1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. 5+1 öncesi kritik uyarı: Önce zemin hazırlanmalı
5+1 öncesi kritik uyarı: Önce zemin hazırlanmalı

5+1 öncesi kritik uyarı: Önce zemin hazırlanmalı

Guterres'in ziyaretiyle yeni bir süreç ihtimali yeniden konuşulmaya başlandı. Ancak deneyimli isimler, 5+1 öncesinde metodoloji ve güven artırıcı önlemlerde ilerleme sağlanması gerektiğine dikkat çekti.

A+A-

Serap ŞAHİN

Crans Montana'da masanın dağılmasının üzerinden dokuz yıl geçti. Bu süre içinde taraflar zaman zaman bir araya gelse de kapsamlı müzakereler yeniden başlayamadı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in 16 yıl sonra adaya yaptığı ziyaret, yeni bir 5+1 toplantısı ihtimalini yeniden gündeme taşırken, Kıbrıslı Türk Lider Tufan Erhürman'ın ifadesiyle Guterres'in liderlere verdiği "ev ödevi", yeni bir 5+1 öncesinde hazırlık sürecinin önemini ortaya koydu.

Kanal Sim'de Serhat İncirli'nin sorularını yanıtlayan Dışişleri eski Bakanı ve eski müzakereci Özdil Nami ile YENİDÜZEN'in görüşlerini aldığı siyaset bilimci Prof. Dr. Ahmet Sözen ve İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, farklı değerlendirmeler yapsa da aynı noktada buluştu: Guterres'in işaret ettiği "ev ödevinin" tamamlanması, yani metodoloji, güven artırıcı önlemler ve iyi hazırlanmış bir müzakere zemini oluşturulmadan yeni bir 5+1 toplantısının tek başına kalıcı bir sonuç üretmeyeceği görüşü öne çıktı.

Nami, yeni bir 5+1 öncesinde metodoloji sorununun çözülmesi ve Crans Montana'da yarım kalan başlıklara odaklanılması gerektiğini kaydederken, Sözen, 5+1 toplantısının tek başına resmi müzakere sürecinin yeniden başlayacağı anlamına gelmediğini, güven artırıcı önlemler ve metodoloji konusunda ilerleme sağlanmasının şart olduğunu vurguladı.

Talat ise Guterres'in ziyaretini, Kıbrıslı Türk Lider Tufan Erhürman'ın dile getirdiği sonuç odaklı müzakere yaklaşımının öne çıkması açısından olumlu değerlendirerek, Crans Montana'dan bu yana ilk kez umut verici bir gelişme yaşandığını ifade etti.

ozdil-nami-001.jpg

Dışişleri eski Bakanı ve eski müzakereci Özdil Nami:

“5+1 öncesinde metodoloji sorunu çözülmeli”

Dışişleri eski Bakanı ve eski müzakereci Özdil Nami, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyaretine ilişkin değerlendirmeleri KANAL SİM’de Serhat İncirli’ye yaptı.

Ziyaret öncesinde büyük bir beklenti taşımadığını belirten Nami, başarılı bir BM Genel Sekreteri ziyaretinden önce taraflar arasında ciddi hazırlık çalışmaları yapılması gerektiğini söyledi.

Nami, müzakerecilerin ve liderlerin görüşmeler gerçekleştirdiğini ancak güven artırıcı önlemler, tıkanan başlıklara çözüm ve metodoloji konusunda somut ilerleme sağlanamadığını ifade etti.

Nami, Kıbrıslı Türk Lider Tufan Erhürman'ın ortaya koyduğu metodolojiye ilişkin olarak da "Hristodulidis'te bunun bir gündem olması gerektiğini kabul ettiğine dair herhangi bir olgunluğa süreç erişmedi" dedi.

Basında yer alan yeni plan ve stratejik anlaşma iddialarına itibar etmediğini söyleyen Nami, "Basına çok yansıdı; yeni bir plan gelecek, stratejik anlaşma sağlanacak, üç yıl sonra referanduma gidilecek denildi. Ben bunların hiçbirine pek fazla prim vermemiştim. Nitekim gerçekleşmedi" ifadelerini kullandı.

Bu tür senaryoların gerçekleşmemesini olumlu değerlendirdiğini belirten Nami, "Belki de iyi oldu o yollara sapılmaması. Çünkü o yolların kendi çıkmaz sokakları var" dedi.

“Gündem Crans Montana olmalıydı”

Guterres'in ziyaret sırasında Crans Montana'da yarım kalan sürece odaklanması gerektiğini kaydeden Nami, BM Genel Sekreteri'nin iki lidere "Crans Montana'da o son mili neden yürüyemediniz?" sorusunu yöneltmesi gerektiğini söyledi.

Erhürman'ın metodoloji konusunda somut öneriler sunduğunu belirten Nami, siyasi eşitliğin yeniden tartışılmaması, Crans Montana'da kalınan yerden devam edilmesi, bir takvim belirlenmesi ve olası başarısızlığın sonuçlarının önceden ortaya konulmasına ilişkin önerilerin tartışmanın merkezinde olması gerektiğini ifade etti.

Nami, Hristodulidis'in ise son maddeyi kabul etmediğini belirterek, "Genel sekreter geldiğinde 'Sıkıntı buradadır, ben buradayken gelin bunu çözelim' demesi lazımdı" dedi.

“Metodoloji çözülmeden içerikte ilerleme olmaz”

Guterres'in açıklamasında metodoloji, güven artırıcı önlemler ve içerikte ilerleme olmak üzere üç başlığa vurgu yaptığını belirten Nami, metodoloji kelimesinin kullanılmasını olumlu bulduğunu söyledi.

Ancak metodoloji sorunu çözülmeden içerikte ilerleme sağlanamayacağını söyleyen Nami, "Metodoloji ile ilgili sıkıntı aşılmadığı sürece Crans Montana'da gördük ki geriye kalan içerikle ilgili ilerleme sağlamak artık mümkün değil. Zaten mümkün olsaydı Crans Montana başarıyla sonuçlanırdı" ifadelerini kullandı.

ahmet-sozen.jpeg

Siyaset bilimci, Prof. Dr. Ahmet Sözen:

“5+1, resmi müzakere sürecinin başlayacağı anlamına gelmiyor”

Siyaset bilimci Prof. Dr. Ahmet Sözen, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyaretini YENİDÜZEN’e değerlendirdi.

Ziyaretin beklenen ölçüde bir etki yaratmadığını belirten Sözen, Guterres'in Kıbrıs'a gelişinin yalnızca Kıbrıs odaklı olmadığını söyledi.

Guterres'in ziyaret öncesinde Şam'da temaslarda bulunduğunu hatırlatan Sözen, "Guterres'in gelişi elbette önemliydi ancak bu sadece Kıbrıs'la ilgili bir ziyaret değildi. Orta Doğu programına Kıbrıs da eklendi. Döneminin sonuna yaklaşırken bir miras bırakmak istedi" dedi.

“İç dinamiklerin hazır olmadığını gördü”

Guterres'in temasları sırasında adadaki siyasi tabloyu ve sivil toplumun durumunu da değerlendirdiğini ifade eden Sözen, BM Genel Sekreteri'nin mevcut iç dinamiklerin kapsamlı bir ilerleme için henüz hazır olmadığı sonucuna vardığını söyledi.

Bunun yanında bölgesel ve küresel gelişmelerin Kıbrıs üzerinde önemli etkiler yaratabileceğine dikkat çeken Sözen, Orta Doğu'daki savaş ortamının adaya olumsuz yansımalarının olabileceğini, ancak aynı jeopolitik gelişmelerin doğru değerlendirilmesi halinde çözüm için bir fırsata da dönüşebileceğini belirtti.

Sözen, bu süreçte Türkiye'nin kilit aktörlerden biri olduğunu vurgulayarak, Avrupa'nın gelecekte daha bağımsız bir güvenlik mimarisi oluşturma arayışının Türkiye-Avrupa ilişkileri üzerinden Kıbrıs sürecine olumlu yansıyıp yansımayacağının da test edildiğini ifade etti.

"Türkiye'yi ve aynı zamanda Kıbrıs Rum tarafını masaya motive ederek bir ilerleme sağlanabilir mi, bunu ölçmeye çalıştılar" diyen Sözen, ziyaret sırasında bu konuda kayda değer bir ilerleme sağlanamadığını söyledi.

“5+1 tek başına müzakere anlamına gelmez”

Tarafların ilke olarak yeni bir 5+1 toplantısına sıcak baktığını belirten Sözen, bunun resmi müzakere sürecinin yeniden başlayacağı anlamına gelmediğinin altını çizdi.

BM Genel Sekreteri'nin açıklamasına işaret eden Sözen, "Genel Sekreter, güven yaratıcı önlemler ve müzakere metodolojisi konusunda ilerleme sağlanmadan 5+1'i toplamanın anlamı olmadığını açık şekilde ortaya koydu" dedi.

Sözen, tarafların Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumların günlük yaşamını kolaylaştıracak güven artırıcı önlemleri hayata geçirmesi ve müzakerelerin hangi yöntemle yürütüleceğine ilişkin ortak bir anlayış geliştirmesi halinde yıl sonuna kadar bir 5+1 toplantısının yapılabileceğini belirtti.

Ancak bunun kesin olmadığını vurgulayan Sözen, "Yeni geçiş noktalarının açılması, mevcut geçişlerin kolaylaştırılması gibi güven yaratıcı önlemler ile metodoloji konusunda belirli bir anlayış birliği oluşursa bu yıl içinde 5+1 toplanabilir. Ama bunun garantisi yok" ifadelerini kullandı.

mehmet-ali-talat.jpg

İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat:

“Crans Montana'dan beri ilk kez umut taşıyabileceğimiz bir gelişme oldu”

İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyaretinin ardından oluşan tabloya ilişkin YENİDÜZEN’e konuştu.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın bugüne kadar dile getirdiği farklı metodolojiyle ve sonuç odaklı müzakere yaklaşımına işaret eden Talat, "Cumhurbaşkanı'nın şimdiye kadar dile getirdiği farklı bir görüşme süreci, farklı bir metodolojiyle görüşme yapılması ve sonuç odaklı olması, sonuç getirmeyecek bir müzakere sürecinden kaçınılması yaklaşımı kabul gördü. Cumhurbaşkanı da böyle söylüyor" dedi.

Bu gelişmeyi önemli bulduğunu ifade eden Talat, "Uzun yıllardan sonra yeni bir gelişme bu. Düşünün Crans Montana'dan beri ilk kez umut taşıyabileceğimiz bir gelişme oldu. O bakımdan ben yararlı oldu diyorum" ifadelerini kullandı.

“İyi bir hazırlık yapılması önemli”

Sürecin başarıya ulaşabilmesi için hazırlık çalışmalarının önemine dikkat çeken Talat, "Tekrar sonuç almak için iyi bir hazırlık yapılması ve belli takvimler çerçevesinde müzakerelerin başlatılması oldukça önemlidir" dedi.

Crans Montana'dan bu yana koşulların değiştiğini belirten Talat, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin uluslararası alandaki girişimleri ve askeri bağlantılarının mevcut tabloyu farklılaştırdığını söyledi.

"Silahlanmanın yasaklanacağı bir birleşik Kıbrıs'tan bugün silah yığınının olduğu bir Kıbrıs'a geldik. Dolayısıyla yeni koşullarda yeni müzakere süreçleri herhalde geçmişe göre daha farklı olacak diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

"Guterres sonuç odaklı sürece vurgu yapmıştı"

Guterres'in Crans Montana döneminde de sonuç odaklı bir müzakere sürecinden söz ettiğini hatırlatan Talat, "Guterres zaten Crans Montana'da da ifade etmişti ki sonuç odaklı ve belli bir metodoloji kullanarak bir görüşme sürecine girilmesi gerektiğini ifade etmişti" dedi.

Talat, "Onu bir bakıma bizim tarafın özellikle Cumhurbaşkanı'nın talep ettikleri doğrultusunda yeni bir şekle büründürdü. Yani Guterres de artık görüşmek için görüşme yapılmasını istemediğini ifade ediyor" diye konuştu.

Bu haber toplam 429 defa okunmuştur
Etiketler :