1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. “Maymun çiçeğinden korunmak daha kolay” 
“Maymun çiçeğinden korunmak daha kolay” 

“Maymun çiçeğinden korunmak daha kolay” 

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Kaya Süer, Maymun Çiçeği’nin COVID-19 gibi pandemi sonrasında çok korkutan bir durum olmadığını söyledi.

A+A-

Ödül Aşık ÜLKER

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Kaya Süer, Maymun Çiçeği’nin COVİD-19 gibi pandemi sonrasında çok korkutan bir durum olmadığını söyleyerek,

“Belirtisiz hasta olmayacağı için bireylerin kendilerini koruması daha kolay olacaktır” dedi.

Prof. Dr. Süer, eskiden sadece Afrika bölgesinde Maymun Çiçeği vakaları görülürken, şimdi Avrupa ülkelerinde ve Amerika’da da vakalar görülmeye başlayınca Dünya Sağlık Örgütü’nün “küresel acil durum” ilan ettiğini kaydetti.

Maymun Çiçeği’nin pandemiye dönüşmesinin beklenmediğini vurgulayan Prof. Dr. Süer, 8 buçuk milyarlık dünya nüfusunda 31 bin 800 Maymun Çiçeği vakası olduğunun altını çizerek, bunu “devede kulak” olarak nitelendirdi.

YDÜ Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Kaya Süer, şunları söyledi:

“9 Ağustos itibarıyla dünyada toplam 31 bin 800 vaka var. Güney’de tespit edilmiş 3, Türkiye’de sadece bir vaka var. Kuzey’de tespit edilmiş vaka yok. Şu ana kadar etkilenmiş ülke sayısı 89. Geçmişte Maymun Çiçeği tanımlanmamış 82 ülkede 31 bin 425 vaka varken, geçmişte Maymun Çiçeği tanımlanmış 7 ülkede, ki hepsi Afrika ülkesi, sadece 375 vaka var. 86 milyon nüfusu olan Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde sadece 163, 206 milyon nüfusu olan Nijerya’da 157 vaka var. Daha önce bu hastalığın hiç görülmediği ülkelerden Almanya’da 2 bin 982, İngiltere’de 2 bin 914, Fransa’da 2 bin 423, Brezilya’da 2 bin 131 vaka tespit edilmiş ve en yüksek vakanın tespit edildiği Amerika’da 9 bin 492 vaka çıktı. Bu vakaların her birinin dosyasına ulaşıp incelesek, illaki bir temas ve seyahat öyküsü görürüz. 8 buçuk milyarlık bir dünya nüfusunda 31 bin 800 vaka devede kulaktır. . Hiç tanımlanmamış ülkelerde Maymun Çiçeği vaka sayısı artarken, daha önce tanımlanmış ülkelerde tek tük vakalar çıkıyor. Onların toplumlarını geriye dönük tarasak, antikorlarına bakabilsek acaba toplumlarının yüzde kaçı bu hastalığı geçirmiştir?

Afrika’daki ile Avrupa ve Amerika’daki vaka sayıları hakkında bilgi verdim çünkü Eylül-Ekim aylarında ülkemize öğrenciler gelecek. Bu dönemde, bu ülkelerden gelecek kişilere, girişlerde termal kamera uygulaması başlatılabilir. Bizim için esas risk İngiltere’dir, çünkü bu adaya en çok İngiltere’den gelenler var, İngiltere’de vaka sayıları artıyor. Virüsün ilk çıktığı yer Afrika’dır ama şu anda tehlike Afrika değildir.”

 

“Teknolojinin getirdiği olaylar”

Soru: COVİD-19 bitsin diye beklerken, Maymun Çiçeği sürpriziyle karşılaştık. Gördük ki, çok yakınımızda da vakalar çıkmaya başladı. Öncelikle Maymun Çiçeği nedir?

Prof. Dr. Süer: COVİD-19 yeni bir tabirdi ama aynı grup virüsü içeren, geçmişten gelen benzer virüsler olduğunu biliyorduk. COVİD-19 geçmişten gelen virüslerin yeni bir türüydü. Maymun Çiçeği virüsünün yaptığı bu hastalık esasında daha önceden bildiğimiz çiçek hastalığıyla ilişkilidir. Maymun Çiçeği ilk defa 1958 yılında maymunlarda Afrika’da tespit edildi. 1970 yılında, Kongo’da bir insan vakası söz konusu oldu. Maymun Çiçeği yeniden güncel olmaya başladı çünkü eskiden sadece Afrika bölgesinde belli sayılarda vaka görülürken, şimdi Avrupa ülkelerinde ve Amerika’da da vakalar görülmeye başladı. Vaka sayılarındaki artış Dünya Sağlık Örgütü’nün dikkatini çekti ve “küresel acil durum” ilan edildi.

Şunu söylemek isterim, polio yani çocuk felciyle ilgili, DSÖ ve Rotary Kulüpleri’nin ortak çalışmasıyla dünyada çok ciddi şekilde aşılama yapıldı ve hastalık eradike edildi. Yıllarca çocuk felci görmedik, Sonra Suriye’de savaş çıktı, göçmenlerle beraber Türkiye’de tekrar çocuk felci vakaları görülmeye başladı. Yani her şey birbiriyle ilişkili. Bugün buradayız, akşama Amerika’dayız. Eskiden Amerika’ya gitmek 3 ay alırdı, gemiyle… Bunları teknolojinin getirdiği olaylar diye düşünmek lazım.

 

Soru: Maymun çiçeğinin semptomları nelerdir?

Prof. Dr. Süer: Maymun Çiçeği’nde semptomlar ateş, baş ağrısı, vücutta döküntülerin çıkması, halsizlik- yorgunluk hisleri, kas-eklem ağrıları ve lenf bezlerinde büyümedir. Lenf bezlerinin büyümesi ayırıcı tanıda bizim için yol göstericidir.

 

“Pandemiye dönüşmesi beklenmiyor”

Soru: Maymun Çiçeği’ni COVİD-19’la da karşılaştırır mısınız? Maymun Çiçeği pandemi olur mu?

Prof. Dr. Süer: COVİD-19 çıktığı zaman çok kısa sürede, çok sayıda ülkede görüldü ve çok ciddi şekilde yayıldı. Bir çok ülkede krizler yaşandı, sağlık sistemleri hazır değildi. Bugün her şey kontrol altında, vakalarla karşılaşıldığı zaman ne yapılacağı biliniyor, bir sürü variant geldi geçti, altyapılar güçlendirildi, olay bir şekilde kontrol altına alındı ama COVİD-19 hala devam ediyor, DSÖ pandemiyi kaldırmadı.

Pandemi, dünyayı etkileyen bir enfeksiyon demek, Maymun Çiçeği için DSÖ pandemi açıklaması yapmadı. Pandemiye dönüşmesi beklenmiyor. Şu anda 89 ülkede vaka var ama sadece bir vakası olan ülkeler de var. O yüzden acil durum planı olarak kabul edildi, tabii ki takip ediliyor.

Maymun Çiçeği’nin COVİD-19 gibi dünyayı tehdit edecek boyutlara gelmesi çok beklenmiyor. COVİD-19’da hiçbir belirtisi olmayan bir kişi pozitif olabilir, ayakta sessiz bir şekilde hastalığı geçiyor ve etrafına da bulaştırıyor olabilir. Maymun Çiçeği’nde lenf bezlerinde büyüme, ateş, halsizlik, baş ağrısı ile gözle görülen tipik bir hastalık tablosu var. Bu kişiyle temas eden kişilere solunum yoluyla, mukozal yüzeylerle, doku bütünlüğü bozulmuş dokuya temasla, döküntüler başladıktan sonra içindeki sıvının etrafa yayılmasıyla bulaşır. Enfekte olmuş kişinin klinik belirtilerinin ortaya çıkmasıyla bulaş başlar. Sağlık çalışanları, hekimler, hemşireler, hastabakıcılar, ambulans şoförü, acil çalışanları, evdeki yakın temaslıları, cinsel partneri risk altındadır. Temaslı kişilere 21 günlük izolasyon yapılır, hastalık çıkmıyorsa izolasyonları biter ve yayılım kontrol altında tutulmuş olur.

Maymun Çiçeği’nin ölümcül olma oranı çok düşüktür. Çoğu hasta iyileşir, altta yatan başka hastalıkları olanlarda tablo bozulabilir. Hastalık çok ağır seyreden veya bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda “Tecovirimat” adlı ilaç kullanılır, diğer hastalarda ilaç vermeye gerek yoktur, hastalık kendiliğinden geçer. Hastalığın toparlanma süreci 2-4 haftadır.

 

Soru: Nasıl tespit edilir?

Prof. Dr. Süer: Maymun Çiçeği’nde döküntülerin içinden, canlı virüsün yoğun olduğu sıvıdan örnek alınarak test edilir. Kan örneğinden test yapılırsa, dağılım düzeyi düşük olacağı için, sonucun pozitif çıkması düşük bir olasılıktır. Esas alınacak örnek döküntü içindeki sıvıdır.

 

“Esas risk İngiltere... Tehlike Afrika değil”

Soru: Yakın temasımız olan Türkiye’de ve Kıbrıs’ın güneyinde de vakalar çıktı, ülkemize Afrika’dan gelen öğrenciler de var. Kıbrıs’ın kuzeyi risk altında mı?

Prof. Dr. Süer: 9 Ağustos itibarıyla dünyada toplam 31 bin 800 vaka var. Güney’de tespit edilmiş 3, Türkiye’de sadece bir vaka var. Kuzey’de tespit edilmiş vaka yok. Şu ana kadar etkilenmiş ülke sayısı 89. Geçmişte Maymun Çiçeği tanımlanmamış 82 ülkede 31 bin 425 vaka varken, geçmişte Maymun Çiçeği tanımlanmış 7 ülkede, ki hepsi Afrika ülkesi, sadece 375 vaka var. 86 milyon nüfusu olan Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde sadece 163, 206 milyon nüfusu olan Nijerya’da 157 vaka var. Daha önce bu hastalığın hiç görülmediği ülkelerden Almanya’da 2 bin 982, İngiltere’de 2 bin 914, Fransa’da 2 bin 423, Brezilya’da 2 bin 131 vaka tespit edilmiş ve en yüksek vakanın tespit edildiği Amerika’da 9 bin 492 vaka çıktı. Bu vakaların her birinin dosyasına ulaşıp incelesek, illaki bir temas ve seyahat öyküsü görürüz. 8 buçuk milyarlık bir dünya nüfusunda 31 bin 800 vaka devede kulaktır. Hiç tanımlanmamış ülkelerde Maymun Çiçeği vaka sayısı artarken, daha önce tanımlanmış ülkelerde tek tük vakalar çıkıyor. Onların toplumlarını geriye dönük tarasak, antikorlarına bakabilsek acaba toplumlarının yüzde kaçı bu hastalığı geçirmiştir?

Afrika’daki ile Avrupa ve Amerika’daki vaka sayıları hakkında bilgi verdim çünkü Eylül-Ekim aylarında ülkemize öğrenciler gelecek. Bu dönemde, bu ülkelerden gelecek kişilere, girişlerde termal kamera uygulaması başlatılabilir. Bizim için esas risk İngiltere’dir, çünkü bu adaya en çok İngiltere’den gelenler var, İngiltere’de vaka sayıları artıyor. Virüsün ilk çıktığı yer Afrika’dır ama şu anda tehlike Afrika değildir.

 

“Herkes aşı yaptırmayacak”

Soru: Maymun Çiçeği’nin çiçek hastalığıyla aynı aileden olduğunu söylediniz. Çiçek aşısı uzun yıllar yapıldı, çiçek aşısının bu virüse karşı bağışıklık sağlayabildiği ve “Imvanex” aşısını yaptırmanın bu virüse karşı koruyuculuk sağlayabildiğine dair haberler var. Bu konuda değerlendirmeniz nedir?

Prof. Dr. Süer: 1980 yılına kadar çiçek aşısı uygulandı, çiçek aşısı uygulananların kollarında çiçekleri vardır. Maymun Çiçeği’nin 1980’den sonra doğan kişilerde görülme sıklığı daha fazla olacaktır. Çiçek aşısı yapılmış bir bireyin Maymun Çiçeği vakasıyla temas etmesi durumunda Imvanex denen aşıdan, hatırlatma dozu olarak, tek doz yaptırması yeterli olacaktır. Ama 1980 sonrası doğumlu olup, Maymun Çiçeği vakasıyla teması olan kişiye bu aşıdan, 28 gün arayla iki doz yapılması gerekecektir.

 

Soru: Aşılamanın COVİD-19’da olduğu gibi toplumda yaygın olarak, herkese yapılması gerekmez…

Prof. Dr. Süer: Kesinlikle herkes yaptırmayacak, az sayıda insan yaptıracak. Yaptıracak olanlar hastanın temas ettiği kişiler, bire bir yakınları olacak. Bir vakayla karşılaşmayanlara aşı yapılmasına gerek yoktur. Maymun Çiçeği’nde COVİD-19 gibi asemptomatik bir seyir söz konusu olmadığı için herkese aşı yapılmaz, COVİD-19 gibi pandemiye sebep olmayacağı için aşı sadece temaslılara yapılacak. Bizde de Sağlık Bakanlığı aşı için girişim yapıldığını açıkladı. Güney bin 400 aşı temin etti, bize de bu sayılarda aşı gerekli olabilir.

 

“Korkutan bir durum değil”

Soru: Bakanlık Türkiye’den tanı kiti temin edildiğini duyurdu, YDÜ de kendi kitini yaptığını açıkladı...

Prof. Dr. Süer: Bu bir DNA virüsü, bu virüsün partikülü temin edildi, YDÜ Tıbbi Genetik Tanı Laboratuvarı Sorumlusu Doç. Dr. Mahmut Çerkez Ergören ve ekibi çalışmalar yaptı, nasıl ki COVİD-19 için PCR metoduyla bir tanı kiti oluşturduysak, aynı metodları kullanarak yeni bir kit oluşturuldu. Şimdi kitin kullanım için onay alması gerekiyor. Biz bu testi yapabilecek kapasiteye sahip bir hastane haline geldik.

Türkiye’de Türkiye Halk Sağlığı Kurumu testleri yapıyor, testler bütün hastanelerde yapılmıyor. Gerektiği takdirde hasta örneği Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna gönderiliyor. YDÜ bu konuda da öncülük yaptı ve kendi kitini oluşturdu. 

 

Soru: Son olarak topluma ve yetkililere bu konuda ne mesaj vermek istersiniz?

Prof. Dr. Süer: Maymun Çiçeği, yaşanılan COVİD-19 gibi pandemi sonrasında bizi çok korkutan bir durum değil. Belirtisiz hasta olmayacağı için bireylerin kendilerini koruması daha kolay olacaktır. 

yd-destek-gorseli-2-782.jpg

Bu haber toplam 2815 defa okunmuştur