1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. 'Böyle izin olmaz'
'Böyle izin olmaz'

'Böyle izin olmaz'

YENİDÜZEN'in gündeme getirdiği ve kamuoyunun gündemine oturan 'PCR AFFI' hukuk ve sağlık çevrelerinin tepkisini topladı, tüm kesimler rahatsız

A+A-

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) eski milletvekili Metin Külünk ve akrabalarından oluşan dört kişilik gruba, “uçuş öncesi PCR testi” kuralını ortadan kaldırarak, yazılı talimatla ülkeye giriş izni verilmesi hukukçular tarafından “yasa dışı” olarak nitelendi. Tabipler ise endişeli: “Bir kişi bile tüm toplumu enfekte etmeye yeterli”

Eski Kıdemli Yargıç- Avukat Tacan Reynar, “Bu alınan karar yasa dışıdır,  böyle bir karar alınamaz.” dedi.

Avukat Ürün Solyalı da verilen PCR affı belgesinin yasalar nezdinde yapılmadığını belirterek, “Karar alma usulüne ve alınan kararın tadilat işlemi usulüne ve mevzuata aykırıdır” dedi.

Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada neden PCR muafiyet kararı alındığına ilişkin net bilgi verilmezken, söz konusu kafilenin “72 saatlik PCR testi sonuçları ile ülkemize kabul edildikleri” iddia edildi, neden PCR muafiyet kararı alındı açıklanmadı.

PCR testi yaptırmaksızın ülkeye girişlerin kabul edilemez olduğunu kaydeden Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Özlem Gürkut, Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı açıklamayı yeterli bulmadığını söyledi ve ekledi: “Yapılan açıklamada neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuldu gerekçesi neydi söylenmedi"

TIP-İŞ Başkanı Ahmet Varış, ülkeye gelecek olan kişilere nerden geldiklerine, kim olduklarına bakarak özel bir hükümle ve özel izin verilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi. 

Fehime ALASYA

Türkiye’deki iktidar partisi Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) eski Milletvekili Metin Külünk’le akrabalarının yer aldığı 4 kişilik gruba PCR Affı ile ülkeye giriş izni vermesi toplumda tepki topladı, hukukçular talimatı yasadışı olarak nitelendirdi.  

Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada neden PCR muafiyet kararı alındığına ilişkin net bilgi verilmezken, sağlıkçılar bu açıklamayı ’tatmin edici’ bulmadı, hukuk çevreleri ise yapılanın yasaya aykırı olduğunu belirtti.

Türkiye’den yakınlarıyla birlikte gelen AK Parti eski Milletvekili Metin Külünk adına “PCR testi tarihinden 3-5 gün önceden yaptırma kuralına bağlı olmadan ülkeye giriş izni” verilmesinin ortaya çıkmasının ardından Sağlık Bakanlığı açıklama yaptı.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada neden PCR muafiyet kararı alındığına ilişkin net bilgi verilmezken, söz konusu kafilenin “72 saatlik PCR testi sonuçları ile ülkemize kabul edildikleri” iddia edildi.

Hukuk çevreleri ise Türkiye’den ülkeye gelen eski AKP Milletvekili ve ailesine tanınan ‘PCR Affının’  hukuka aykırı olduğu belirtti.

Salgın Hastalıklar Yasası tahtında bu yönde karar üretebilecek tek yetkili merciin Bulaşıcı Hastalıklar Üst Kurulu olduğu ve kişiye özel karar üretildiği gerekçesiyle yasa dışı olduğu kaydedildi.

Pandeminin ilan edilmesinden sonra Salgın Hastalıklar Yasası tahtında tek yetkili merciin Bulaşıcı Hastalıklar Üst Kurulu olduğunu dile getiren eski Kıdemli Yargıç- Avukat Tacan Reynar, “Bu alınan karar yasa dışıdır,  böyle bir karar alınamaz.” dedi.

Bunun yanında uygulamada eşitsizlik doğuran, kişiye özel bir uygulama olduğu için de söz konusu iznin yasa dışı olduğunu anlatan Reynar, “İdari işlemler ve kararlar kişiye özel olamaz. Bu nedenle iki yönden de hukuka aykırılığı var.” şeklinde konuştu. 

Reynar, konuya ilişkin açıklamasında özetle; “Ne Sağlık Bakanlığı ne de Bakanlar Kurulu bu izni vermekte yetkili değildir. Yetkili tek merci Bulaşıcı Hastalıklar Üst Kuruludur. Bu kararı bu kurul verebilir. Kişiye özel bir karar verilecekse de bunu yine Üst Kurul karar alır ve belirler.” ifadelerine yer verdi.

 


Avukat Ürün Solyalı:

“Usule ve mevzuata aykırıdır”

Avukat Ürün Solyalı verilen PCR affı belgesinin yasalar nezdinde yapılmadığını belirterek, “Karar alma usulüne ve alınan kararın tadilat işlemi usulüne ve mevzuata aykırıdır” dedi.

Yayımlanan kararın Müsteşar imzasıyla çıktığına dikkat çeken Solyalı, Sağlık Bakanlığı Üst Komitesi’nin Ülke kategorileri ve uygulanacak prosedür ile ilgili olan 3 Numaralı kararının 15 Temmuz 2020 tarihli resmi gazetede yayınlanmak sureti ile yürürlüğe girdiğini anımsattı.

Solyalı, “Sağlık Bakanlığı Üst Komitesinin 3 Numaralı kararı, 15 Temmuz 2020 tarihli resmi yayınlanarak yürürlüğe girmişti. Burada komitenin ürettiği karar ve Sağlık Bakanın imzası ile ve son olarak bu kararın resmi gazetede de yayımlanıp resmen yürürlüğe girmişti. Burada da diğer ülkeler ve TC’den geleceklerin ülkemize giriş şartları da karar altında detaylandırılmıştı.

Bu karar, ardından Güney Kıbrıs’a yapılacak geçişlerde yine aynı usul yani, Üst Kurulun kararı ve Resmi gazetede yayınlanması ile bir tadilata gidilmişti. 27 Temmuz’da bu usül ve paralellik işlemlerini takip ederek tadilat işlemini gerçekleştirmişlerdi. 15 Temmuz 2020’de resmi gazetede yayımlanmış olan değişiklik kararında ve sonrasına, Komite ve Sağlık Bakanlığı herhangi bir şekilde birilerin istisna olabileceği yönünde bir karar da üretmemişti. Bu kararda bir istisna yaratma ihtiyaçları varsa, komite bu konunun üzerinde tavsiye kararı üretecek, bu karar bakan tarafından imzalanıp resmi gazetede yayımlanarak, bu kişilerin ülkeye girmesinde yeni bir karar olarak dahil edeceklerdi. Bu yapılmadı. Sadece Müsteşarın imzasıyla bir dağıtım yaptılar. Hiçbir gerekçe bu dağılımda yer alan bildirimde de okunmamaktadır. İdarenin işlemlerinin gerekçeli olması İyi İdare’nin temel prensiplerindendir. Bu bildirim, aslında var olan bir karar olarak değerlendirilebilecek bir durumda değildir. Kanaatimce bu,  Karar alma usulüne ve alınan kararın tadilat işlemi usulüne ve mevzuata aykırıdır.”


 



YENİDÜZEN’in yayınladığı Sağlık Bakanlığı belgesini hiç anmadan, kendi belgelerini yalanladılar.

Sağlık Bakanlığı’ndan açıklama geldi, ‘kural ihlali talimatı’na açıklık getirilmedi
 

Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı talimat (belge): ‘PCR testi uçuş tarihinden 3-5 gün önceden yaptırmak kuralına bağlı olmadan ülkeye girmesinde bakanlığımızca bir sakınca görülmemektedir.
Sağlık Bakanlığı’nın dünkü açıklaması: “72 saatlik PCR testi sonuçları ile ülkemize kabul edildiler.”

Türkiye’den gelecek 4 kişilik gruba “PCR testi tarihinden 3-5 gün önceden yaptırma kuralına bağlı olmadan ülkeye giriş izni” verilmesinin ortaya çıkmasının ardından Sağlık Bakanlığı açıklama yaptı.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada neden PCR muafiyet kararı alındığına ilişkin net bilgi verilmezken, söz konusu kafilenin “72 saatlik PCR testi sonuçları ile ülkemize kabul edildikleri” iddia edildi.
Yine aynı açıklamada, “özel durumlardan” da söz edildi, detay verilmedi.

Bakanlık açıklamasında ilk PCR yaptırma kuralının ihlali için neden talimat ve özel izin hazırlandığına ilişkin görüş yer almadı.

Külünk yakınları: "İlk PCR’lar kayboldu, ek PCR'ların da süresi geçecek kaygısı yaşadılar"

Öte yandan YENİDÜZEN’in Metin Külünk'ün yakınlarından elde ettiği bilgilere göre; söz konusu kişiler Ercan'a gelmeden önce Türkiye’de yaptırdıkları PCR testlerini kaybetti, bu nedenle ikinci kez test yaptırdılar, son testin de süresinde sıkıntı yaşanacağı için bakanlık ile iletişime geçtiler. YENİDÜZEN’e konuşan Metin Külünk'ün yakınları ailenin elindeki testin süresinin yasal standartlar dışında olabileceği için sıkıntı yaşayabilecekleri kaygısı ile KKTC Sağlık Bakanlığı'ndan "PCR affı" talebinde bulunduğunu söyledi. Yaşanan bu gelişmeler üzerine de bakanlığın söz konusu kişilerin Türkiye’de yapılan PCR'larının dikkate alınmadan adaya gelmelerinde "izin verdiği" belirtildi. 

Sağlık Bakanlığı: Af yok, özel durum var

Bakanlık açıklamasında “bazı özel izinli gelişlerle” ilgili olarak bazı özel uygulamaların olduğuna dikkat çekildi.
Açıklamada bu kişiler için “uçağa kabulleri için gereken 3. ve 5. günlük PCR testlerine uygun olmamaları halinde ek önlemler alınarak mutlaka PCR testlerinin yapılması ve negatif koşulu aranmaktadır”  denildi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi:

Sağlık Bakanlığı olarak basına yansıyan bazı kişilere ülkemize gelişlerde PCR Testi ayrıcalığı yaptığımız konusunda yer alan iddialara yanıt verme gereğini duymuş bulunmaktayız. “Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi tarafından alınan kararlar doğrultusunda ülkelerin risk guruplarına göre dağılımları yapılarak ülkeler 3 guruba ayrılmıştır.

 Ülkeye girişlerde uygulanacak olan kurallar kurulumuzca belirlenmiştir. Buna göre A kategorisinde bulunan ülkeler Güney Kıbrıs üzerinden KKTC’ye gelirken son 72 saatlik negatif PCR test sonuçlarını belgelemeleri gerekmektedir. B Gurubu ülkelerden gelişlerde ise 3. 5. Gün ( 72-120 saatlik ) negatif PCR testlerini belgelemeleri 2. PCR testinin de giriş noktalarında yaptırılmak üzere ülkeye girişleri kabul edilmektedir. C gurubu ülkelerden gelenlere ise buna ek olarak 14 günlük karantina şartı getirilmiştir. B gurubunda yer alan ülkelerden gelecek olan kişilerin önem arz eden acil durumlar, zaruri olan iş takipleri ve ağır hastalık gibi insani konularda bakanlığımıza önceden müracaat etmeleri gerekmektedir. Bu durumda uçağa kabulleri için gereken 3. ve 5. günlük PCR testlerine uygun olmamaları halinde ek önlemler alınarak mutlaka PCR testlerinin yapılması ve negatif koşulu aranmaktadır. Özel izinle ülkemize gelen kişilere de 2. PCR Testi uygulaması uygulanmaktadır. Yukarıda belirtilen koşullar doğrultusunda bakanlığımızca değerlendirilme yapılarak özel izin verilmektedir. Yani söz konusu kişiler son 72 saatlik PCR testi sonuçları ile ülkemize kabul edilmişlerdir. PCR testinden muaf tutulmaları söz konusu değildir. Basına yansıdığı gibi ismi geçen kişilere bakanlığımız tarafından özel bir ayrıcalık tanınmamıştır. Kamuoyunu duyurulur.

Özel girişe, özel belge ile izin

Söz konusu kişiler için Sağlık Bakanlığı onayı ile verilen giriş izni için bir de özel belge hazırlanmıştı. Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Ali Çaygür’ün  ‘e imzasını’ taşıyan belgede AKP eski Milletvekili Metin Külünk ve beraberindeki Amire Zehre Gül, Şaziment Tuba Külünk ve Semra Külünk’ün “Uçuş tarihinden 3-5 gün önceden PCR testi yaptırma kuralına bağlı olmadan ülkeye giriş izni” verildiği yazılmıştı.

5 Ağustos 2020 tarihli Sağlık Bakanlığı belgesinde söz konusu kişilerin Kuzey Kıbrıs’a Sabiha Gökçen Havaalanı’ndan kalkan 5 Ağustos 23.35’te uçakla gelecekleri ve adaya 6 Ağustos 01.05’te inecekleri de not edilmişti.

Belge ile söz konusu izin için Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı, Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ile Polis Genel Müdürlüğü’nün de “bilgilendirildiği” belirtilmişti.

“Çok ivedi” denilerek hazırlan izin karar belgesinin 5 Ağustos tarihinde yani uçuşun gerçekleşeceği günde hazırlanması da dikkat çekmişti.

 


Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Özlem Gürkut:

“Gerekçe açıklanmadı, sadece mevcut uygulama söylendi”

PCR testi yaptırmaksızın ülkeye girişlerin kabul edilemez olduğunu kaydeden Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Özlem Gürkut, Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı açıklamayı yeterli bulmadığını anlattı.

Gürkut, “Bakanlık doyurucu, gerekçelerini söylediği bir açıklama yapmalı. Yapılan açıklamada neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuldu gerekçesi neydi söylenmedi. Sadece mevcut uygulama söylendi. Mutlaka kamuoyunu ve bizleri ikna edecek gerekçeli bir açkılama yapılmalı. Eğer gerekçesiz şahsılar üzerine yapılan bir açıklamaysa daha da kötü çünkü biliyoruz ki bir kişi bile tüm toplumu enfekte etmeye yeterlidir.” dedi.

“Bu sadece bulaşıcı Hastalıklar Yasası değil, Anayasa’ya da aykırı bir harekettir”

Üst Komiteden ve Sağlık Bakanlığı’ndan daha doyurucu bir açıklama beklediklerini dile getiren Gürkut,

Bizler daha Türkiye’de hızlı artan vaka sayıları nedeniyle daha sıkı tedbirler alınmasını beklerken, bakanlığın mevcut ve yetersiz bulduğumuz tedbirleri bile uygulamaması çok endişe verici. Müsteşar bu şekilde bir karar vermişse ki kendisi üst komitenin başkanıdır, bize Üst Komite ve Bakanlık da net ve ayrıntılı açıklama yapmalıdır.

Böyle olsa bile tek başına Müsteşarın imzasıyla da olmamalı, Üst Komite kararı da gerekiyor. Sadece Bu sadece bulaşıcı Hastalıklar Yasası değil, Anayasa’ya da aykırı bir harekettir. Toplum sağlığının riske atılması, tehdit edecek hareketler de suçtur. Böyle uygulamalarla bu kadar çabanın tümünü heba edebilecekleri bir durumdur. Bunlar yapılmamalı.” şeklinde konuştu.


 

TIP-İŞ Başkanı Ahmet Varış:

“Özel bir hükümle ve özel izin verilmesi kabul edilemez”

Genel anlamda yasal düzenlemenin bu yetkiyi bulaşıcı hastalıklar yasası tahtında Bulaşıcı Hastalıklar Üst kuruluna verdiğini kaydeden TIP-İŞ Başkanı Ahmet Varış, kurulun kararlarının bu konudaki düzenlemelerle ilgili amir hükminde olduğunu belirtti.

Yedi kişiden oluşan üst kurulun kararlarının istisnasız şekilde uygulanması gerektiğinin altını çizen Varış; 

“Eğer gerçekten bu kişilere testler yapılmamışsa ve gelip gittiler bunlar kabul edilemez. Ülkelerin risk durumlarına göre risk faktörlerine göre ülkelerden gelen bireylere aynı standartlar çerçevesinde yaklaşım yapılır. Bu şekilde bir uygulama olduysa bunu doğru bulmuyoruz.” dedi.

Komitenin aldığı kararlara uyulması gerektiğinin altını çizen Varış, ülkeye gelecek olan kişilere nerden geldiklerine, kim olduklarına bakarak özel bir hükümle ve özel izin verilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi.  

 



Ulaştırma Bakanı Atakan:

“Özel durumdan bilgimiz yok. Sağlık Bakanlığı izin verilmesi kararı aldı”
 

Atakan, “Bu kişilerin özel durumlarıyla ilgili Bakanlığımız bilgilendirilmedi. Tek bilgimiz, Sağlık Bakanlığı’nın izin verilmesi yönünde karar aldığıdır” şeklinde konuştu.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan, 4 kişilik gruba “PCR testi tarihinden 3-5 gün önceden yaptırma kuralına bağlı olmadan ülkeye giriş izni” verilmesi hakkında, bu meseledeki “özel durum”dan haberdar olmadığını söyledi, “PCR yaptırmadan ülkeye girebilirler diye bir muafiyet yok” dedi.

Haber Kıbrıs WEB TV’de gazeteci Ali Baturay’ın sorularını yanıtlayan Atakan, “Bulaşıcı Hastalıklar Yasası tahtında kararlar Sağlık Bakanlığı tarafından alınıyor” dedi.
Atakan, “Bu kişilerin özel durumlarıyla ilgili Bakanlığımız bilgilendirilmedi. Tek bilgimiz, Sağlık Bakanlığı’nın izin verilmesi yönünde karar aldığıdır” şeklinde konuştu.

Kıbrıs Postası’nın haberine göre, “Kişiye özel bir uygulama hissi veren hiçbir uygulama hoş değil” diyen Atakan, şöyle devam etti:

“Sayın Başbakan Ankara’ya gitti, ülkeye dönüşünde PCR testi yaptırdı. Sayın Çalışma Bakanı’nın da bir Ankara ziyareti oldu, dönüşte PCR yaptırdı. Biz kendi Başbakanımıza, Bakanlarımıza bu prosedürü uygularken, bir başkasına uygulamadığımız görüntüsünün oluşmasını doğru bulmuyorum.”

Bu haber toplam 3280 defa okunmuştur
Etiketler : , ,
Önceki ve Sonraki Haberler
İlgili Haberler