1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. Bağımsızlık Yolu: Sistematik sömürüye karşı hak mücadelesi veren Wolt kurye emekçilerinin yanındayız!
Bağımsızlık Yolu: Sistematik sömürüye karşı hak mücadelesi veren Wolt kurye emekçilerinin yanındayız!

Bağımsızlık Yolu: Sistematik sömürüye karşı hak mücadelesi veren Wolt kurye emekçilerinin yanındayız!

Bağımsızlık Yolu, “Sistematik sömürüye karşı hak mücadelesi veren ve grevi büyüten Wolt kurye emekçilerinin yanındayız” açıklamasında bulundu; hak mücadelesi veren emekçilere destek belirtti.

A+A-

Limasol’da geçtiğimiz hafta Cuma günü başlayan Wolt kurye emekçilerinin grevi Lefkoşa’ya da yayıldı ve her iki şehirde yüzlerce emekçi direnişi büyütüyor.

Konuyla ilgili yazılı açaıklama yapan Bağımsızlık Yolu, sistematik sömürüye karşı hak mücadelesi veren ve grevi büyüten emekçilerin yanında olduklarını duyurdu, destek belirtti.

Açıklama şu şekilde:

“İyileştirilmiş, güvenceli çalışma koşulları ve ücret artışı talebiyle başlayan grev, filo şirketlerinin kurye emekçilerinin çalışma hesaplarını kapatmasıyla grev hakkının açıkça gasbına ve örgütlü mücadeleyi kırmaya yönelik bir saldırıya dönüşmüş durumdadır. Güvencesizliğe, taşeronlaştırmaya, örgütsüzleştirme politikalarına karşı direnişi yükselten emekçilerin haklı grevini selamlıyor, emekçinin partisi olarak dayanışmamızı bildiriyoruz.

Wolt kurye emekçileri 2024 yılında verdikleri mücadeleyle SEK, PEO ve DEOK sendikalarıyla çalışma bakanlığı arasında sektörel toplu iş sözleşmesi imzalanmasını sağlamış ve sektördeki emekçilerin hakları ilk kez resmi olarak düzenlenmişti. Fakat geçen sürede sözleşmeyle düzenlenen pek çok hakkın hayata geçmediğini, işverenin çalışma ve güvenlik maliyetlerini işçilere yüklemeye devam ettiğini görüyoruz. Ekipman maliyetlerinin emekçilerin ücretlerinden kesilmesi ve sosyal sigorta primlerinin eksik yapılması gibi sorunlar emekçilerin yaygın sorunları olarak devam ediyor. Bir de bunların yanına sipariş başına düşürülen ücretler, kilometre başına yetersiz ödeme, bekleme sürelerinin karşılıksız bırakılması ve tüm masrafların işçilerin sırtına yüklenmesi, emekçileri haklı bir isyana sürüklemiştir.

Bu örnekte olduğu gibi açıkça görülmektedir ki, sektörel toplu iş sözleşmesinin imzalanmış olması tek başına emekçilerin haklarını güvence altına almaya yetmemektedir. Kağıt üzerinde kazanılmış hakların fiilen korunması ve hayata geçirilebilmesi ancak emekçilerin örgütlü gücüyle mümkündür. Emekçilerle ve işyeri ile bağı kopmuş, bürokratik mekanizmaların içine sıkışmış bir sendikacılık anlayışı emek mücadelesinde aşılması gereken bir başka engeldir. Emekçiler kendi haklarını doğrudan savunabilecek örgütlülüğe sahip olmadan bu hakların uygulanması ise patronların keyfiyetine bırakılmaktadır. Bu nedenle sendikanın çalışma rejiminin organik bir parçası olması ve tabandan örgütlü mücadele, kazanılmış hakların gerçek anlamda yaşama geçirilmesinin vazgeçilmez koşuludur.

Wolt emekçilerine dayatılan güvencesizlik rejimi, örgütlenme ve grev hakkının cezalandırılması açık bir zulümdür. Çalışma hesaplarının kapatılması, baskı, tehdit ve yıldırma politikaları, işçilerin haklı mücadelesini bastırmaya yetmeyecektir. Bağımsızlık Yolu olarak sistematik sömürüye karşı hak mücadelesi veren ve grevi büyüten emekçilerin yanındayız.”

Bu haber toplam 222 defa okunmuştur