1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. 61 Köy Kuraklık Zararı Kapsamında
“Çözüme sözümüz yok, ama taksime var”

“Çözüme sözümüz yok, ama taksime var”

Cemal Özyiğit, TC Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun 2013 yılını “Ya Taksim, Ya Çözüm” yılı ilan ettiğine ilişkin sözlerini eleştirdi

A+A-

 

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Cemal Özyiğit, son günlerde Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) seçimleri ile Güney Kıbrıs’taki ağır ekonomik kriz ve alınacak önlemeler konuşulurken, statükonun kalıcılaşmasını isteyen “birilerinin” durumdan vazife çıkararak “provokasyon” yaptıklarını ifade etti.

Konuyla ilgili yazılı açıklama yapan Cemal Özyiğit, TC Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun 2013 yılını “Ya Taksim, Ya Çözüm” yılı ilan ettiğine ilişkin sözlerini eleştirdi. Özyiğit, “Çözüme sözümüz yok, ama taksime var. Yarım asırdan fazladır süregelen bir sorunun çözümü özelde Kıbrıslılar, genelde Ortadoğu için çok büyük önem arz etmektedir. Çözüm kalıcı barışa giden yolda çok önemli bir adım olacaktır” dedi.

Davutoğlu’nun açıklamasını “yersiz” olduğunu söyleyen Özyiğit, “ABD Başkanı Obama’nın Ortadoğu ziyareti ve buna paralel olarak İsrail’in ‘Mavi Marmara’ olayı nedeniyle Türkiye’den özür dilemesi, TC’nin Kürt sorununu çözmek için Abdullah Öcalan’ı’ muhatap kabul edip İmralı sürecini başlatması olayları ortada dururken, Davutoğlu bu açıklamayla neyi murat ediyor” şeklinde devam etti.

Özyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Davutoğlu 1959’da TC’li yetkililerin de imzaladığı Garanti ve İttifak Antlaşmaları’nın içeriğinden de mi habersiz? Eğer öyleyse bu çok büyük bir gaftır. Sn. Davutoğlu bu anlaşmaları mutlaka okumalı ve TC’nin Kıbrıs’ta bulunma nedenini iyice idrak etmelidir. Çünkü, bu anlaşmalar Enosis ve Taksim’i yasaklamaktadır.”

Cemal Özyiğit, Güney Kıbrıs’taki ağır ekonomik krizden etkilenen bankacılık sektörüyle ilgili bir eylem sırasında bir Fransız’ın Türk bayrağını açması karşısında, buna öfkelenen bir Rum’un da bayrağı alıp, yakmasının tamamen provokasyon olduğunu savundu.

Güney Kıbrıs’ta yaşanan olayı fırsat bilen ülkücülerin eylem yapmasının da başka bir provokasyon örneği olduğunu belirten Özyiğit, “Bu olaylardan başka anlamlar çıkararak, bunu Kıbrıs’ta başlaması muhtemel yeni müzakere sürecini baltalamaya çalışma kabul edilemez... Hem Güney’deki bayrak yakma, hem de Kuzey’deki ülkücü eylemi, adli makamlarca soruşturularak mutlaka cezalandırılmalıdır” dedi.

Kıbrıs’ta yaşanan sosyo-ekonomik gelişmeler, hidrokarbon gazı ve petrol çıkarılmasıyla, Türkiye’den su getirilmesi olaylarını çözüm ve barış sürecinde katalizör hale getirmenin önemli bir görev olduğunu savunan Özyiğit, adadaki tüm barış güçlerini bu süreçte seslerini ve mücadeleyi yükseltmeye davet etti.

(tak)

Bu haber toplam 1193 defa okunmuştur
Etiketler :