Akıl sağlığı ve psikolojik desteğe ihtiyacı olanların hakları ile bu hastalara hizmet sunan tek kamu hastanesi olan Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinin fiziki durumu içler acısıdır. Bu hastanede tedavi gören yatılı hastaların intiharında “İntiharlar komplikasyon olarak değerlendirilebilir mi, yoksa İdarenin ihmali mi” tartışması yakıcı bir gailedir.

Hastaları sabrıyla sınayan “dijital randevu sistemi” uygulaması ise kamu sağlık hizmetlerine erişimin önünde engeldir.

Hasta haklarını korumak zor bir gaile mi?  “Herkes”in hak sahibi olduğu, ancak “Yükümlü”lerin gailesiz olduğu bu düzende, sağlığın en büyük mağduru şüphesiz hastalardır. EHHD ise sabırla ve inançla, ancak çookk kısıtlı kaynaklarla, iğne ile kuyu kazmaya devam etmektedir.

Kaynakça:

Külahçı Ş., 2016, “KKTC Sağlık Hukuku”, On İki Levha Yayıncılık A.Ş

Osum F., 2022, “Hak Temelli Yaklaşımın Ana Akımlaştırılması Kılavuzu” Civic Space.

https://www.ehhd.eu/izleme-raporlari/

https://istatistik.gov.ct.tr/

* Evrensel Hasta Hakları Derneği Asbaşkanı

Bilgi edinmek ve danışmak için; [email protected]

Bu haber toplam 324 defa okunmuştur
Gaile 529. Sayısı

Gaile 529. Sayısı