
“Asgari ücretli için ulaşılamaz, orta gelirli için zorlayıcı”
Konut değerinin en fazla yüzde 80’ini karşılayabilen krediyle ev sahibi olabilmek için en az 1 buçuk milyon peşinata ve ayda 68 bin TL taksit ödeyebilecek bir gelire sahip olunması gerekiyor.
Serap KARAMAN
“İlk Evim Kredi Paketi”nin dördüncü etap başvuruları 23 Şubat 2026 itibarıyla başladı. Paketin duyurusunu yapan Başbakan Ünal Üstel, “Gençlerin ülkede kök salması” hedefinde olduklarını belirterek, “Bu ülkede yuva kurmak da yuva sahibi olmak da bir hayal olarak kalmayacak” dedi. Ancak paketin matematik boyutu, açıklanan hedeflerle tartışmayı da beraberinde getiriyor.
120 ay vadeli ve yüzde 1,75 faiz oranlı paket kapsamında azami 3 milyon 300 bin TL, mevcut döviz kuruyla yaklaşık 55 bin Sterlin finansman sağlanıyor. Net asgari ücretin 52 bin 738 TL olduğu KKTC’de, söz konusu kredi için aylık taksit tutarı yaklaşık 68 bin TL’ye ulaşıyor.
Öte yandan krediye erişim koşulları bir şekilde sağlansa dahi, mevcut piyasa fiyatları dikkate alındığında bu finansmanla merkezi bölgelerde konut bulmak neredeyse imkânsız görünüyor. 3 milyon 300 bin TL’lik üst limit, alıcıyı daha düşük fiyatlı ve uzak bölgelerde bulunan konutlara yönlendirmek zorunda bırakıyor.
“4’üncü İlk Evim Kredi Paketi” ile ilgili YENİDÜZEN’e konuşan Emlakçılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Sadeghi, niyet olarak olumlu olduğunu ancak mevcut koşullarla erişilebilirliğinin sınırlı kaldığını söyledi. Azami 3 milyon 300 bin TL kredi, 120 ay vade ve aylık yüzde 1,75 faiz oranının cazip göründüğünü belirten Sadeghi, Kıbrıs’ın kuzeyinde Lefkoşa, Girne ve İskele’de 1+1 daire fiyatlarının 4–5 milyon TL bandında olduğunu, kredinin yalnızca yüzde 80’ine kadar kullanılabildiğini ve en az 1–1,5 milyon TL peşinat gerektiğini vurguladı.
Aylık taksitlerin 65–68 bin TL seviyesinde olduğunu, asgari ücretin ise 52 bin TL olduğunu hatırlatan Sadeghi, bankaların taksit/gelir oranının yüzde 40–50 ile sınırlı olduğuna dikkat çekerek kredinin asgari ücretli için ulaşılamaz, orta gelirli için zorlayıcı olduğunu ifade etti. Avrupa’daki gibi 25–30 yıl vadeli, enflasyona karşı korumalı ve kira seviyesine yakın taksitli bir mortgage sistemi gerektiğini belirten Sadeghi, “Bu paket tamamen yanlış değil ama eksik” dedi ve “Aksi halde bu krediler ev almak isteyen gençler için umut olur, ama ödeme süresi uzamasa anahtar teslimi hayale dönüşür.” ifadelerini kullandı.
YENİDÜZEN’e konuşan Bankalar Birliği Başkanı Olgun Önal ise 3 milyon 300 bin TL’lik kredinin aylık taksitinin yaklaşık 68 bin TL olacağını belirterek, bu taksitin karşılanabilmesi için en az taksit tutarının iki katı düzeyinde gelir gerektiğini söyledi. Kredinin sabit taksitli olmasının önemli bir avantaj olduğunu vurgulayan Önal, gelir arttıkça taksitin gelir içindeki payının azalacağını ifade etti ve koşulları uyanlar için programın avantajlı olduğunu dile getirdi.
Emlakçılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Sadeghi:
“Asgari ücretli için ulaşılamaz, orta gelirli için zorlayıcı, yüksek gelir grubuna kısmen uygun”
“Gençlerin ev sahibi olmasını hedefleyen 4’üncü ilk evim kredi paketini” YENİDÜZEN’e değerlendiren Emlakçılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Sadeghi, paketin niyet olarak olumlu olduğunu ancak uygulama koşulları nedeniyle ciddi tartışmaları da beraberinde getirdiğini söyledi.
Azami 3 milyon 300 bin TL, 120 ay vade ve aylık yüzde 1,75 faiz oranının kulağa cazip geldiğini belirten Sadeghi, bugün KKTC konut piyasasının gerçeklerinin bu paketin erişilebilirliğini ciddi şekilde sınırladığını ifade etti.
“Rakamlarla konuşalım” diyen Sadeghi, bugün Kıbrıs’ın kuzeyinde Lefkoşa, Girne ve İskele bölgelerinde yaşanabilir 1+1 dairenin fiyatının 4–5 milyon TL bandında olduğunu kaydetti. 3 milyon 300 bin TL’lik kredinin konut değerinin yalnızca yüzde 80’ine kadar kullanılabildiğini belirten Sadeghi, alıcının cebinden en az 1–1,5 milyon TL peşinat çıkması gerektiğini söyledi.
“Asıl mesele aylık taksit” ifadelerini kullanan Sadeghi, 3 milyon 300 bin TL’lik kredinin 120 ay vadede aylık yaklaşık 65–68 bin TL taksit anlamına geldiğini belirtti. Bugün asgari ücretin 52 bin TL seviyesinde olduğunu ve bankaların kabul ettiği taksit/gelir oranının en fazla yüzde 40–50 olduğunu vurgulayan Sadeghi, bu kredinin asgari ücretli için ulaşılamaz, orta gelirli için zorlayıcı, ancak yüksek gelir grubuna kısmen uygun olduğunu ifade etti.
“Avrupa’daki mortgage sistemi neden önemli?” sorusunu da gündeme getiren Sadeghi, Avrupa ülkelerinde konut finansmanının temelini 25–30 yıl vadeli mortgage sistemi, görece düşük faiz ve kira öder gibi ev sahibi olma mantığının oluşturduğunu söyledi.
“Bu paket yanlış değil ama eksik”
Kıbrıs’ın kuzeyinde de özellikle Türk Lirası geliri olan yurttaşlar için 10 yıl değil, en az 25–30 yıl vadeli, enflasyona karşı korumalı ve aylık taksiti kira seviyesine yakın bir sistem kurulmadıkça sorunun çözülemeyeceğini belirten Sadeghi, “Eleştiri mi, öneri mi?” sorusuna da yanıt verdi.
“Bu paket tamamen yanlış mı? Hayır. Ama eksik mi? Kesinlikle evet.” diyen Sadeghi, gerçekten erişilebilir bir “ilk ev” politikası için vadenin en az 25–30 yıl olması, kredi üst limitinin piyasa gerçeklerine göre güncellenmesi ve gelir kriterlerinin gençlerin reel kazançlarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
“Aksi halde bu krediler ev almak isteyen gençler için umut olur, ama ödeme süresi uzamazsa anahtar teslimi hayale dönüşür.” ifadelerini kullanan Sadeghi, “Kuzey Kıbrıs’ta konut artık sadece bir barınma meselesi değil, bir yaşam mücadelesi. İlk Evim Kredisi çok doğru bir adım; ancak daha uzun vadeli, daha gerçekçi ve daha kapsayıcı bir mortgage sistemiyle desteklenmediği sürece, gençlerin ev sahibi olmasını kolaylaştırmaktan çok, tartışma konusu olmaya devam edecek.” diye konuştu.
Bankalar Birliği Başkanı Olgun Önal:
“Koşulları uyanların kullanmaya çalışmasında fayda var”
Bankalar Birliği Başkanı Olgun Önal, “4’üncü İlk Evim Kredi Paketi”ne ilişkin değerlendirmede bulundu. Önal, program kapsamında en yüksek kredi miktarının 3 milyon 300 bin TL olduğunu belirtti.
“En yüksek kredi miktarı bu programda 3 milyon 300 bin TL. Bu tutarda bir kredinin kullanılması durumunda 68 bin TL civarında aylık taksit ödenecek.” diyen Önal, bu taksitin ödenebilmesi ve kalan zorunlu ihtiyaçların karşılanabilmesi için en az aylık taksit tutarının iki katı tutarında bir gelir ya da aile geliri olması gerektiğini söyledi.
Kredinin en büyük avantajının sabit taksitli olması olduğunu vurgulayan Önal, “Yıllar içerisinde hayat pahalılığı ya da terfiler gibi sebeplerle aylık gelirin yükselmesi durumunda kredinin taksitleri sabit kalmaya devam edeceği için taksitin gelir içindeki payı sürekli azalacaktır. Hatta ilerleyen yıllarda çok önemsiz bir tutar haline gelecektir.” ifadelerini kullandı.
Aylık gelirin daha düşük olması durumunda kullanılmak istenen kredi miktarının düşürülmesi ya da daha ucuz bir konut satın alınmaya çalışılması gerektiğini belirten Önal, “Her halükârda program, oldukça avantajlı. Koşulları uyanların kullanmaya çalışmasında fayda var.” dedi.




















