
"Bu karar müzakere sürecine zarar verebilir"
KTİMB Başkanı Cafer Gürcafer, mülkiyet meselesine ilişkin Fransa’daki iade kararına tepki gösterdi.
Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği (KTİMB) Başkanı Cafer Gürcafer, Fransa'daki Aix-en-Provence İstinaf Mahkemesi'nin Litvanya vatandaşı Rasa Zilevice hakkında verdiği iade kararının yalnızca bir kişiyi ilgilendiren hukuki bir mesele olmadığını belirterek, kararın Kıbrıs sorununun siyasi dengelerini ve yeniden canlandırılmaya çalışılan müzakere sürecini olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
Yazılı açıklama yapan Gürcafer, kıbrıs Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği hukukunu siyasi amaçlarla kullandığını savunarak, Kuzey Kıbrıs'ta AB müktesebatının askıda olduğunu düzenleyen 10 No'lu Protokol'e rağmen AB hukukunun fiili egemenlik aracı haline getirilmeye çalışıldığını öne sürdü.
Mülkiyet meselesinin mahkeme kararları ya da tutuklama emirleriyle değil, kapsamlı bir siyasi çözüm çerçevesinde ele alınması gerektiğini ifade eden Gürcafer, hukuki mekanizmaların siyasi baskı aracı olarak kullanılmasının taraflar arasındaki güveni zedelediğini savundu.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri himayesinde yeniden ivme kazandırılmaya çalışılan diyalog sürecine dikkat çeken Gürcafer, 5+1 formatındaki gayriresmî toplantı öncesinde yaşanan bu gelişmelerin güven artırıcı adımları desteklemek yerine müzakere atmosferini olumsuz etkileyebileceğini belirtti.
Birleşmiş Milletler'e ve Avrupa Birliği'ne de çağrıda bulunan Gürcafer, müzakere zemininin korunması için tek taraflı girişimlere karşı daha yapıcı bir tutum sergilenmesi gerektiğini ifade etti. Gürcafer, Avrupa Birliği'nin de kendi hukuk düzenine ve kurucu antlaşmalarına bağlı kalması gerektiğini kaydetti.
Fransa'daki aynı mahkemenin kısa süre önce Behdad Caferi dosyasında iadeyi reddetmesine karşın, Rasa Zilevice hakkında aksi yönde karar vermesinin hukuki tutarlılık açısından soru işaretleri yarattığını kaydeden Gürcafer, bunun yargının siyasi baskılardan etkilenip etkilenmediğine ilişkin endişeleri artırdığını belirtti.
KTİMB olarak bugüne kadar çözüm ve diyalog süreçlerini desteklediklerini vurgulayan Gürcafer, Kuzey Kıbrıs'ta yasal çerçevede faaliyet gösteren kişi ve kuruluşları hedef aldığını savunduğu girişimlerin kabul edilemez olduğunu belirterek, ekonomik yaşamı hedef alan baskıların çözüme değil, güvensizliğe hizmet edeceğini söyledi.

























