
“Yıkılması gereken binaya iskan verdiler, sonucu öngördüklerini inkâr edemezler”
İsias davası kapsamında kamu görevlilerinin dördüncü duruşmasında, avukatlar savcılığın mütalaasına ilişkin taleplerini dile getirdi; “Yıkılması gereken binaya iskan verdiler, sonucu öngördüklerini inkâr edemezler” ifadelerini kullandı.
Serap ŞAHİN - ADIYAMAN
İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan 6 kamu görevlisinin yargılandığı dördüncü duruşmada, avukatlar Savcılığın mütalaasına ilişkin taleplerini dile getiriyorlar.
Avukat Mehmet Eren Turan, savcılığın esasa ilişkin mütalaasında ortaya koyduğu eylemlere katıldıklarını ancak sanıkların eylemlerine ilişkin yapılan vasıflandırmaya katılmadıklarını söyledi. Turan, “Sanık, öngördüğü neticeyi gerçekleştiriyorsa olası kastla yargılanmalıdır” diyerek, sanıkların attıkları imzalarla öngördükleri neticeyi kabul ettiklerini ortaya koyduklarını ifade etti.
Savcılığın, sanıkların hangi davranışlarıyla öngördükleri neticeyi istemediklerini düşündüğünü ortaya koymadığını belirten Turan, bu davanın en önemli ayağının sahte ruhsatlarla binanın meskenden otele çevrilmesi olduğunu söyledi. Turan, görevin ihmal edilerek binanın yönetmeliklere aykırı şekilde yapılmasına izin verilmesi hâlinde, binanın yıkılma riskinin artırıldığını vurguladı.
Binanın yapımının 1975 yönetmeliğiyle başladığını, 1995 yönetmeliğiyle devam ettiğini kaydeden Turan, bu durumda ruhsatın tamamen hükümsüz hâle geldiğini söyledi. Yönetmeliklerde beton kalitesinin değiştiğini, binaya asansörler konulduğunu, statik hesaplamaların yapılmadığını aktaran Turan, binaya kaçak katlar ve tabliyeler eklendiğini, bu haliyle yapının zaten yıkılacak duruma getirildiğini ifade etti.
Turan, yıkılması gereken bir binaya üç ay sonra iskan belgesi verilmesinin, neticenin öngörüldüğünü açıkça ortaya koyduğunu belirterek, “Bu dosya 3. Ağır Ceza’daki davada yoktu” dedi.
Ardından mahkemeye 15 dakika ara verildi.


















