1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Ülkemizin eğitim politikası nasıl olmalı?
Ülkemizin eğitim politikası nasıl olmalı?

Ülkemizin eğitim politikası nasıl olmalı?

BAYRAM Tüm dünyadaki ve ülkemizdeki İslam alemi için önemli bayramlardan biri olan Ramazan Bayramı’nın ilk günü bugün; bu vesileyle tüm Müslümanların bayramını kutlar barış içerisinde bir dünya dilerim. Kıbrıslı Türklerin de on yıllardır vermi

A+A-

 

   

 

BAYRAM

Tüm dünyadaki ve ülkemizdeki İslam alemi için önemli bayramlardan biri olan Ramazan Bayramı’nın ilk günü bugün; bu vesileyle tüm Müslümanların bayramını kutlar barış içerisinde bir dünya dilerim.

Kıbrıslı Türklerin de on yıllardır vermiş olduğu toplumsal, sosyal, ekonomik, demokratik ve demografik mücadelenin sürdürülmesi, kendi kendini yönetme ve kendi ülkesinde özne olma kavga ve çabasının başarıya ulaşması ve Birleşik Federal Kıbrıs’ta eşit ortak olarak uluslararası toplumda hak ettiği yeri alması en büyük temennimizdir.

 

 

KKTC-TC İLİŞKİLERİ

Bu mücadelenin verilmesinde Kıbrıslı Türklerin en büyük destekçilerinden birisinin Türkiye olması gerekirken ve doğalken, özellikle iki devlet arasındaki ilişkinin farklılıkların eşitliği düzeyinde seyredememesi nedeniyle çok da sağlıklı yürümediğini söylemek yanlış bir düşünce olmadığı gibi iddianın da ötesinde sanki bir realite olarak durmaktadır.

Bunun böyle olmasında ve iki ülke arasında sağlıklı ilişkiler geliştirilememesinde her iki ülke yönetimlerinin de payı vardır diye düşünüyorum. Ekonomik sıkıntılar ve KKTC’nin Türkiye’ye giderek artan ekonomik bağımlılığı siyaseten de bağımlılığı artırmakta, bu çok boyutlu bağımlılıklar Kıbrıs’ın kuzeyindeki demografik ve demokratik yapının da negatif anlamda değişmesini ortaya çıkarmaktadır.

 

ALTERNATİF

Bu durum da Kıbrıslı Türklerin varlıklarını sürdürmesini güçleştirmekte ve doğal olarak bir var oluş mücadelesini zorunlu kılmaktadır. Bu var oluş mücadelesi bir taraftan Birleşik Federal Kıbrıs’ın 23 Mayıs ve 1 Temmuz 2008 anlaşmaları temelinde sürerken diğer taraftan da Türkiye ile olan ilişkilerin normalleşmesi ve UBP hükümetinin halkı aldatarak ve halka karşı sürdürdüğü politikalardan kurtulma olarak karşımıza çıkmakta, diğer taraftan da toplumsal, ekonomik, demokratik, demografik ve sosyal kalkınmada alternatif projelerin hazırlanıp halkla bütünleştirilmesi gündeme gelmektedir.

İşte bu amaçla ülkemizin geleceğinin daha aydınlık ve genç insanlarımızın daha donanımlı olabilmesi açısından kurgulanması gereken eğitim sistemi büyük bir önem arz etmektedir. Bu yazıda bu ihtiyaçlar doğrultusunda olması gereken eğitim sistemi ele alınmıştır. 

ÜLKEMİZDEKİ GERÇEKLER IŞIĞINDA EĞİTİMİ KURGULAYABİLMEK

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde ve toplumsal yapımızda meydana gelen değişimler, insanlarımızın ilgi, yetenek ve tercihlerini de hem zorunlu hem de gönüllü olarak değiştirmektedir. Bu nedenle insan yetiştirme düzenimizin insanlarımızın sahip oldukları potansiyellerini geliştirmelerine fırsat verme ve ülke kalkınmasında etkin rol oynayabilmesi için, eğitim sistemimizi eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, bilimsel düşünme, ilişkisel düşünme ve nihayetinde akıl yürütme ilkeleri üzerine kurgulamak oldukça önemlidir.
Dünyamızda yaşanan gelişmeler ve ülkemizin kalkınma ve sektörel ivedi ve gelecekteki ihtiyaçları da dikkate alınarak Kıbrıs Türk Eğitim Sistemi’ne bilim ve teknoloji alanındaki değişimler ışığında ve sosyal, toplumsal ve ekonomik vizyonlar doğrultusunda yön verilmesi gerektiği üzerinde durulmalıdır.


BİLGİ TOPLUMUNUN ETKİLERİ

Bilgi toplumu olmanın etkileri giderek tüm dünyada başat bir yere otururken, yaşamın her alanını etki altına alan bilgi çağı, bilgi üretiminin ve bilgiyi doğru yerde, doğru zamanda kullanarak onu yayabilen birey ve kurumların iş ortamlarında etkinliğinin artmasını da beraberinde getirmektedir. Bu açıdan bakılıp değerlendirildiğinde, hem bireylerin hem de kurumların değişim ve dönüşüm olgularını içselleştirebilmesi oldukça önemlidir.
Günümüz dünyasında, hemen hemen tüm üretim süreçlerinde emekle birlikte beyin gücü de ön plana çıkmıştır. Yeni sol değerlerle değerlendirildiğinde, emeğin yanı sıra bilgiyi de bir değer olarak ele almalı ve üretim ortamlarında lokomotif güç olan emek ve bilginin sömürülmesine birlikte karşı çıkılmalıdır.

EĞİTİM, ÜRETİM VE İSTİHDAM İÇİN PLANLANMALIDIR

Kıbrıs Türk toplumunun içerisinde bulunduğu normalize olamamış yapılarda, Kıbrıs Türk Eğitim Sistemi’nin günümüz koşullarına ve toplumsal ihtiyaçlara cevap verebilecek uygun bir yapıya kavuşturulması ile birlikte toplumumuzu oluşturan bireylerin bilgi üretme potansiyelinin artabileceğini ve bu sayede toplumsal var oluş mücadelesinin daha mümkün olabileceğini söyleyebiliriz.
Eğitim ve istihdamı ele alırken, gelişen küresel ekonomi koşullarını göz önünde bulundurarak öncü sektörleri dikkate almak önemli ve gereklidir. Özellikle tüm dünyada ve ülkemize benzer yapılarda olan ada ülkelerinde olduğu gibi Kıbrıs’ın kuzeyinde de özellikle başat olarak sanayi değil hizmetler sektörü gerçek anlamda ve etkinlikte ön plana çıkarılmalıdır.

Hiç kuşku yok ki bu gelişmeler vasıflı işçiliğin önemini daha da artırmaktadır. Küreselleşmenin dayattırdığı bireysel kurtuluşlardan kurtulabilmek ve örgütlü mücadeleyi yükseltebilmek için uzun vadede kurumlarda eğitime ayrılan bütçelerin ve hizmet-içi eğitim olanaklarının artırılması, iş doyumunun sağlanması, iş ortamlarında artan düzeylerde gündeme gelen yanlış yönetim uygulamalarının düzeltilmesi, tükenmişlikle mücadele, kurum kültürü oluşturma ve benzeri konulara işçi ve kamu sendikalarının daha fazla eğilmesiyle mümkün kılınabilecektir.
İşte bu nedenler ve amaçlarla, Kıbrıs’ın kuzeyinde eğitim gören bireylerin okul öncesi eğitimden yüksek öğretime kadar tüm kademelerde sunulan eğitimin yukarıda belirtilen işgücü yapısındaki değişimler ışığında gözden geçirilmesi gerekmektedir.

Temel eğitimden başlayarak işgücüne katılacak bireylerin teknolojik gelişmelere ve bunların yol açtığı değişime uyum gösterebilme ve sürekli olarak kendini yenileyebilme yeteneği; bilgisayar okur-yazarlığı başta olmak üzere ileri teknolojilere aşinalık; sağlıklı yönlendirmelerle seçilecek meslek alanlarında derin bilgi sahibi olmanın yanında fen ve mühendislik alanlarına yönelenlerin sosyal bilimler, sosyal bilimler alanında istihdam edilecek olanların ise asgari düzeyde fen ve teknoloji bilgisine sahip olabilmesi şarttır. Ana dil yanında en az bir yabancı dil bilme, grup halinde çalışabilme, disiplinler arası çalışma yapabilme, eleştirel düşünerek karmaşık problemleri çözebilme, sözlü ve yazılı iletişimlerle sunumlar yapabilme beceri ve yetenekleri ile donatılmış bireylerin Kıbrıs’ta ve tüm dünyada işgücüne katılımının mümkün olabileceğinden hareketle, Kıbrıs Türk Eğitim Sistemi’nin yeniden yapılandırılması gerekmektedir.

Bu kapsamda yeni iş ortamlarına aktif katılımda özel bir yeri olan mesleki ve teknik eğitim konusuna da büyük önem verilmelidir.
Ülkemizde var olan mesleklere ve üretime yönelik olarak düzenlenmesi gereken eğitim sistemimizde ayrıca Kıbrıs’ın özel koşullarında gelecek nesillere federal bilinci aşılayabilmesi üzerinde de durulmalıdır. Barış kültürü eğitim sistemimizin odağında yer almalı, demokratik değerleri savunup geliştirebilecek Kıbrıslı Türk bireyler sayesinde ülkemizde Kıbrıs Rum toplumuyla ve tüm insanlarla bir arada yaşama becerisini kalıcılaştırmalıyız.
Yukarıda bahsedilen ihtiyaçlar doğrultusunda ve yüksek hassasiyetle istihdamın artan önemi ışığında işgücünde aranılan yeni özelliklere uygun bireyler yetiştirilmesi de Kıbrıs Türk eğitim sisteminin kesinlikle öncelikleri arasında yer almalıdır.

 

 

 

Bu haber toplam 1190 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler