1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. Erhürman: Kıbrıs Türk halkı kendi başarı öyküsünü yazdı
Erhürman: Kıbrıs Türk halkı kendi başarı öyküsünü yazdı

Erhürman: Kıbrıs Türk halkı kendi başarı öyküsünü yazdı

Erhürman, "Ben Kıbrıs Türk halkıyla gurur duydum. Dünyanın birçok yerinde bizim halkımız gibi sorumluluk bilinci ile hareket etmiş bir halk ben görmedim"

A+A-

Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman, Kanal T’de Haber Zamanı programına katılarak Efdal Keser’in sorularını yanıtladı ve değerlendirmelerde bulundu. Coronavirüs mücadelesinde Kıbrıs Türk toplumunun bir başarı öyküsü yazdığını söyleyen Tufan Erhürman krizin tek elden yönetilmemesini eleştirdi. “Koskoca Türkiye’de bir tane Bilim Kurulu var. Niye bir tane var? Bu kriz denilen şey, tek elden yürütülür. Biz her bakanın ağzından, başka başka şeyler duyduk.  Bir adım ileri, bir adım geri” dedi. Şimdi de bir büyük başarı öyküsü yazdık denildiğini ifade eden Erhürman, “Neyin başarı öyküsünü yazdınız yani? Bu toplum kendi başarı öyküsünü yazdı. Eğer söyleyecekseniz, doğru adresi gösterin. Ben Kıbrıs Türk halkıyla gurur duydum. Dünyanın birçok yerinde bizim halkımız gibi sorumluluk bilinci ile hareket etmiş bir halk ben görmedim. Eve kapanmayla kalmadılar, sürekli sosyal medya üzerinden birbirlerini uyardılar, kurallara uymayanları kınadılar. Bu da bize bir başarı getirdi.”

“BAZI SEKTÖRLERE DESTEĞE DEVAM ETMEK ZORUNDAYIZ”

Bazı sektörlere ekonomik katkı yapılmaya devam etmesi gerektiğini de dile getiren Erhürman, “Esnaf açıldı ama önünü göremiyor. Biz bunların batışını mı seyredeceğiz? Bazı sektörlere desteğe devam etmek zorundayız. Açılmanın manası var mıdır: Biz açıyoruz siftahı yapmadan dükkanı kapatıyoruz, diyor esnaf… Elektrik devrede… Yaz mevsimi klimalar devrede… Tüm masraflar devrede. Açılınca daha fazla mı zarar edilecek tartışmalı. Bu yüzden çağrı yaptık dedik ki; Evet bazı sektörler eski performansına dönmese de yüzde 60-70’lerde devam ediyorsa tamam. Ama bazı sektörlere desteğe devam etmek zorundayız. Bir sektör batmaya başlarsa, domino etkisi yapacak. İşçi çıkarmayı yasaklayarak sorun çözülmüyor. İnsanlar bir ay idare eder. Şimdi biz bu insanların batmasını mı seyredeceğiz?” dedi.

 

“KAPILARIN KAPATILMASI ESNASINDA TEMAS KURULMALIYDI”

Geçiş noktalarının yeniden açılması ile ilgili konuşan Erhürman, “Burada kapılar kapanırken, zaten işler hatalı oldu. Çünkü temas kurulmadan, ansızın duyduk ki, Güney Kıbrıs karar aldı ki bazı kapıları kapıyor, ondan sonra bizim Bakanlar Kurulu karar aldı, geriye kalan 5 tane kapıyı kapatıyor. Tüm bunlar da istişare edilmeden yapılıyor. Süreç içerisinde de biz defalarca çağrı yaptık, burada bir adadayız, bu adada virüs sınır tanımaz. Bu adada şu anda ortak bir sorunu paylaşıyoruz. Ama bunun için de hep işaret ettiğimiz, İki Toplumlu Sağlık Teknik Komitesi oldu. Ama bu komite de arzu ettiğimiz oranda verimli çalışmadı. Bugüne kadar verimli oldu mu, herhangi bir veriyi çıkıp da paylaştı mı, ne yazık ki hayır.”

 

“ORMAN MÜHENDİSLERİMİZLE DAHA YOĞUN ÇALIŞMALIYIZ”

Ülkedeki siyasi istikrarsızlığa da değinen Erhürman, “Bu ülkede yönetim bilimsel esaslar üzerinden olmalı. Bu ülkede arzu ettiğimiz sayıda olmasa da orman mühendislerimiz var. Bu insanlarla daha yoğun çalışmamız gerekiyor. Bu insanlarla yapacağımız çalışmalar da, orta ve uzun vadeli olması gerekiyor. Bu noktada da dönüp dönüp siyasi istikrar meselesine geliyoruz. Devlet politikalarını oluşturamama meselesine geliyoruz. Hükümetlerin değişmesiyle, değişmeyecek devlet politikaları sahibi olma sıkıntımıza geliyoruz. Hükümetlerin görev süresi, madem ki bu kadar kısa, Cumhurbaşkanı’nın daha aktif olarak devrede olması ve bu devlet politikasını gerektiren konularda koordinasyonu üstlenmesi gerekiyor. Kamu reformunu yaptık, gönderdik meclise, hala mecliste bekliyor. Yeni gelen hükümet dedi ki, kamu reformu konusunda ortağımızla aramızda görüş ayrılıkları var. Kamu reformu geçmediği sürece, müdürler, müsteşarlar sürekli değişiyor, kurumsal hafıza gidiyor. Ve biz her defasında bütün filmleri, başa sarıyoruz” dedi.

 

“YANGIN ÖNLEMLERİ ZAMANINDA ALINMADI”

Erhürman ülkemizde son dönemde yaşanan yangınlarla ilgili yaptığı değerlendirmede “Çıkan yangınlarla ilgili hepimiz son derece üzgünüz. Zaten orman alanları sınırlı bir ülkede yaşıyoruz. Bazı yerlerde ormanlarımızda, bazı yerlerde de ekinlerde yangınlar çıktı. Tepebaşı’nda ormanda çıkan yangın en büyüğüydü. Bunların bir kısmıyla ilgili kundaklama iddiaları var. O iddialar polisin önünde. Orman yangınları ile ilgili bir tüzük var. O tüzükle, neyin ne zaman yapılacağı, orman yangınları riskinin arttığı dönemde, hangi tedbirlerin alınacağı düzenlenmiştir. O tüzük içerisinde çok açık bir şekilde 1 Nisan ile Kasım ayı arasında, görev yapmak üzere geçici görevli insanlar ‘Yangın Hazır Kuvvet Ekibi’ adıyla görevlendiriliyor. Bu insanların görevi, yangın ihtimaline karşı önleyici, gerekli ön hazırlıkları yapmak. Yani temizlik çalışmaları yapmak ve şeritler açmak gibi. 13 tane gözlem kulesi var ve bu 13 kule bu dönemde 24 saat gözlem yapıyor. Bu ekibin ne zaman göreve geleceği ve görev süresinin ne zaman biteceği de bellidir. Bu işi biz kendi hükümetimiz döneminde Bakanlar Kurulu kararını 13 Mart tarihinde aldık ve 1 Nisan tarihinde bu insanları görevlendirdik. Bu sene ancak 4 Mayıs’ta alınabildi karar ve 15 Mayıs’ta da fiilen bu çalışmalar başladı. 1 Nisan’da bu insanlar alınmış olsa ve temizlik çalışmalarını, en azından önleyici faaliyetleri yapsalar, gerekli eğitimlerini alıp kulelerde de görevlerine başlasalar bu yangınlar yaşansa bile, belki de daha etkili bir müdahale yapılabilecekti” dedi.

Bu haber toplam 1413 defa okunmuştur
Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler