1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. Ailelerine ulaşamayan İranlı öğrenciler YENİDÜZEN'e konuştu: “İran’ın sesi kesildi, biz susmayacağız!”
Ailelerine ulaşamayan İranlı öğrenciler YENİDÜZEN'e konuştu: “İran’ın sesi kesildi, biz susmayacağız!”

Ailelerine ulaşamayan İranlı öğrenciler YENİDÜZEN'e konuştu: “İran’ın sesi kesildi, biz susmayacağız!”

Kıbrıs’ın kuzeyinde eğitim gören ve 8 Ocak’tan bu yana ailelerine ulaşamayan İranlı öğrenciler YENİDÜZEN’e konuştu, dayanışma çağrısı yaptı.

A+A-

Ertuğrul SENOVA

İran’da günlerdir süren protestolar, güvenlik güçlerinin sert müdahaleleri ve ülke genelinde uygulanan internet kesintileri, milyonlarca insanı belirsizlik içinde bıraktı.

8 Ocak’tan bu yana büyük ölçüde devre dışı bırakılan iletişim altyapısı nedeniyle, İran’daki gelişmelerle ilgili sağlıklı bilgi akışı sağlanamazken, ülke dışındaki İranlılar da ailelerine ulaşamıyor.

Bu belirsizlikten etkilenenler arasında Kıbrıs’ın kuzeyinde üniversite eğitimi gören İranlı öğrenciler de var.

İnternetin kesilmesiyle birlikte günlerdir ailelerinden haber alamayan öğrenciler YENİDÜZEN’e konuştu, gazete aracılığıyla seslerini duyurmak istedi.

Hem İran’daki yakınlarının güvenliği hem de kendi gelecekleri konusunda derin bir kaygı yaşadıklarını belirten genç İranlılar, Kıbrıs’ın kuzeyindeki hem kurumsal hem de toplumsal destek eksikliğine de dikkat çekti.

“KKTC” makamlarına İranlı öğrencilere destek olunması ve seslerini duyurmak adına barışçıl gösterilere izin verilmesi çağrısında bulunan öğrencilerin, Kıbrıs Türk halkından “ses yükseltme” talepleri mevcut.

Bir diğer çağrı ise medyaya: “Bu dönemde İran halkının sesi olmak tarihsel bir sorumluluk.”


Kıbrıs'taki genç İranlılar ne düşünüyor? 

Andia Moazzami: “8 Ocak’tan bu yana ailemden hiçbir haber alamıyorum”

andia-moazzami.jpg

Andia Moazzami, İran’daki iletişim kesintilerinin ilk günlerinde ailesiyle sınırlı ve düzensiz de olsa temas kurabildiğini, ancak 8 Ocak’tan itibaren tüm bağlantının tamamen koptuğunu söylüyor.

Moazzami, yaşananlara rağmen umudunu koruduğunu belirterek, “İran halkına yaşatılan tüm bu acı ve baskıya rağmen, bunun boşa gitmeyeceğine ve çok yakın bir gelecekte olumlu değişimler yaşanacağına inanıyorum” diyor.

İran’a dair en büyük yanlış algının, halkın mücadelesinin yalnızca zorunlu başörtüsü meselesine indirgenmesi olduğunu vurgulayan Moazzami, asıl sorunun çok daha derin olduğunu ifade ediyor:

“İran halkının acısı; ülkenin kaynaklarının sistematik biçimde yağmalanması, devlet eliyle uygulanan büyük adaletsizlikler, masum insanların öldürülmesi ve ekonomik çöküş nedeniyle insanların geleceğinin yok edilmesidir.”

Ailesine ulaşabilse tek bir cümle söyleyeceğini belirten Moazzami’nin mesajı ise şöyle:

“Yanınızda olamadığım için üzgünüm ama gücünüzle, cesaretinizle ve direncinizle gurur duyuyorum.”


Niloofar Ziraki: “İran’ın sesi kesildi, biz konuşmak zorundayız”

niloofar-ziraki.jpg

Niloofar Ziraki, İran’la tüm iletişimin bir günde tamamen kesildiğini ve herkesin ailesiyle ilgili tam bir belirsizlik içinde kaldığını anlatıyor. Kıbrıs’ın kuzeyinde bulundukları süre boyunca ne üniversitelerden ne de resmi kurumlardan herhangi bir destek gördüklerini dile getiriyor.

İran’da yaşananları açıkça bir “devrim” olarak tanımlayan Ziraki, uluslararası toplumun sessizliğini ise baskıya verilen dolaylı bir destek olarak görüyor.

“Otoriterliğe karşı ses çıkarmamak, zulmü meşrulaştırmaktır” diyen Ziraki, “KKTC” makamlarına İranlı öğrencilere destek olunması ve barışçıl gösterilere izin verilmesi çağrısında bulunuyor.

Ziraki sözlerinin sonunda net bir mesaj veriyor: “İran’ın sesi kesildi. Biz İran’ın sesi olalım.”


Atiyeh Saberi: “İranlı öğrenciler birbirine tutunarak ayakta kalmaya çalışıyor”

atiyeh-saberi.jpg

Atiyeh Saberi, ailesiyle en son bir buçuk gün önce konuşabildiğini ve o zamandan bu yana İran’daki internetin tamamen kesildiğini söylüyor. Sosyal medyada İranlı arkadaşlarından hiçbir hareketlilik olmamasının da bu karartmayı doğruladığını ifade ediyor.

Kurumsal destek eksikliğine dikkat çeken Saberi, İranlıların bu süreçte yalnızca kendi aralarında dayanışma gösterebildiğini belirtiyor.

İran’da yaşananların özünde özgürlük, ekonomik ve sosyal eşitlik talebi olduğunu vurgulayan Saberi, ülkenin binlerce yıllık bir medeniyete sahip olduğunu hatırlatıyor.

Ailesine göndermek istediği mesaj ise kısa ama güçlü: “Güçlü kalın, zafer yakın.”


Keymanesh Nikbakhtabdolmaleki: “Bu bir protesto değil, hayat memat meselesi”

keymanesh-nikbakhtabdolmaleki.jpg

Üç gündür ailesiyle hiçbir temas kuramadığını söyleyen Keymanesh Nikbakhtabdolmaleki, İran sokaklarında gördüklerinin “normal bir yaşam” isteyen masum insanlar olduğunu dile getiriyor.

Yaşananları bir devrim olarak tanımlayan Nikbakhtabdolmaleki, bunun artık ekonomik taleplerin ötesine geçtiğini vurguluyor: “Bu, yaşam ve ölüm meselesi. Eğer vazgeçersek, hayatlarımızı cehenneme çevirecekler.”

“KKTC” makamlarına çağrıda bulunan Nikbakhtabdolmaleki, İranlı öğrencilerin sesinin duyurulmasını istiyor.


Soheil Soltani: “Ailelerimiz için korkumuz her geçen gün artıyor”

soheil-soltani.jpeg

Soheil Soltani, bir gündür ailesiyle hiçbir şekilde iletişim kuramadığını ve bunun büyük bir endişe yarattığını söylüyor. İran’da insanların yalnızca insanca yaşamak istediğini belirten Soltani, buna karşılık ağır bir baskıyla karşılaştıklarını ifade ediyor.

İran’ın geri kalmış bir ülke olarak görülmesinin büyük bir yanılgı olduğunu dile getiren Soltani, “Bizim eksiğimiz yetenek değil, görünürlük” diyor.

Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşam süren halk ve yetkililerine seslenen Soltani, İran dışındaki İranlıların şu anda ülke içindekiler adına konuşmak zorunda kaldığını vurguluyor.


Maryam Sadatmansouri: “47 yıllık bir kabusun sona ereceğine inanıyorum”

maryam-sadatmansouri.jpg

Girişimci olarak Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan Maryam Sadatmansouri, 8 Ocak’tan bu yana ailesiyle ne internetten ne de telefonla iletişim kurabildiğini söylüyor. İran’da yaşananlara dair umut, öfke ve derin kaygıyı aynı anda hissettiğini ifade eden Sadatmansouri, bu kez İran halkının başarılı olacağına inandığını belirtiyor.

İran’daki mücadelenin yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanmasının büyük bir çarpıtma olduğunu söyleyen Sadatmansouri, bunun dini diktatörlüğe karşı toplumsal bir başkaldırı olduğunun altını çiziyor.

Kıbrıs’ın kuzeyindeki medyaya da çağrıda bulunan Sadatmansouri, bu dönemde İran halkının sesi olmanın tarihsel bir sorumluluk olduğunu ifade ediyor.


Leila Makvandy: “Bu mücadele sadece başörtüsü meselesi değil”

leila-makvandy.jpg

Leila Makvandy, 8 Ocak’tan bu yana ailesiyle tüm iletişimin kesildiğini, internetin engellendiğini ve uçuşların durdurulduğunu söylüyor. Final döneminde olmalarına rağmen hiçbir kurumsal destek almadıklarını dile getiriyor.

Makvandy’ye göre İran’daki protestolar; özgürlük, güvenlik ve temel haklar için verilen bir mücadele. Birçok İranlının ülkesini sevmesine rağmen geleceğini orada göremediği için göç etmek zorunda kaldığını belirtiyor.

Ailesine gönderdiği duygusal mesajda ise şu sözler öne çıkıyor:

“Uzakta olsam da sizin için elimden geleni yapıyorum. Güçlü kalın. İran bayrağı baskı altında kalmayacak.”


İran’da neler yaşanıyor?

İran'da ekonomik krizi protesto amacıyla başlayan ve kısa sürede rejim karşıtı bir nitelik kazanan eylemler devam ediyor.

13 gündür devam eden eylemlerin, 2022'de Mahsa Amini'nin gözaltında hayatını kaybetmesiyle tetiklenen protestolardan bu yana görülen en geniş çaplı rejim karşıtı eylemler olduğu belirtiliyor.

Norveç merkezli İran İnsan Hakları örgütü, güncel verilere göre aralarında dokuz çocuğun da bulunduğu en az 51 eylemcinin İran güvenlik güçlerince öldürüldüğünü, yüzlerce göstericinin de yaralandığını açıkladı.

Rejimin uyguladığı internet kısıtlaması, eylemlerin kanlı biçimde bastırıldığı geçmişteki senaryoların tekrarlanmasına yönelik endişeleri artırıyor. İnternet izleme platformu NetBlocks, yetkililerin son 24 saattir İran çapında uyguladıkları kesintiyle şiddeti maskelediğini savundu.

Uluslararası Af Örgütü'nden yapılan açıklamada da kapsamlı kesintinin, protestoları bastırmak için yürütülen ve uluslararası hukuk kapsamında suç teşkil eden ağır insan hakları ihlallerini ve işlenen suçların gerçek boyutunu gizlemeyi amaçladığı belirtildi.

Bu haber toplam 4056 defa okunmuştur