1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Referandum Travmasına AKEL Tedavisi Mi?
Referandum Travmasına AKEL Tedavisi Mi?

Referandum Travmasına AKEL Tedavisi Mi?

CEMAL MERT: 22 Mayıs 2011 Pazar günü Güney Kıbrıs'ta genel seçimler gerçekleştirildi. Seçimler Kuzey'de nedense pek fazla ilgi yaratmadı. Ya da daha doğrusu bilinen nedenlerden dolayı umursanmadı

A+A-

Referandum Travmasına AKEL Tedavisi Mi?

“Solcu Bir Kıbrıslı Türk’ü Sağcı Bir Kıbrıslı Rum’a Tercih Ederim”

 

 

Cemal Mert

mertcemal@kibrisonline.com

 

 

 

22 Mayıs 2011 Pazar günü Güney Kıbrıs’ta genel seçimler gerçekleştirildi. Seçimler Kuzey’de nedense pek fazla ilgi yaratmadı. Ya da daha doğrusu bilinen nedenlerden dolayı umursanmadı.

 

Seçimlerin son bir haftasına damgasını vuran konu, AKEL lideri Andros Kiprianu’nun basına yansıyan sözleri idi: “Sağcı bir Kıbrıslı Rum cumhurbaşkanı yerine solcu bir Kıbrıslı Türk’ü cumhurbaşkanı görmeyi tercih ederim.”

 

Bu açıklama sonrasında Kiprianu’ya gösterilen tepkilere Kuzey’deki medya pek fazla yer vermedi. Güney’deki fanatik çevreler o kadar fazla tepki gösterdiler ki, Kıbrıs Rum Toplumu Lideri Dimitris Hristofyas da bir açıklama yaparak Kiprianu’ya destek belirtti.

 

Uzun yıllar boyunca Kuzey Kıbrıs’ta çözüm, barış ve Birleşik Kıbrıs mücadelesi veren politik güçler, Güneyde AKEL’in de barış ve çözüm için mücadele ettiğini savunarak kitlelere umut vermekteydiler. “Güney Kıbrıs’taki barışseverler de bizimle beraber mücadele etmektedirler, Güney’deki milliyetçi ve hegemonyacı Rum liderliğini onların mücadelesi geriletecek” inancı genel anlamda kabul görmekteydi. Ancak referandumda AKEL’in de zikzaklı tavır takınarak en sonunda “hayır” demesi, Kuzey Kıbrıs’taki barışçı güçlerde şok ve yıkım yaratmıştı. Bu durumun yanı sıra ayrılıkçı Türk milliyetçileri için de “işte gördünüz mü, bütün Rumlar, sağcısı ve solcusu da hep aynıdır” deme fırsatını doğurmuştu. Her ne kadar sağın büyük partisi DİSİ “evet” demiş olsa bile, AKEL’in “hayır’ı” sonrası onun esamesi okunmamıştı bile...

 

AKEL’in referandumda Annan Plânına “hayır” demesinin Kuzey’de başta CTP kadroları olmak üzere barış yanlısı politik güçler üzerinde yarattığı travma ve ona bağlı gerilimin etkileri hâlen aşılabilmiş değildir.

 

AKEL, yarattığı hayal kırıklığını aşmak için bugüne kadar güçlü bir proje ortaya koyabilmiş değildir. Kıbrıs’ta çözüm iki toplumun iradesi ile mümkün olacaksa ve gerçek barışa ulaşmak için de uzun soluklu ortak bir mücadele verilmesi kaçınılmazsa AKEL de Kuzey’deki barış yanlısı güçleri hesaba katmak durumundadır.

 

Şu gerçek açık ve net olarak ortada durmaktadır: Kıbrıs’ta çözüm için AKEL ve CTP’nin katkısı gereklidir; Kıbrıs’ta toplumlararası gerçek barış için ise bu iki partinin katkısı zorunludur.

 

AKEL, Güney Kıbrıs statükosu içinde kuşatılmış ve manevra alanı kısıtlanmış bir pozisyondadır. Buna bağlı çeşitli pratik güçlükleri olduğu görülmektedir. Kendi toplumunun geneline hitap eden politik açılımlar yaptığı zaman Kıbrıslı Türkleri incitmekte, Kıbrıslı Türklere hitap eden açılımlar yapınca da milliyetçi/hegemonyacı kesimler ile Kilise’nin hışmına uğramaktadır. Bu nedenle Kıbrıs sorununun çözümüne katkı koyabilecek kritik aşamalarda devre dışı kalmakta ve beklenen rolünü oynamamaktadır.

 

Hristofyas’tan sonra AKEL liderliğine seçilen Andros Kiprianu, duruşu ve üslubu ile farklı ve daha uzlaşmacı bir profil çizmektedir. 22 Mayıs 2011 Genel Seçimlerinde ise kendi liderliğinde girdikleri ilk seçimde AKEL’in oy ve milletvekili artışı sağlamış olması ile Sayın Kiprianu liderliğini de güçlendirmiştir. Ancak AKEL, Güney Kıbrıs statükosunu aşabilecek bir açılım yapabilecek mi belli değildir.

 

7 Temmuz 2011 tarihinde Cenevre’de yapılan Üçlü Liderler Zirvesi’nin sonrasındaki süreçte -ki bu sürecin sonunun 2012 ortası olduğu da AKEL–CTP ortak deklerasyonunda belirtilmiştir-  AKEL’in kendini Güney Kıbrıs statükosundan kurtarması ve Kıbrıslı Türk çözüm ve barış yanlılarının güvenini kazanacak açılımlar yapması gerekmektedir.

 

Başlıkta alıntılanan “Solcu Bir Kıbrıslı Türk’ü Sağcı Bir Kıbrıslı Rum’a Tercih Ederim” sözü AKEL lideri Kiprianu’ya aittir. AKEL, Kıbrıslı Türkler tarafından memnuniyetle karşılanan bu açılımı ve bu anlayışın dayandığı politik felsefeyi ileriye taşıyacak program ve eylemleri ortaya koymaya başlamalıdır.

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 581 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler