1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Bu memleket bizim mi?
Bu memleket bizim mi?

Bu memleket bizim mi?

Bu memleket bizim mi? TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyareti sırasında utanılacak çok olay yaşadık toplum olarak… “Burası bizim ülkemiz mi?” diye soruyor herkes birbirine… Yurttaşını tekme tokat döven polis, bizim po

A+A-


 


TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyareti sırasında utanılacak çok olay yaşadık toplum olarak…
“Burası bizim ülkemiz mi?” diye soruyor herkes birbirine…
Yurttaşını tekme tokat döven polis, bizim polisimiz mi?
Ercan’da Erdoğan’a yalakalık etmek için bir kilometre boyunca dizilen ‘protokol dışı’ insanlar bizimkiler mi?
Namık Kemal Meydanı’nda “Türkiye seninle gurur duyuyor” diyenler, bu ülkenin sahipleri mi?
Açılış esnasında Türkiye Başbakanı’na yağ dolu sözler sarf eden bakanlar, bizim bakanlarımız mı?
Bir pankarta ‘suç aleti’ muamelesi yapan yargıç ve polis yetkilileri bu ülkede mi yaşıyor?
Eylem yapan insanlar için ‘çapulcular’ ifadesini kullanan şahıs bizim siyasetçimiz mi?
Yalakalıkta ‘doz sınırı’nı aşan medya mensupları ‘bizimkiler’ mi?
Bu ‘bizim memleketimiz’ mi gerçekten?
**
İnsanlarımız kızgın…
İnsanlarımız kırgın…
İnsanlarımız üzgün…
İnsanlarımız öfkeli…
‘Bu memleket artık bizim değil’ algısı giderek yerleşiyor.
Uygulanan ekonomik paket, Ankara bürokrasisinin giderek ülke yönetiminde ağırlığını hissettirmesi ve özellikle nüfusta yaşanan kabul edilemez artış, hissedilen kızgınlığın, kırgınlığın, üzüntünün ve öfkenin arka planını oluşturuyor.
Ankara karşıtı, Erdoğan karşıtı söylemler ve tepkiler büyük ölçüde buradan kaynaklanıyor.
Erdoğan’ın ve özellikle Cemil Çiçek’in yakın geçmişte kullandığı kimi ifadeler de tepki oklarının ucunu bir o kadar daha sivriltiyor.
Dolayısıyla Ankara’nın bu tepkileri hak etmediği söylenemez.
**
Peki ama bu ülkeyi yönetenlerin ve bu ortama çanak tutanların payını ne yapacağız?
20 Temmuz kutlamalarını abarttıkça abartan, Türkiye Başbakanı’na yağ çekmek için her türlü kılığa giren, üniformalı devlet görevlilerine insanların ağzını-burnunu dağıtma hakkı veren, 20 Temmuz nedeniyle bütün hakları askıya alabilecek cüreti kendinde gören ‘bizimkiler’ ne olacak?
19 ve 20 Temmuz’da sanki her şey güllük gülistanlıkmış gibi davranan, atılan yumrukları, faşizan tavırları es geçen ve kelimenin tam anlamıyla ‘karartma’ uygulayan ‘şakşakçı medya’ya nasıl bir pay çıkarılacak?
**
Bence de ‘bu memleket artık bizim değil…’
Ama bu sadece Halil İbrahim Akça’nın dayatmaları yüzünden böyle değil…
Cemil Çiçek bize ‘ilçe’ muamelesi yaptığından da değil yalnızca…
Nüfustaki çoğalma da değil tek başına bu memleketin tanınmaz hale gelmesinin tek nedeni…
‘Tanınmaz’ hale gelen o kadar çok halimiz var ki maalesef!..
Ve ‘utanılacak’ o kadar işe imza atıyor ki bu ülkenin insanları…
**
Çıkış yolu bellidir.
Bu kırgınlık, bu kızgınlık, bu öfke ve üzüntü ortamında her şeye rağmen sakin olmak ve doğru hareket etmek gerekiyor.
Konuyu ‘ırkçılık’ noktasına taşımak, bu ülkeyi tanınmaz ve utanç duyulacak hale getirenlerin ekmeğine yağ sürer ancak…
‘Bu memleket bizim’ demek, ona sahip çıkmak, taşıma nüfusla mücadele etmek, ‘toplumsal varoluş’ mücadelesi vermek için meseleye sınıfsal bakmak kaçınılmazdır.
Kimin neye hizmet ettiğini, kimlerin işbirlikçi olduğunu tespit etmeden çıkılacak yolun sonu kesinlikle hüsrandır.
Kıbrıs’ın kuzeyinde bir ‘yol ayırımı’nda olduğumuz kesindir.
Bu saatten sonra verilecek mücadelenin de yeni bir şekil ve boyut alması kaçınılmaz görünüyor.
‘Bu memleket bizim olmalı’ diyen herkes şapkasını masaya koyup yeni durumu değerlendirmelidir.
Unutulmasın ki çıkış yolunu bulacaksak yine biz bulacağız.
Yok, eğer bulamazsak yok olup gideceğiz.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1234 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler