1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. 26 yıllık dostuma ülkemi gezdirdim
26 yıllık dostuma ülkemi gezdirdim

26 yıllık dostuma ülkemi gezdirdim

26 yıllık dostuma ülkemi gezdirdim

A+A-

 

Filiz Uzun

Bir insanın başına gelebilecek en güzel şeylerden biri ne mesafelerin ne zamanın ne de ayrılıkların ayıramadığı dostluğudur.  Yazılarımı takip edenler bilir, geçen yıl Yunanistan’da 19 yıldır görmediğim üniversite arkadaşım, dostum ile yaptığım tatili yazmıştım. Yunanistan onun doğduğu topraklardı. Bu yıl da ailesi ile benim yaşadığım ülkede tatil yapmak için sözleşmiştik geçtiğimiz yıl. Sözleştiğimiz gibi de yaptık ve geçtiğimiz hafta buluştuk yine bir yıl aradan sonra…  Can dostum Nahide Eskioğlu, eşi ve kızları Selin ile. Ben ve kızım Helin’le birlikte 2 haftada Kıbrıs’ın gezilebilecek yerlerini gezdik.

LARNAKA HAVAALANINDA KARŞILAMA

Arkadaşımı karşılayacağım günü iple çekmiştim tüm yıl boyunca. Ona üniversite yıllarımız boyunca memleketimi, doğduğum ve büyüdüğüm şehri anlatıp dururdum hep. Denizimizi, doğamızı, eğlence mekânlarını. O da hep gelmek ister, ancak onun doğduğu ülke olan Yunanistan ile düşman ülkeler olduğumuzdan! belki ülkesine giriş yaparken sorun yaşayabileceğini düşündüğünden hep korktu Kıbrıs’a gelmeye. Neyse kısmet bu yılaymış. Kızımla karşılamaya gittiğimizde heyecanla kapının açılmasını bekliyorduk. Ve kavuştuk. Duygusal ve sulu gözlü arkadaşım bizi görür görmez ağlamaya başlayarak bize sarıldı dakikalarca. Kızımı ilk kez görmüştü. Ben Selin ile geçen yıl Yunanistan’da tanışmıştım. Kızım gibi de sevmiştim. Ta bekârken koymuştuk kızlarımızın adını Helin ve Selin. Abla kardeş gibi oldular. Çok sevdiler birbirlerini.

İLK GİDİLECEK YER GİRNE’DE DENİZ

Her zaman söylerim; gittiğiniz ülkede sizi kimin gezdirdiği çok önemlidir. Rehberlik edecek kişinin görüşü, bakışı ve zevkleri ile doğru orantılıdır gezilecek yerler. Bir de gezdireceğiniz kişilerin ilgi alanlarını bilmek gerekir.  Kıbrıs’ta yaz tatili demek bol bol deniz ve güneşlenmek demek yine de. Yorgunluk atılmak için en uygun yer de denizdir ülkemizde. İlk turumuzu Girne’ye yaptık. Misafirlerle gezerken bir başka bakıyorsun ülkene tabii. Eksiklerini de görüyor, hatta bazen utanıyorsun. Hele gelen konuklarınız sistemli ve temiz bir ülkeden geliyorsa biraz daha zor işiniz. Neyse ki benim misafirlerim Alman değiller. Nahide, Batı Trakya Türklerinden Yunanista’nın İskeçe köyünde doğup büyümüş. Eşi ise Türkiye’de. Yani Almanya’da yaşıyor olsalar da Türklerde durumun ne olduğunu bilecek kadar Türkler.

Kıbrıs’ı gezerken ülkemize bir kez daha aşık oluyorum. Denizine, güneşine, eğlence mekânlarına. Bazen de üzülüyorum bozulan doğasına, oyulan dağlarına, şehirleşen köylerine. Parsellenen plajlarına. En çok da giriş parası vererek girdiğim plajlara üzülüyorum. Adada yaşayıp denizi kullanmak için para ödemek ağırıma gidiyor.

3 GÜNLÜK KARPAZ TURU

Karpaz’a gitmek için erken saatte yola çıkıyoruz. Gitmeden Oasis Ayfilon’da yer ayırtıyorum en doğal mekân olduğu için. Çok güzel karşılıyor bizi işletmecisi Maşallah Erkan bey. Odalarımıza yerleşip hemen soluğu altın kumsalda alıyoruz. Öncesinde eşekleri gösteriyorum misafirlerime. En uca kadar gitmişken Apostolos Andreas kilisesinde dilek dilememek olmaz deyip mum yakıyoruz kilisede. Tadilatta olduğundan minik bir kilise yaratıyorlar hemen yanında. Hayran kalıyor konuklarım Karpaz’a. Benim de en sevdiğim bölgemizdir Karpaz. Sayelerinde ben de keyif yapıyorum altın kumsalda. Önceden Karpaz’a gittiğimde plaja kendi şemsiyemizi götürürdük, şezlonglar da yoktu. Ancak şimdilerde şezlonglar konulmuş her yere, şemsiyeler de. Tüm gün daha rahat hissetsek de kendimizi akşamları şezlongların kaldırılmadığını öğreniyorum Maşallah beyden. Bu da carettaların alanını daralttığı için altın kumsalda carettaların azalması üzüyor beni.  Çok ilginçtir ki oraya gelen yabancı turistler kullanmıyor, şezlongları genellikle kuma seriliyorlar onlar.

Karpaz’da akşamları balık yiyoruz elbette. Biraz pahalı gelse de hayatımda yediğim en güzel balığı yiyorum Maşallah Erkan’ın önerisi ile. Sohbet de ediyoruz tabii. Karpaz’ın sorunlarını da dinliyorum. En önemli sorunları yeni açılan okulda öğretmen eksikliğiymiş. Okula, eğitime en çok ihtiyaç duyulan bölge oysa ki.

Karpaz’da 2. günü Oasis Ayfilon’un plajında geçiriyoruz. Harika bir denizi var. Gitmeyenlere öneririm. Tertemiz ve serin. Akşam üstü Turttle Beach’e gidiyoruz carettaları görmek için.  Çevre Bakanlığının koruduğu plajlardan biri olduğunu öğreniyorum. Dünyanın birçok ülkesinden gelen öğrenci gençlerle karşılaşıyoruz orada. İlginçir ki gelen gençlerin bir kısmı Almanya’dan. Konuklarımla sohbet ediyorlar. Turttle Beach’te carettaları korumak için dünyanın bir ucundan gençler gelirken bizler maalesef plajın temiz kalmasını sağlayamıyoruz. Şaşırarak bakıyorum plaja. Her yer çöp içinde. Naylonlar, ipler, plajı kullananların bıraktığı pislikler. Carettaların çıktığı plajları Çevre Bakanlığının koruduğunu duymuştum önceden. Peki temiz kalmasından kim sorumlu bilemedim. Belediye, Bakanlık? Peki bizler? Bizler sorumlu değil miyiz? Ne zaman öğreneceğiz kirlettiğimiz yerleri temizlemeyi? Ne zaman bunun sorumluluğunu alacağız? Her şeyi devletten beklemek alışkanlığından vazgeçmeliyiz artık.

Carettalar çok küçük olduğundan göremedik çıktıklarını ancak öğrenci çocuklardan videolarını izledik. Doğa harikası her biri çok şirin yavru carettalar.

Aklımızda harika denizi, eşekleri ve carettaları ile dönüyoruz Karpaz’dan. Bir de çevre bilincinin ne kadar önemli olduğu. Arkadaşım camdan dışarıya zeytin çekirdeği atarken şaşıran kızı soruyor bunu neden yaptığını. Annesi onun doğaya karışacağını anlatıyor ona. 2 hafta boyunca her yerden topladığımız çöpleri arabadaki poşetimizde biriktirip çöpe atıyoruz çünkü. Okullarda öğretiliyor çevre bilinci ancak aynı bilinç evde de, arabada da, sokaklarda da devam ediyor çünkü Almanya’da.

Karpaz’dan dönerken Bafra plajında yapıyoruz deniz kapanışını. Kutluyorum Mehmetçik Belediyesini. Çok sevdiğim bir plajdır zaten. Cankurtaran dikkatimi çekiyor. Birçok otelde bile böyle bir hizmet yok açıkçası. Tertemiz bir plaj. Ucuz, giriş ücreti yok. Şezlonglarda da yastıklar var. Çalışan Belediyeler nasıl da belli oluyor gezerken.

Akşamüstü de Mağusa’dan geçiyoruz. Namık Kemal Meydanını geziyoruz. Tesadüfen Ersen Sururi ve oğlu ile karşılaşıyoruz. Ginkgo Cafe&Restaurant’ta çalıyorlarmış oğlu Kayra ile birlikte. Nefis bir müzik ziyafeti. Yorgun olduğumuzdan biraz dinleyip ayrılıyoruz yanlarından kulaklarımızda harika bir müzikle.

GÜZELYURT- YEŞİLIRMAK TURU

Benim bölgem olan Güzelyurt’u, Gemikonağı’nı, Yeşilırmak’ı gezdirmeden olmaz tabii ki. Annemi anıyoruz Güzelyurt’a giderken. Üniversite yıllarımda annemle tanışmıştı Nahide. İyi zamanlarıydı annemin. Onun hatırladığı anıları vardı annemle. Yol boyu konuşuyoruz Güzelyurt’u. Portakal bahçelerini, eski halini, suyunu, çocukluğumu.

Aspava’da mola veriyoruz. Güzel bir öğle yemeği ve ardından Yeşilırmak. Eski halinden eser kalmamış beldemiz. Ne güzel bir plajı vardı. Ben çocukken en tepedeki evi kiralardık. Kiraladığımız evden plaj görünür annem yemeğe tepeden çağırırdı bizi. Bir baktım ki plaj kalmamış. Bölünmüş her yeri restoranlar oluşmuş. Tepedeki ev plajdan görünmüyor artık. Denize de girilemiyor. Kirlenmiş. Betonlaşmış. Yine de bir restoranında kahve içiyoruz. İnsanları yine de güzel insanlar, çalışkan, üretken. Anılarla dönüyoruz bölgemden biraz içim acıyarak ve kulaklarımda annemin yemeğe çağıran sesi.

Akşama Kalkanlı’ya gidiyoruz. Ailemle mangal keyfi. Ablamların köy evinde eniştemin pişirdiği ciğer ve etleri yedikten sonra yürüyüş yapıyoruz Kalkanlı’da. Kuşbakışı bakıyoruz Güzelyurt’a.

LEFKOŞA TURU

Lefkoşa’yı gezmedik sanmayın. Arabahmet sokaklarını, Arsta’yı, tarihi mekânları da geziyoruz elbette. Dilimin döndüğünce anlatıyorum yüzlerce yıllık eski Lefkoşa’yı. Sınırları görüyorlar. Kontrol bölgelerini. Bir zamanlar Almanya’da da vardı duvarlar şimdi yıkılan. Umarım uğurlu gelir arkadaşım da bizdeki sınırlar da kalkar. Barış sağlanır ülkemde de. Avrupalı olduklarından geçiş yapabiliyorlar elbette.  Çok seviyorlar Hanı, hellim böreğini, nor böreğini de. Hatta pirohuyu ve bulgur köftesini de. 2 kez gezdik eski Lefkoşa’yı. Elbette Dereboyu’nu da. Mardo dondurma yemeden Lefkoşa turu tamamlanmaz diyorum onlara. Bayılıyorlar.
En sevdiğim mekânları gezdiriyorum onlara. Akşama da Cadı’nın Evi’ne gidiyoruz. Naime ablamızla tanıştırmadan olmaz diye.

AQUA PARK

Çocuklara ayırıyoruz bir günümüzü de. Tabii ki Aqua Parkı tercih ediyorlar. Onca deniz varken havuza gitmek bana mantıklı gelmese de kabul ediyoruz çocukların talebini. Kişi başı 20 tl diyorlar kapıda. Selin’i çocuk saydıklarından 15 tl. Toplam 95 tl veriyoruz kapıda. İçeriye girdiğinizde elbette kapıda ödediğinizin karşılığını almayı bekliyorsunuz. Girer girmez şok oluyorum. Havuz kirli. Şezlonglarda yastık bile yok. Doğru dürüst yiyecek bir şey yok. Müzik arabesk-fantezi. Neyse misafirlerle sorun yaratmayım deyip güneşin tadını çıkarıyorum ben de. Kızlar aqualardan kayıp eğleniyorlar.
Çocukların eğlendiğini görünce pek ses etmiyorum orada ama yazmadan da edemiyorum.

VEDA VAKTİ

Sayılı günler çabuk geçiyor maalesef. Son günümüzü güzel bir deniz sefası ile kapatma kararı alıyoruz hep birlikte ve İskele’deki plajı seçiyoruz. Ablamlar ve onların çocukları ile. Güzel bir gün geçiriyoruz hep birlikte.
Hepimizin aklında güzel anılar kalacağından eminim. Biliyorum ki ayrılsak da uzaklarda olsak da hep bizim için iyi şeyler düşünen, seven ve buluşacağımız günlerin hayalini kuran bir dostum var. Daha ne isteriz ki. Tek amaç güzel anılar biriktirmek olmalıdır insan hayatında. Hiçbir şey kalıcı değildir dostluktan başka. Bizler bir yıl sonraki tatili planladık bile. Bu sefer Almanya’da buluşacağız bir aksilik çıkmazsa. Neden olmasın ki. Hayal ettiğin kadar varsın ve istediğin kadar. Hele de olacağına inanıyorsan. Yapamayacağın şey yoktur.

Bizim dostluğumuz örnek olsun herkese. Bu yıl 26. yılı doldurduk tanışmamızdan beri. Herkese böyle dostluklar dileriz. Biz yine buluşacağız ve anılarımıza yeni anılar ekleyeceğiz. Şimdi sadece biz değil kızlarımız da özleyecek birbirlerini. Böylece eminim daha sık buluşacağız. Yeni tatillerimizi sizlerle paylaşacağım…

Bu haber toplam 830 defa okunmuştur
Adres Kıbrıs 227. Sayısı

Adres Kıbrıs 227. Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler