Dini siyasete alet ediyorlar

"Dini siyasete alet ediyorlar"

"Sırf koltuk uğruna ve birilerine şirin görünmek çabasıyla bazı siyasiler Kıbrıslı Türklerin değer yargılarıyla oynamayı marifet bilmekte ve “din, ahlak, namaz, oruç” argümanlarıyla bizleri döverek büyüklerine şirin görünme sevdası içerisine girmektedir"

A+A-

Fikrin ve Hukukun Üstünlüğü Hareketi Başkanı Avukat Barış Mamalı, Kıbrıslı Türklerin, dini siyasete alet edenlere itibar etmemesi gerektiğini bildirdi.

Mamalı yaptığı yazılı açıklamada, dini, bir silah olarak kullanıp Kıbrıs Türk halkına dil uzatanlar ve onları yabancı ellerde dövmeye çalışanların, çağdışı kalmış köhne zihniyetin esiri insanlar olduğunu söyledi.

Özellikle halkın vekili sıfatına sahip kişilerin yaptıkları milletvekili yeminine sadık kalmayarak laiklik noktasında yemin bozmalarını vatandaşların iyi etüt etmesi gerektiğini vurgulayan Mamalı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Kıbrıs Türk halkı, kendi aynası olan siyasileri seçerken daha dikkatli olmalı, her dönem oluşan rüzgara göre hareket eden ve dini siyasetine alet edenlere itibar etmemeli, her ne olursa olsun toplumsal geleceğini ön planda tutup çocuklarını düşünerek hareket etmelidir.”

Ülkede “bukalemun gibi renk değiştirerek hükümetçilik yapıldığını” ileri süren Mamalı, “sırf koltuk uğruna ve birilerine şirin görünmek çabasıyla bazı siyasiler Kıbrıslı Türklerin değer yargılarıyla oynamayı marifet bilmekte ve “din, ahlak, namaz, oruç” argümanlarıyla bizleri döverek büyüklerine şirin görünme sevdası içerisine girmektedir” dedi.

KKTC LAİK BİR HUKUK DEVLETİDİR

Kıbrıs Kültürü ile yetişen insanların hiçbir zaman dini duygularıyla oynamadığını, başkalarının din ve inancını sorgulamadığını, hatta sohbetlerinde bile inançlarını konu edip birbiriyle tartışıp kavga etmediğini vurgulayan Mamalı, Anayasa’da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’nin laik bir hukuk devleti olduğunun açıkça belirtildiğini söyledi.

ANAYASADAKİ LAİKLİĞİN TARTIŞILMAZ UNSURLARI VAR

Bunun özellikle yöneten tarafında olanların tüm icraatlarında devletin esaslı unsuru olan laiklik temelinde hareket etmesi gerektiği anlamına geldiğine dikkat çeken Barış Mamalı, şöyle devam etti:

“Laiklik soyut bir düşünce olmayıp hayata geçirilen, uygulanan bir ilkedir. Bu nedenle de uygulandığı ülkenin kültürel, dini ve siyasi yapısına göre laiklik şekillenmektedir. Laiklik, hukuki, dini veya siyasi açıdan farklı şekillerde tarif edilebilir. Ancak Anayasamızda hukuki bir ilke olarak var olan laikliğin tartışılmaz unsurları bulunmaktadır.

Laik devlette, din, ibadet ve vicdan hürriyeti yer almakta olup, bir din ve mezhebin bir başka din ve mezhep üzerinde baskı ve sindirme hareketlerini önlemek de devletin ödevi olmaktadır. Devlet’in yapısı ve işleyişi laik devlette dini kurallarla değil, akıl ve mantık çerçevesinde hayatın gerçeklerine dayanmaktadır. Din ve devlet işleri ayrıdır. Laik devlette, kimse kendisinin istemediği din ve mezhebi öğrenmek zorunda bırakılamaz. Dini kurallarla geriye yürüyeceğiz ya da akıl ve mantık temelinde bilime, çağdaş uygarlığa koşacağız, işte buradaki ana hat Laiklikten geçmektedir.”

Evrensel insan hak ve özgürlükleri içinde din ve inanç hürriyetinin önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Mamalı, “Unutulmamalıdır ki, insanların din ve inançlarını özgürce yaşayamadığı ülkelerde barış ortamı yerine çatışma ortamı egemen olmaktadır” dedi.

(tak)

Bu haber toplam 1028 defa okunmuştur