1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. 6534 test yapıldı, 14'ü yerel 17 pozitif vaka
DAÜ’de medyanın gücü tartışıldı

DAÜ’de medyanın gücü tartışıldı

DAÜ TV yapımcılığında gerçekleştirilen ve SİM TV ekranlarından yayınlanan “Birinci Kuvvet Medya” programının ilk konuğu gazeteci Aysu Basri Akter oldu.

A+A-

Çekimleri Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) televizyon stüdyolarında, Halkla İlişkiler ve Basın Müdürlüğü koordinatörlüğünde ve DAÜ TV yapımcılığında gerçekleştirilen ve SİM TV ekranlarından yayınlanan “1. Kuvvet Medya” programının ilk konuğu gazeteci Aysu Basri Akter oldu. DAÜ İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman İrvan ile Radyo, TV, Sinema ve Gazetecilik Bölümü Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Metin Ersoy tarafından hazırlanıp sunulan “1. Kuvvet Medya” programında medya gündemine ilişkin konular tartışıldı.

Medyaya güven sorunu
DAÜ Halkla İlişkiler ve Basın Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, “1. Kuvvet Medya” programında her hafta farklı bir konukla medya ve gazeteciliğe ilişkin konuları ele alacaklarını belirten Prof. Dr. Süleyman İrvan, ilk programda medyanın gücünü ve gazetecilik mesleğini tartıştıklarını söyledi. İletişim Fakültesi öğrencileriyle yapılan röportajlarda öğrencilerin medyaya pek güvenmediklerinin görüldüğünü belirten gazeteci Aysu Basri Akter, medyaya karşı sorgulayıcı olunmasının gerektiğini vurguladı. Aysu Basri Akter, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) demokrasi ve kurumsallaşmada yaşanan aksaklıklardan dolayı, medyanın zaman zaman birinci kuvvet, zaman zaman da dördüncü kuvvet gibi işlediğini dile getirdi.

Basının denetleme rolü
Yasama, yürütme ve yargıdan sonra medyanın dördüncü kuvvet anıldığını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Metin Ersoy, gazetecilik mesleğinin halkın çıkarlarını savunmak için yasama, yürütme ve yargıyı denetleyen bir pozisyona sahip olduğunu vurguladı. Denetleme mekanizmasının KKTC’de daha kolay olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Ersoy, bunun Kıbrıs Türk medyasının Türkiye’ye kıyasla daha yerel anlayışa sahip olmasından kaynaklandığını dile getirdi. Programda, gündemde yer tutan İmralı tutanaklarının basına sızdırılması da ele alındı. Bu sürecin basına yansıması ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının Balıkesir’de yaptığı konuşmada medyaya yaptığı eleştiriye de değinen Yrd. Doç. Dr. Ersoy, medyanın konuyu daha çok cümlenin sonunu alarak tartışma konusu yaptığını vurguladı.

Sansüre dikkat
İntihar ve tecavüz gibi haberlerde gazetecilerin her bilgiyi paylaşmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Süleyman İrvan, gazetecilerin intiharın nasıl gerçekleştiği bilgisini vermemelerinin temelinde, bu tür haberlerin özendirici olma olasılığının bulunduğunu ifade etti. Bunun sansür boyutuna ulaşmaması gerektiğini de vurgulayan Prof. Dr. İrvan, sansürün yaygınlaşması durumunda toplumun önemli gelişmelerden haberi olmayacağını vurguladı. İrvan, toplumun bilgilendirilmesi ile kişilik haklarının korunması arasında denge gözetilmesi gerektiğini söyledi.

Özel televizyonları sıkıntıları var
KKTC’de yayınlarını sürdüren özel televizyon kanallarının ciddi ekonomik sıkıntılar içerisinde olduğunu belirten Aysu Basri Akter, bunun en önemli nedeninin, reklam sektörünün KKTC’de yeterince gelişmemiş olması olduğunu söyledi. Akter, hükümetin özel televizyonları destekleme kararı almasının olumlu bir adım olduğunu da belirtti.

Bu haber toplam 1242 defa okunmuştur