1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. 'Sağlık Çalışanları Yasası uygulanmıyor'
Dikkat çekici ‘karantina’ deneyimleri

Dikkat çekici ‘karantina’ deneyimleri

Halkla İlişkiler Uzmanı, Kemal Saraçoğlu Vakfı Koordinatör Yardımcısı Övgü İnce, “karantina” deneyiminden sonra tavsiyelerini paylaştı.

A+A-

Halkla İlişkiler Uzmanı, Kemal Saraçoğlu Vakfı Koordinatör Yardımcısı Övgü İnce, “karantina” deneyiminden sonra tavsiyelerini paylaştı.

“Karantinada bence en önemli eksiklik merkezde bulunan kişilerin sizi arayıp halinizi hatırınızı sormamasıdır” diyen Övgü İnce, merkez karantina uyguladığı için şanslı bir ülke olduğumuzu, ancak, sürecin psikolojisinin de düşünülmesi gerektiğini anımsattı.

Covid-19 pozitif bir arkadaşının temaslısı olarak Özok Yurtları Dikmen Karantina günlerini anlatan İnce, “Karantinaya gidecek olan kişilerin yanında götürmesi gerekenleri” şöyle sıraladı.

Övgü İnce bu paylaşımı ile birlikte “olası eksikleri” de gündeme getirdi.

1- Kitap

2- Diş macunu – Diş Fırçası

3- Domestos (Temizlik İlacı)

4- Detol Spray

5- Bulaşık Deterjanı - Süngeri

6- Kahve sevenler için kahve makinesi ve fincanı

7- Nescafe.

8- Bardak ve kaşık.

9- Şampuan – Yumuşatıcı – Duş jeli

10- Saç kurutma makinesi

11- İhtiyaç duyanlar için saç bakın ürünü

12- Nevresim takımı- Yorgan- Battaniye - Yastık ( Tamamen benim kendi hassasiyetim, yurtlarda vardır.)

13- Bandofla - Terlik

14- Kaç gün kalacaksanız buna göre iç çamaşırı, kıyafet, çorap.

15- Toz bezi

16- Eldiven


“En önemli eksiklik, merkezden arayarak durumunuzu sormuyorlar”

Övgü İnce karantina izlenimlerini ayrıca şöyle paylaştı:

“Karantinada kalmak çok da kolay değildi. Bir kere yalnız başımaydım. Komşularım çok iyiydi. Onların hakkini asla ödeyemem. Karantina olduğum sürece bilen duyan arkadaşlarım ve ailemin hakkını asla ödeyemem. Karantinada bence en önemli eksiklik merkezde bulunan kişilerin sizi arayıp halinizi hatırınızı sormamasıdır. Evet arkadaşlarınız var, aileniz var, onlarla sürekli irtibat halindesiniz ama orada olduğunuz surece psikolojiniz çok değişken. Benim tüm testlerim negatifti, ‘acaba pozitif olacak mıyım’ diye sürekli düşünmekten çok yorgun düşüyorsunuz. Pozitif olanlar için de acaba negatif olacak mıyım? Buradan çıkacak miyim diye düşünmek insanın kendini yemesine neden oluyor. Çok yalnızsınız bu düşüncelerle.

Evet, merkez karantina uyguladığı için bence biz şanslı bir ülkeyiz ama psikolojisinin de düşünülmesi şart. Günde bir kez aranıp haliniz hatırınız sorulsa, ateşiniz ölçüşse kendinizi daha iyi hissedeceğinize eminim. Örneğin panik atağı olan insanlar karantinada çok zor günler geçiriyorlar.

 

Öneriler

Övgü İnce, Özok yurtlarına yönelik önerilerini de sıraladı:

1- Her gün bir meyve verilmesi (Maalesef 8 günde 1 tek meyve verildi)
2- Hafta 2 ya da 3 gün sağlıklı olması açısından sütlü bir tatlı
3- Her gün yoğurt verilmeli.
4- Negatif olan insanlara açık havada günde yarım saat yürüme hakkı tanınmalı.

“Hem hava değişiklik hem de spor açısından önemli. Balkonu olmayan bu yurtlarda sonlara doğru çok zor günler geçirmeye başlıyorsunuz. Bir de kahvaltılarda biraz değişkenlik yapılabilir, verilen su miktarı yetersiz. Hemen hemen her gün aynı kahvaltı. Ailesi olmayan insanlara dışardan bir şey getirilemeyebilir. Ben bu konuda şanslı olanlardandım. İhtiyaçlarımı eşim hemen hemen gün aşırı gelerek sağladı. Hakki ödenmez. Ama tanıdığı olmayan imkânı olmayan insanlar var. Onları düşünmemiz lazım.

İnce deneyimlerini, “Hasta olmak suç değildir” sözleri ile tamamladı.

Bu haber toplam 4820 defa okunmuştur
Etiketler : ,