
“Hiçbir ülkede ‘sıfır’ yolsuzluk yoktur”
YDP Genel Başkanı, Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Kanal SİM’de, Mert Özdağ ve Ertuğrul Senova’nın sunduğu Haber Toplantısı programına konuk oldu, çarpıcı açıklamalarda bulundu.
YENİDÜZEN
Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Kanal Sim’de yayınlanan Haber Toplantısı isimli programa konuk oldu.
YENİDÜZEN Genel Yayın Yönetmeni Mert Özdağ ve Yazı İşleri Müdürü Ertuğrul Senova’nın sorularını yanıtlayan Arıklı, hakkında ortaya atılan rüşvet iddialarından hükümet içindeki tartışmalara, erken seçimden ekonomik kararlara kadar birçok konuda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Arıklı, hakkındaki rüşvet iddialarına işaret ederek, “Kıbrıs’ta bir çark var ve o çarka dokunduğunuz zaman aleyhinize kampanyalar başlatılıyor. Çamurlar atılıyor” dedi.
Söylenenin aksine Ekonomi ve Enerji Bakanı olduğu dönemde KIB-TEK’in Türkiye Enerji Bakanlığı’na bağlı TPİC’ten doğrudan yakıt alımı yapması için rüşvet almadığını belirten Arıklı, “Türkiye Cumhuriyeti iş yaptırmak için rüşvet mi verir? Ben adamları zorla getirmişim, bir de rüşvet mi alacam?” ifadelerini kullandı.
Seçimin muhtemelen sonucuna ilişkin de tahminlerde bulunan Arıklı, “Seçim sınucunda ilk üç parti belli. CTP, UBP, YDP… Diğer partilerin baraj sorunu var” dedi.
“Saçma sapan bir rapor”
Arıklı, yine aynı dönemde KIB-TEK’in zarara uğratıldığına ilişkin Sayıştay raporu olduğunun hatırlatılması üzerine ise, raporu okumaya bile tenezzül etmediğini söyleyerek, “Saçma sapan bir rapor. Ben keşif bedelinin altında yakıt taşıttıysam nasıl kurumu zarara uğratmış olabilirim? O zaman beni mahkemeye versinler” diye konuştu.
Taşıma ihalelerinde de her seferinde keşif bedelinin çok altında işlem yaptırdığını savunan Arıklı, “Bizim bu raporları sümen altı etme gibi bir durumumuz yok. Sayıştaş bu raporları hem bize, hem polise hem de Meclis’e gönderiyor. Dolayısıyla polis veya Savcılık bu konuda bir suç unsuru görüyorsa re’sen işlem başlatabilir. Neden başlatmıyor?” açıklamasında bulundu.
“Hiçbir ülkede sıfır yolsuzluk yoktur”
Arıklı, hükümet içerisindeki yolsuzluk iddialarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu; Kıbrıs’ın güneyi dahil olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde benzer olayların yaşandığını öne sürdü.
Özellikle demokratik sistemlerde bu tip yolsuzlukların ve iddiaların daha fazla görüldüğünü belirten Arıklı, “Hiçbir ülkede sıfır yolsuzluk yoktur” dedi.
Arıklı, CTP hükümetleri döneminde de benzer iddiaların gündeme geldiğini ve hatta yargılananlar olduğunu hatırlatarak, “Hiç kimse sütten çıkmış ak kaşık değil. Yargısız infaz yapmak da doğru değil. Neticede mahkemeye çıkılacak ve ilgili şahıslar hakkındaki davalar neticelenecek. Sistem bu yaşananlara meyilli” ifadelerini kullandı.
“UBP, CTP’li belediye başkanlarını genel seçimin dışında bırakmak istiyor”
Erken seçim tartışmalarına ilişkin de konuşan Arıklı, erken seçime karar verecek partinin hükümetin büyük ortağı Ulusal Birlik Partisi (UBP) olduğunu söyledi.
Arıklı, YDP’nin bu konuda yaptırım gücü olmadığını ifade ederek, “2 milletvekiliyle çıkıp da erken seçim tarihini belirlemek gibi bir şansımız da yok” diye konuştu.
Hükümet ortaklarıyla bu konuyu görüştüklerini kaydeden Arıklı, YDP olarak erken seçim için en uygun tarihin Ekim ayı olduğunu ilettiklerini belirtti. 2027 yılı bütçesinin yeni hükümet ve Meclis tarafından hazırlanması gerektiğini savunan Arıklı, UBP içerisinde bu konuda fikir ayrılıkları bulunduğunu söyledi.
UBP içerisindeki bir kesimin erken seçimin Ekim ayında yapılmasını istediğini, bir diğer kesimin ise Aralık ayındaki yerel seçimlerle birlikte yapılmasından yana olduğunu dile getiren Arıklı, bunun nedeninin bazı Cumhuriyetçi Türk Partili belediye başkanları ve adaylarının genel seçim sürecine dahil olmasını engellemek olduğuna dikkat çekti.
Arıklı, belediye başkanlarının aynı tarihte yapılacak iki seçim nedeniyle kendi seçim süreçlerine yoğunlaşacağını ifade ederek, “O yüzden bu süreçte siyasi anlamda genel seçimlere odaklanmayacaklar diye düşünülüyor. Bana göre kendi açılarından mantıklı” açıklamasında bulundu.
Bu kapsamda Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul’un YDP’lilerin ciddi şekilde oyunu aldığını söyleyen Arıklı, Mağusa Belediye Başkanı Süleyman Uluçay ve LTB Mehmet Harmancı için de aynı durumun geçerli olduğunu belirtti.
Arıklı, “Bunun önüne geçebilmek için iki seçimi birlikte yapalım düşüncesi var. Bazı UBP’lilerde bu düşünce var, genel kanaat değil” dedi.
“KKTC’deki hiçbir hükümet Türkiye’den bağımsız hareket edemez”
Ertuğrul Senova’nın, Başbakan Ünal Üstel’in Ankara’nın müdahalesiyle UBP Genel Başkanı olduğu süreci hatırlatarak sorduğu “İrade sizde mi” sorusunu yanıtlayan Arıklı, “KKTC’deki hiçbir hükümet Türkiye’den bağımsız hareket edemez. Belli konularda mutlaka Türkiye ile birlikte hareket etmek zorundasınız” ifadelerini kullandı.
Arıklı, bu meselenin UBP’nin kendi iç konusu olduğunu dile getirerek, “UBP bu durumu kendi içselleştirmişse bu bizi ilgilendirmez” diye konuştu.
Başbakan Üstel’in Türkiye ziyaretiyle ilgili de konuşan Arıklı, Üstel’in doğal gaz ve Türkiye’den kablo ile elektrik getirilmesi konularında görüşmeler yaptığını söyledi.
Arıklı, o dönemki yaşananların kendinin başından geçmesi durumunda tepki koyabileceğini öne sürerek, “Hatta benim partililerim de koyardı” açıklamasında bulundu.
“UBP’nin Genel Başkanının nasıl seçildiği beni ilgilendirmez”
UBP’nin hükümet kurmak için YDP’ye teklifte bulunduğunu hatırlatan Arıklı, “Böyle bir durumda UBP’nin Genel Başkanının nasıl seçildiği beni ilgilendirmez. Her siyasi parti şartlarını ortaya koyar. Eğer anlaşma olursa hükümete girer” dedi.
“Başbakan Türkiye’ye giderken bize haber verseydi daha şık olurdu”
Ancak ne kendisinin ne de hükümet ortağı olan Demokrat Parti Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu’nun bu ziyaretten ve ele alınan projelerden haberdar olmadığını ifade eden Arıklı, “Bize haber verilseydi daha şık olurdu” ifadelerini kullandı.
Yaptıkları hatalar ve pişmanlıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arıklı, iki konuda pişmanlığı olduğunu söyledi.
Arıklı, ilk olarak Sosyal Konut Birimi’nin Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’na bağlanmamasını örnek gösterdi, kurumun kendi bakanlıklarına bağlı olması halinde TOKİ aracılığıyla her bölgenin ihtiyacına uygun konut üretilebileceğini ileri sürdü.
“En büyük pişmanlıklarımdan biri HP’nin 2024 yılında 3 kez verilmesi oldu”
İkinci pişmanlığının ise 2024 yılı içerisinde maaşlara üç kez hayat pahalılığı artışı yapılması olduğunu belirten Arıklı, normal şartlarda bu artışın yılda iki kez yapıldığını hatırlattı.
Arıklı, söz konusu kararın ekonomik anlamda hükümeti zorladığını ifade ederek, o dönemde gelirlerin iyi olduğunu ancak geçmişten ders almak yerine hata yaptıklarını söyledi.
Yabancılara mal satışıyla ilgili geçirilen yasayı da “absürt” olarak nitelendiren Arıklı, “İnşaat sektörünün belini kırdık. Kendi ayağımıza kurşun sıktık. Darphane gibi çalışan Tapu Dairesi bir anda sinek avlamaya başladı. Buradan gelen kaynak kısıtlanınca son 2 yıldır çok ciddi açık veriyoruz” diye konuştu.

























